Interpol kırmızı bülteni, uygulamada çoğu zaman uluslararası bir tutuklama kararı gibi algılanır. Oysa bülten, bir devletin kendi yargı mercilerince hakkında yakalama veya tutuklama kararı verilen kişinin bulunması ve geçici olarak yakalanması için diğer devletlerin kolluk birimlerine yöneltilen bir taleptir. Bültenin hukuki sonuçları, kişinin bulunduğu ülkenin iç hukukuna ve iade usulüne göre belirlenir.
Bu yazıda kırmızı bültenin niteliği, Türkiye’de yakalanan bir kişi hakkında 6706 sayılı Kanun’a göre işleyen iade süreci, Türkiye’nin talebiyle yayımlanan bültenler ve bültenin kaldırılması için başvurulabilecek yollar açıklanmaktadır.
KISA CEVAP
- Kırmızı bülten bir tutuklama kararı değil, talep eden devletin yakalama kararına dayanan uluslararası bir aranma bildirimidir.
- Türkiye’de yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır; antlaşma yoksa geçici tutuklama en fazla kırk gün sürer (6706 sayılı Kanun m. 14).
- İade talebine kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi karar verir; karara karşı temyiz yolu açıktır (6706 sayılı Kanun m. 15, 18).
- Türk vatandaşı, Uluslararası Ceza Divanına ilişkin yükümlülükler dışında iade edilmez (6706 sayılı Kanun m. 11/1-a).
- Kurallara aykırı bülten için Interpol Dosyalarının Kontrol Komisyonuna (CCF) başvurulabilir; silme talepleri dokuz ay içinde karara bağlanır.
Kırmızı bültenin niteliği
Interpol (Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı), üye devletlerin kolluk birimleri arasında bilgi paylaşımını sağlayan bir uluslararası örgüttür. Örgütün bir yargı yetkisi yoktur. Kırmızı bülten, Interpol Genel Sekreterliğinin, üye bir devletin ulusal merkez bürosunun talebi üzerine yayımladığı ve diğer üye devletlere dağıttığı bir aranma bildirimidir.
Bültenin dayanağı, talepte bulunan devletin yargı merciince verilmiş bir yakalama veya tutuklama kararı ya da kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmüdür. Bülten, bu kararın yerini almaz; yalnızca kararın uluslararası alanda duyurulmasını sağlar. Kırmızı bülten dışında, üye devletlerin doğrudan birbirlerine gönderdiği ve Genel Sekreterlik onayından geçmeyen “difüzyon” adlı bildirimler de bulunur. Bu bildirimler de aynı sonuçları doğurabilir.
Yayımlanma şartları
Interpol Anayasası m. 3, örgütün siyasi, askerî, dinî veya ırki nitelikteki herhangi bir müdahale veya faaliyette bulunmasını kesin olarak yasaklar. Kırmızı bültenin asgari şartları ise Interpol Veri İşleme Kuralları (RPD) m. 83’te düzenlenir:
- Bülten, ağır nitelikte genel hukuk suçları için yayımlanabilir.
- Kovuşturma amacıyla aranan kişi bakımından suçun en az iki yıl hapis cezasını gerektirmesi, infaz amacıyla aranan kişi bakımından ise en az altı aylık cezanın infazının kalmış olması gerekir.
- Davranış veya kültürel normlara, aile veya özel hayata ilişkin meseleler ile idari nitelikteki kurallara aykırılık veya özel hukuk uyuşmazlıklarından kaynaklanan suçlar için, ağır bir suçun işlenmesini kolaylaştırma veya örgütlü suçla bağlantı hâlleri dışında bülten yayımlanamaz.
- Talepte, kişinin suç teşkil eden eylemlerini zaman ve yer belirterek açıkça gösteren yeterli adli veri bulunmalıdır.
Bu şartlar, bültenin kaldırılması talebinde ileri sürülebilecek itirazların da çerçevesini oluşturur.
Türkiye’de bulunan kişi hakkında yabancı devletin bülteni
Yakalama ve geçici tutuklama
Yabancı bir devletin talebiyle yayımlanmış kırmızı bülten nedeniyle Türkiye’de yakalanan kişi hakkında 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu uygulanır. Kanun’un 14. maddesine göre iade talebine konu olabilecek bir suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunması hâlinde, iade talebi Merkezî Makama (Adalet Bakanlığı) ulaşmadan önce kişi geçici olarak tutuklanabilir.
Yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır. Hâkim, kişiye rızaya dayalı iade imkânı ve bunun hukuki sonuçları hakkında bilgi verdikten sonra talep hakkında karar verir. Geçici tutuklama süresi ilgili uluslararası antlaşmaya göre belirlenir. Antlaşma bulunmayan ve mütekabiliyet ilkesinin uygulandığı hâllerde bu süre en fazla kırk gündür. Geçici tutuklama yerine CMK m. 109 uyarınca adli kontrol kararı da verilebilir. Talep eden devlet süresi içinde iade evrakını göndermezse tedbir kaldırılır (m. 14/6).
İade yargılaması
İade talebi hakkında karar verme yetkisi, kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesine aittir (m. 15). Kişi rızaya dayalı iadeyi kabul etmezse mahkeme, iade şartlarını Kanun ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası antlaşmalar çerçevesinde inceler (m. 18). Mahkeme kararına karşı temyiz yoluna başvurulabilir ve Yargıtay bu başvuruları üç ay içinde sonuçlandırır (m. 18/4). Mahkemenin iade talebini kabul edilebilir bulması, iadenin gerçekleşmesi için yeterli değildir. Kararın yerine getirilmesi, Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının görüşü alınarak Adalet Bakanının teklifi ve Cumhurbaşkanının onayına bağlıdır (m. 19).
İade sürecinde tutuklu bulunan kişinin tutukluluk durumu en geç otuzar günlük sürelerle incelenir. Toplam tutukluluk süresi, kişinin talebe konu suçtan alabileceği veya mahkûm olduğu cezanın infaz süresini geçemez (m. 16).

İadenin kabul edilemeyeceği hâller
6706 sayılı Kanun m. 11’e göre aşağıdaki hâllerde iade talebi kabul edilmez:
- Uluslararası Ceza Divanına ilişkin yükümlülükler dışında, kişinin Türk vatandaşı olması,
- Kişinin ırkı, etnik kökeni, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi görüşleri nedeniyle kovuşturulacağına, cezalandırılacağına ya da işkence veya kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması,
- Fiilin düşünce suçu, siyasi suç veya siyasi suçla bağlantılı suç, sırf askerî suç niteliğinde olması ya da Türkiye’nin yargılama yetkisine girmesi,
- Fiilin zamanaşımına veya affa uğramış olması,
- Kişi hakkında aynı fiil nedeniyle Türkiye’de beraat veya mahkûmiyet kararı verilmiş olması,
- Talebin ölüm cezası veya insan onuru ile bağdaşmayan bir ceza gerektiren suçlara ilişkin olması.
Kanun ayrıca kişinin on sekiz yaşından küçük olması, uzun süredir Türkiye’de bulunması veya evli olması gibi kişisel hâlleri nedeniyle iadenin fiilin ağırlığıyla orantısız bir mağduriyet doğuracağı durumlarda talebin reddedilebileceğini öngörür (m. 11/4).
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kırmızı bültenle aranan kişinin iadesine ilişkin bir dosyada, bilirkişi heyeti raporuna göre eylemin talep eden devlet mevzuatına göre hafif yaralama kapsamında kaldığını ve bu ülke kanunlarına göre dava zamanaşımının dolduğunu dikkate alarak m. 11/1-c-5 uyarınca verilen ret kararını onamıştır (Yargıtay 1. CD, E. 2021/8524, K. 2021/11520, T. 30/06/2021). Aynı Daire başka bir kararında, kasten öldürme suçundan kırmızı bültenle aranan yabancı uyruklu kişi bakımından m. 11’deki ret sebeplerinden hiçbirinin bulunmadığını tek tek değerlendirerek iade talebinin kabul edilebilir olduğuna ilişkin kararı onamıştır (Yargıtay 1. CD, E. 2024/2616, K. 2024/3538, T. 15/05/2024).
Türkiye’nin talebiyle yayımlanan bültenler
Türk yargı mercileri, yurt dışında bulunan ve hakkında yakalama emri veya tutuklama kararı verilen kişinin iadesini 6706 sayılı Kanun m. 22 uyarınca isteyebilir. İade talebi için suçun üst sınırının bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektirmesi, kesinleşmiş mahkûmiyetlerde ise hükmolunan cezanın en az dört ay olması gerekir. Kırmızı bülten talebi, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Interpol ulusal merkez bürosu aracılığıyla Interpol Genel Sekreterliğine iletilir.
