İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu (TCK 117): Cezası ve Unsurları

Bir şantiyeye gelip işçileri tehditle çalışmaktan alıkoymak, rakip bir esnafın dükkânını açmasını zorla engellemek veya çaresiz durumdaki bir kişiyi ücretsiz çalıştırmak, aynı hukuki değeri zedeler: kişinin serbestçe çalışma ve gelir elde etme özgürlüğünü. Anayasa’nın 48. maddesi çalışma ve sözleşme hürriyetini güvence altına alır. Türk Ceza Kanunu’nun 117. maddesi ise bu hürriyete yönelik saldırıları dört ayrı fıkrada cezalandırır.

KISA CEVAP

  • Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişi, şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır (TCK 117/1).
  • Kişinin çaresizliğini, kimsesizliğini veya bağlılığını sömürerek ücretsiz ya da açıkça düşük ücretle çalıştırmak ayrı bir suçtur (TCK 117/2).
  • Bu duruma düşürmek amacıyla kişiyi tedarik, sevk veya nakletmek de aynı cezayı gerektirir (TCK 117/3).
  • Cebir veya tehditle ücret ya da çalışma koşullarını kabule zorlamak veya bir işi durdurmak, TCK 117/4’te düzenlenmiştir.
  • Yalnızca birinci fıkradaki suç şikâyete bağlıdır.
  • Fiil başka bir suçu da oluşturuyorsa, içtima kuralları ayrıca değerlendirilir.

Kanun metni

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 117

(1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. (2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir. (3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir. (4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Dört ayrı suç tipi

İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali bilgi grafiği

Birinci fıkra: genel ihlal. Fail, cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla mağdurun çalışmasını engeller. Mağdur işçi, esnaf, serbest meslek sahibi veya işveren olabilir. Dükkânın kapısını kilitlemek, iş makinesinin önüne geçmek, müşterileri tehditle uzaklaştırmak bu kapsamda değerlendirilebilir. Suç şikâyete bağlıdır ve uzlaştırma kapsamındadır.

İkinci fıkra: emek sömürüsü. Mağdurun çaresizliği, kimsesizliği veya faile bağlılığı kullanılarak ücretsiz ya da açıkça düşük ücretle çalıştırılması cezalandırılır. Mağduru insan onuruyla bağdaşmayan çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılmak da aynı fıkradadır. Bu suç şikâyete bağlı değildir.

Üçüncü fıkra: tedarik ve nakil. Bir kişiyi ikinci fıkradaki duruma düşürmek amacıyla bulmak, yönlendirmek veya bir yerden başka bir yere götürmek de aynı cezayı gerektirir. Fiilin zorla çalıştırma amacıyla ve aldatma ya da tehdit gibi yöntemlerle yapılması hâlinde ise insan ticareti suçu (TCK 80) gündeme gelebilir.

Dördüncü fıkra: iş ilişkisine müdahale. Cebir veya tehditle işçi ya da işverenin ücret veya çalışma koşullarını kabule zorlanması ya da bir işin durdurulması cezalandırılır. Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi ise ayrı olarak TCK 118’de düzenlenmiştir.

Korunan hukuki değer ve sınırlar

Suçla korunan değer, kişinin ekonomik faaliyetini dış baskıdan uzak sürdürebilmesidir. Bu nedenle her çalışma engeli bu suçu oluşturmaz. Bir işverenin sözleşmeye uygun olarak işçinin iş akdini feshetmesi veya bir kurumun mevzuata dayanarak işyerini mühürlemesi, hukuka aykırı bir davranış niteliği taşımaz. Kiracının dükkânına erişimin engellenmesi gibi olaylarda ise kira ilişkisinin hukuki durumu ve failin amacı birlikte incelenir.

Cebir veya tehdit, iş ve çalışma hürriyetini ihlalin aracı olarak kullanılmışsa, fiilin bütün hâlinde TCK 117 kapsamında değerlendirildiği Yargıtay kararları bulunmaktadır. Ancak kasten yaralama gibi daha ağır sonuçlar doğmuşsa, bu sonuçlar için ayrıca ceza verilebilir. Konunun genel çerçevesi için Kasten Yaralama Suçu (TCK 86): Cezası, Şikâyet, Uzlaşma ve Yargıtay Kararları yazımıza bakılabilir.

