İnternet üzerinden işlenen suçlarda fail, mağdur ve paranın aktarıldığı banka hesabı çoğu zaman farklı şehirlerdedir. Bu durum “dava hangi mahkemede görülecek” sorusunu önemli hâle getirir. 2021 yılında Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen bir hüküm, bilişim sistemleri veya banka araç olarak kullanılarak işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemesini de yetkili kılmıştır. Bu yazıda bilişim suçlarında yetki ve görev kuralları özetlenmektedir.
KISA CEVAP
- Genel kural, suçun işlendiği yer mahkemesinin yetkili olmasıdır (CMK 12/1).
- Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumları ya da banka veya kredi kartları araç olarak kullanılarak işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (CMK 12/6).
- Bu hüküm 7331 sayılı Kanunla 2021 yılında eklenmiştir.
- Görevli mahkeme, suçun cezasına göre asliye ceza veya ağır ceza mahkemesidir.
- Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı nitelikli dolandırıcılık iddialarında ağır ceza mahkemesinin görevi gündeme gelebilir.
- Büyük adliyelerde bazı mahkemeler iş bölümü kararlarıyla bilişim suçlarına ayrılmış olabilir; bunun için ilgili adliyenin güncel kararlarına bakılmalıdır.
Kanun metni
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 12/1 ve 12/6
(1) Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. […] (6) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir.
Yetki: Dava nerede açılır?

Bilişim suçlarında birden fazla yer mahkemesi yetkili olabilir:
- Suçun işlendiği yer (CMK 12/1): Dolandırıcılıkta bu yer çoğunlukla haksız menfaatin elde edildiği yer, yani paranın aktarıldığı hesabın bulunduğu veya çekildiği yer olarak kabul edilir.
- Mağdurun yerleşim yeri (CMK 12/6): Suç bilişim sistemleri, banka veya kart kullanılarak işlenmişse, mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
- Yer belli değilse (CMK 13): Şüphelinin yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
CMK 12/6, mağdurun başka şehirdeki bir mahkemeye gitme zorunluluğunu azaltmayı amaçlar. Mağdur şikâyetini bulunduğu yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına yapabilir. Şikâyet için ayrıntılar Bilişim Suçları Nereye Şikâyet Edilir? Başvuru Merciileri 2026 yazımızda yer almaktadır.
Görev: Hangi mahkeme bakar?
Bilişim suçları için kanunla kurulmuş ayrı bir mahkeme türü bulunmamaktadır. Görevli mahkeme, suçun kanunda öngörülen cezasına göre belirlenir. Bilişim sistemine girme (TCK 243) ve verileri bozma (TCK 244) gibi suçlarda kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-f) iddialarında ise Yargıtay 15. Ceza Dairesi, şifre kırılarak ele geçirilen hesap üzerinden para istenmesine ilişkin bir dosyada, değerlendirmenin ağır ceza mahkemesine ait olduğuna hükmetmiştir (29.03.2021, E. 2021/1900, K. 2021/3693). Bu konuda Bilişim Sistemini Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu (TCK 244) yazımıza bakılabilir.
Bazı büyük adliyelerde, iş yükünü dağıtmak ve uzmanlaşmayı sağlamak amacıyla belirli mahkemeler iş bölümü kararlarıyla bilişim suçlarına bakmakla görevlendirilebilmektedir. Bu uygulama yerden yere ve zamana göre değiştiğinden, davanın hangi mahkemeye düşeceği ilgili adliyenin güncel kararlarından kontrol edilmelidir.
Nitelikli dolandırıcılıkta görev ayrımı
TCK m. 158/1-f’deki bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığın cezası üç yıldan on yıla kadar hapistir; bu bentte hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz. Ağır ceza mahkemesi, kanunda on yıldan fazla hapis cezası öngörülen suçlara bakar. Bu nedenle temel hâlde üst sınır on yıl olduğundan dosya kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlendiği iddia edildiğinde ise TCK m. 158/3’teki artırım nedeniyle üst sınır on yılı aşar ve ağır ceza mahkemesinin görevi gündeme gelir. Görev, iddianamede gösterilen suç vasfına göre belirlenir; yargılama sırasında vasıf değişirse mahkeme görevsizlik kararı verebilir.
