Mühür Bozma (Fekki) Suçu (TCK 203): Mühürlü İnşaat ve İşyerinde Ceza

Ruhsatsız inşaat, ruhsatsız işyeri veya haczedilen mal üzerine konulan mühür, idarenin ya da mahkemenin kararını fiilen uygulatan bir araçtır. Bu mührü koparmak veya mühür yerinde dururken mühürlenen yeri kullanmaya devam etmek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203. maddesinde mühür bozma suçu olarak düzenlenmiştir. Eski kanundaki adıyla “mühür fekki” olarak da bilinir. Uygulamada en çok imar ve işyeri ruhsatı dosyalarında karşılaşılır.

KISA CEVAP

  • Kanun veya yetkili makamların emriyle konulan mührü kaldıran ya da mührün konuluş amacına aykırı hareket eden kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir (TCK m. 203/1).
  • Mührü fiziken koparmadan mühürlü inşaatta çalışmaya devam etmek de “konuluş amacına aykırı hareket” sayılır.
  • Hâkim hapis ile adli para cezası arasında seçim yapabilir.
  • Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz.
  • Mühürleme işleminin kanuna veya yetkili makam emrine dayanmaması suçun oluşmasını engeller.

Kanun metni

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 203/1

Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Suçun unsurları

Geçerli bir mühür. Mühür, kanuna veya yetkili makamın emrine dayanmalıdır. Belediye encümeni kararıyla ruhsatsız yapıya konulan mühür (3194 sayılı İmar Kanunu m. 32), ruhsatsız işyerine konulan mühür, icra dairesinin haciz mührü veya savcılığın el koyduğu eşyaya konulan mühür bu kapsamdadır.

Mührü kaldırmak. Mührün koparılması, sökülmesi veya kırılmasıdır.

Konuluş amacına aykırı hareket. Mühür yerinde dursa bile, örneğin arka kapıdan girilerek inşaata devam edilmesi, mühürlü işyerinde müşteri kabul edilmesi veya mühürlü eşyanın kullanılması suçu oluşturur. Uygulamadaki dosyaların büyük kısmı bu seçimlik harekete dayanır.

Kast. Failin mührün varlığını ve anlamını bilmesi gerekir. Mühürleme tutanağının faile tebliğ edilip edilmediği bu nedenle önemlidir.

Fail kimdir?

Mührü koparan veya mühürlü yeri kullanan herkes fail olabilir. İmar dosyalarında yapı sahibi, müteahhit ve fiilen çalışan usta ayrı ayrı sorumlu tutulabilir. Ancak mühürlü yapıda yalnızca malik olmak yeterli değildir; mühre aykırı fiili kimin gerçekleştirdiği veya kimin talimatıyla gerçekleştirildiği ortaya konulmalıdır.

İmar Kanunu ile ilişkisi

Mühürlü inşaatın sürdürülmesi, mühür bozma suçu yanında imar kirliliğine neden olma suçunu (TCK m. 184) ve idari para cezalarını da gündeme getirebilir. İmar kirliliğine neden olma suçunda, yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ya da yaptıran kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 184/1). Bu hüküm, yapı kullanma izni alınmamış binalarda sınai faaliyete izin verilmesi dışında, yalnızca belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır (m. 184/4). Mühürden sonra inşaata devam edilmesi, hem mühür bozma hem de imar kirliliği suçunun ayrı ayrı oluşmasına yol açabilir; çünkü iki suç farklı fiillere ve farklı hukuki değerlere ilişkindir. İmar para cezalarını sitemizdeki “İmar Para Cezası ve İtiraz” yazısında anlattık.

Yargıtay kararları

Seçimlik hareketler. Yargıtay, mühür bozma suçunun iki ayrı hareketle işlenebildiğini vurgular: mührün kaldırılması veya mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesi.

Yargıtay 21. Ceza Dairesi, 05.11.2015 tarihli, E. 2015/12323, K. 2015/4738 sayılı kararı

5237 sayılı TCK’ nın 203. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçu seçimlik hareketli bir suç olup mührün kaldırılması veya konuluş amacına aykırı hareket edilmesi suretiyle oluşacağı cihetle, 09.03.2013 tarihli Mühür Bozma tutanağında, ruhsatı olmadığından faaliyetten men edilen işyerindeki mühürlerin bozulduğu ve işyerinde faaliyete devam edildiğinin belirtilmesi, sanığın da mühürleme işleminden sonra yeni aldığı araçlarla işyerinde faaliyete devam ettiği hususundaki ikrarı karşısında; sanığın mühür bozma suçunu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine kararı verilmesi, Yasaya aykırı…