Yargıtay kararı

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, şantiyeye giderek işçileri tehditle çalışmaktan alıkoyduğu iddia edilen sanıklar hakkında verilen beraat kararını değerlendirirken, suçla korunan hukuki yararı şöyle tanımlamıştır:

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 04.11.2021 tarihli, E. 2019/3830, K. 2021/26340 sayılı kararı

İş ve çalışma hürriyeti, bireyin gelir elde etmek amacıyla, mal ve hizmet üreterek, serbestçe çalışma, sözleşme yapma ve teşebbüs kurma hakkı olarak tanımlanmaktadır. TCK’nın 117/1. maddesinde düzenlenen iş ve çalışma hürriyetini ihlali suçu ile korunan hukuki yarar, bireyin her türlü baskıdan uzak, üçüncü kişilerin olumsuz müdahalelerine uğramadan serbestçe çalışabilmesidir.

Daire, aynı kararda tanık anlatımlarıyla doğrulanan eylemin “bir bütün halinde yalnızca iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturduğu” değerlendirmesini yapmış ve beraat hükmünü bozmuştur. Kararda ayrıca sanıklardan birinin öldüğüne ilişkin bilginin araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Karar, tehdidin çalışmayı engellemenin aracı olduğu olaylarda ayrı bir tehdit suçu yerine TCK 117/1’in uygulanabileceğini göstermektedir.

Emek sömürüsü ile insan ticareti arasındaki sınır

İkinci ve üçüncü fıkralar ile TCK 80’deki insan ticareti suçu birbirine yakındır. İnsan ticaretinde fail, zorla çalıştırma, hizmet ettirme veya esarete tabi kılma maksadıyla tehdit, baskı, cebir, kandırma veya kişinin çaresizliğinden yararlanma gibi araçlarla mağdurun rızasını elde eder ve onu ülkeye sokar, ülke dışına çıkarır, tedarik eder, kaçırır, bir yerden başka bir yere götürür veya barındırır. Cezası sekiz yıldan on iki yıla kadar hapistir ve TCK 117’ye göre çok ağırdır.

İki suçu ayıran ölçütler şunlardır:

  • Araç fiiller: İnsan ticaretinde tehdit, kandırma, nüfuzu kötüye kullanma gibi araç fiiller aranır. TCK 117/2’de ise çaresizlik, kimsesizlik veya bağlılığın sömürülmesi yeterlidir.
  • Özgürlüğün kısıtlanma derecesi: Mağdurun pasaportuna el konulması, işyerinden ayrılmasının engellenmesi, borçlandırılarak bağımlı hâle getirilmesi insan ticaretine işaret eder. Mağdur düşük ücrete rağmen işi bırakıp gidebiliyorsa, TCK 117/2 daha uygun olabilir.
  • Mağdurun yaşı: On sekiz yaşından küçükler bakımından TCK 80/3, araç fiillerin hiçbirine başvurulmamış olsa bile insan ticareti suçunun oluşacağını öngörür. Çocukların açıkça düşük ücretle ağır işlerde çalıştırılması bu nedenle insan ticareti olarak değerlendirilebilir.

Mevsimlik tarım işçiliği, ev içi hizmetler ve kayıt dışı yabancı işçilerin çalıştırıldığı işyerleri, bu suçların en sık görüldüğü alanlardır. Mağdurun Türkçe bilmemesi, oturma izninin olmaması veya borç nedeniyle aracıya bağımlı olması, çaresizlik ve bağlılık unsurlarının değerlendirilmesinde dikkate alınır.

Sendikal haklarla ilişkisi

İşçilerin sendikaya üye olmaya veya sendikadan ayrılmaya zorlanması TCK 117’de değil, TCK 118’de düzenlenmiştir. TCK 118/1, bir kimseyi sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendika faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişiyi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Bir sendikanın faaliyetlerinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir (m. 118/2). İşverenin işçilere “sendikadan istifa etmezseniz işten çıkarılırsınız” demesi, TCK 118/1 kapsamında tehdit olarak değerlendirilebilir; bu suç şikâyete bağlı değildir.

