
Askerlik yükümlülüğünün ilk adımı yoklamadır. Yoklamasını süresinde yaptırmayan yükümlü “yoklama kaçağı” sayılır. Yoklama kaçaklığı, ilk aşamada suç değil kabahattir ve idari para cezası gerektirir. Ancak bu ceza kesinleştikten sonra fiil tekrarlanırsa ceza mahkemesinde hapis cezası gündeme gelir.
Aşağıda 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu ile 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu çerçevesinde yoklama kaçaklığının sonuçları, 2026 yılı ceza tutarları ve başvuru yolları anlatılmaktadır.
KISA CEVAP
- Mazeretini belgeleyemeyen ve yoklama yılı içinde yoklamasını yaptırmayan yükümlü yoklama kaçağı sayılır (7179 sayılı Kanun m. 21/1-a).
- İlk aşamada yaptırım idari para cezasıdır: kaçak kalınan gün sayısı kadar, 2026 yılında kendiliğinden başvuranlar için günlük 58,13 TL, yakalananlar için günlük 116,27 TL.
- İdari para cezasına, tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir (5326 sayılı Kanun m. 27/1).
- İdari para cezası kesinleştikten sonra fiil tekrarlanırsa Askerî Ceza Kanunu m. 63/1 uyarınca hapis cezası gündeme gelir.
- Yargıtay, suçun oluşması için önceki idari para cezasının usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleşmesini arar.
- İdari para cezasını ödemek askerlik yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Yoklama kaçağı kimdir?
Askeralma Kanunu’na göre bu Kanun’da yazılı mazeretini belgeleyemeyenlerden, tabi olduğu yoklama yılı içinde yoklamasını yaptırmayanlar yoklama kaçağı kabul edilir (m. 21/1-a). Aynı madde diğer statüleri de tanımlar:
- Saklı: Yirmi yaşına girdiği hâlde nüfus kayıtlarına geçmemiş olan,
- Bakaya: Sevke tabi olduğu hâlde sevkini yaptırmayan veya sevk edildiği birliğe katılmayan,
- Geç iltihak bakayası: Sevkini yaptırdığı hâlde kendisine tanınan yol süresi dışında birliğine katılan yükümlü.
Bu statülerin tamamı Kanun’un 24. maddesindeki yaptırıma tabidir. Yoklama ve sevk duyuruları Millî Savunma Bakanlığınca televizyon ve radyo kanallarında, Bakanlığın internet sitesinde ve e-Devlet’te ilan edilir; Kanun bu duyuruları yükümlülere tebliğ niteliğinde sayar (m. 27/1). Bu nedenle duyurudan haberdar olunmadığı savunması kural olarak sonuç doğurmaz.

İlk aşama: idari para cezası
Cezanın hesaplanması
Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın yoklama kaçağı kalanlara, kaçak kaldıkları tarihten itibaren geçen gün sayısı kadar idari para cezası verilir. Kanun metninde kendiliğinden gelenler için günlük 5 TL, yakalananlar için günlük 10 TL öngörülmüştür (m. 24/1). Bu tutarlar 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 17/7 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.
Yeniden değerleme oranları uygulandığında 2026 yılı için günlük tutarlar şöyledir:
| Durum | 2025 günlük tutar | 2026 günlük tutar |
|---|---|---|
| Askerlik şubesine kendiliğinden başvuran | 46,32 TL | 58,13 TL |
| Kolluk tarafından yakalanan | 92,65 TL | 116,27 TL |
2026 tutarları, 2025 tutarlarına %25,49 yeniden değerleme oranı uygulanarak hesaplanmıştır. Tahakkuk edecek kesin tutar askerlik şubesinden teyit edilmelidir.
Örneğin 2026 yılında, yoklama kaçağı kaldığı tarihten itibaren 200 gün geçmiş bir yükümlü kendiliğinden başvurursa yaklaşık 11.626 TL, yakalanırsa yaklaşık 23.254 TL idari para cezasıyla karşılaşır. Kendiliğinden başvurmak, cezayı yarıya indirir.