Şirket yetkililerinin sorumluluğu. Mühürlü bir fabrikada üretime devam edilmesi hâlinde, fiili bizzat gerçekleştiren işçiler dışında şirket yetkililerinin de sorumluluğu gündeme gelir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, işletmenin yetkililerinin bilgisi ve talimatı olmadan faaliyete devam edilemeyeceğini kabul ederek beraat kararını bozmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 21.03.2018 tarihli, E. 2017/1666, K. 2018/2464 sayılı kararı

…fabrikada personel müdürü olarak çalışan …’in savunmasında, “… olay tarihinde iş yerinin ruhsatsız olduğundan bahisle gelip burayı kapatıyoruz diye bana söylediler, bende patronlara söyledim, ancak daha sonra iş yerini çalıştırmaya devam ettik.” şeklinde beyanda bulunması karşısında; iş yerinin yetkilisi olan sanıkların bilgisi ve talimatı olmadan, mührün konuluş amacına aykırı olarak iş yerinin faaliyette bulunmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluştuğu ve sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraatlerine hükmedilmesi, Yasaya aykırı…

Tekrarlanan mühürleme ve zincirleme suç. Aynı yer birden fazla kez mühürlenip mühür her seferinde bozulursa, fiiller zincirleme suç oluşturabilir. Ancak bunun için her mühürleme işleminden sonra yeniden mühür bozulmuş olmalıdır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 29.03.2018 tarihli, E. 2017/665, K. 2018/2788 sayılı kararı

…mühür bozma suçunun zincirleme şekilde işlenebilmesi için usulüne uygun konulmuş her mühürleme işleminden sonra yeniden mührün bozulması gerektiği, ancak dosya içerisinde 21.06.2008 tarihli mühür bozma tutanağı dışında mühür bozma tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından, 22.04.2008 tarihli mühürleme işleminden sonra mühür bozma tutanağının düzenlenip düzenlemediği araştırılıp, tutanak düzenleyicilerinin tanık olarak beyanlarının alınmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi. Yasaya aykırı…

Bu kararlardan çıkan ilkeler şunlardır:

  • Mühürleme işleminin kanuna veya yetkili makamın emrine dayandığı, mühürleme kararı ve tutanağı dosyaya getirilerek denetlenmelidir.
  • Mühür fiziken yerinde dursa bile mühürlü yerde faaliyete veya inşaata devam edilmesi, mührün konuluş amacına aykırı hareket sayılır.
  • İşyeri veya fabrika yetkilileri, faaliyetin kendi bilgi ve talimatları dışında sürdürüldüğünü gösteremedikçe sorumlu tutulabilir; ancak yalnızca malik olmak, fiile katılımı gösteren başka bir delil yoksa mahkûmiyet için yeterli değildir.
  • Zincirleme suçun kabulü için her mühürleme işleminden sonra mührün yeniden bozulduğu, ayrı tutanaklarla ispatlanmalıdır.

Aynı işyeri için birden fazla dava açılması

Ruhsatsız işyerlerinde sık görülen bir durum, işyerinin defalarca mühürlenmesi ve her kontrolde mührün bozulduğunun tespit edilmesidir. Bu durumda her tutanak için ayrı iddianame düzenlenebilir ve kişi hakkında farklı mahkemelerde çok sayıda dava açılabilir. Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde ise tek ceza verilir ve bu ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır (TCK m. 43/1). Kanun, mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu hükmün uygulanacağını açıkça belirtir; mühür bozma da bu niteliktedir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 14.02.2019 tarihli, E. 2017/13183, K. 2019/1519 sayılı kararında, aynı işyeri için 2009 yılında yedi ayrı mühür bozma eylemi nedeniyle hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bulunan bir sanığın, başka bir tarihli eylem nedeniyle yargılandığı dosyayı incelemiştir. Daire, Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli, E. 2014/847, K. 2016/123 sayılı kararına atıf yaparak, zincirleme suça dahil bir suçtan önceden kesinleşmiş mahkûmiyet varsa, yeni davada kesinleşen hükümlere konu eylemlerin de dikkate alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Belirlenen ceza kesinleşen hükümdeki cezadan fazlaysa kesinleşen ceza mahsup edilir; değilse ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilir.

Bu ilke, aynı işyeri için çok sayıda dava açılan kişiler bakımından önemlidir. Savunmada, diğer dosyaların tespit edilmesi ve tüm eylemlerin tek bir suç işleme kararı kapsamında olduğunun ileri sürülmesi, toplam cezayı önemli ölçüde azaltabilir.