Kira ve ticari uyuşmazlıklarda kilit değiştirme

Kirası ödenmeyen kiraya verenin dükkânın kilidini değiştirmesi veya kiracının eşyalarını dışarı çıkarması, uygulamada sıkça karşılaşılan bir olaydır. Kiraya veren tahliye için icra veya mahkeme yoluna gitmek zorundadır; kendiliğinden tahliye hukuka aykırıdır. Bu davranış kiracının çalışmasını engellediğinden TCK 117/1 kapsamında değerlendirilebilir. Fail alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanmışsa TCK 150/1 de tartışılır; bu hükme göre bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanan kişiye yalnızca tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanır. Hangi hükmün uygulanacağı, failin amacının alacağı tahsil etmek mi yoksa kiracının çalışmasını engellemek mi olduğuna göre belirlenir.

Usul ve zamanaşımı

Birinci fıkradaki suç şikâyete bağlı olduğundan CMK 253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır; diğer fıkralardaki suçlar uzlaştırmaya tabi değildir. Dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Bütün fıkralarda cezanın üst sınırı beş yılın altında kaldığından dava zamanaşımı TCK 66/1-e uyarınca sekiz yıldır. Birinci ve ikinci fıkralarda hapis ile adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüştür; mahkeme doğrudan adli para cezasına hükmedebilir. İkinci fıkrada adli para cezası yüz günden az olamaz.

Örnek olay

Bir tarım aracısı, Doğu Anadolu’dan getirdiği bir aileyi Ege’deki bir bahçede çalıştırır. Aile, çadırda içme suyu ve tuvalet olmadan kalır, günde on dört saat çalışır. Aracı, yol masrafı ve yiyecek bedeli adı altında ücretin büyük kısmını keser; aile sezon sonunda neredeyse hiç para alamaz. Bu olayda aracının eylemi, ailenin çaresizliğini sömürerek açıkça orantısız düşük ücretle ve insan onuruyla bağdaşmayan konaklama koşullarında çalıştırma nedeniyle TCK 117/2 kapsamındadır. Aileyi bu amaçla bölgeden getiren kişi TCK 117/3’ten sorumlu olur. Aracı ailenin kimlik kartlarını alıp gitmelerini engellemişse veya ailenin içinde çalıştırılan küçük çocuklar varsa, TCK 80’deki insan ticareti suçu gündeme gelir.

Sıkça sorulan sorular

İşverenin maaş ödememesi bu suçu oluşturur mu?
Ücretin ödenmemesi tek başına bir alacak uyuşmazlığıdır ve iş mahkemesinde çözülür. Ancak işçinin çaresizliği sömürülerek ücretsiz çalıştırılması TCK 117/2 kapsamında değerlendirilebilir.

Şikâyet süresi ne kadardır?
Birinci fıkradaki suç için şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK 73/1). Diğer fıkralardaki suçlar re’sen soruşturulur.

Komşunun dükkân önüne araç park ederek girişi engellemesi bu suç mudur?
Somut olaya göre değişir. Engelleme, çalışmayı engelleme kastıyla ve süreklilik gösterecek şekilde yapılmışsa TCK 117/1 tartışılabilir; kısa süreli ve kasıt içermeyen park sorunları genellikle bu kapsama girmez.

Grev sırasında çalışmak isteyen işçilerin engellenmesi suç mudur?
Cebir veya tehdit kullanılarak çalışmak isteyen işçilerin engellenmesi TCK 117 kapsamında değerlendirilebilir. Grev hakkının kullanılması ise kanuna uygun olduğu ölçüde suç oluşturmaz.

Emek sömürüsünün mağduru tazminat isteyebilir mi?
İsteyebilir. Ödenmeyen ücretler iş mahkemesinde, emek sömürüsü nedeniyle uğranılan manevi zarar ise genel hükümlere göre talep edilebilir. Ceza davasına katılan mağdur, mahkûmiyet kararını hukuk davasında delil olarak kullanır.

Sonuç

TCK 117, çalışma özgürlüğünü hem bireysel saldırılara hem de ekonomik sömürüye karşı korur. Birinci fıkradaki suç şikâyete bağlı ve uzlaştırmaya tabi iken, emek sömürüsü ve iş ilişkisine cebirle müdahale re’sen soruşturulur. Olayın hangi fıkraya girdiği; failin kullandığı araç, mağdurun durumu ve amaçlanan sonuç birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.

Bu yazı, 24 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.