Mobbing, iş yerinde bir çalışanın bir süreye yayılan, sistemli ve kasıtlı davranışlarla yıldırılması, dışlanması ya da işten uzaklaştırılmaya çalışılmasıdır. Hukuktaki adı psikolojik tacizdir. Mobbinge uğrayan işçi iş sözleşmesini haklı sebeple feshedip kıdem tazminatı isteyebilir, kişilik hakları zedelendiği için manevi tazminat talep edebilir ve iş yerindeyken işverenden önlem alınmasını isteyebilir. Bu hakların hepsinde sonucu belirleyen, işçinin tacizi ne kadar somut delillerle ortaya koyduğudur.
KISA CEVAP
- İşveren, işçilerin psikolojik tacize uğramaması ve uğrayanların daha fazla zarar görmemesi için önlem almakla yükümlüdür (TBK m. 417).
- Mobbing sayılması için davranışların bir işçiyi hedef alması, belli bir süreye yayılması ve sistemli hâle gelmesi gerekir. Tek bir tartışma ya da olağan iş denetimi mobbing değildir.
- Mobbinge uğrayan işçi iş sözleşmesini haklı sebeple feshedebilir ve en az bir yıllık kıdemi varsa kıdem tazminatı ister.
- Haklı fesih, son taciz eyleminden itibaren altı iş günü ve her hâlde bir yıl içinde yapılmalıdır.
- Kişilik hakları zedelenen işçi manevi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat için de önce arabulucuya başvurmak zorunludur.
- İşçiden kesin ispat beklenmez, ama tanık ve belgeyle somut olaylar gösterilmelidir.
Mobbing nedir?
Kanunda mobbingin tanımı yoktur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) “psikolojik taciz” terimini kullanır ama tanımlamaz. Tanımı Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları yapmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında ölçütleri şöyle sıralamıştır:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.09.2020 tarihli, E. 2016/1208, K. 2020/590 sayılı kararı
Müdahalelerin işyeri ile ilgili işyerinde çalışan diğer şahıslar tarafından süreklilik arz edecek şekilde tekrarlanan, sistemli ve kasıtlı, yıldırma ve dışlama amaçlı; mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda ve sağlığında zarar ortaya çıkaran nitelikte olması gerekir. […] Görüldüğü üzere, bir eylemin psikolojik taciz olarak kabul edilebilmesi için, bir işçinin hedef alınarak gerçekleştirilmesi, belli bir süreye yayılması ve bu durumun sistematik bir hâl alması gerekir. Belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Psikolojik tacizin nedenleri farklılık göstermesine karşın amaç, çoğu kez işçinin işyerinden ayrılmasını sağlamaktır.
Taciz yalnızca işverenden ya da yöneticiden gelmez. Aynı düzeydeki iş arkadaşları ya da astlar da mobbing uygulayabilir. İşveren bunu bildiği hâlde önlem almazsa sorumluluk yine işverene düşer.
Mobbing sayılabilecek davranışlar
Uygulamada şu davranışlar mobbing iddialarında sık görülür:
- İşçinin sürekli başkalarının önünde azarlanması, aşağılanması, alay konusu edilmesi
- Toplantılara çağrılmaması, bilgi akışının dışında bırakılması, iş arkadaşlarıyla konuşmasının engellenmesi
- Hiç iş verilmemesi ya da tam tersine yetişmesi imkânsız işlerle yüklenmesi
- Görev tanımı ve unvanı dışında, onu küçük düşürecek işlere verilmesi
- Gerekçesiz ve art arda savunma istenmesi, tutanak tutulması, uyarı verilmesi
- Masasının, odasının, yetkilerinin elinden alınması, sürekli yer değiştirilmesi
- İstifaya zorlanması, işten çıkarılacağı yönünde sürekli tehdit edilmesi
Mobbing sayılmayan durumlar
Her iş yeri çatışması mobbing değildir. Tek seferlik bir tartışma, bir yöneticinin sert ama genel üslubu, işçinin olağan biçimde denetlenmesi, performansının değerlendirilmesi ya da işin gereği olarak görev yerinin değiştirilmesi tek başına psikolojik taciz sayılmaz. Bu ayrım davaların en çok tartışılan noktasıdır:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 24.12.2025 tarihli, E. 2025/8815, K. 2025/10336 sayılı kararı
[…] davacının işyerinde eşit düzeyde çalışanlar, astları ya da üstleri tarafından sistematik biçimde kötü muamele, tehdit, şiddet ve aşağılama gibi davranışlara maruz kaldığının somut delillerle ispatlanamadığı, süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla, sık sık tekrarlanmayan münferit olayların psikolojik taciz olarak nitelendirilemeyeceği, davacının üst amiri tarafından denetlenmesinin de psikolojik taciz olmadığı […]
Bu sözler Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesidir; Yargıtay bu gerekçeyle verilen ret kararını onamıştır.