Başlıca bilişim suçları
Uygulamada “bilişim suçu” olarak anılan fiillerin önemli bir kısmı TCK’nın Bilişim Alanında Suçlar başlıklı bölümünde, bir kısmı ise diğer bölümlerde yer alır:
- Bilişim sistemine girme (TCK m. 243). Bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmek.
- Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme (TCK m. 244). Sistemin işleyişini engellemek veya verileri bozmak; bu fiillerle yarar sağlanırsa daha ağır ceza öngörülür.
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245). Başkasına ait kartı ele geçirip kullanmak veya sahte kart üretmek.
- Yasak cihaz veya programlar (TCK m. 245/A). Bilişim suçlarını işlemek amacıyla cihaz veya program üretmek, satmak veya bulundurmak.
- Bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f).
- Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi veya yayılması (TCK m. 136) ile haberleşmenin gizliliğinin ihlali (TCK m. 132).
Bu suçların hepsinde CMK m. 12/6’nın uygulanması için fiilin bilişim sistemleri, banka veya kart araç olarak kullanılarak işlenmiş olması gerekir. Örneğin sosyal medya üzerinden yapılan tehdit veya hakaret bakımından, bilişim sisteminin araç olarak kullanıldığı kabul edildiğinden mağdurun yerleşim yeri de yetkili olabilir.
Soruşturmada delillerin toplanması
Bilişim suçlarında failin kimliği çoğu zaman IP adresi, telefon numarası, banka hesabı ve sosyal medya hesap kayıtları üzerinden belirlenir. Cumhuriyet savcısı bu bilgileri internet servis sağlayıcılarından, bankalardan ve platform şirketlerinden ister. Yurt dışında bulunan platformlardan bilgi alınması ise adli yardımlaşma yoluyla yapıldığından zaman alır.
Şüphelinin bilgisayar ve telefonunda arama yapılması ve kopya alınması CMK m. 134’teki usule tabidir. Hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı kararı gerekir; savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Kopya alınırken sistemdeki verilerin yedeği alınır ve bir kopyası şüpheliye verilir. Bu usule uyulmadan elde edilen dijital deliller, hukuka aykırı delil tartışmasına konu olur.
Mağdurun yapması gereken ilk iş, paranın aktarıldığı hesabın bilgilerini, yazışmaların ekran görüntülerini ve işlem dekontlarını korumak ve bankasına derhâl bildirimde bulunmaktır. Banka, şüpheli işlem bildirimini değerlendirerek alıcı hesaptaki paranın çekilmesini engellemeye çalışabilir. Ardından bulunduğu yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunulmalıdır.
Yargıtay kararı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, internet ve banka aracılığıyla işlendiği iddia edilen bir dolandırıcılık soruşturmasında, yetkili savcılığın belirlenmesine ilişkin kararı kanun yararına bozmuştur. Dosyada haksız menfaatin elde edildiği yer bir savcılığın, şikâyetçilerin yerleşim yeri ise başka bir savcılığın yargı çevresindeydi. Merci ise bu iki yerden hiçbirine ait olmayan üçüncü bir savcılığı yetkili belirlemişti:
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 27.03.2023 tarihli, E. 2022/7150, K. 2023/1992 sayılı kararı
soruşturma dosyasına konu olayda haksız menfaatin temin edildiği yerin Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının, şikâyetçilerin ifade tutanaklarında belirttikleri yerleşim yerlerinin de Mihalıççık Cumhuriyet Başsavcılığının yargı çevresinde kaldığı incelenen dosya kapsamından anlaşılmakla; belirtilen yetkili yerler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Daire kararında CMK 12/6’yı açıkça hatırlatmıştır. Karar, bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılıkta hem menfaatin temin edildiği yerin hem de mağdurun yerleşim yerinin yetkili olduğunu, bunların dışındaki bir yerin ise yetkili kabul edilemeyeceğini göstermektedir.
Örnek olaylar
İkinci el satış sitesi dolandırıcılığı. İzmir’de yaşayan bir kişi, ikinci el satış sitesinde gördüğü telefon için İstanbul’daki bir bankada açılmış hesaba para gönderir; ürün gönderilmez. Haksız menfaatin elde edildiği yer İstanbul olduğundan İstanbul’daki mahkeme, mağdurun yerleşim yeri İzmir olduğundan İzmir’deki mahkeme de yetkilidir. Mağdur şikâyetini İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına yapabilir.
