Hırsızlık, başkasına ait taşınır bir malı, zilyedinin rızası olmadan, kendisine ya da başkasına yarar sağlamak için bulunduğu yerden almaktır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 141’deki basit hırsızlığın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Hırsızlık kamu kurumlarındaki ya da açıkta bırakılmış eşyaya karşı işlenirse ceza üç yıldan yedi yıla, bina içinde muhafaza edilen ya da kilitli eşyaya, elde veya üstte taşınan eşyaya karşı ya da kilit açılarak işlenirse beş yıldan on yıla kadar hapistir (TCK m. 142). Suç gece işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Çalınan mal iade edilir ya da zarar giderilirse etkin pişmanlık hükümleriyle ceza üçte ikiye kadar indirilir (TCK m. 168).
KISA CEVAP
- Basit hırsızlığın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m. 141).
- Kamu kurumlarında, toplu taşıma araçlarında bulunan ya da açıkta bırakılmış eşyaya karşı hırsızlıkta ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapistir (TCK m. 142/1).
- Bina içinde ya da kilitli olarak muhafaza edilen eşyaya, elde veya üstte taşınan eşyaya karşı ya da kilit açılarak işlenen hırsızlıkta ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir (TCK m. 142/2).
- Suç gece vakti işlenirse ceza yarı oranında artırılır (TCK m. 143).
- Basit hırsızlık (TCK m. 141) uzlaştırma kapsamındadır; nitelikli hırsızlık değildir.
- Kovuşturma başlamadan önce malı iade eden ya da zararı tamamen gideren faile verilecek ceza üçte ikiye kadar indirilir (TCK m. 168).
Hırsızlık suçu nasıl oluşur?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 141/1
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Suçun konusu taşınır maldır. Ekonomik değeri olan enerji de (elektrik gibi) taşınır mal sayılır. Taşınmazlar hırsızlığın konusu olamaz. Malın “bulunduğu yerden alınması” ile suç tamamlanır: fail malı sahibinin hâkimiyet alanından çıkarıp kendi hâkimiyetine geçirmişse, malı daha sonra kaybetse bile hırsızlık tamamlanmıştır. Bu aşamaya gelmeden yakalanan fail hakkında teşebbüs hükümleri uygulanır.
Hırsızlık, malı kendisine teslim edilmiş birinin malı iade etmemesiyle karıştırılmamalıdır. Rızayla zilyetliği devredilen mal üzerinde kişi malikmiş gibi davranırsa güveni kötüye kullanma suçu oluşur. Bu suçu “Güveni Kötüye Kullanma Suçu (TCK 155)” yazımızda anlattık.
Nitelikli hırsızlık
Kanun nitelikli hâlleri iki grupta toplar:
Üç yıldan yedi yıla kadar hapis (TCK m. 142/1):
- Kamu kurum ve kuruluşlarında, ibadet yerlerinde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşyaya karşı hırsızlık
- Toplu taşıma araçlarında ya da durak ve istasyonlarında bulunan eşyaya karşı hırsızlık
- Afet zararlarını önlemek için hazırlanan eşyaya karşı hırsızlık
- Âdet, tahsis ya da kullanımı gereği açıkta bırakılmış eşyaya karşı hırsızlık. Sokağa park edilmiş bir aracın çalınması uygulamada çoğunlukla bu bentte değerlendirilir.
Beş yıldan on yıla kadar hapis (TCK m. 142/2):
- Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından ya da ölmesinden yararlanarak hırsızlık
- Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip alarak ya da özel beceriyle hırsızlık: kapkaç ve yankesicilik bu bentte yer alır
- Doğal afet ya da sosyal olayların yarattığı kargaşadan yararlanarak hırsızlık
- Taklit anahtarla ya da başka bir aletle kilit açarak hırsızlık
- Bilişim sistemlerini kullanarak hırsızlık
- Tanınmamak için tedbir alarak ya da sahte resmî sıfat takınarak hırsızlık
- Büyük veya küçükbaş hayvan hırsızlığı
- Kilitlenerek ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşyaya karşı hırsızlık
Evden, işyerinden ya da kilitli bir araçtan yapılan hırsızlık son bentte değerlendirilir. Fail eve girmek için konut dokunulmazlığını ihlal etmiş ya da kapıyı kırmışsa, bu suçlardan da ayrıca ceza verilir ve şikâyet aranmaz (TCK m. 142/4).
Gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat önceye kadar süren zamandır (TCK m. 6/1-e). Gece işlenen hırsızlıkta ceza yarı oranında artırılır.
