Bir belgedeki imzanın kime ait olduğu, ceza yargılamasında çoğu zaman davanın sonucunu belirler. Resmî veya özel belgede sahtecilik, karşılıksız çek, dolandırıcılık ve iftira dosyalarında imzanın şüpheli ya da sanığın “eli ürünü” olup olmadığı bilirkişi incelemesiyle saptanır. Uygulamada buna imza incelemesi veya grafolojik inceleme denir. Bu yazıda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde incelemenin hangi dosyalarda gündeme geldiği, kimin yapması gerektiği, mukayese örneklerinin nasıl toplandığı ve rapora karşı hangi usul yollarının kullanılabileceği anlatılır.
KISA CEVAP
- İmzanın kime ait olduğu özel veya teknik bilgiyi gerektirir; bu konuda bilirkişi raporu alınır (CMK m. 63/1). Hâkimin imzaları kendi gözlemiyle karşılaştırması bilirkişi incelemesinin yerini tutmaz.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, belgede sahtecilik suçlarında incelemenin öncelikle bünyesinde grafoloji uzmanı bulunduran resmî kurumlara, bu mümkün değilse grafoloji uzmanlarına yaptırılmasını zorunlu görür (E. 2016/191, K. 2016/288).
- Kanunların görevlendirdiği resmî bilirkişiler öncelikle atanır (CMK m. 64/3); uygulamada imza incelemeleri çoğunlukla Adli Tıp Kurumuna gönderilir.
- Güvenilir sonuç için suça konu belgenin aslı ve olay tarihine yakın, çok sayıda tatbike medar imza örneği bilirkişiye gönderilmelidir.
- Rapora itiraz edilebilir ve yeni inceleme istenebilir (CMK m. 67/5); bilirkişi duruşmada dinletilebilir (m. 68/1), uzmandan bilimsel mütalaa alınabilir (m. 67/6), bilirkişi reddedilebilir (m. 69/1).
- İmzanın sanığa ait olduğu kesin olarak tespit edilemezse, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından beraat kararı verilir (CMK m. 223/2-e).
Hangi dosyalarda gündeme gelir?
İmza incelemesine en sık başvurulan dosyalar şunlardır:
- Belgede sahtecilik: Resmî belgede sahtecilik (TCK m. 204) ve özel belgede sahtecilik (TCK m. 207) suçlarında belgenin sanık tarafından sahte olarak imzalanıp imzalanmadığı.
- Çek ve senetler: Bankanın “imza tutmadığı” gerekçesiyle işlem yapmadığı çeklerde veya icra takibine konu senetlerde imzanın keşideciye ait olup olmadığı.
- İftira: Bir belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek başkası hakkında şikâyette bulunan kişinin bu iddiasının gerçeğe aykırı olup olmadığı. Aşağıda anılan Ceza Genel Kurulu kararı, böyle bir iftira davasına ilişkindir.
- Dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma: Sözleşme, makbuz veya teslim belgelerindeki imzaların gerçekliği.
TCK m. 204/1
“(1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
TCK m. 207/1
“(1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Bu dosyalarda imzanın kime ait olduğu çoğu kez ispatın merkezindedir. İnceleme usulüne uygun yapılmazsa hükmün dayanağı zayıflar.
İmza incelemesi neden bilirkişi işidir?

CMK m. 63/1’e göre çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşü alınır. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda ise bilirkişiye başvurulamaz.
CMK m. 63/1
“(1) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re’sen, Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. Ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, belgede sahtecilik suçlarında sahtecilik olgusunun saptanmasının özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğini, bu nedenle incelemenin öncelikle bünyesinde grafoloji uzmanı bulunduran resmî kurumlara, bu mümkün değilse grafoloji uzmanlarına yaptırılmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir (Yargıtay CGK, E. 2016/191, K. 2016/288, T. 31/05/2016). Aynı kararda ceza muhakemesinin amacı, somut gerçeğin her türlü şüpheden uzak biçimde ortaya çıkarılması olarak tanımlanmış ve ulaşılabilir bütün delillerin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle hâkimin imzaları kendi gözlemiyle karşılaştırıp “benzer” veya “farklı” sonucuna varması, bilirkişi incelemesinin yerini tutmaz.
İncelemeyi kim yapar?
CMK m. 64/3’e göre kanunların belirli konularda görevlendirdiği resmî bilirkişiler öncelikle atanır. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu, yazı (grafolojik-daktiloskopik) ve imza üzerinde inceleme yapma görevini Adli Tıp Kurumunun Fizik İhtisas Dairesine vermiştir (m. 21). Bu nedenle imza incelemeleri uygulamada çoğunlukla Adli Tıp Kurumunun ilgili birimine gönderilir.