Ceza verilmeyen süreler
Muayenesi sonucunda askerliğe elverişli olmadığı anlaşılanlara, askerlikten muafiyet hakkı olanlara ve Kanun’da belirtilen nedenlerle erteleme hakkı olduğu hâlde süresinde işlem yaptırmayanlara, erteleme sürelerine denk gelen günler için idari para cezası uygulanmaz (m. 24/2). Örneğin öğrenim ertelemesine hakkı olduğu hâlde belgesini süresinde vermeyen öğrenci, erteleme hakkının kapsadığı dönem için cezalandırılmaz. Ceza kararı tebliğ edildiğinde, kaçak sayılan dönemin erteleme hakkı bulunan bir süreye denk gelip gelmediği bu nedenle mutlaka incelenmelidir.
Sevke çağrıldığı hâlde gidemeyen yükümlüler bakımından Kanun ayrıca belirli mazeretleri sayar: kendisinin tutukluluğu veya hükümlülüğü, sağlık kurumu raporuyla belgelenmiş istirahat gerektiren hastalığı, eşinin veya ikinci derece dâhil kan ya da kayın hısımlarından birinin heyet raporuyla belgelenmiş hayati tehlikesi, sevkten önceki veya sonraki on beş gün içindeki ölüm ve evlenme olayları ile sevkten önceki veya sonraki iki ay içinde çocuğunun doğması (m. 23/1). Bu mazeretleri belgeleyerek askerlik şubesine teslim edenlere, mazeret süreleri için idari para cezası uygulanmaz (m. 23/2).
Yetkili makam ve ödeme
Cezayı, askerlik şubesine bizzat başvuran yükümlü için başvurduğu şube başkanı, kolluk tarafından getirilen için getirildiği şube başkanı, diğer hâllerde nüfusa kayıtlı olunan yer askerlik şubesi başkanı verir (m. 24/3). Ceza, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir (m. 24/1).
İdari para cezasına itiraz
Askeralma Kanunu itiraz için özel bir yol öngörmediğinden Kabahatler Kanunu’nun genel hükümleri uygulanır. İdari para cezasına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir; bu süre içinde başvurulmazsa karar kesinleşir (5326 sayılı Kanun m. 27/1). Süre mücbir bir sebeple kaçırılmışsa, sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren yedi gün içinde başvurulabilir (m. 27/2). Başvuru dilekçesinde şu hususlar ileri sürülebilir:
- Kanun’da sayılan bir mazeretin veya erteleme hakkının bulunması,
- Kaçak sayılan gün sayısının hatalı hesaplanması,
- Kendiliğinden başvurduğu hâlde yakalanmış gibi işlem yapılması.
Sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı da Kabahatler Kanunu’nun öngördüğü şekilde itiraz yoluna gidilebilir.
İkinci aşama: suç ve hapis cezası
İdari para cezası kesinleştikten sonra yükümlü yoklama kaçaklığı, saklılık veya bakaya fiillerinden birini yeniden işlerse askerlik şubesi bu kez suç dosyası hazırlayarak nüfusa kayıtlı olunan yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderir (7179 sayılı Kanun m. 24/4). Bu aşamada Askerî Ceza Kanunu m. 63/1 uygulanır. Askerî mahkemeler kaldırıldığı için bu davalara asliye ceza mahkemeleri bakar.
Askerî Ceza Kanunu m. 63/1’e göre ceza, kişinin ne kadar süre sonra geldiğine ve kendiliğinden gelip gelmediğine göre değişir:
| Süre | Kendiliğinden gelen | Yakalanan |
|---|---|---|
| Dört ay içinde | Altı aya kadar hapis | İki aydan altı aya kadar hapis |
| Dört aydan sonra bir yıl içinde | İki aydan bir yıla kadar hapis | Dört aydan bir yıla kadar hapis |
| Bir yıldan sonra | Dört aydan iki yıla kadar hapis | Altı aydan üç yıla kadar hapis |
Seferberlik ve savaş hâlinde çok daha ağır cezalar öngörülmüştür (m. 63/2).
