Trafik kazasından sonra aracı kullanan oğlunun yerine “aracı ben kullanıyordum” diyen baba, aranan bir arkadaşını evinde saklayan kişi ya da polise yakalanan kardeşinin sahte kimliğini doğrulayan abla, adliyeye karşı suçlar arasında yer alan iki farklı suçla karşılaşabilir. Gerçeğe aykırı olarak suçu üstlenmek TCK m. 270’te, suç işleyen birinin yakalanmaktan kurtulmasına imkân sağlamak TCK m. 283’te düzenlenmiştir. Her iki maddede de yakın akrabalar için özel bir hüküm bulunur; ancak bu hükümlerin sonuçları aynı değildir.
KISA CEVAP
- Yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildirenin cezası iki yıla kadar hapistir (TCK m. 270).
- Suç üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak için üstlenilmişse ceza dörtte üç indirilebilir veya tamamen kaldırılabilir.
- Suç işleyen kişinin araştırma, yakalanma, tutuklanma veya infazdan kurtulmasına imkân sağlayanın cezası altı aydan beş yıla kadar hapistir (TCK m. 283).
- Suçluyu kayırma suçunu kamu görevlisi göreviyle bağlantılı olarak işlerse ceza yarı oranında artırılır.
- Suçluyu kayırma üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenirse ceza verilmez.
- Akrabalık istisnası suç üstlenmede hâkimin takdirine bırakılmışken, suçluyu kayırmada zorunludur.
Kanun metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 270 ve m. 283
Madde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir. […] Madde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
Suç üstlenme (TCK 270)
Fiil: Kişi yetkili makamlara, yani kolluğa, savcılığa veya mahkemeye, işlemediği bir suçu işlediğini ya da katılmadığı bir suça katıldığını bildirir. Bildirim sözlü veya yazılı olabilir.
Gerçeğe aykırılık: Kişinin beyanı gerçeğe aykırı olmalıdır. Kendi gerçek katkısını abartan veya küçülten suç ortağının durumu ayrıca değerlendirilir.
Amaç: Kanun kural olarak belirli bir amaç aramaz. Ancak amaç, yakın akrabayı cezadan kurtarmaksa hâkime indirim veya cezayı tamamen kaldırma yetkisi tanır.
Uygulamadaki tipik örnek: Trafik kazası veya alkollü araç kullanma olaylarında aracı kullanan kişinin yerine başka birinin sürücü olduğunu beyan etmesi bu suçun en sık görülen biçimidir. Gerçek sürücü belirlendiğinde, üstlenen kişi hakkında da soruşturma başlatılır.
Suçluyu kayırma (TCK 283)

Fiil: Suç işleyen kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlamak. Saklanacak yer vermek, kaçması için araç veya para temin etmek, kolluğa yanlış kimlik bilgisi doğrulamak, aranan kişinin yerini bildiği hâlde gerçeğe aykırı beyanda bulunmak bu suçu oluşturabilir.
Önceki suç: Kayırılan kişinin bir suç işlemiş olması gerekir. Kayıran kişinin bu suça katılmamış olması da gerekir; suç ortağının kendi ortağını kayırması üçüncü fıkra kapsamında cezasız kalır.
Kamu görevlisi: Kolluk görevlisinin aranan bir kişiyi görmezden gelmesi gibi, suçun göreve bağlı olarak işlenmesi cezayı yarı oranında artırır.
Yakın akraba istisnası
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2024 tarihli kararına konu olayda, uyuşturucu maddeyle yakalanan genç kendisini başka bir kişinin kimliğiyle tanıtmış, yanında bulunan babası da kollukta bu sahte kimliği doğrulamıştır. Asliye ceza mahkemesi babayı suçluyu kayırma suçundan cezalandırmış ve karar kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının talebi üzerine Daire kararı kanun yararına bozmuştur:
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 23.09.2024 tarihli, E. 2023/555, K. 2024/6939 sayılı kararı
… hükümlünün, nüfus kaydına göre oğlu olan ve hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan soruşturma başlatılacağı sırada başkasına ait kimlik bilgilerini kullanan Ü.C.’nin gerçek kimlik bilgilerini saklaması şeklinde gerçekleştirdiği eylemine ilişkin olarak Ü.C. ile arasındaki mevcut akrabalık ilişkisi nedeniyle hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Daire, verilen cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. Karar, akrabalık istisnasının mahkûmiyet kesinleştikten sonra bile kanun yararına bozma yoluyla gözetilebileceğini göstermektedir.