Kartın kopyalanması. Ankara’da yaşayan bir kişinin kredi kartı bilgileri ele geçirilir ve yurt dışındaki bir internet sitesinde alışveriş yapılır. Suç, banka kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245) kapsamındadır. Fiil kart araç olarak kullanılarak işlendiğinden, mağdurun yerleşim yeri olan Ankara mahkemeleri yetkilidir.
Sosyal medya hesabının ele geçirilmesi. Bir kişinin sosyal medya hesabı şifresi kırılarak ele geçirilir ve hesap üzerinden takipçilerinden borç para istenir. Hesaba girme fiili TCK m. 243, para istenmesi ve elde edilmesi ise TCK m. 158/1-f kapsamında değerlendirilir. Parayı gönderen her takipçi ayrı bir mağdur olduğundan, her birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olabilir. Uygulamada bu dosyalar çoğunlukla bağlantı nedeniyle tek bir yerde birleştirilir.
Sıkça sorulan sorular
İnternet dolandırıcılığına uğrayan kişi şikâyetini bulunduğu şehirde yapabilir mi?
Evet. CMK 12/6 uyarınca mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Şikâyet bu yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına yapılabilir.
Savcılık yetkisizlik kararı verirse ne olur?
Dosya yetkili görülen savcılığa gönderilir. Yetkisizlik kararıyla dosyayı alan savcılık da kendisini yetkisiz görürse, CMK 161/7 uyarınca dosyayı yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderir; yetkili savcılığı bu mahkeme belirler ve kararı kesindir.
Bilişim suçları için özel mahkeme var mı?
Kanunla kurulmuş ayrı bir mahkeme türü bulunmamaktadır. Bazı adliyelerde iş bölümü kararlarıyla belirli mahkemeler bu davalara bakabilmektedir.
Yetkisiz mahkemede verilen karar geçersiz mi olur?
Hayır, ancak yetki itirazı süreye bağlıdır. CMK m. 18 uyarınca sanık yetkisizlik iddiasını ilk derece mahkemesinde duruşmadaki sorgusundan önce bildirmelidir. Bu aşamadan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamaz ve mahkeme de resen yetkisizlik kararı veremez. Yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
Erişim engeli kararı hangi mahkemeden istenir?
İçeriğin internetten kaldırılması veya erişimin engellenmesi için 5651 sayılı Kanun hükümlerine göre sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Bu başvuru, ceza soruşturmasından ayrı bir yoldur ve şikâyetle birlikte veya ayrıca yapılabilir.
Birden fazla mağdurun bulunduğu dosyalar nerede birleştirilir?
Bağlantılı suçlarda CMK m. 8 ve devamı uyarınca davalar birleştirilebilir. Bu durumda yetkili mahkemelerden birinde, genellikle soruşturmayı ilk başlatan veya en fazla mağdurun bulunduğu yerde birleştirme kararı verilir.
Fail yurt dışındaysa dava açılabilir mi?
Suçun neticesi Türkiye’de gerçekleşmişse suç Türkiye’de işlenmiş sayılır ve Türk mahkemeleri yetkilidir. Failin yurt dışında bulunması soruşturmayı engellemez; ancak yakalanması ve iadesi uluslararası adli yardımlaşma kurallarına bağlıdır. Fail hakkında yakalama kararı ve kırmızı bülten talebi gündeme gelebilir.
Bilişim suçlarında şikâyet süresi var mıdır?
Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Sosyal medya üzerinden işlenen hakaret bu tür suçlara örnektir. Bilişim sistemine girme, nitelikli dolandırıcılık ve banka kartlarının kötüye kullanılması ise resen soruşturulur; bu suçlarda şikâyet süresi aranmaz, dava zamanaşımı süresi içinde soruşturma yapılabilir.
Sonuç
Bilişim suçlarında yetki kuralı, CMK 12/6 ile mağdur lehine genişletilmiştir. Şikâyet aşamasında mağdurun yerleşim yeri tercih edilebilir; ancak delillerin ve şüphelilerin bulunduğu yer de dikkate alınmalıdır. Görev bakımından ise suç vasfı, özellikle nitelikli dolandırıcılık ihtimali, dosyanın asliye ceza mı ağır ceza mahkemesinde mi görüleceğini belirler.
Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
Bu yazı, 24 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