Hırsızlığı karıştırılan bir başka suç güveni kötüye kullanmadır. Mal sahibi malı rızasıyla teslim ettiyse güveni kötüye kullanma, rızası dışında alındıysa hırsızlık söz konusudur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, konuşmak için ödünç alınıp geri verilmeyen cep telefonu olayında bu ayrımı şöyle yaptı:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 12.06.2012 tarihli, E. 2011/15-440, K. 2012/229 sayılı kararı
Şikâyetçi ile aynı hastanenin aynı bölümünde tedavi gören ve şikayetçinin önceden tanımadığı sanığın, bir yakını ile görüşüp iade etmek bahanesi ile şikâyetçiden istediği cep telefonunu alıp konuşur gibi yaparak, hastanenin salon kısmına doğru gidip olay yerinden uzaklaşması şeklinde gelişen olayda, başlangıçtan itibaren hırsızlık kastıyla hareket ettiği anlaşılan sanık ile müşteki arasında yasa koyucu tarafından güveni kötüye kullanma suçunun oluşması amacıyla aranan nitelikte, zilyetliğin devrine ilişkin, tarafların aldatılmamış özgür iradeleriyle kurulan ve hukuken geçerli olan bir sözleşme, dolayısıyla hukuksal anlamda geçerli bir zilyetlik devrinin bulunduğundan ve sözleşme sonucu meydana gelmiş olan güvenden söz edilemez. Bu nedenle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları oluşmadığından, sanığın eylemi hırsızlık suçunu oluşturmaktadır.
Değer azlığı ve şikâyet
Çalınan malın değeri azsa, mahkeme cezayı indirebilir ya da durumun özelliğine göre hiç ceza vermeyebilir (TCK m. 145). Değerin az olup olmadığı, malın olay tarihindeki değerine ve suçun işleniş şekline bakılarak belirlenir.
Hırsızlık kural olarak şikâyete bağlı değildir. Ancak suç paydaş ya da elbirliğiyle malik olunan mal üzerinde ya da bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenirse, soruşturma şikâyete bağlıdır ve ceza iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli paradır (TCK m. 144). Eşler, aynı konutta yaşayan kardeşler ve bazı yakınlar arasındaki mala karşı suçlarda ise TCK m. 167 gereğince ya ceza verilmez ya da şikâyet aranır ve ceza indirilir.
Etkin pişmanlık: malı iade etmek cezayı indirir
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 168/1-2
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
Etkin pişmanlıktan yararlanmak için iade ya da tazmin, mağdurun zararını tamamen karşılamalıdır. Kısmi iade, mağdur ayrıca rıza gösterirse indirimi sağlar. İndirim oranı, iadenin hangi aşamada yapıldığına göre değişir: soruşturma aşamasında üçte ikiye kadar, kovuşturma başladıktan sonra ama hüküm verilmeden önce yarıya kadar. Bu kuralları “Etkin Pişmanlık (TCK 168)” yazımızda ayrıntılı anlattık.
Mağdur ve şüpheli bakımından yapılması gerekenler

- Malı çalınan kişi en yakın karakola ya da savcılığa başvurmalıdır. Çalınan eşyaların listesini, varsa fatura ve seri numaralarını verin.
- Olay yerindeki ve çevredeki kamera kayıtlarının korunmasını isteyin. Kayıtlar çoğu işyerinde birkaç gün içinde silinir.
- Sigortalı eşya için sigorta şirketine de bildirim yapın.
- Şüpheliyseniz ifadeyi avukatınızla verin. Malın değeri, alınma şekli ve gece vakti olup olmadığı cezayı doğrudan belirler.
- İade ya da tazmin düşünüyorsanız bunu kovuşturma başlamadan yapın. Etkin pişmanlık indirimi en yüksek bu aşamada uygulanır.
Sıkça sorulan sorular
Hırsızlık suçunda uzlaşma var mı?
TCK m. 141’deki basit hırsızlık uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253). Nitelikli hırsızlık (TCK m. 142) uzlaştırmaya tabi değildir. Etkin pişmanlık ise her iki hâlde de uygulanabilir.
Evden hırsızlıkta ceza ne kadar?
Bina içinde muhafaza altındaki eşyaya karşı işlendiği için beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülür (TCK m. 142/2-h). Gece vakti işlenmişse ceza yarı oranında artırılır; eve girmek için konut dokunulmazlığı ihlal edildiyse bundan ayrıca ceza verilir.
Bulduğum cüzdanı almak hırsızlık mı?
Kaybedilmiş bir eşyayı bulup iade etmemek ya da yetkililere bildirmemek hırsızlık değil, TCK m. 160’taki kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçudur. Bu suç şikâyete bağlıdır ve cezası bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Hırsızlık adli sicil kaydına girer mi?
Mahkûmiyet adli sicile kaydedilir. HAGB kararı verilirse kayıt ayrı bir sistemde tutulur ve adli sicil belgesinde görünmez.
Sonuç
Hırsızlık dosyalarında cezayı en çok üç şey belirler: malın nereden ve nasıl alındığı, suçun gece işlenip işlenmediği ve malın iade edilip edilmediği. Etkin pişmanlık için iade ya da tazminin kovuşturma başlamadan yapılması, indirimin en yüksek oranda uygulanmasını sağlar.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
