İcra Ceza Mahkemesi: Görevleri, Şikâyet Süresi ve İtiraz (İİK 344-354)

Nafaka ödememek, mal beyanında bulunmamak, taahhüdü ihlal etmek veya alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mal kaçırmak gibi fiiller, İcra ve İflas Kanununda suç ya da disiplin ve tazyik hapsi gerektiren davranış olarak düzenlenmiştir. Bu fiillere ilişkin davalar genel ceza mahkemelerinde değil, icra mahkemelerinde, uygulamadaki adıyla icra ceza mahkemesinde görülür. Kısa şikâyet süresi ve özel yargılama usulü, bu davaları genel ceza davalarından ayırır.

KISA CEVAP

  • İcra ve İflas Kanunundaki suçlara ve disiplin ile tazyik hapsine icra mahkemesi bakar.
  • Bu davalar diğer mahkemelerdeki ceza davalarıyla birleştirilemez.
  • Şikâyet hakkı, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde işlenmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.
  • Yetkili mahkeme, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesidir.
  • Duruşmada Cumhuriyet savcısı bulunmaz; mahkeme en geç beş gün içinde karar verir.
  • Tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir.

Kanun metni

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 346 ve 347

(346) Bu Kanun hükümlerine göre disiplin veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir. İcra mahkemesinin görevine giren bu işler, diğer mahkemelerde görülen ceza davaları ile birleştirilemez. Bu Bapta yer alan suçlarla ilgili davalara, icra mahkemesinde bakılır. (347) Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.

Görev alanındaki başlıca fiiller

İcra Ceza Mahkemesi (İİK 344-354) bilgi grafiği

İcra ceza mahkemesinin baktığı başlıca davalar ve öngörülen yaptırımlar şunlardır:

FiilMaddeYaptırım
Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mal kaçırmaİİK 3316 ay-3 yıl hapis ve 1000 güne kadar adli para cezası
Mal beyanında bulunmama, mevcudu eksik göstermeİİK 337/a3 ay-1 yıl hapis
Gerçeğe aykırı beyanİİK 3383 ay-1 yıl hapis
Sonradan edinilen mal ve gelir artışını bildirmemeİİK 33910 gün veya 1 aya kadar disiplin hapsi
Ödeme şartını veya taahhüdü ihlalİİK 3403 aya kadar tazyik hapsi
Bir işin yapılmasına ilişkin ilama aykırılıkİİK 3433 aya kadar tazyik hapsi
Nafaka kararına uymamaİİK 3443 aya kadar tazyik hapsi
Sermaye şirketinde iflas istememeİİK 345/a10 gün-3 ay hapis
Artırmadan çekilmeİİK 345/b1 yıla kadar hapis ve 1000 güne kadar adli para cezası

İİK 331’deki suçun oluşması için borçlunun, takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde mallarını kaçırması ve alacaklının aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat etmesi gerekir. İİK 337/a’da ise borçlu, alacaklının zarar görmediğini ispat ederse ceza verilmez.

Suç, tazyik hapsi ve disiplin hapsi ayrımı

İİK’daki yaptırımlar üç farklı nitelik taşır. İİK 331, 337/a, 338, 345/a ve 345/b’deki yaptırımlar gerçek anlamda cezadır; bu fiiller suç niteliğindedir ve İİK 353/2 uyarınca CMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerine tabidir.

Tazyik hapsi ise bir ceza değil, borçluyu yükümlülüğünü yerine getirmeye zorlama aracıdır. Nafaka ödememe, taahhüdü ihlal ve ilama aykırılık hâllerinde öngörülür. Borçlu hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borcu öderse tahliye edilir. Disiplin hapsi de kısa süreli bir yaptırımdır ve İİK 339’da olduğu gibi borçlunun bildirim yükümlülüğüne aykırılığını yaptırıma bağlar. Bu iki hapis türü ceza niteliğinde olmadığından, kural olarak ertelenmesi, adli para cezasına çevrilmesi veya hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması söz konusu olmaz. Bunlara karşı kanun yolu da İİK 353/1’deki itirazdır.

