Genel İşlem Koşulları (TBK 20-25): Yazılmamış Sayılan Hükümler ve Denetim

Banka kredi sözleşmeleri, sigorta poliçeleri, abonelik, kira ve bayilik sözleşmeleri çoğu zaman önceden basılmış metinlerdir. Karşı taraf bu metni imzalar ama maddelerini tartışma imkânı bulamaz. Türk Borçlar Kanunu bu tür hükümleri “genel işlem koşulu” olarak adlandırır ve ayrı bir denetime bağlar (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, TBK m. 20-25). Denetim yalnızca tüketiciyi değil, tacirleri de korur.

KISA CEVAP

  • Genel işlem koşulu, düzenleyenin çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak için önceden ve tek başına hazırladığı hükümdür.
  • “Tüm maddeler tartışılarak kabul edilmiştir” kaydı, hükmü tek başına bu nitelikten çıkarmaz.
  • Karşı tarafa açıkça bilgi verilmeyen ve içeriğini öğrenme imkânı tanınmayan aleyhe koşullar yazılmamış sayılır.
  • Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı koşullar da yazılmamış sayılır.
  • Açık olmayan veya birden çok anlama gelen koşul düzenleyenin aleyhine yorumlanır.
  • Düzenleyene tek yanlı değişiklik yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır.

Kanun metni

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 20/1 ve m. 21

Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz. […] Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.

Bir hüküm ne zaman genel işlem koşuludur?

TBK m. 20 dört ölçüt koyar:

  1. Önceden hazırlanma: Hüküm sözleşme görüşmelerinden önce yazılmıştır.
  2. Tek taraflılık: Hükmü düzenleyen taraf tek başına hazırlamıştır.
  3. Çok sayıda kullanım amacı: Metin yalnızca bu sözleşme için değil, benzer sözleşmelerde de kullanılmak üzere hazırlanmıştır.
  4. Karşı tarafa sunulma: Hüküm pazarlığa açılmadan imzaya sunulmuştur.

Metinlerin birbirinin aynısı olmaması sonucu değiştirmez (TBK m. 20/2). Kanun veya yetkili makam izniyle hizmet veren banka, sigorta ve benzeri kuruluşların sözleşmelerine bu hükümler niteliğine bakılmaksızın uygulanır (TBK m. 20/4).

Üç aşamalı denetim

Genel İşlem Koşulları (TBK 20-25) bilgi grafiği

Yargıtay, bir hükmün genel işlem koşulu olduğu anlaşıldıktan sonra sırasıyla üç denetim yapılmasını ister. Kararına konu dosyada banka, ticari kredi kullandıran bir şirketten komisyon ve masraf adı altında kesinti yapmış, şirket de bu tutarların iadesini istemiştir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 23.01.2018 tarihli, E. 2016/13088, K. 2018/563 sayılı kararı

Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, genel işlem koşullarının üç aşamalı denetime tabi tutulması gerekir. Söz konusu denetim aşamaları; yürürlük (kapsam) denetimi, yorum denetimi ve içerik denetimidir.

1. Yürürlük (kapsam) denetimi, TBK m. 21: Koşul karşı tarafın bilgisi dahilinde sözleşmeye girmiş mi? Açıkça bilgi verilmemiş ve içeriği öğrenme imkânı tanınmamışsa koşul yazılmamış sayılır. Sözleşmenin niteliğine yabancı, yani şaşırtıcı bir hüküm ise bilgi verilmiş olsa bile yazılmamış sayılır. Örneğin bir araç kiralama sözleşmesinin arka sayfasına kiracının başka borçları için de kefil olduğu yazılmışsa, bu hüküm işin özelliğine yabancıdır.

2. Yorum denetimi, TBK m. 23: Koşul açık değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.

3. İçerik denetimi, TBK m. 25: Koşul dürüstlük kuralına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine mi, durumunu ağırlaştırıyor mu? Bu sorunun cevabı her somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Karar, denetimin kimleri koruduğunu da belirtir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 23.01.2018 tarihli, E. 2016/13088, K. 2018/563 sayılı kararı

Hem tüketiciler hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.

