Hukuk Davasında Temyiz: 2026 Temyiz Sınırı, Yeni 362/3 Hükmü ve Yargıtay İncelemesi

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin verdiği nihai karara karşı Yargıtay’a başvurulmasına temyiz denir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, HMK m. 361). Süre, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Temyiz, istinaftan farklı olarak her dosyada açık değildir: Miktarı temyiz sınırının altında kalan davalarda bölge adliye mahkemesi kararı kesindir. 2026’da açılan davalar için bu sınır 682.000 TL’dir. Ancak 2026’da hem Anayasa Mahkemesi kararı hem de 7589 sayılı Kanun ile önemli bir istisna getirildi: Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kabul ederek yeni karar vermişse, daha düşük tutarlı davalarda da temyiz yolu açılabilir.

KISA CEVAP

  • Temyiz süresi, bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 361/1).
  • Kanunda 40.000 TL yazan temyiz sınırı her yıl güncellenir; 2026’da açılan davalar için 682.000 TL’dir.
  • Sınır, davanın açıldığı tarihteki tutara göre uygulanır (HMK ek m. 1/2).
  • Bölge adliye mahkemesi istinafı kabul edip yeniden karar vermişse, kabul veya ret edilen kısım istinaf sınırını aşıyorsa temyiz edilebilir (m. 362/3, 2026’da eklendi).
  • Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalar, çekişmesiz yargı işleri ve geçici hukuki korumalar kural olarak temyiz edilemez (m. 362/1).
  • Temyiz kararın icrasını durdurmaz; kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmeden uygulanmaz (m. 367).

Kanun metni

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 361 ve m. 362/3

Madde 361 – (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. Madde 362 – (3) Bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmının, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen parasal sınırın üzerinde olması halinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki; a) Miktar veya değeri itibarıyla birinci fıkrada belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen parasal sınırı geçmemesi halinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. b) Miktar veya değeri itibarıyla birinci fıkrada belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği kararın, sadece yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması halinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.

Temyiz sınırı ve 2026 değişikliği

HMK m. 362/1-a’ya göre miktar veya değeri temyiz sınırını geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. Kanunda 40.000 TL olarak yazan bu tutar, her yıl yeniden değerleme oranında artırılır (HMK ek m. 1/1). 2025’te 7550 sayılı Kanun ile parasal sınırların, kararın verildiği tarihe değil, davanın açıldığı tarihe göre uygulanacağı kabul edildi (ek m. 1/2).

2026’da bu sistemde önemli bir değişiklik oldu. Anayasa Mahkemesi 26.02.2026 tarihli, E. 2026/49, K. 2026/48 sayılı kararıyla m. 362/1-a’yı “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” yönünden iptal etti. İptal, bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını değiştirerek yeniden karar verdiği dosyalarda temyiz sınırının uygulanmasıyla ilgilidir. Bunun üzerine 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun ile maddeye yukarıdaki üçüncü fıkra eklendi.

Yeni kurala göre:

  1. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmişse, eski sistem devam eder; tutar 682.000 TL’nin altındaysa karar kesindir.
  2. Bölge adliye mahkemesi istinafı kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar vermişse, kabul edilen veya reddedilen kısım istinaf sınırını (2026 için 50.000 TL) aşıyorsa temyiz edilebilir.
  3. Ancak bu durumda da bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece kararı arasındaki fark istinaf sınırını geçmiyorsa veya değişiklik yalnızca yargılama gideri ya da vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır.

Yargıtay kesinlik sınırını resen gözetir

Hukuk Davasında Temyiz (HMK 361-373) bilgi grafiği

Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkindir. Taraflar itiraz etmese de Yargıtay sınırı kendiliğinden inceler. Birden fazla davacı varsa, sınır her davacı için ayrı hesaplanabilir:

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 12.12.2018 tarihli, E. 2018/4205, K. 2018/9223 sayılı kararı

Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-(a) maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. (…) Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Her bir davacı için hüküm altına alınan (kabul edilen) manevi tazminat miktarlarının karar tarihi itibariyle ayrı ayrı 47.530,00 TL’lik temyiz sınırının altında kaldığı açıktır.

Bu dosyada birden fazla davacı ayrı ayrı manevi tazminat istemiş, toplam tutar sınırı aşsa da her davacı için hükmedilen miktar sınırın altında kalmıştı. Daire, ihtiyari dava arkadaşlığında sınırın her davacı için ayrı uygulanacağını belirterek temyiz dilekçesini reddetti. Kararın verildiği dönemde sınır karar tarihine göre belirleniyordu; 2025’ten itibaren davanın açıldığı tarih esas alınmaktadır.