İşverenin yükümlülüğü
İşverenin mobbinge karşı yükümlülüğü TBK m. 417’de düzenlenmiştir:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 417
İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.
İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.
Maddenin son fıkrasına göre mobbingden doğan zararın tazmini sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabidir. Bunun işçi açısından iki sonucu vardır: zamanaşımı süresi on yıldır (TBK m. 146) ve işveren, kusuru olmadığını kendisi ispat etmedikçe sorumludur (TBK m. 112).
Mobbing nasıl ispat edilir?
Mobbingi ispat yükü, iddia eden işçidedir. Ancak taciz çoğu zaman tanık olmayan ortamlarda, sözle ve imayla yapılır. Yargıtay bu yüzden kesin ispat yerine yaklaşık ispatı yeterli görür:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.09.2020 tarihli, E. 2016/1208, K. 2020/590 sayılı kararı
Her ne kadar psikolojik tacize uğradığını iddia eden mağdur, bu iddiasını ispatlamakla yükümlü ise de; psikolojik tacizin genellikle tacizi uygulayan ile tacize maruz kalan arasında gerçekleşen bir olgu olması karşısında olayların tipik akışı, tecrübe kuralları göz önüne alınarak sonuca gidilmesinde yarar bulunmaktadır. Yaklaşık ispat olarak adlandırılan bu yaklaşım tarzı işin doğasına da uygundur.
Yaklaşık ispat, hiç delil olmadan iddia edilen her şeyin kabul edileceği anlamına gelmez. İşçinin, olayların bir süreye yayıldığını ve sistemli olduğunu gösteren somut vakıalar ortaya koyması gerekir. Yalnızca genel ifadeler içeren (“baskı yapılıyordu”, “dışlanıyordu”) tanık beyanları çoğu zaman yeterli bulunmaz.
Hangi deliller işe yarar?
- Yazışmalar: E-postalar, kurumsal mesajlaşma kayıtları, WhatsApp mesajları. Aşağılayıcı ifadeler, imkânsız iş talepleri, gece yarısı gelen talimatlar.
- Tanıklar: Olaylara bizzat şahit olan iş arkadaşları. Tanığın olayı kendisinin görüp duyduğunu anlatabilmesi gerekir; başkasından duyduğunu anlatan tanığın beyanı zayıf kalır.
- Kayıtlar: Art arda verilen uyarılar, savunma istemleri, tutanaklar, görev değişikliği yazıları. Kısa sürede yoğunlaşan bu belgeler sistemli bir baskıyı gösterebilir.
- Sağlık belgeleri: Psikiyatri veya psikoloji muayene kayıtları, raporlar, ilaç reçeteleri. Bunlar tacizin işçinin sağlığına etkisini gösterir.
- Şikâyet kayıtları: İşçinin insan kaynaklarına, etik kuruluna ya da yöneticiye yaptığı yazılı şikâyetler ve bunlara verilen cevaplar. İşverenin bilgi sahibi olduğunu ve önlem almadığını gösterir.
- Not defteri: Tarih, saat, yer, olay ve orada bulunanları gösteren düzenli notlar tek başına delil değildir, ama tanıkları ve belgeleri birbirine bağlamaya yardım eder.
Gizli ses ya da görüntü kaydının delil olarak kullanılması tartışmalıdır. Kayıt hukuka aykırı delil sayılabilir ve kaydı yapan hakkında suç şikâyetine de konu olabilir. Böyle bir kayıt yapmadan önce hukuki destek almak gerekir.