İstisna kişisel bir cezasızlık sebebidir. Fiil suç olmaya devam eder; yalnızca belirtilen akrabaya ceza verilmez. Mahkeme bu durumda beraat değil, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verir. İstisnanın kapsamı kanunda sayılan kişilerle sınırlıdır: üstsoy, altsoy, eş ve kardeş. Amca, dayı, kuzen, nişanlı veya kayın hısımları bu kapsamda değildir.
İki suç arasındaki farklar
| Konu | Suç üstlenme (TCK 270) | Suçluyu kayırma (TCK 283) |
|---|---|---|
| Fiil | Başkasının suçunu üzerine almak | Suçlunun yakalanmamasına imkân sağlamak |
| Ceza | İki yıla kadar hapis | Altı aydan beş yıla kadar hapis |
| Akraba | Ceza indirilebilir veya kaldırılabilir | Ceza verilmez |
| Kapsam | Üstsoy, altsoy, eş, kardeş | Üstsoy, altsoy, eş, kardeş, suç ortağı |
Diğer suçlarla ilişkisi
Kişi kolluğa yanlış kimlik bilgisi verirse “resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” veya “kişinin kendisini başkası olarak tanıtması” gibi başka suçlar da gündeme gelebilir. Yukarıdaki olayda iddianame başlangıçta yalan beyan suçundan düzenlenmiş, mahkeme fiili suçluyu kayırma olarak nitelendirmiştir. Suç delillerini gizlemek ise ayrıca TCK m. 281 kapsamında değerlendirilir. Bu konu Delilleri Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme (TCK 281) yazımızda ele alınmıştır.
Suç üstlenmede hâkimin takdir yetkisi
TCK m. 270’teki akraba hükmü, suçluyu kayırmadan farklı olarak zorunlu bir cezasızlık sebebi değildir. Hâkim, cezayı dörtte üç oranında indirebilir, tamamen kaldırabilir veya hiç indirim yapmayabilir. Bu takdir kullanılırken uygulamada şu hususlar dikkate alınır:
- Üstlenmenin ne kadar sürdüğü ve kişinin gerçeği kendiliğinden açıklayıp açıklamadığı,
- Üstlenilen suçun ağırlığı ve soruşturmanın bu nedenle ne ölçüde yanlış yöne gittiği,
- Üstlenme nedeniyle masum bir üçüncü kişinin zarar görüp görmediği,
- Akrabayı koruma güdüsünün somut olaydaki ağırlığı.
Mahkemenin bu seçeneklerden hangisini neden tercih ettiğini gerekçede açıklaması gerekir. Akrabalık ilişkisi dosyaya yansıdığı halde indirim yapılmaması veya yapılmama gerekçesinin gösterilmemesi, kanun yolunda bozma sebebi olarak ileri sürülebilir.
Kanunda suç üstlenme için özel bir etkin pişmanlık hükmü yoktur. Kişinin gerçeği kısa sürede açıklaması, cezanın belirlenmesinde ve TCK m. 62’deki takdiri indirimde lehe değerlendirilebilir.
İftira ve kimlik bilgisi kullanma ile farkı
Suç üstlenme, iftiranın tersi gibidir. İftirada (TCK m. 267) kişi işlemediğini bildiği bir fiili başkasına isnat eder; suç üstlenmede ise başkasının fiilini kendi üzerine alır. Üstlenen kişi bu sırada gerçek faille birlikte başka birini de suçluyorsa, her iki suç birlikte gündeme gelebilir.
Kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek için başkasına ait kimlik bilgilerini kullanan kişi ise TCK m. 268 uyarınca iftira hükümlerine göre cezalandırılır. Yukarıdaki Yargıtay kararında kimlik bilgilerini kullanan genç bakımından bu hüküm, sahte kimliği doğrulayan baba bakımından ise suçluyu kayırma hükmü tartışılmıştır.