Elektrik ve su sayaçlarındaki mühürler

Mühür bozma suçu yalnızca belediye veya icra dairesi mühürleriyle sınırlı değildir. Borç veya kaçak kullanım nedeniyle elektriği kesilen bir aboneliğe konulan mühür de kanuna dayalı bir mühürdür. Yukarıdaki 2018 tarihli kararda, mühürleme tutanaklarıyla kesilen elektriğin açılıp kullanılması mühür bozma suçu olarak değerlendirilmiştir. Bu tür dosyalarda mühürleme ve mühür bozma tutanaklarını düzenleyen görevlilerin tanık olarak dinlenmesi, fiilin kim tarafından ve hangi tarihte gerçekleştirildiğinin belirlenmesi bakımından önemlidir.

Ceza, zamanaşımı ve görevli mahkeme

Suçun cezası altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Dava asliye ceza mahkemesinde görülür ve dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e). Mahkeme hapis cezası yerine doğrudan adli para cezasına hükmedebilir. Hapis cezasına hükmedilirse, ceza iki yılı geçmediğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme imkânları değerlendirilir. Ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra denetim süresi içinde mührün yeniden bozulması, yeni bir kasıtlı suç oluşturacağından geri bırakılan hükmün açıklanmasına yol açar.

Soruşturma ve savunma

Mühür bozma suçu bilgi grafiği
  1. Mühürleme tutanağı: İdare, mühürleme tarihini, yeri ve tutanağın kime tebliğ edildiğini belgelemelidir.
  2. Tespit: Mühre aykırılık, belediye zabıtası veya kolluk tarafından tutanağa bağlanır; fotoğraf ve kamera kayıtları eklenir.
  3. Suç duyurusu: İdare savcılığa bildirimde bulunur. Suç re’sen kovuşturulur.
  4. İdari dava: Mühürleme kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. İptal kararı, mührün hukuka uygunluğu tartışmasında ceza dosyasına sunulur.
  5. Hüküm: Seçimlik ceza nedeniyle adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme değerlendirilebilir.

Sıkça sorulan sorular

Mühürlü dükkânın içinde bulunan eşyayı almak için girmek suç mudur?
Mühür kaldırılmadan izin alınmaksızın girmek, mührün konuluş amacına aykırı hareket sayılabilir. Eşyanın alınması için idareden izin ve tutanakla mühür açılması istenmelidir.

Mühürleme kararı sonradan iptal edilirse ne olur?
İptal kararı, mühürleme işleminin hukuka aykırı olduğunu gösterir. Ceza dosyasında mührün kanuna veya yetkili makam emrine dayanmadığı savunmasının temel delili olur.

Ruhsat alındıktan sonra mühür kendiliğinden kalkar mı?
Kalkmaz. Ruhsat alındıktan sonra idareden mührün tutanakla kaldırılması istenmelidir. Mühür resmen kaldırılmadan faaliyete başlanması suç oluşturabilir.

Ceza hapis yerine para cezası olabilir mi?
Maddede hapis ve adli para cezası seçimlik olarak öngörüldüğünden, mahkeme doğrudan adli para cezasına hükmedebilir.

Mühürlü işyerinde çalışan işçi de cezalandırılır mı?
Mühürden haberdar olarak mühürlü yerde çalışmaya devam eden işçi de konuluş amacına aykırı hareket etmiş sayılabilir. Ancak işçinin mühürden haberi olmadığı veya işverenin baskısı altında hareket ettiği iddiaları kastın değerlendirilmesinde dikkate alınır. Yargıtay, işyeri yetkililerinin bilgisi ve talimatı olmadan faaliyetin sürdürülemeyeceğini kabul ettiği için yetkililerin sorumluluğu çoğu zaman ön plandadır.

Aynı işyeri için açılan çok sayıda davanın birleştirilmesi istenebilir mi?
Davaların aynı mahkemede görülmesi için birleştirme talep edilebilir. Davalar ayrı ayrı sonuçlanmışsa bile, Yargıtay’ın zincirleme suç konusundaki yaklaşımı uyarınca kesinleşmiş hükümlere konu eylemlerin yeni davada dikkate alınması ve cezanın buna göre belirlenmesi istenebilir.

Değerlendirme

Mühür bozma dosyalarında savunmanın merkezi, mühürleme işleminin hukuka uygunluğu ve mühre aykırı fiili kimin gerçekleştirdiğidir. Tutanağın tebliğ edilmediği, mührün konulduğu yerin yanlış belirlendiği veya fiilin başka bir kişi tarafından gerçekleştirildiği durumlarda beraat kararı verilebilir.

Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · 3194 sayılı İmar Kanunu.

Bu yazı, 24 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.