İİK 354’e eklenen fıkra uyarınca, nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı aylık brüt asgari ücretin altında kalan takiplerde disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz. Ayrıca İİK 344/2 uyarınca borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler gözetilerek tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Görev alanının sınırları

İİK 346/2, icra mahkemesinin görevine giren işlerin diğer mahkemelerde görülen ceza davalarıyla birleştirilemeyeceğini açıkça belirtir. Bu nedenle aynı olayda hem İİK 331’deki mal kaçırma hem de TCK’daki dolandırıcılık veya resmi belgede sahtecilik suçlarının unsurları bulunuyorsa, İİK suçu icra mahkemesinde, TCK suçu ise genel ceza mahkemesinde ayrı ayrı yargılanır.

Her icra ve iflas ile bağlantılı fiil de icra mahkemesinin görevine girmez. Örneğin İİK 342, icra dairesi aracılığıyla alacaklıya veya alıcıya teslim edilen taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlunun TCK 290 uyarınca “umumi hükümler dairesinde” cezalandırılacağını belirtir. Bu fiil için şikâyet icra mahkemesine değil, Cumhuriyet başsavcılığına yapılır ve dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Benzer şekilde, haczedilip muhafaza edilmek üzere yediemin sıfatıyla kendisine resmen teslim edilen mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan borçlu veya üçüncü kişi, TCK 289’daki muhafaza görevini kötüye kullanma suçu nedeniyle genel ceza mahkemesinde yargılanır. Bu suçta malı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bedelini ödeyen kişinin cezası TCK 289/2 uyarınca beşte dört oranında indirilir.

Şikâyet süresinin hesaplanması

İİK 347’deki süreler hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Üç aylık süre fiilin öğrenildiği tarihten, bir yıllık süre ise fiilin işlendiği tarihten başlar. Bu iki süreden biri dolmuşsa şikâyet hakkı düşer.

Öğrenme tarihinin tespiti uygulamada en çok tartışılan konudur. Alacaklının icra dosyasını hangi tarihte incelediği, haciz tutanağının tarihi, aciz belgesinin tarihi veya şirketin ticareti terk ettiğini gösteren resmi yazının tarihi gibi belgeler bu tespitte esas alınır. Elektronik ortamda takip edilen dosyalarda alacaklının dosyaya erişim tarihi de önem kazanabilir. Şikâyetçi, öğrenme tarihini gösteren belgeyi dilekçesine eklemelidir.

Yargılama usulü

Şikâyet dilekçeyle veya sözlü beyanla yapılır. Mahkeme hemen duruşma günü belirler ve sanığa çağrı kâğıdı gönderir. Taraflar duruşmaya bizzat gelmek veya vekil göndermek zorundadır. Şikâyetçi belirlenen günde gelmez ve vekil de göndermezse şikâyet hakkı düşer.

Sanık başka bir yerde oturuyorsa istinabe yoluyla sorguya çekilebilir. Duruşmaya gelmeyen veya müdafi göndermeyen sanık zabıta aracılığıyla getirilir; buna rağmen getirilemezse yargılama yokluğunda yapılır.

İİK 350’ye göre duruşmada Cumhuriyet savcısı hazır bulunmaz. İİK 351 uyarınca şikâyetçi, dilekçesinde veya beyanında gösterdiği delillerle bağlıdır; sanık ise savunması için tahkikatın genişletilmesini yalnızca bir kez isteyebilir. Mahkeme tarafları ve delilleri dinledikten sonra en geç beş gün içinde kararını verir. Şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçilmesi veya borcun ödendiğinin anlaşılması hâlinde dava ve ceza düşer.

Yargıtay kararı

Yargıtay 19. Ceza Dairesinin incelediği dosyada borçlu şirketin ticareti terk etmesi üzerine şirket yetkilileri hakkında İİK 337/a kapsamında şikâyette bulunulmuştu. Mahkeme şikâyetin süresinde yapılmadığını kabul ederek şikâyet hakkının düşmesine karar vermişti. Daire, vergi dairesi yazısındaki terk tarihine göre sürenin dolmadığını belirterek hükmü bozmuştur:

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 08.05.2018 tarihli, E. 2018/1240, K. 2018/5757 sayılı kararı

[…] Somut olayımızda ise borçlu şirketin kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünün dosya içerisinde yer alan cevabi yazısında re’sen terk tarihinin 07/12/2012 tarihi olduğu şikayet tarihinin ise 12/07/2013 tarihi olmasının karşısında bir yıllık süre henüz tamamlanmadığı ve öğrenmeden itibaren üç aylık süre de geçmediğinden mahkemece yargılamaya devamla sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik kovuşturmayla yazılı şekilde şikayet hakkının düşmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı […]

Karar, şikâyet süresinin başlangıcının belgelerle somut olarak tespit edilmesi gerektiğini gösterir. Süre hesabında hem üç aylık hem de bir yıllık süre ayrı ayrı denetlenmelidir.

