Kamuya yararlı bir işte çalıştırılma, cezanın cezaevi dışında ve topluma fayda sağlayan bir faaliyetle yerine getirilmesini sağlayan bir yöntemdir. Türk hukukunda iki farklı bağlamda karşımıza çıkar. Birincisi, mahkemenin kısa süreli hapis cezasını bu tedbire çevirmesidir (TCK 50/1-f). İkincisi, ödenmeyen adli para cezasının savcılık kararıyla kamuya yararlı işte çalışarak infaz edilmesidir (5275 sayılı Kanun m. 106/3). Her iki durumda da uygulama denetimli serbestlik müdürlükleri aracılığıyla yürütülür.
KISA CEVAP
- Bir yıl veya daha kısa süreli hapis cezası, kişinin gönüllü olması şartıyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilebilir.
- Çalıştırma süresi, mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadardır.
- Mahkeme kişiye gönüllü olup olmadığını sormadan bu tedbire hükmedemez.
- Hüküm kesinleştikten sonra tebligata rağmen otuz gün içinde çalışmaya başlanmazsa hapis cezası infaz edilebilir.
- Ödenmeyen adli para cezası, iki saat çalışma karşılığı bir gün hesabıyla kamuya yararlı işte çalışarak ödenir.
- Çalışılacak yer ve iş türü kural olarak denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.
Kanun metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 50/1-f ve 50/6
(1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; […] f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir. […] (6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.
Seçenek yaptırım olarak

TCK’ya göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır. Mahkeme bu cezayı; kişinin kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, pişmanlığı ve suçun özellikleri gibi ölçütlere göre seçenek yaptırımlardan birine çevirebilir. Kamuya yararlı işte çalıştırılma bu seçeneklerden biridir.
Bu seçeneğin ayırt edici özelliği gönüllülüktür. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler zorla çalıştırmayı yasaklar. Bu nedenle mahkeme, hüküm kurmadan önce sanığa bu tedbiri kabul edip etmediğini açıkça sormalı ve cevabı tutanağa geçirmelidir. Hükümde çalışma süresi gösterilir; işin türü ve yeri ise infaz aşamasında belirlenir.
Kişi çalışmaya başlamaz veya devam etmezse, infaz hâkimliği hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verebilir. Kişinin elinde olmayan nedenlerle tedbir yerine getirilemezse, infaz hâkimliği tedbiri değiştirebilir (TCK 50/7).
Kimler için uygulanabilir?
Kamuya yararlı işe çevirme ancak kısa süreli hapis cezasında, yani hükmedilen ceza bir yıl veya daha az olduğunda mümkündür. Bu sınır, kanundaki soyut cezaya göre değil, mahkemenin indirimlerden sonra belirlediği sonuç cezaya göre hesaplanır. Örneğin bir suçun kanundaki cezası iki yıla kadar olsa bile, mahkemenin takdiri indirimden sonra sonuç olarak on ay hapis cezası vermesi hâlinde çevirme mümkündür.
Kanun bazı kişiler bakımından çevirmeyi zorunlu kılar. Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, otuz gün veya daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, seçenek yaptırımlardan birine çevrilir (TCK m. 50/3). Bu kişilerde mahkemenin takdir yetkisi, hangi seçeneğin uygulanacağıyla sınırlıdır; gönüllülük şartı ise kamuya yararlı iş seçeneğinde burada da aranır.
Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüşse ve mahkeme hapis cezasını seçmişse, bu hapis cezası artık adli para cezasına çevrilemez (TCK m. 50/2). Bu durumda kamuya yararlı iş gibi diğer seçenekler değerlendirilebilir.
Çalışma süresi nasıl hesaplanır?
Mahkeme çalışma süresini, mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar olacak şekilde gün olarak belirler. Altı ay hapis cezası verilen bir kişi için bu süre üç ay ile altı ay arasında olabilir. Günlük çalışma süresi en az iki, en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Müdürlük, kişinin işini, sağlık durumunu ve aile yükümlülüklerini dikkate alarak bir program hazırlar. Çalışılan günler kayıt altına alınır ve program tamamlandığında ceza infaz edilmiş sayılır.
