Türk hukukunda her vatandaşın öğrendiği her suçu bildirme yükümlülüğü yoktur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 278. maddesi bu yükümlülüğü yalnızca işlenmekte olan suçlar ile neticeleri hâlâ sınırlandırılabilecek suçlar bakımından öngörür. Kamu görevlileri ve sağlık çalışanları için ise TCK 279 ve 280’de daha geniş bir bildirim yükümlülüğü vardır. Vatandaşlar bakımından suç önödeme kapsamındadır.
KISA CEVAP
- İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişiye bir yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 278/1).
- İşlenmiş olsa da neticeleri hâlâ sınırlandırılabilecek bir suçu bildirmemek de aynı cezayı gerektirir (m. 278/2).
- Mağdur on beş yaşını bitirmemiş çocuk, engelli veya hamile ise ceza yarı oranında artırılır (m. 278/3).
- Tanıklıktan çekinebilecek yakınlara ceza verilmez (m. 278/4).
- Görevi nedeniyle öğrendiği suçu bildirmeyen kamu görevlisine altı aydan iki yıla kadar, belirtiyle karşılaşıp bildirmeyen sağlık çalışanına bir yıla kadar hapis cezası verilir (m. 279, 280).
Kanun metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 278
(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır. (4) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler bakımından cezaya hükmolunmaz. Ancak, suçu önleme yükümlülüğünün varlığı dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır.
Suçla korunan değer ve maddenin geçmişi
Suçu bildirmeme, TCK’nın “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Korunan değer, adalet sisteminin suçları zamanında öğrenmesi ve devam eden bir suçun zararlarının büyümeden durdurulmasıdır. Bu nedenle madde, geçmişte kalmış her suçu değil, müdahale edildiğinde hâlâ sonuç doğurabilecek suçları kapsar.
Maddenin ilk hâli Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli, E. 2010/52, K. 2011/113 sayılı kararıyla iptal edilmiş, bugünkü metin 6352 sayılı Kanun’un 91. maddesiyle 2/7/2012 tarihinde yeniden düzenlenmiştir. Bugünkü metin, bildirim yükümlülüğünü suçun işlenmekte olması veya neticelerinin sınırlandırılabilir olması şartına bağlar.
Vatandaşın bildirim yükümlülüğü
İşlenmekte olan suç. Henüz tamamlanmamış veya devam eden suçlardır. Örneğin bir kişinin evde alıkonulduğunu bilmek ya da süregelen bir istismardan haberdar olmak. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, uyuşturucu madde ticareti için depolama veya bir çocuğun düzenli olarak istismar edilmesi gibi kesintisiz ya da zincirleme nitelikteki suçlar bu kapsama en sık giren örneklerdir.
Neticeleri sınırlandırılabilecek suç. Tamamlanmış olsa da bildirimle zararın önlenebileceği suçlardır. Örneğin kaçırılan bir kişinin yerinin bilinmesi. Zehirlenmiş bir gıdanın satışa sunulduğunu bilen kişinin durumu bildirmesiyle başka tüketicilerin zarar görmesi önlenebilir; burada da bildirim yükümlülüğü doğar.
Tamamlanmış suçlar. Neticeleri artık sınırlandırılamayacak, tamamen geçmişte kalmış bir suçu bildirmemek bu madde kapsamında suç değildir. Yıllar önce işlenmiş bir hırsızlığı bilen ve bunu anlatmayan kişi TCK 278 uyarınca cezalandırılmaz. Ancak aynı kişi çalınan malı saklıyorsa suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (TCK 165) gibi başka bir suç gündeme gelebilir.
Tanıklıktan çekinebilecek kişiler. Şüphelinin nişanlısı, eşi (evlilik bağı kalmasa bile), üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımları ile evlatlık bağı bulunanlar bu suçtan dolayı cezalandırılmaz (CMK m. 45). Ancak çocuğun velisi gibi suçu önleme yükümlülüğü olan kişilerin, ihmali davranışla suça katılma nedeniyle sorumluluğu saklıdır.
Suçun unsurları
- Fail: TCK 278’de herkes fail olabilir. TCK 279’da yalnızca kamu görevlisi, TCK 280’de yalnızca sağlık mesleği mensubu fail olabilir.