CMK m. 64/3
“(3) Kanunların belirli konularda görevlendirdiği resmî bilirkişiler öncelikle atanırlar. Ancak kamu görevlileri, bağlı bulundukları kurumla ilgili davalarda bilirkişi olarak atanamazlar.”
Ceza Genel Kurulunun anılan kararına konu olayda, soruşturma aşamasında bir adli tıp uzmanından rapor alınmıştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazında, uzmanın grafoloji uzmanı olduğuna dair dosyada bilgi bulunmadığını ve raporun tek başına hükme esas alınamayacağını ileri sürmüştür. Bu nedenle raporu hazırlayan kişinin uzmanlık alanının grafoloji veya belge inceleme olduğu dosyadan anlaşılmalıdır; bu eksiklik itirazda ileri sürülebilir.
Listeden seçilen bilirkişiler bakımından CMK m. 64/1 uyarınca bölge bilirkişilik kurulu listeleri esas alınır. Listede yer almayan bir bilirkişi görevlendirilirse, CMK m. 64/6 uyarınca görevlendirildiği merci huzurunda yemin etmesi gerekir. Yemin yaptırılmaması da raporun hükme esas alınabilirliğini etkileyen bir eksikliktir.
Mukayese imza ve yazı örnekleri
İmza incelemesinin güvenilirliği büyük ölçüde mukayeseye esas alınan örneklerin niteliğine bağlıdır. Grafoloji incelemesinde genellikle iki tür örnek kullanılır:
- Tatbike medar belgeler: Olay tarihine yakın zamanda, kişinin incelemeden bağımsız olarak attığı imzaları taşıyan belgeler. Banka imza kartonları, noterde düzenlenmiş vekâletnameler, tapu ve nüfus işlemlerindeki imzalar, iş sözleşmeleri bu kapsamdadır.
- Huzurda alınan örnekler: Savcılık veya mahkeme huzurunda kişiden alınan yazı ve imza örnekleri.
Huzurda alınan örnekler, kişinin imzasını bilinçli olarak değiştirebilmesi nedeniyle tek başına yeterli olmayabilir. Suça konu belge kendisine gösterildikten sonra atılan imzalar bu yüzden sağlıklı bir mukayese örneği oluşturmayabilir. Bilirkişiye, olay tarihinden önceki ve sonraki dönemlere ait, inceleme düşünülmeden atılmış, mümkün olduğunca çok sayıda tatbike medar belge gönderilmesi istenmelidir.
İncelemenin belgenin aslı üzerinde yapılması da önemlidir. Fotokopi üzerinden yapılan incelemede mürekkep, baskı izi ve kalem hareketlerine ilişkin bulgular değerlendirilemez. Bu nedenle suça konu belgenin aslı adli emanete alınmalı ve bilirkişiye asıl belge gönderilmelidir.
Rapor kesin sonuç vermezse
Bilirkişi raporları her zaman “eli ürünüdür” veya “eli ürünü değildir” biçiminde kesin bir sonuç içermez. Örnekler yetersiz olduğunda veya imza basit yapıda olduğunda bilirkişi, imzanın kime ait olduğunun tespit edilemediğini bildirebilir. Anılan Ceza Genel Kurulu kararının olay özetinde de, Adli Tıp Kurumu Adli Belge İnceleme Şubesinin senetlerdeki imzaların ilgilinin eli ürünü olup olmadığı yönünde bir tespite gidemediğini bildirdiği anlatılmaktadır.
Bu durumda önce daha fazla ve nitelikli örnekle yeni bir inceleme yapılıp yapılamayacağı değerlendirilmelidir. Bütün imkânlara rağmen imzanın sanığa ait olduğu kesin olarak tespit edilemiyorsa, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından beraat kararı verilir. Bu, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin sonucudur.
CMK m. 223/2-e
“(2) Beraat kararı; … e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, Hallerinde verilir.”
Rapora karşı başvurulabilecek usul imkânları
Rapora itiraz ve yeni inceleme istemi
CMK m. 67/5 uyarınca bilirkişi incelemesi tamamlandığında, yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için Cumhuriyet savcısına, katılana, şüpheli veya sanığa ve müdafiine süre verilir. Bu istemler reddedilirse üç gün içinde gerekçeli karar verilir. İtirazda raporun hangi yönden eksik veya hatalı olduğu somut olarak gösterilmelidir: örneklerin sayısı ve tarihi, incelemenin fotokopi üzerinden yapılması, bilirkişinin uzmanlık alanı veya raporun gerekçesizliği gibi.