İlk derece mahkemesi kesintilerin iadesine karar vermiş, ancak bu denetimi aşamalarıyla yapmamıştır. Daire, sözleşme hükmünün üç aşamalı denetimden geçirilerek fazla kesintilerin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Yazılmamış sayılmanın sonucu

Bir koşulun yazılmamış sayılması sözleşmenin tamamını düşürmez. Sözleşmenin diğer hükümleri geçerliliğini korur. Düzenleyen, “Bu koşul olmasaydı sözleşmeyi yapmazdım” diyerek sözleşmeden kurtulamaz (TBK m. 22). Ortaya çıkan boşluk kanundaki yedek hükümlerle, bunlar yoksa hâkim tarafından doldurulur.

Tek yanlı değişiklik kayıtları için kanun ayrıca açık bir hüküm koyar. Düzenleyene sözleşmeyi karşı taraf aleyhine tek başına değiştirme veya yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır (TBK m. 24). “Banka faiz oranlarını dilediği zaman değiştirebilir” türünden kayıtlar bu denetime takılabilir.

İspat

Kanun, hükmün müzakere edilip edilmediğini kimin ispatlayacağını açıkça düzenlemez. Yargıtay, tüketici mevzuatından yola çıkarak önceden hazırlanmış ve sonradan doldurulmuş matbu hükümlerin kural olarak müzakere edilmemiş sayılmasını, aksinin düzenleyen tarafça ispatlanmasını kabul etmektedir. Müzakereyi gösterebilecek deliller e-posta yazışmaları, sözleşme taslakları ve değişiklik önerileridir.

Tüketici sözleşmeleri

Taraflardan biri tüketici ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanundaki haksız şart hükümleri de devreye girer. Bu hükümler TBK’nın genel işlem koşulları düzenlemesiyle birlikte uygulanır. Tacirler arasındaki sözleşmelerde ise koruma TBK m. 20-25’e dayanır.

Uygulamada en sık denetime takılan hükümler

Tek yanlı faiz ve ücret artırımı. Kredi sözleşmelerinde “banka faiz oranını piyasa koşullarına göre değiştirmeye yetkilidir” veya “banka masraf ve komisyon tarifesini dilediği zaman güncelleyebilir” türünden hükümler, TBK m. 24’teki değiştirme yasağı nedeniyle yazılmamış sayılabilir. Değişikliğin objektif bir ölçüte bağlanması (örneğin belirli bir gösterge faize endekslenmesi) ve karşı tarafın değişiklik hâlinde sözleşmeden çıkma hakkının tanınması, hükmün denetimden geçme ihtimalini artırır.

Sorumsuzluk kayıtları. TBK m. 115/1’e göre borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Kanun veya yetkili makam izniyle yürütülen ve uzmanlık gerektiren bir hizmette ise hafif kusurdan sorumsuzluk anlaşması da kesin olarak hükümsüzdür (m. 115/3). Bir otoparkın “araçlarda meydana gelecek hasarlardan sorumlu değiliz” levhası veya bir kargo şirketinin “gönderinin kaybından sorumluluğumuz bulunmaz” kaydı bu nedenle sınırlı bir koruma sağlar. Bu tür kayıtlar hem genel işlem koşulu denetimine hem de TBK m. 115’teki kesin hükümsüzlük yaptırımına takılabilir.

Yetki şartı. HMK m. 17’ye göre yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında yetki sözleşmesi yapabilir. Bir tüketici sözleşmesine konulan “uyuşmazlıklarda İstanbul mahkemeleri yetkilidir” hükmü bu nedenle tüketici bakımından geçersizdir. Tacirler arasında ise geçerli olabilir; ancak işin niteliğine yabancı ve şaşırtıcı bir yerde, örneğin yabancı bir ülkede mahkemeyi yetkili kılan matbu bir hüküm, TBK m. 21 bakımından tartışılabilir.

Ceza koşulu ve muacceliyet. Konut ve çatılı işyeri kiralarında TBK m. 346, kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceğini; kiranın zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğunu açıkça düzenler. Bu hükümler matbu kira sözleşmelerinde sıkça görülür ve hem TBK m. 346 hem de genel işlem koşulu denetimi nedeniyle uygulanmaz.

Otomatik yenileme ve iade etmeme. Spor salonu, abonelik ve eğitim sözleşmelerinde sözleşmenin karşı tarafın bildirimi olmadan uzayacağına ve erken fesihte ödenen ücretin hiç iade edilmeyeceğine ilişkin hükümler, içerik denetiminde karşı tarafın durumunu dürüstlük kuralına aykırı biçimde ağırlaştıran hükümler olarak değerlendirilebilir.