- Fiil: Suç ihmali bir davranışla işlenir. Fail, öğrendiği suçu yetkili makama bildirmez. Kamu görevlisi ve sağlık mesleği mensubu bakımından bildirimde gecikme göstermek de suçu oluşturur.
- Bilgi: Failin, bildirilmeyen suçun işlendiğini veya işlenmekte olduğunu bilmesi gerekir. Kulaktan dolma bir dedikodu ya da belirsiz bir şüphe bu bilgiyi karşılamaz. Sağlık mesleği mensubu bakımından ise “bir belirti ile karşılaşma” yeterlidir; suçun kesin olarak bilinmesi aranmaz.
- Manevi unsur: Suç kasten işlenir. Taksirli hâli cezalandırılmaz.
- Yetkili makam: Cumhuriyet başsavcılığı, kolluk ve bunlara iletmekle yükümlü kamu kurumlarıdır. CMK 158 uyarınca valilik, kaymakamlık veya başka bir kamu kurumuna yapılan bildirim de savcılığa iletilir.
Kamu görevlisi ve sağlık çalışanı
| Hüküm | Fail | Ceza |
|---|---|---|
| TCK 279 | Görevi nedeniyle bir suçu öğrenen kamu görevlisi | 6 ay – 2 yıl hapis; adli kolluk görevlisi ise yarı oranında artırım |
| TCK 280 | Görevi sırasında suç belirtisiyle karşılaşan sağlık mesleği mensubu | 1 yıla kadar hapis |
Kamu görevlisinin yükümlülüğü, kamu adına soruşturmayı gerektiren tüm suçları kapsar; suçun işlenmekte olması şart değildir. Öğretmenin öğrencisinde istismar izi görmesi, hastanede darp izi bulunan hastanın gelmesi gibi durumlarda bildirim yapılmalıdır. Sağlık mesleği mensubu deyimi tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişileri kapsar.
TCK 279 bakımından iki sınır vardır. İlki, suçun kamu adına soruşturmayı gerektirmesidir. Şikâyete bağlı suçlarda, örneğin basit tehdit veya hakaret, kamu görevlisinin bildirim yükümlülüğü bu madde kapsamında doğmaz. İkincisi, suçun göreviyle bağlantılı olarak öğrenilmesidir. Bir belediye memurunun hafta sonu komşusundan duyduğu olay TCK 279 kapsamında değildir, ama aynı memurun imar denetimi sırasında tespit ettiği kaçak yapı ve rüşvet teklifi kapsamdadır.
TCK 278/4’teki tanıklıktan çekinme istisnası, TCK 279 ve 280’de öngörülmemiştir. Bu nedenle kardeşinin işlediği bir suçu görevi sırasında öğrenen polis memuru, yakınlık ilişkisine dayanarak bildirimden kaçınamaz.
Sağlık mesleği mensubu açısından hasta sırrı ile bildirim yükümlülüğü çatışabilir. TCK 280, bu çatışmayı bildirim lehine çözer: Darp izi, bıçak yarası, istismar belirtisi veya şüpheli zehirlenme ile karşılaşan hekim, hastanın isteğine bakmaksızın durumu bildirir. Hastanelerdeki adli vaka bildirimi bu yükümlülüğün uygulamadaki karşılığıdır.
Uygulamada öne çıkan noktalar
- Vatandaş bakımından suçun oluşması için bildirilmeyen suçun işlenmekte olması veya neticelerinin hâlâ sınırlandırılabilir olması gerekir. Tamamlanmış ve neticesi önlenemeyecek bir suçun bildirilmemesi bu suçu oluşturmaz.
- Sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerden olup olmadığı, nüfus kayıtlarıyla araştırılmalıdır.
- Kamu görevlisinin sorumluluğu için suçun görevi nedeniyle öğrenilmiş olması gerekir; görev dışında öğrenilen suçlar TCK 279 kapsamında değildir.
- Önödeme kapsamındaki 278/1-2 suçlarında önödeme işlemi yapılmadan dava açılması hâlinde, mahkeme önödeme usulünü uygulamalıdır (TCK 75/3).
- Failin bildirmediği suça kendisinin de iştirak ettiği anlaşılırsa, ayrıca suçu bildirmemeden ceza verilmez; kişi asıl suçtan sorumlu tutulur. Kimse kendi suçunu bildirmeye zorlanamaz.