Mobbinge uğrayan işçinin hakları
Haklı fesih ve kıdem tazminatı
Mobbing, işçiye iş sözleşmesini bildirim süresi beklemeden feshetme hakkı verir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 24/II, işverenin işçinin şeref ve namusuna dokunacak söz ve davranışlarını (b bendi), işçiye sataşmasını ya da gözdağı vermesini (d bendi) ve işçinin başka bir işçi ya da üçüncü kişilerce iş yerinde cinsel tacize uğraması hâlinde gerekli önlemleri almamasını (c bendi) haklı fesih sebebi sayar. Sistemli psikolojik taciz, bu bentlerde sayılan davranışları içerdiği ölçüde haklı fesih sebebidir.
Haklı sebeple fesheden işçi, en az bir yıllık kıdemi varsa kıdem tazminatı ister. İhbar tazminatı alamaz, çünkü sözleşmeyi kendisi feshetmiştir. Kıdem tazminatının şartları ve hesabı için İşçilik Alacakları yazımıza ve kıdem tazminatı hesaplama aracına bakabilirsiniz.
Fesih bildiriminde sebebi açıkça yazın
Fesih bildiriminde mobbingi ve varsa diğer sebepleri (ödenmeyen fazla mesai, eksik sigorta bildirimi gibi) tek tek yazmak gerekir. Mahkeme, işçinin fesih bildiriminde gösterdiği sebeplerle bağlıdır; sonradan yeni sebep eklenemez:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 24.05.2023 tarihli, E. 2022/14582, K. 2023/7688 sayılı kararı
Fesih sebebiyle bağlılık ilkesi gereği davacı, istifa dilekçesinde bildirdiği fesih nedenleriyle bağlıdır. Davacı istifa dilekçesinde, fazla çalışma alacaklarının ödenmemesini feshe gerekçe yapmamıştır. Fesih gerekçesi olarak bildirilen hususlar, yorum yoluyla değiştirilemez.
Bu davada işçi yalnızca mobbingi fesih sebebi olarak yazmış, mobbingi ispat edememiş ve fazla mesai alacağı bulunmasına rağmen kıdem tazminatını kaybetmiştir. Dilekçeye “istifa ediyorum” yerine “iş sözleşmemi 4857 sayılı Kanun m. 24/II uyarınca haklı sebeple feshediyorum” yazmak ve sebepleri saymak bu riski azaltır.
Altı iş günü ve bir yıl
Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih hakkı, öğrenmeden itibaren altı iş günü ve her hâlde olaydan itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır (4857 sayılı Kanun m. 26). Mobbing süreklilik gösteren bir davranış olduğu için süre, son taciz eyleminden başlar. Yine de son olaydan sonra uzun süre çalışmaya devam eden işçinin feshi tartışmalı hâle gelir.
Manevi tazminat
Mobbing işçinin kişilik haklarını zedeler. İşçi, iş sözleşmesi devam ederken ya da sona erdikten sonra işverenden manevi tazminat isteyebilir. Mahkeme tutarı tacizin süresine ve ağırlığına, işçinin sağlığına etkisine, tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre belirler. Tacizi uygulayan yönetici veya iş arkadaşına karşı da kişilik hakkının ihlali sebebiyle dava açılabilir.
Taciz işçinin sağlığını bozmuş, tedavi masrafına ya da gelir kaybına yol açmışsa maddi tazminat da istenebilir. Bunun için tedavi belgeleri ve harcama kayıtları gerekir.
Şikâyet ettiği için çıkarılan işçi
İşveren, mobbingi şikâyet eden işçinin iş sözleşmesini bu şikâyet yüzünden feshederse, işverene karşı şikâyete başvurmak geçerli fesih sebebi sayılmaz (4857 sayılı Kanun m. 18/3-c). İşçi iş güvencesi kapsamındaysa fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurarak işe iade isteyebilir. Bu süreci İşe İade Davası yazımızda anlattık.
İşverenden önlem istemek
İşini bırakmak istemeyen işçi, tacizi yazılı olarak işverene bildirip önlem alınmasını isteyebilir. Bu bildirim, işveren önlem almazsa ileride haklı fesih ve tazminat için güçlü bir delil olur.
Başvuru yolları
- Arabuluculuk: Kıdem tazminatı ve manevi tazminat için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3). Görüşmede anlaşma olmazsa iş mahkemesinde dava açılır.