Türkiye’nin talebiyle yayımlanan bültenin dayanağı, Türk mahkemesince verilmiş yakalama veya tutuklama kararıdır. Bu karar kaldırıldığında bültenin de kaldırılması gerekir. Kararın kaldırılması, kural olarak kişinin yargılama makamı önüne çıkması veya ifadesinin alınmasıyla mümkün olur. Bu nedenle Türkiye’de yürüyen bir soruşturma veya kovuşturma nedeniyle aranan kişinin, öncelikle dosyanın bulunduğu makama başvurarak yakalama kararının dayanağını ve kaldırılma imkânını araştırması gerekir.
Bültenin kaldırılması: CCF başvurusu
Kırmızı bültenin Interpol’ün kurallarına aykırı olduğu düşünülüyorsa, Interpol Dosyalarının Kontrol Komisyonuna (CCF) başvurulabilir. CCF, Interpol’den bağımsız çalışan ve kararları örgüt bakımından bağlayıcı olan bir denetim organıdır.
Başvuruya ilişkin başlıca hususlar şunlardır:
- Başvuru yolu: CCF’nin açıklamasına göre 26 Mart 2026’dan itibaren başvurular yalnızca CCF’nin çevrim içi portalı üzerinden yapılmaktadır.
- Başvuru türleri: Kişi, hakkında bilgi işlenip işlenmediğini öğrenmek için erişim talebinde, bilgilerin düzeltilmesi veya silinmesi için ise silme veya düzeltme talebinde bulunabilir.
- Belgeler: Kimlik belgesinin okunabilir bir örneği, başvurunun amacı ve gerekçesi gösterilir. Vekil aracılığıyla başvuruda imzalı bir vekâletname gerekir. Belgeler Interpol’ün çalışma dillerinden birine (Arapça, İngilizce, Fransızca veya İspanyolca) çevrilmelidir.
- Süre: CCF, kabul edilebilir bulunan erişim taleplerini dört ay içinde, silme veya düzeltme taleplerini ise dokuz ay içinde karara bağlar. Süre, başvuru tarihinden değil, başvurunun kabul edilebilir bulunduğu tarihten itibaren işler.
- Sonuç: CCF bültenin kurallara aykırı olduğunu tespit ederse Genel Sekreterlik bülteni siler. Önceki bir karardan sonra yeniden başvuru, ancak sonucu değiştirebilecek yeni bir olgunun bildirilmesi hâlinde mümkündür.
CCF başvurusunda en sık ileri sürülen gerekçeler; talebin siyasi nitelik taşıması, uyuşmazlığın özel hukuk kaynaklı olması, bültenin dayandığı kararın kaldırılmış olması, zamanaşımının dolması ve talepte yeterli adli verinin bulunmamasıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kırmızı bülten, tutuklama kararı anlamına gelir mi?
Hayır. Bülten, talepte bulunan devletin yakalama kararını duyurur. Bülten nedeniyle bir ülkede yakalanma ve tutuklanma, o ülkenin iç hukukuna göre yetkili hâkim tarafından karara bağlanır.
Türk vatandaşı yabancı bir devlete iade edilebilir mi?
6706 sayılı Kanun m. 11/1-a uyarınca Uluslararası Ceza Divanına ilişkin yükümlülükler dışında Türk vatandaşının iadesi talebi kabul edilmez. Ancak kişi, bulunduğu üçüncü bir ülkede bülten nedeniyle yakalanabilir.
CCF başvurusu sürerken seyahat edilebilir mi?
Başvuru, bültenin hükümlerini kendiliğinden askıya almaz. Bülten silinene kadar kişi, seyahat ettiği ülkede yakalanma riskiyle karşı karşıyadır.
İade kararına karşı hangi süre içinde başvurulur?
İade yargılamasında verilen karara karşı 6706 sayılı Kanun m. 18/4 uyarınca temyiz yoluna başvurulur. Usul bakımından CMK hükümleri uygulanır. CMK m. 291/1’e göre temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren ağır ceza mahkemesine verilecek dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanla yapılır. Tutuklu kişi, CMK m. 263 uyarınca bu beyanını bulunduğu ceza infaz kurumunun müdürlüğü aracılığıyla da verebilir.
Sonuç
Kırmızı bülten, tek başına bir mahkeme kararı değildir; dayandığı ulusal karar ile kişinin bulunduğu ülkenin iade hukukuna bağlı olarak sonuç doğurur. Türkiye’de yakalanan kişi bakımından geçici tutuklama, iade yargılaması ve 6706 sayılı Kanun m. 11’deki ret sebepleri belirleyicidir. Bültenin Interpol kurallarına aykırılığı ise CCF’ye yapılacak başvuruyla ileri sürülebilir. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