Yargıtay kararları
Tamamlanmış öldürme suçunun bildirilmemesi TCK 278’i oluşturmaz. Yargıtay, bildirilmeyen suçun işlenmekte olması veya neticelerinin hâlâ sınırlandırılabilir olması şartını sıkı biçimde uygulamaktadır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 09.02.2021 tarihli, E. 2019/15892, K. 2021/1908 sayılı kararı
…5237 sayılı TCK.nın 278/1. maddesinde düzenlenen suçu bildirmeme suçunun oluşabilmesi için, işlenmekte olan bir suçu bildirmeme veya işlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması mümkün olan eylemin varlığı gerekmekte olup somut uyuşmazlıkta; maktulü öldüren hükümlülerin sanığın yanına gelerek, maktulü gömmek için sanıktan araç gereç almaları ve suçtan elde edilen parayı sanığa saklaması için vermek şeklinde gerçekleşen olayda, 5237 sayılı TCK.nın 278. maddesinde düzenlenen suçu bildirmeme suçunun unsurlarının oluşmadığı…
Aynı kararda sanığın suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan (TCK 281) aldığı mahkûmiyet ise onanmıştır. Karar, yukarıda “Benzer suçlarla farkı” başlığı altında yapılan ayrımı doğrulamaktadır: tamamlanmış bir suçu yalnızca bildirmemek bu madde kapsamında cezalandırılmaz, ancak delilleri gizlemeye yardım eden kişi ayrı bir suçtan sorumlu olur.
Tamamlanmış hırsızlık ve zararın ödenmesi vaadi. Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 01.04.2015 tarihli, E. 2014/16735, K. 2015/5937 sayılı kararına konu olayda sanık, sorumluluğu altındaki yerden yapılan hırsızlığı, zararın ödeneceği vaadi karşılığında yetkili makamlara bildirmeyeceğini söylemiştir. Sanık suçluyu kayırma suçundan mahkûm edilmiş, tebliğnamede ise eylemin suçu bildirmeme olarak değerlendirilmesi istenmiştir. Daire, “işlenmekte olan veya işlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçun sözkonusu olmaması nedeniyle” bu görüşe katılmamış; yüklenen suçun yasal unsurlarının da oluşmadığı gerekçesiyle mahkûmiyeti bozmuştur.
Bu kararlardan çıkan ilkeler şunlardır:
- Vatandaş bakımından bildirim yükümlülüğü, devam eden veya neticeleri hâlâ sınırlandırılabilecek suçlarla sınırlıdır.
- Öldürme veya hırsızlık gibi tamamlanmış ve neticesi gerçekleşmiş suçların sonradan öğrenilmesi tek başına bu suçu oluşturmaz.
- Suçun tamamlanmasından sonra delilleri gizlemeye veya suç gelirini saklamaya yardım eden kişi TCK 281 veya başka bir suç bakımından ayrıca değerlendirilir.
- Mahkemenin, bildirilmeyen suçun hangi aşamada öğrenildiğini ve neticelerinin sınırlandırılmasının mümkün olup olmadığını gerekçesinde açıkça göstermesi gerekir.
Benzer suçlarla farkı
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (TCK 98). Yaşı, hastalığı veya yaralanması nedeniyle kendini idare edemeyecek durumdaki bir kişiye yardım etmemek veya durumu derhal ilgili makamlara bildirmemek bu suçu oluşturur. Burada bildirilmeyen şey bir suç değil, yardıma muhtaç bir kişidir. Trafik kazasında yaralanan kişiyi görüp ambulans çağırmadan yoluna devam eden kişi TCK 98 kapsamında değerlendirilir.
İhmali davranışla suça katılma. Çocuğun velisi, bakıcısı veya koruma görevi bulunan kişi, gözü önünde işlenen suça müdahale etmezse yalnızca bildirmeme suçundan değil, ihmali davranışla asıl suçtan sorumlu tutulabilir. TCK 278/4’ün son cümlesi bu ihtimali saklı tutar; yakınlık ilişkisi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (TCK 281). Suçu yalnızca bildirmemek ile delilleri yok etmek veya gizlemek farklıdır. Bildirmemenin ötesine geçip olay yerini temizleyen kişi TCK 281 kapsamında sorumlu olur.
Süreç

- Bildirim yeri: Bildirim kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına veya 112 Acil Çağrı Merkezine yapılabilir.