Tüzel kişiler bakımından sorumluluk

İİK 345 uyarınca bu Kanunda yazılı suçlar bir tüzel kişinin yönetimi veya işlemleri sırasında işlenmişse, ceza o tüzel kişinin müdürleri, temsilcileri, vekilleri, tasfiye memurları, yönetim kurulu başkan ve üyeleri veya denetçilerinden fiili yapan kişi hakkında hükmolunur. Bu nedenle borçlu bir şirketin mal beyanında bulunmaması veya mal kaçırması hâlinde, şikâyetin şirkete değil, fiili gerçekleştiren yetkiliye yöneltilmesi gerekir. Şirket yetkilisi olmak tek başına yeterli değildir; fiilin o kişi tarafından yapıldığı veya onun yetki ve sorumluluk alanında gerçekleştiği ortaya konulmalıdır.

Örnek olaylar

Aşağıdaki örnekler konunun anlaşılması için kurgulanmıştır.

Örnek 1. A, boşanma kararıyla eşine aylık nafaka ödemekle yükümlüdür ve dört aydır ödeme yapmamaktadır. Alacaklı, nafakanın ödenmediğini öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine şikâyette bulunur. Mahkeme İİK 344 uyarınca tazyik hapsine karar verir. A, hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra birikmiş nafakayı öderse tahliye edilir.

Örnek 2. B hakkında haciz yoluyla takip başlatıldıktan sonra B, adına kayıtlı tek taşınmazını kardeşine düşük bir bedelle satar. Alacaklı, yapılan haciz işlemlerinde başka mal bulunamaması üzerine aciz belgesi alır. B’nin eylemi İİK 331 kapsamında değerlendirilir ve alacaklının şikâyeti üzerine yargılama yapılır.

Örnek 3. C şirketinin müdürü, icra dairesinin mal beyanı davetine rağmen süresinde beyanda bulunmaz. Alacaklı, mal beyanında bulunulmadığını öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde şirket müdürü hakkında İİK 337/a ve 345 uyarınca şikâyette bulunur. Müdür, alacaklının zarar görmediğini ispat ederse ceza verilmez.

Sıkça sorulan sorular

Tazyik hapsine itiraz nereye yapılır?
İtiraz, tebliğden itibaren iki hafta içinde yapılır. Dosya, aynı yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesi varsa numara olarak izleyen daireye, tek daire varsa asliye ceza mahkemesine gönderilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

İcra ceza mahkemesinin suç hükümlerine karşı hangi yola gidilir?
İİK 353/2’ye göre bu hükümler hakkında CMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır. Bu nedenle istinaf ve koşulları varsa temyiz yolu açıktır.

Nafaka borcu ödenirse tazyik hapsi ne olur?
Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borç ödenirse borçlu tahliye edilir. Ayrıca tazyik veya disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.

Şikâyet hangi yer icra mahkemesine yapılır?
İİK 348’e göre yetkili mahkeme, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesidir.

Şikâyet dilekçesinde nelere dikkat edilmelidir?
Dilekçede takip dosyası, fiilin öğrenildiği tarih ve bu tarihi gösteren belge açıkça belirtilmeli; tüm deliller dilekçede gösterilmelidir, çünkü İİK 351 uyarınca şikâyetçi gösterdiği delillerle bağlıdır. Şikâyetçinin belirlenen duruşma gününde gelmemesi ve vekil de göndermemesi hâlinde İİK 349 uyarınca şikâyet hakkı düşer; bu nedenle duruşma takibi özenle yapılmalıdır.

Borç ödenirse dava ne olur?
İİK 354 uyarınca şikâyete bağlı suçlarda şikâyetçi şikâyetinden vazgeçerse veya borcun ödendiği sabit olursa, dava ve bütün sonuçlarıyla birlikte ceza düşer. Mahkeme, İİK 352/2 uyarınca bu sebeplerle dava ve cezanın düşeceğini kararında belirtir.

Mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu.

Bu yazı, 24 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.