Yurt Dışından Döviz ve Altın Getirmek: Sınırlar ve Yaptırımlar

Yurt dışından dönen yolcuların beraberlerinde nakit para veya altın getirmesi, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar (32 sayılı Karar), bu Karar’a ilişkin 2008-32/34 sayılı Tebliğ, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu çerçevesinde değerlendirilir. Döviz ile altın bakımından kurallar birbirinden önemli ölçüde farklıdır: Döviz getirmek serbestken, altının türüne göre serbestlik, beyan yükümlülüğü veya yasak söz konusu olabilir.

Bu yazı, yolcu beraberinde yapılan girişleri ve kurallara aykırılığın sonuçlarını ele almaktadır. Ticari ithalat ve ihracat rejimi bu yazının kapsamı dışındadır.

KISA CEVAP

  • Yurda döviz ve Türk parası getirmek tutarı ne olursa olsun serbesttir; girişte bir tutar sınırı yoktur (32 sayılı Karar m. 3/a, 4/a).
  • Beyan yükümlülüğü çıkışta doğar: 10.000 avroyu aşan döviz ve 185.000 TL’yi aşan Türk parası nakit beyan formuyla bildirilir (2008-32/34 sayılı Tebliğ).
  • Kişiye ait, ticari amaç taşımayan ve değeri 15.000 ABD dolarını aşmayan ziynet eşyası serbestçe getirilebilir (32 sayılı Karar m. 7/5).
  • Külçe, bar veya hurda altının ithali Merkez Bankası ve aracı kuruluşlara tanınmıştır; bireysel yolcunun getirmesi kaçakçılık veya ağır idari para cezası riski taşır.
  • Kaçakçılık suçu kast gerektirir; transit yolcunun taşıdığı altın bakımından kast ispatlanamadığı için beraat gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay CGK, E. 2017/587, K. 2021/131).

Döviz ve Türk parası

Giriş serbesttir

32 sayılı Karar m. 4/a uyarınca yurda döviz ithali ve yurttan döviz ihracı serbesttir. Türk parası bakımından da m. 3/a aynı serbestliği tanır. Bu nedenle yurt dışından nakit döviz veya Türk lirası getirmek, tutarı ne olursa olsun suç değildir ve 32 sayılı Karar’da girişe ilişkin bir tutar sınırı öngörülmemiştir.

Beyan yükümlülüğü çıkışta doğar

2008-32/34 sayılı Tebliğ, yolcu beraberinde 10.000 avro veya eşitini aşan döviz ile 185.000 TL’yi aşan Türk parasının yurt dışına çıkarılmasında, Ticaret Bakanlığının nakit beyan formuyla gümrük idaresine beyanda bulunulmasını öngörür (Tebliğ m. 3/5, 4/2). Beyan yapılmazsa veya yanlış beyanda bulunulursa değerler gümrük idaresince muhafaza altına alınır, durum Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına (MASAK) bildirilir ve 1567 sayılı Kanun m. 3/1 uyarınca işlem yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirimde bulunulur (Tebliğ m. 3/6, 4/3).

32 sayılı Karar ve Tebliğ, girişte nakit için genel bir beyan yükümlülüğü öngörmemektedir; bununla birlikte gümrük idaresi yolcuya beraberindeki değerleri sorabilir ve bu soruya gerçeğe uygun cevap verilmelidir. Yüksek tutarlı nakdin girişte gümrük idaresine bildirilmesi ve kaynağını gösteren belgelerin (yurt dışı banka çekim dekontu, satış sözleşmesi, maaş belgesi gibi) saklanması önerilir. Bu belgeler, hem paranın ileride tekrar yurt dışına çıkarılmasında hem de bankaya yatırılması sırasında yapılacak kaynak sorgulamalarında ispat kolaylığı sağlar.

Beyan edilmeyen nakdin yaptırımı

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, yurt dışına beyan edilmeden döviz çıkaran kişiye 1567 sayılı Kanun m. 3/2 uyarınca paranın rayiç bedeli üzerinden yaklaşık 2,9 milyon TL idari para cezası verilmesini kanun yararına bozmuştur. Daire, dövizin yurttan çıkarılmasının izne bağlı olmadığını, bu nedenle “izinsiz çıkarma”dan söz edilemeyeceğini; beyan yükümlülüğüne aykırılığın ancak m. 3/1’deki daha hafif idari para cezasını gerektirebileceğini belirterek cezayı iptal etmiştir (Yargıtay 7. CD, E. 2026/573, K. 2026/4683, T. 20.04.2026).

1567 sayılı Kanun m. 3/1, Cumhurbaşkanının bu Kanun’a dayanarak yaptığı düzenlemelere aykırılığa üç bin liradan yirmi beş bin liraya kadar idari para cezası öngörür. Kanun metnindeki bu tutarlar, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 17/7 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Ceza vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Altın ve diğer kıymetli madenler

32 sayılı Karar m. 2/j, kıymetli madenleri işlenip işlenmediğine göre sınıflandırır. Yolcu bakımından sonuç doğuran ayrım şudur:

Ziynet eşyası: 15.000 dolar sınırı

Yolcular, beraberlerindeki kendilerine ait, değeri 15.000 ABD dolarını aşmayan ve ticari amaç taşımayan ziynet eşyası niteliğindeki kıymetli maden ve taşlardan yapılmış eşyayı yurda getirebilir ve yurt dışına çıkarabilir (32 sayılı Karar m. 7/5). Bilezik, kolye ve yüzük gibi kişisel kullanımdaki takılar bu kapsamdadır.