Suçu bildirmeme ile ilişkisi
İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmemek TCK m. 278’de ayrı bir suçtur. Suçluyu kayırmada fail aktif olarak kurtulma imkânı sağlar; suçu bildirmemede ise yalnızca susar. Suçu bildirmeme bakımından tanıklıktan çekinebilecek kişilere ceza verilmez (TCK m. 278/4). CMK m. 45’e göre bu kişiler arasında nişanlı, eski eş, kan ve kayın hısımlığından üstsoy ve altsoy, üçüncü derece dahil kan hısımları ve ikinci derece dahil kayın hısımları da vardır. Suçluyu kayırmadaki istisna ise yalnızca üstsoy, altsoy, eş, kardeş ve suç ortağı ile sınırlıdır. Bu nedenle bir amcanın aranan yeğenini yalnızca ihbar etmemesi cezasız kalabilirken, onu evinde saklaması suçluyu kayırma suçunu oluşturur.
Kamu görevlilerinin durumu farklıdır. Göreviyle bağlantılı olarak öğrendiği suçu bildirmeyen kamu görevlisi TCK m. 279 uyarınca ayrıca cezalandırılır. Kolluk görevlisi aranan kişiyi görüp yakalamazsa, olayın özelliğine göre m. 283/2’deki nitelikli hal veya m. 279 uygulanabilir.
Kayırılan kişinin suçu ve ispat
Suçluyu kayırma için kayırılan kişinin bir suç işlemiş olması gerekir. Bu nedenle kayırılan kişi hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın sonucu bu davayı doğrudan etkiler. Kayırılan kişinin fiilinin suç oluşturmadığı kesinleşen bir kararla belirlenirse, suçluyu kayırma suçunun unsurları da tartışmalı hale gelir. Uygulamada mahkemeler asıl dosyanın sonucunu araştırır ve gerekirse o dosyanın sonuçlanmasını bekler.
Failin, kayırdığı kişinin suç işlediğini bilmesi de gerekir. Bir arkadaşını birkaç gün evinde misafir eden kişi, onun aranan biri olduğunu bilmiyorsa kast bulunmadığından suç oluşmaz. Bu bilginin varlığı mesaj kayıtları, tanık beyanları ve olayın gelişimine bakılarak belirlenir.
Örnek olay
Bir gece alkollü araç kullanan genç, park halindeki bir araca çarpar. Olay yerine gelen polis ekibine aracın sahibi olan amcası, aracı kendisinin kullandığını söyler. Kamera kayıtları incelendiğinde aracı yeğeninin kullandığı anlaşılır. Amca hakkında TCK m. 270’ten dava açılır. Amca, kanunda sayılan üstsoy, altsoy, eş veya kardeş kapsamında olmadığı için indirim veya ceza kaldırma imkânından yararlanamaz. Aynı beyanı gencin babası verseydi, mahkeme cezayı indirebilir veya tamamen kaldırabilirdi.
Sıkça sorulan sorular
Kardeşini evinde saklayan kişi cezalandırılır mı?
Saklanan kişi kardeş ise TCK m. 283/3 uyarınca ceza verilmez. Kardeş dışındaki bir akraba veya arkadaş için bu istisna uygulanmaz.
Oğlunun yerine kazayı üstlenen babaya ceza verilir mi?
Suç üstlenme hâkimin takdirine bağlıdır. Mahkeme cezayı dörtte üç oranında indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Nişanlıyı saklamak istisna kapsamında mıdır?
Değildir. Kanun yalnızca eşi sayar. Resmî nikâh bulunmayan birliktelikler kapsam dışındadır.
Suçlunun yerini bilmediğini söylemek suç mudur?
Kişinin susma hakkı ve akrabaların tanıklıktan çekinme hakkı saklıdır. Ancak bilerek yanlış yönlendirme yapmak, suçluya kurtulma imkânı sağlıyorsa suç oluşturabilir.
Kaçak bir hükümlüye para göndermek suçluyu kayırma mıdır?
Para, hükümlünün yakalanmaktan veya cezanın infazından kurtulmasını sağlamak amacıyla gönderilmişse suç oluşabilir. TCK m. 283 hükmün infazından kurtulmayı da açıkça kapsar. Gönderen kişi hükümlünün eşi, kardeşi, üstsoyu veya altsoyu ise ceza verilmez.
Suç üstlenme hangi mahkemede görülür?
Her iki suç da asliye ceza mahkemesinin görevindedir. Suç üstlenmenin üst sınırı iki yıl olduğundan, koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
Akrabalık belgesi
Her iki suçta da akrabalık ilişkisinin nüfus kayıtlarıyla belgelenmesi gerekir. Kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunsa bile akrabalık istisnası gözetilmemişse kanun yararına bozma yolu değerlendirilebilir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
Bu yazı, 24 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