- Önödeme: TCK 278/1 ve 2’deki suçlar önödeme kapsamındadır (TCK m. 75/6). Savcılığın bildirdiği miktar on gün içinde ödenirse kamu davası açılmaz. Fail on gün içinde talep ederse miktar birer ay arayla üç eşit taksitte ödenebilir.
- Kovuşturma: Önödeme yapılmazsa veya kamu görevlisi ya da sağlık çalışanı söz konusuysa dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
- Disiplin: Kamu görevlileri ve sağlık çalışanları hakkında ayrıca disiplin soruşturması yürütülebilir.
TCK 279 kapsamındaki kamu görevlileri için soruşturma, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca soruşturma izni alınmasına bağlı olabilir. Hâkimler, savcılar ve bazı özel statüdeki görevliler için ayrı soruşturma usulleri uygulanır.
Ceza ve yaptırımlar
TCK 278 ve 280’deki bir yıla kadar hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır. Mahkeme TCK 50 uyarınca bu cezayı adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevirebilir. Şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (CMK 231) veya cezanın ertelenmesine (TCK 51) karar verilebilir. Dava zamanaşımı, cezanın üst sınırı beş yılı aşmadığından sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Mağdurun çocuk, engelli veya hamile olması hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
Örnek olay
Bir apartman görevlisi, bir dairede bir kadının günlerdir dışarı çıkarılmadığını ve yardım istediğini duyar, ancak durumu kimseye söylemez. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işlenmekte olduğu için görevli TCK 278/1 kapsamında sorumlu olabilir. Aynı olayı failin annesi de biliyorsa, anne altsoyuna karşı tanıklıktan çekinebilecek kişi olduğundan bildirmeme nedeniyle cezalandırılmaz.
Sıkça sorulan sorular
Komşunun çocuğunu dövdüğünü duyan kişi bildirmek zorunda mıdır?
Şiddet devam ediyorsa veya tekrarlanma ihtimali nedeniyle zarar sınırlandırılabilecekse bildirim yükümlülüğü doğar. Mağdur on beş yaşından küçük olduğundan bildirmeme hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
Babasının suç işlediğini bilen çocuk cezalandırılır mı?
Altsoy tanıklıktan çekinebilecek kişiler arasındadır. Bu nedenle 278. madde uyarınca cezalandırılmaz.
Avukat müvekkilinden öğrendiği suçu bildirmek zorunda mıdır?
Avukat, CMK 46/1-a uyarınca avukatlık sıfatı nedeniyle öğrendiği bilgiler hakkında tanıklıktan çekinebilir; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 36 da avukata sır saklama yükümlülüğü getirir. TCK 278/4 “tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler” ifadesini kullandığından, mesleki ilişki içinde öğrenilen bilgiler bakımından avukatın bildirim yükümlülüğü bu çerçevede değerlendirilir.
Okul yöneticisi istismar şüphesini bildirmezse ne olur?
Kamu okulunda görev yapan öğretmen ve yöneticiler kamu görevlisidir. Görevleri nedeniyle öğrendikleri suçu bildirmemeleri TCK 279 kapsamında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gerektirir.
İsimsiz ihbar bildirim yükümlülüğünü karşılar mı?
Yetkili makamın suçu öğrenmesini sağlayan her bildirim yükümlülüğü yerine getirir. İhbarın isim verilmeden yapılması bunu değiştirmez; ancak bildirimin soruşturma başlatılabilecek kadar somut olması gerekir.
Özel hastanede çalışan hekim de bildirim yapmak zorunda mıdır?
Evet. TCK 280 sağlık mesleği mensubunun kamu veya özel sektörde çalışmasına göre ayrım yapmaz. Özel muayenehanedeki diş hekimi de görevi sırasında suç belirtisiyle karşılaşırsa bildirim yapar.
Değerlendirme
Suçu bildirmeme suçu, herkes için genel bir ihbar yükümlülüğü getirmez. Belirleyici olan, suçun işlenmekte olup olmadığı veya neticelerinin hâlâ sınırlandırılabilir olup olmadığıdır. Kamu görevlileri ve sağlık çalışanları için ise yükümlülük çok daha geniştir ve gecikme de ceza sorumluluğu doğurur. Bu kişiler bildirimi yazılı yapmalı ve bildirimin tarihini belgeyle saklamalıdır.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
Bu yazı, 24 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