Suçun oluşması için kesinleşmiş idari para cezası şarttır
Yargıtay, bu suçun oluşması için önce kabahat niteliğindeki ilk fiil nedeniyle verilen idari para cezasının usulüne uygun şekilde kesinleşmesini, ardından fiilin tekrarlanmasını arar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, ilk kez yoklama kaçağı kalan ve hakkında henüz idari para cezası teklif edilmesi gereken sanığın beraatini isabetli bulmuştur. Daire, kesinleşen idari para cezasının hangi kabahatten (yoklama kaçağı, saklı veya bakaya) verildiğinin önemli olmadığını, sonraki fiilin ilk fiilden farklı olabileceğini de belirtmiştir (Yargıtay 7. CD, E. 2021/16310, K. 2023/2159, T. 9/3/2023).
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/16310, K. 2023/2159, T. 09/03/2023
7. Ceza Dairesi 2021/16310 E. , 2023/2159 K. “İçtihat Metni” İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/32 E., 2016/112 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2016/32 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanık hakkında düzenlenen tahkikat evrakının ilgili kurumca yasa gereği idari para cezası teklifinde bulunulmadan düzenlendiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.01.2021 tarihli ve 2016/200969 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun sübuta ermesine rağmen, hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve esas yönünden Kanun’a aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında 24.02.2015-13.03.2015 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2.Sanığın savunmasında; babasının kalp ve astım hastası olduğu, ayrıca hayvanlara bakması gerektiği için askerlik şubesine gelip müracaat edemediğini, hakkında yoklama kaçağından idari para cezası düzenlendiğini 10 gün kadar önce karakoldan öğrendiğini beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Sanık hakkında suç tarihlerinden sonra yoklama kaçağı fiilinden dolayı verilen Ayvalık Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 02.09.2015 tarihli ve 6017 Esas, 44 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır. 4.İdari yaptırım kararının sanığa 16.09.2015 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır. Tebliğ mazbatasına göre, tebliğin suç tarihlerinden sonra doğrudan sanığın mernis adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 … maddesinin ikinci fıkrasına göre yapıldığı belirlenmiştir. 5.Sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan dolayı kamu davası açılmasından sonra Ayvalık Askerlik Şubesi Başkanlığının 16.02.2016 tarihli yazısının dosyaya girdiği, söz konusu yazıda sanık hakkında yoklama kaçağı fiilinden dolayı idari para cezası teklifinde bulunulması gerekirken sehven suç dosyasının gönderildiği belirtilerek dosyanın işlem yapılmadan iadesinin istenildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE 1.1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idari para cezası bulunması gerekmektedir. Buna göre suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Barışta, 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi uyarınca haklarında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra kabul edilecek bir özrü olmadan,…” ve de 1632 sayılı Kanun’un 18.02.2021 tarihli ve 7281 sayılı Kanunla değişik 63 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Barışta, 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 24 üncü maddesi uyarınca haklarında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra belirtilen mazeretlerden birisi bulunmaksızın,…” şeklindeki düzenleme uyarınca, failin müsnet suçu barışta ilk kez işlemesi, sonrasında usule uygun şekilde idari para cezası ile cezalandırılıp cezanın kesinleşmesi, buna rağmen benzer fiili tekrarlaması gerekmektedir. Suçun oluşumu bakımından idari para cezasının hangi bentteki kabahatten (yoklama kaçağı, saklı, bakaya) dolayı verildiğinin bir önemi olmadığı gibi, failin sonraki işlediği eyleminin de işlenen kabahat eyleminden farklı bir eylem olması mümkündür. Dosya kapsamına göre; ilk kez yoklama kaçağı kalan sanık hakkında eylemin kabahat teşkil ettiği, bu eylemine ilişkin olarak 1111 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi gereğince Ayvalık Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 02.09.2015 tarihli ve 6017 Esas, 44 Karar sayılı kararı ile idari yaptırım kararı verildiği, ayrıca Ayvalık Askerlik Şubesi Başkanlığının 16.02.2016 tarihli yazısı ile de sanık hakkında yoklama kaçağı fiilinden dolayı idari para cezası teklifinde bulunulması gerekirken sehven suç dosyasının gönderildiğinin belirtildiği belirlenmekle Mahkemece unsurları itibarıyla oluşmayan suçtan dolayı sanığın beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 24.02.2015-13.03.2015 şeklinde gösterilmesi yerine 2015 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. 3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4.Sanık hakkında kurulan hükümde; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş olması karşısında, uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yerine aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde 4. paragrafta açıklanan nedenlerle Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2016/32 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 … maddesinde yer alan “223/2-b maddesi gereğince” ibaresinin çıkartılarak yerine “5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.