Yazılmamış sayılma ile kesin hükümsüzlük arasındaki fark

Genel işlem koşulu denetiminin yaptırımı “yazılmamış sayılma”dır. TBK m. 27’deki kesin hükümsüzlük ise kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız sözleşmelerde uygulanır. İki yaptırım uygulamada benzer sonuç doğurur; hüküm taraflar arasında uygulanmaz. Fark, hükmün dayanağındadır. Yazılmamış sayılma, hükmün sözleşmeye hiç girmediği kabulüne dayanır ve yalnızca genel işlem koşullarına özgüdür. Kesin hükümsüzlük ise bireysel olarak müzakere edilmiş bir hükmü de etkileyebilir. Mahkeme her iki yaptırımı da kendiliğinden gözetir; tarafın ayrıca bir süre içinde iptal beyanında bulunmasına gerek yoktur.

Tüketici ilişkisinde haksız şart

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 5, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan ve tarafların hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan şartları “haksız şart” olarak tanımlar ve kesin hükümsüz sayar. Bir şartın önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması, müzakere edilmediğinin karinesidir; aksini satıcı veya sağlayıcı ispat eder. Tüketici sözleşmelerinde bu nedenle iki ayrı koruma birlikte işler ve tüketici, kendisi için daha elverişli olan düzenlemeye dayanabilir.

Örnek olay

Küçük bir inşaat şirketi, bir bankadan ticari kredi kullanır. Kredi sözleşmesinin yirmi dördüncü sayfasında, şirket ortağının eşinin de bütün borçlardan müteselsil kefil olduğu ve eşin imzasının “ortak adına” atılabileceği yazılıdır. Banka, borç ödenmeyince eşe karşı icra takibi başlatır. Bu hüküm, kredi sözleşmesinin niteliğine yabancı ve şaşırtıcıdır; eşe açıkça bilgi verilmediği için TBK m. 21 uyarınca yazılmamış sayılır. Bundan bağımsız olarak kefalet sözleşmesi TBK m. 583’teki şekil şartlarına, yani kefilin kendi el yazısıyla sorumlu olduğu azami miktarı ve müteselsil kefil sıfatını yazmasına tabidir. Bu şartlar yerine getirilmeden eşin kefil sayılması mümkün değildir.

Sıkça sorulan sorular

Her sayfanın imzalanmış olması koşulları geçerli kılar mı?
Kılmaz. İmza, kabulün göstergesidir. Ancak aleyhe koşulun varlığı hakkında açıkça bilgi verilmediyse veya hüküm işin niteliğine yabancıysa, imzaya rağmen koşul yazılmamış sayılır.

Küçük puntoyla yazılmış maddeler hakkında ne söylenebilir?
Yazı türü ve şekli, hükmün genel işlem koşulu sayılmasını engellemez (TBK m. 20/1). Okunması güç biçimde yazılmış aleyhe bir hüküm, bilgilendirme şartının yerine getirilip getirilmediği tartışmasında karşı tarafın lehine bir olgudur.

Tacir olan bir şirket genel işlem koşulu itirazında bulunabilir mi?
Bulunabilir. Yargıtay bu denetimin tacirler için de geçerli olduğunu açıkça belirtmektedir.

Banka kesintilerinin iadesi hangi mahkemede istenir?
Taraflar tacir ve işlem ticari ise asliye ticaret mahkemesi, kredi kullanan tüketici ise tüketici mahkemesi görevlidir. Tüketici uyuşmazlıklarında parasal sınıra göre önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerekebilir.

Genel işlem koşuluna dayalı itiraz için bir süre var mı?
Yazılmamış sayılma için ayrı bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ancak koşula dayalı olarak ödenen paranın iadesi istenecekse, sebepsiz zenginleşme veya sözleşmeden doğan alacak için zamanaşımı süreleri işler. Bu nedenle kesinti veya ödeme fark edildiğinde beklemeden talepte bulunmak gerekir.

Sözleşme imzalanmadan önce

Matbu sözleşmenin aleyhe hükümleri ve özellikle tek yanlı değişiklik, cezai şart, yetki ve masraf maddeleri imzadan önce okunmalıdır. Uyuşmazlık çıktığında ise önce hükmün genel işlem koşulu olup olmadığı, ardından üç denetim aşaması sırasıyla incelenmelidir.

Mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu.

Bu yazı, 24 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.