Seçenek yaptırıma çevrilen cezada asıl mahkûmiyet, çevrilen tedbirdir (TCK m. 50/5). Ancak kişi tedbire başlamaz veya devam etmezse bu kural uygulanmaz ve infaz hâkimliği hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir (TCK m. 50/6).
Adli para cezasının infazında
5275 sayılı Kanunun 106. maddesine göre adli para cezası ödenmediğinde Cumhuriyet savcısı, ödenmeyen kısma karşılık gelen gün sayısını hapis cezasına çevirir ve kişinin iki saat çalışması bir gün sayılmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verir. Kişi bu yükümlülüğe uymazsa çevrilen hapis cezası infaz kurumunda çektirilir. Bu uygulama, adli para cezasını ödeyemeyen kişiler için doğrudan hapis yerine bir ara çözüm sunar.
Adli para cezasından çevrilen çalışmada uyumsuzluk
Adli para cezası ödeme emri tebliğ edildiği hâlde süresinde ödenmezse, Cumhuriyet savcısı ödenmeyen kısma karşılık gelen gün sayısını hapis cezasına çevirir ve iki saat çalışma bir gün sayılmak üzere kamuya yararlı işte çalıştırmaya karar verir (5275 sayılı Kanun m. 106/3). Burada gönüllülük aranmaz; çünkü kişi aslında ödemesi gereken cezayı ödemediği için bu yola gidilmiştir.
Hükümlü kendisi için hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin uyarılarına uymazsa, çalıştığı günler hapis cezasından düşülür ve kalan kısım açık ceza infaz kurumunda çektirilir. Hükümlü, çalışma sürecinin herhangi bir aşamasında kalan para cezasını öderse çalıştırma sona erer. Ödenen miktar, karşılık gelen gün sayısı hesaplanarak düşülür.
Örnek olarak 100 gün karşılığı 10.000 Türk lirası adli para cezası ödenmemiş bir kişiyi düşünelim. Savcılık 100 gün hapse çevirme ve 200 saat kamuya yararlı işte çalıştırma kararı verir. Kişi 40 günlük karşılığı olan 80 saati çalıştıktan sonra programa devam etmezse, kalan 60 gün açık ceza infaz kurumunda çektirilir. Kişi bu aşamada kalan 6.000 Türk lirasını öderse hapis cezasının infazına son verilir.
Tedbirin yerine getirilemediği durumlar
Kanun, kişinin istekli olmasına rağmen tedbiri yerine getiremediği hâlleri, tedbire uymamaktan ayırır. Hükmedilen seçenek tedbir hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilemezse infaz hâkimliği tedbiri değiştirir (TCK m. 50/7). Ağır bir hastalık, ameliyat sonrası iyileşme dönemi, bedensel çalışmaya engel bir engellilik durumu veya bakıma muhtaç bir aile üyesi bu kapsamda değerlendirilebilir.
Bu durumda kişi, denetimli serbestlik müdürlüğüne mazeretini gösteren sağlık raporu veya resmî belgelerle başvurmalıdır. Müdürlük önce kişinin durumuna uygun başka bir iş veya program arar. Uygun iş bulunamazsa dosya infaz hâkimliğine gönderilir ve hâkim, TCK m. 50/1’deki diğer seçeneklerden birini, örneğin belirli yerlere gitmekten yasaklanmayı veya zararın giderilmesini uygulayabilir. Mazeretin belgelenmemesi ise programa uymama olarak değerlendirilir ve hapis cezasının infazı sonucunu doğurabilir.
Çalışmaya başlamak için öngörülen otuz günlük süre, hüküm kesinleştikten sonra savcılığın yaptığı tebligatla başlar. Adres değişikliği nedeniyle tebligatın ulaşmaması kişiyi korumaz; tebligat adres kayıt sistemindeki adrese yapılır. Bu nedenle mahkûmiyet hükmünden sonra adres değişikliği yapan kişinin, savcılığa yeni adresini bildirmesi yararlıdır.