Aynı Daire, kesinleşme şartında tebligatın usulüne uygunluğunu da denetlemiştir. Yükümlüye idari para cezasının, önce bilinen adrese normal tebligat çıkarılmaksızın doğrudan Tebligat Kanunu m. 21/2 uyarınca adres kayıt sistemindeki adrese tebliğ edildiği dosyada, tebligatın usulsüz olduğu ve idari para cezasının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Daire, bu durumda suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmayacağı sonucuna varmış ve bu yeni hukuka aykırılık için kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri amacıyla dosyayı Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir (Yargıtay 7. CD, E. 2024/7423, K. 2025/89, T. 7/1/2025).
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/7423, K. 2025/89, T. 07/01/2025
7. Ceza Dairesi 2024/7423 E. , 2025/89 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/758 E., 2023/936 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli ve 2023/758 Esas, 2023/936 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı kalmak suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62., 58. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 1 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 30.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 94660652-105-29-4057-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB – 2024/108577 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB – 2024/108577 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyetine esas yoklama kaçağı kalmak suçundan hüküm kurulurken 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 63/1 ve 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddeleri uyarınca belirlenen 2 ay hapis cezasından, 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması sonucu 1 ay 7 gün hapis cezası yerine, 1 ay 12 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1632 sayılı Kanun’un 63. maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı/bakaya/saklı suçlarının oluşabilmesi için, öncelikle yükümlülerin kabahat teşkil eden eylemlerine ilişkin kesinleşmiş bir idari para cezasının bulunması gerekmektedir. Somut olayda; Gümüşhane Askerlik Şubesi tarafından düzenlenen 29.08.2022 tarihli ve 2022-816 Karar sayılı idari para cezasının sanığa tebliğ edildiğine dair 16.09.2022 tarihli tebligat parçasında; adresin muhatabın bilinen en son adresi olduğu ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10. maddesine göre tebliğ edilmesine dair not yer almakta ise de; tebligat içeriğinde “Gösterilen adrese gidildi. Muhattap adreste tanınmıyor. AKS’de kaydı bulunduğundan TK’nın 21/2 maddesi uygulanarak evrak mahalle muhtarına bırakıldı. 2 nolu haber kağıdı bina kapısına yapıştırıldı.” şeklindeki açıklamanın yer almasına karşın; 7201 sayılı Kanun’un 10/2. maddesinde maddesinde “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun’un 23/1-8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idari para cezasının usulüne uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği ve 1632 sayılı Kanun’un 63/1. maddesinde düzenlenen yoklama kaçağı suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmayacağı anlaşılmaktadır. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından ve Kanun yolunun niteliği gereği re’sen giderilemeyeceğinden bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.
Bu kararlar, yoklama kaçağı suçundan açılan davalarda savunmanın ilk inceleme noktasını gösterir: önceki idari para cezasının tebliğ belgesi ve kesinleşme şerhi.