CMK m. 67/5
“(5) Bilirkişi incelemeleri tamamlandığında, yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için istemde bulunabilmelerini sağlamak üzere Cumhuriyet savcısına, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa, müdafiine veya kanunî temsilciye süre verilir. Bu kişilerin istemleri reddedildiğinde, üç gün içinde bu hususta gerekçeli bir karar verilir.”
Bilirkişinin duruşmada dinlenmesi
CMK m. 68/1 uyarınca mahkeme, ilgililerden birinin istemesi hâlinde bilirkişiyi açıklamalarda bulunmak üzere duruşmaya çağırabilir. Bu, raporun dayandığı bulguların doğrudan sorgulanmasına imkân verir.
Uzman mütalaası
CMK m. 67/6 uyarınca taraflar, bilirkişi raporu hakkında veya raporun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere uzmanından bilimsel mütalaa alabilir. Mütalaa hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesi de istenebilir (CMK m. 68/3). Mütalaa bilirkişi raporu yerine geçmez; ancak rapordaki eksiklikleri göstererek mahkemenin yeni bir inceleme yaptırmasına dayanak oluşturabilir. Ceza Genel Kurulunun anılan kararının olay özetinde, davacı tarafça alınan bilimsel mütalaanın senetlerdeki imzaların ilgilinin eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirdiği, Adli Tıp Kurumunun ise tespit yapamadığı anlatılmaktadır. Uzman mütalaası için ayrıca süre istenemez (CMK m. 67/6).
CMK m. 67/6
“(6) Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii veya kanunî temsilci, yargılama konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da bilirkişi raporu hakkında, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.”
Bilirkişinin reddi
Hâkimin reddini gerektiren sebepler bilirkişi hakkında da geçerlidir (CMK m. 69/1). Bilirkişinin taraflardan biriyle yakınlığı veya önceden aynı konuda görüş bildirmiş olması gibi durumlarda ret hakkı kullanılabilir.
Masraf
Ceza yargılamasında bilirkişi incelemesinin gideri yargılama giderlerine dahildir. Sanık cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilirse bütün yargılama giderleri kendisine yüklenir (CMK m. 325/1). Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen kişi ise yalnızca kendi kusurundan kaynaklanan giderleri öder; önceden ödemek zorunda kaldığı giderler Devlet Hazinesince üstlenilir (CMK m. 327). Tarafların kendi talepleriyle aldıkları uzman mütalaasının gideri ise mütalaayı isteyen tarafından karşılanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Sanık imza örneği vermekten kaçınabilir mi?
Anayasa m. 38/5 uyarınca kimse kendisini suçlayıcı bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. Bu nedenle imza örneği vermekten kaçınmak tek başına sanığın aleyhine yorumlanamaz. Bu durumda mukayese, tatbike medar belgelerdeki imzalar üzerinden yapılır; bu belgelerin dosyaya eksiksiz getirtilmesi önem kazanır.
Soruşturma aşamasında imza incelemesi istenebilir mi?
Evet. CMK m. 63/1, bilirkişi incelemesine şüphelinin, müdafiinin veya katılanın istemi üzerine de karar verilebileceğini öngörür; soruşturma evresinde bu yetkiyi Cumhuriyet savcısı kullanır (CMK m. 63/3). Dilekçede incelenecek belge ve mukayeseye esas alınabilecek belgelerin bulunduğu yerler gösterilmelidir.
Hukuk mahkemesindeki imza incelemesi ceza davasını bağlar mı?
Hayır. Ceza mahkemesi, başka bir yargılamada alınan raporla bağlı değildir. Ancak bu rapor ceza dosyasına getirtilerek diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir. Anılan Ceza Genel Kurulu kararının olay özetinde de ticaret mahkemesi dosyasındaki Adli Tıp Kurumu raporuna yer verilmiştir.
İmza incelemesi ne kadar sürer?
Kanunda belirli bir süre öngörülmemiştir. Süre, kurumun iş yüküne ve örneklerin tamamlanma hızına bağlıdır. Dosyanın eksik örnek nedeniyle kurumdan geri dönmemesi için örnekler ilk gönderimde eksiksiz hazırlanmalıdır.
Sonuç
İmza incelemesi özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, öncelikle bünyesinde grafoloji uzmanı bulunan resmî kurumlarca yapılmalıdır. Rapora itiraz etmek için CMK m. 67/5 uyarınca verilen süre kaçırılmamalıdır. Dilekçede örneklerin sayısı ve tarihi, incelemenin aslı yerine fotokopi üzerinden yapılması ya da bilirkişinin uzmanlık alanı gibi eksikler somut olarak gösterilmeli ve yeni inceleme istenmelidir. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
Kanunların güncel metni: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (mevzuat.gov.tr).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