- İş mahkemesi: Haklı fesih sonrası alacaklar ve işverene karşı manevi tazminat davası burada görülür.
- Alo 170 ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı: Bakanlığın iletişim hattına ve il müdürlüklerine şikâyette bulunulabilir.
- Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu: Kamu kurumlarında çalışanlar ve ayrımcılık iddiası taşıyan başvurular için başvuru yoludur.
- Ceza şikâyeti: Taciz hakaret, tehdit, cinsel taciz ya da ayrımcılık suçu oluşturuyorsa savcılığa şikâyette bulunulur. Hakaret ve basit tehdit gibi şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.
Kamu görevlilerinin mobbing başvuruları idare hukukuna tabidir; bu yazı iş sözleşmesiyle çalışan işçileri anlatır.
Mobbing için kontrol listesi

- Her olayı tarih, saat, yer, kişi ve orada bulunanlarla birlikte not edin.
- E-posta ve mesajları kişisel bir yere, iş yeri kurallarını ihlal etmeden kaydedin.
- Olaylara şahit olan iş arkadaşlarının adlarını yazın.
- Tacizi insan kaynaklarına veya yöneticinize yazılı olarak bildirin, cevabı saklayın.
- Sağlığınız etkilendiyse doktora gidin, muayene ve rapor kayıtlarını saklayın.
- Ayrılmaya karar verirseniz fesih bildirimine bütün sebepleri yazın, “istifa” kelimesini kullanmayın, noter aracılığıyla gönderin.
- Feshi son olaydan sonraki altı iş günü içinde yapın.
- Kıdem ve manevi tazminat için arabulucuya başvurun.
Sıkça sorulan sorular
Mobbingi ispat etmek için tanık şart mı?
Hayır. Mobbing yazışmalar, kayıtlar, sağlık belgeleri ve tanıklarla ispat edilir. Yargıtay yaklaşık ispatı yeterli görür, ama olayların somut ve sistemli olduğunu gösteren delil arar. Yalnızca genel ifadeler içeren tanık beyanları çoğu zaman yeterli bulunmaz.
Mobbing yüzünden istifa ettim. Kıdem tazminatı alabilir miyim?
Fesih bildiriminizde mobbingi sebep olarak gösterdiyseniz ve mahkemede ispat ederseniz alabilirsiniz. Dilekçede sebep yazmadan “kendi isteğimle ayrılıyorum” dediyseniz ispat zorlaşır. Bildirimde yazmadığınız bir sebebe sonradan dayanamazsınız.
Tek bir hakaret mobbing sayılır mı?
Tek bir hakaret mobbing sayılmaz, çünkü mobbing için süreklilik ve sistemlilik aranır. Ancak işverenin şeref ve namusa dokunan tek bir sözü de 4857 sayılı Kanun m. 24/II-b’ye göre haklı fesih sebebi olabilir.
Mobbing uygulayan yöneticime de dava açabilir miyim?
Evet. Kişilik hakkı ihlali sebebiyle tacizi uygulayan kişiye karşı manevi tazminat davası açılabilir. İşverene karşı açılan dava ise TBK m. 417’deki koruma borcuna dayanır.
Manevi tazminat için ne kadar süre var?
İşverene karşı sözleşmeye aykırılığa dayanan taleplerde zamanaşımı on yıldır (TBK m. 146). Haklı fesih ise son olaydan itibaren altı iş günü içinde yapılmalıdır. Bu iki süre birbirine karıştırılmamalıdır.
Hâlâ çalışıyorum. İşten ayrılmadan bir şey yapabilir miyim?
Tacizi işverene yazılı bildirip önlem isteyebilir, Bakanlığa şikâyette bulunabilir ve manevi tazminat için arabulucuya başvurabilirsiniz. İş sözleşmesi devam ederken de manevi tazminat istenebilir.
Sonuç
Mobbing davalarında en çok hak kaybı iki noktada yaşanır: delillerin olaylar sırasında toplanmaması ve fesih bildiriminin özensiz yazılması. Olayları tarihleriyle not edin, yazışmaları saklayın, tanıklarınızı belirleyin. Ayrılmaya karar verirseniz bütün sebepleri yazdığınız bir fesih bildirimini son olaydan sonraki altı iş günü içinde gönderin ve ardından arabulucuya başvurun.
Mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