Yoklama kaçaklığının diğer sonuçları
Yaptırım yalnızca para cezasıyla sınırlı değildir:
- İstihdam yasağı: Yoklama kaçakları ve bakayalar kamu hizmetine veya özel hizmete alınamaz; bunları çalıştıranlar hakkında askerlik şubelerince mahallin Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur (m. 41/2).
- Yakalama ve sevk: Yoklama kaçakları ve bakayalar yakalanmaları için İçişleri Bakanlığına bildirilir. Mesai saatleri içinde yakalananlar en yakın askerlik şubesine getirilir; mesai dışında yakalananlar tutanakla serbest bırakılır (m. 26).
- Bedelli askerlikte ek bedel: Başvuru tarihine kadar yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olanlardan, kaçak kalınan sürenin her ayı için 3.500 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı kadar ek bedel alınır; 1 ila 30 gün bir ay sayılır (m. 9/7). Ek bedel, idari para cezasından bağımsızdır.
Yükümlünün atması gereken adımlar
Yoklama kaçağı durumunda olduğunu öğrenen yükümlü bakımından ilk adım, beklemeden askerlik şubesine kendiliğinden başvurmaktır. Bu, günlük cezanın yarıya inmesini sağlar ve kaçak kalınan sürenin uzamasını durdurur. Başvuru sırasında erteleme hakkını gösteren öğrenci belgesi, sağlık raporu gibi belgeler hazır bulundurulmalıdır. İdari para cezası tebliğ edildiğinde on beş günlük itiraz süresi kaçırılmamalı, itiraz edilmeyecekse ceza bir ay içinde ödenmelidir.
Kesinleşmiş bir idari para cezasından sonra yükümlülüğün yeniden aksatılması ceza davasına yol açar. Bu nedenle ilk cezanın ardından sevk ve yoklama işlemleri e-Devlet üzerinden düzenli takip edilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yoklama kaçağı olmak sabıka kaydına işler mi?
İlk aşamadaki idari para cezası bir kabahat yaptırımıdır, adli sicile işlenmez. Kesinleşmiş idari para cezasından sonra fiilin tekrarı nedeniyle Askerî Ceza Kanunu m. 63’e göre mahkûmiyet kararı verilirse bu karar adli sicile kaydedilir.
Yurt dışında olmak cezayı engeller mi?
Yurt dışında bulunmak kendiliğinden bir mazeret değildir. Yabancı ülkede çalışma izniyle bulunanlar için öngörülen yurt dışı ertelemesi (m. 38) gibi bir hak varsa ve süresinde işlem yapılmışsa ceza uygulanmaz; aksi hâlde yoklama kaçaklığı hükümleri uygulanır.
Bir yoklama kaçağına iki kez idari para cezası verilebilir mi?
Aynı dönem için iki kez ceza verilemez. Ancak ilk ceza kesinleştikten sonra yükümlülük yeniden aksatılırsa bu kez fiil suç oluşturur ve ceza davası açılır.
İdari para cezası ödenince askerlik borcu kalkar mı?
Kalkmaz. Ceza yalnızca kaçak kalınan dönemin yaptırımıdır; yükümlü askerlik hizmetini yine yerine getirmek zorundadır.
Sonuç
Yoklama kaçaklığı ilk aşamada gün sayısıyla orantılı bir idari para cezası gerektirir; 2026 yılında günlük tutar kendiliğinden başvuranlar için 58,13 TL, yakalananlar için 116,27 TL’dir. Ceza kesinleştikten sonra fiil tekrarlanırsa hapis cezası gerektiren bir suç oluşur ve Yargıtay bu suç için önceki cezanın usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleşmesini arar. Tebliğ edilen idari para cezasına on beş gün içinde itiraz edilir. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
İlgili mevzuat: 7179 sayılı Askeralma Kanunu; 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.