Tutara bakılmaksızın temyiz edilemeyen kararlar

HMK m. 362/1’e göre şu kararlar da temyiz edilemez:

  • Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalar (HMK m. 4). Kira ilişkisinden doğan ve tutarı temyiz sınırını aşan alacak davaları ile üç aylık kira bedeli temyiz sınırını aşan diğer kira davaları ve Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan taşınmazın aynına ilişkin davalar bu kuralın dışındadır (m. 362/1-b).
  • Görev, yetki ve yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar (c),
  • Çekişmesiz yargı işleri (ç),
  • Soybağı sonucu doğuranlar hariç nüfus kaydının düzeltilmesi davaları (d),
  • Davanın başka mahkemeye nakline ilişkin kararlar (e),
  • İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi geçici hukuki korumalar (f),
  • Bölge adliye mahkemesinin esasa girmeden kaldırma ve geri gönderme kararları (g).

Dilekçe, duruşma ve inceleme

Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge adliye mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yerdeki başka bir mahkemeye verilebilir (m. 365). Dilekçede temyiz sebepleri ve gerekçesi gösterilmelidir (m. 364). Harç ve gider ile cevap ve katılma yoluyla başvuruda istinaf hükümleri kıyasen uygulanır (m. 366).

Yargıtay incelemeyi kural olarak dosya üzerinden yapar. Boşanma, velayet, soybağı, kısıtlama, tüzel kişiliğin feshi, genel kurul kararlarının iptali davaları ile kanunda yazan 60.000 TL’lik sınırın güncellenmiş tutarını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri isterse duruşma yapılır (m. 369/2).

Yargıtay, tarafların ileri sürdüğü sebeplerle bağlı değildir; kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir (m. 369/1). Bozma sebepleri şunlardır (m. 371): hukukun veya sözleşmenin yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık, bir tarafın delillerinin kanuni sebep olmadan kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hataları.

Yargıtay kararları: Onama, düzelterek onama, bozma

  • Onama: Karar hukuka uygunsa onanır; onama kararı da gerekçeli olmalıdır (m. 370/1).
  • Düzelterek onama: Esas doğru olup yalnızca kanunun uygulanmasında yeniden yargılama gerektirmeyen bir hata varsa, Yargıtay kararı düzelterek onar (m. 370/2).
  • Bozma: Bozma, istinafın esastan reddine ilişkinse dosya ilk derece mahkemesine; bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği karara ilişkinse bölge adliye mahkemesine gönderilir (m. 373/1-2).

Bozmadan sonra mahkeme bozmaya uyabilir veya direnebilir. Direnme kararı temyiz edilirse önce bozmayı veren daire inceler; daire direnmeyi yerinde görmezse dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gider. Hukuk Genel Kurulu kararına uyulması zorunludur (m. 373/5-7).

Sıkça sorulan sorular

Temyiz süresi içinde karar icraya konulabilir mi?
Konulabilir. Temyiz icrayı durdurmaz; para alacaklarında borçlu teminat göstererek icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Nafaka kararlarında bu yol kapalıdır (m. 367/1).

Kesin olan bir karara karşı başka yol var mı?
Kesinleşen kararlara karşı Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına temyiz yoluna başvurabilir; ancak bu bozma kararın taraflar bakımından sonuçlarını ortadan kaldırmaz (m. 363). Hak ihlali iddiası varsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.

Yeni 362/3 hükmü hangi dosyalara uygulanır?
Usul kuralları kural olarak derhâl uygulanır. Ancak yürürlükten önce verilmiş ve kesinleşmiş kararlar bu hükümden etkilenmez. Hükmün geçiş dönemindeki dosyalara nasıl uygulanacağı, Yargıtay kararlarıyla netleşecektir.

Manevi tazminat davalarında temyiz sınırı uygulanır mı?
Manevi tazminat kararlarında istinaf sınırı uygulanmaz (m. 341/2); ancak temyiz sınırı için böyle bir istisna yoktur. Manevi tazminat miktarı temyiz sınırının altındaysa bölge adliye mahkemesi kararı kural olarak kesindir.

Temyiz edilebilirliği kontrol etmek

Temyiz dilekçesi hazırlanmadan önce dört soru sorulmalıdır: Dava hangi yıl açıldı ve o yılın temyiz sınırı nedir? Bölge adliye mahkemesi istinafı reddetti mi, yoksa kabul edip yeni karar mı verdi? Değişen kısım istinaf sınırını aşıyor mu? Dava, tutardan bağımsız olarak temyize kapalı bir türde mi? İstinaf aşamasını Hukuk Davasında İstinaf yazımızda anlattık.

Mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.

Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.