Ertelemeden ve HAGB’den farkı
Kamuya yararlı işe çevirme, cezanın ertelenmesinden ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından farklıdır. Erteleme ve HAGB’de kişi denetim süresini iyi hâlle geçirirse ceza ya infaz edilmiş sayılır ya da hüküm ortadan kalkar. Kamuya yararlı işte ise kişi fiilen çalışarak cezayı yerine getirir. HAGB kararı verilen hükümde hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilemez (CMK m. 231/7). Mahkeme bu nedenle önce HAGB şartlarını, sonra erteleme ve seçenek yaptırım ihtimallerini değerlendirir. Sanığın hangi kurumdan yararlanmak istediğini savunmasında açıkça belirtmesi, mahkemenin değerlendirmesini kolaylaştırır.
Yargıtay kararı
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2019 tarihli kararına konu olayda sanık, mühür bozma suçundan mahkûm edilmiş ve verilen hapis cezası kamuya yararlı işte çalıştırılmaya çevrilmiştir. Mahkeme ayrıca sanığın temizlik iş kolunda çalışmasına karar vermiştir. Daire hükmü iki yönden bozmuştur:
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 24.01.2019 tarihli, E. 2017/14750, K. 2019/890 sayılı kararı
1-Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 50. maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinde sanığın, gönüllü olması koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebileceği öngörüldüğü halde, sanığa gönüllü olup olmadığı sorulmadan kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilmesi, 2- Kabule göre; Sanığın kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verildikten sonra infazı kısıtlar şekilde “temizlik iş kolunda çalıştırılmasına” karar verilmesi, Yasaya aykırı
Karara göre gönüllülük şartı mutlaktır ve mahkeme işin türünü önceden belirleyerek infazı kısıtlayamaz. İşin yeri ve türü, kişinin durumuna göre infaz aşamasında belirlenir.
Sıkça sorulan sorular
Hangi işlerde çalıştırılır?
Uygulamada belediyeler, okullar, hastaneler, huzurevleri ve kamu kurumlarında; temizlik, bakım, düzenleme veya mesleki becerilere uygun işlerde çalıştırma yapılır.
Çalışma ücretli midir?
Hayır. Kamuya yararlı işte çalıştırılma bir yaptırım niteliğindedir ve ücret ödenmez.
Kişi bu tedbiri reddedebilir mi?
Evet. Seçenek yaptırım olarak kamuya yararlı iş gönüllülüğe bağlıdır. Reddedilirse mahkeme diğer seçenekleri veya hapis cezasını değerlendirir.
Adli sicile işler mi?
Kamuya yararlı işe çevrilen ceza da bir mahkûmiyettir ve adli sicile kaydedilir. Kayıt istenmiyorsa HAGB şartları değerlendirilmelidir; bkz. “HAGB ile Cezanın Ertelenmesi Arasındaki Farklar”.
Çalışma programı iş saatleriyle çakışırsa ne yapılır?
Denetimli serbestlik müdürlüğüne iş yerinden alınacak çalışma saatlerini gösteren bir yazıyla başvurulur. Müdürlük, programı hafta sonlarına veya mesai dışı saatlere kaydırabilir. Bu talep çalışmaya başlamadan önce yapılmalıdır; aksi hâlde devamsızlık olarak kayda geçebilir.
Kamuya yararlı işe çevrilen ceza tekerrüre esas olur mu?
Seçenek yaptırıma çevrilen ceza da kesinleşmiş bir mahkûmiyettir ve kural olarak tekerrüre esas alınabilir. Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkûmiyette, cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür hükümleri uygulanmaz (TCK m. 58/2-b). Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında ve fiili on sekiz yaşından önce işleyen kişiler bakımından da tekerrür uygulanmaz.
Çalışma süresi içinde yurt dışına çıkılabilir mi?
Program devam ederken yurt dışına çıkış, çalışmanın kesintiye uğraması anlamına gelir. Zorunlu bir seyahat varsa önceden denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurularak programın ertelenmesi veya yeniden düzenlenmesi istenmelidir.
Uygulamada
Denetimli serbestlik müdürlüğünden gelen çağrıya süresinde cevap verilmeli, sağlık veya iş nedeniyle uygun olmayan çalışma yerleri için belgeli olarak değişiklik istenmelidir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
Bu yazı, 24 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