Aynı fıkraya göre bu değeri aşan ziynet eşyasının yurt dışına çıkarılması, girişte beyan edilmiş olmasına veya Türkiye’de satın alındığının belgelenmesine bağlıdır. Bu nedenle yurt dışından değerli takılarla dönen ve bunları ileride tekrar çıkarmayı düşünen yolcunun girişte beyanda bulunması gerekir.

Kişisel kullanım sınırını aşan veya ticari amaç taşıyan ziynet eşyası ise yolcu beraberi muafiyetinden yararlanamaz; gümrük işlemlerine tabi tutulması gerekir.

Külçe ve işlenmemiş altın

Standart ve standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin, yani külçe, bar, granül veya hurda altının ithali, 32 sayılı Karar m. 7/2-b uyarınca yalnızca Merkez Bankası ile kıymetli madenler aracı kuruluşları tarafından yapılabilir. Karar m. 7/7-c, Hazine ve Maliye Bakanlığına ihtiyaç duyulması hâlinde standart işlenmemiş altının yolcu beraberinde getirilmesine ilişkin düzenleme yapma yetkisi verir; ancak bu yetkinin kullanılmadığı durumda bireysel yolcunun beraberinde külçe altın getirmesi mümkün değildir. Güncel durum, seyahatten önce gümrük idaresinden teyit edilmelidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yolcu otobüsünde gizli bölmeye konularak sınır kapısından sokulmaya çalışılan 27 kilo 670 gram hurda altın bakımından, bu altınların 32 sayılı Karar uyarınca gümrük idaresine beyan edilmeden ülkeye sokulmasının yasak olduğunu belirterek kaçakçılık suçunun sabit olduğuna karar vermiştir (Yargıtay CGK, E. 2017/1035, K. 2018/659, T. 18.12.2018).

Yolcu beraberinde döviz, ziynet eşyası ve külçe altın getirmeye ilişkin kurallar, beyan sınırları ve yaptırımlar
Yolcu beraberinde döviz ve altın: sınırlar ve yaptırımlar (32 sayılı Karar).

Kaçakçılık suçu ve kast

5607 sayılı Kanun m. 3/1’e göre eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır; eşyanın gümrük kapıları dışından sokulması hâlinde ceza artırılır. Aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri ödenmeksizin eşyanın ülkeye sokulması ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir (m. 3/2).

Suç ancak kasten işlenebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, transit yolcu olarak İstanbul’a gelen ve beraberindeki 16.850 gram külçe altınla yolcu karşılama salonunda yakalanan, altınları bir başka ülkeye götürmek üzere taşıdığını resmî yazışmalarla destekleyen sanık hakkında, ülkeye kaçak yoldan altın sokma kastının şüpheden uzak delillerle ispatlanamadığını belirterek mahkûmiyet hükmünü bozmuş ve beraat gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay CGK, E. 2017/587, K. 2021/131, T. 23.03.2021). Kararda üç üye, suçun oluştuğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

1567 sayılı Kanun m. 3/2, 7555 sayılı Kanun’la (20/7/2025) değiştirilmiştir. Bu hükme göre kıymetli madenlerin ve diğer kıymetlerin izinsiz olarak yurda sokulması 5607 sayılı Kanun’a göre suç veya kabahat oluşturmuyorsa, kişiye eşyanın rayiç bedelinin yarısından iki katına kadar idari para cezası verilir; teşebbüs hâlinde ceza yarı oranında indirilir. Aynı kabahatin beş yıl içinde tekrarında ceza iki kat uygulanır.

Müsadere

Kaçakçılık suçunun konusu olan altın, 5607 sayılı Kanun ve TCK m. 54 uyarınca müsadereye tabidir. Gümrük idaresince muhafaza altına alınan değerlerin iadesi için, eylemin suç veya kabahat oluşturmadığının ya da beyan yükümlülüğüne aykırılığın yalnızca idari para cezasını gerektirdiğinin ortaya konulması gerekir. Yukarıdaki 2026 tarihli karar, beyan yükümlülüğüne aykırılığın izinsiz çıkarma gibi değerlendirilemeyeceğini göstermesi bakımından önemlidir.

Uygulamada dikkat edilecek hususlar

Süre ve merci. 1567 sayılı Kanun uyarınca Cumhuriyet savcısınca verilen idari para cezasına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 27). Kaçakçılık suçundan yürütülen soruşturmada ise ifade sırasında müdafi yardımından yararlanılabilir (5271 sayılı CMK m. 147, 149).

Masraf. İdari yaptırım kararına karşı başvuru harca tabi değildir (Kabahatler Kanunu m. 31/1).

Bankaya yatırma. Yurt dışından getirilen yüksek tutarlı nakdin bankaya yatırılması sırasında banka, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki yükümlülükleri gereği paranın kaynağını sorabilir. Kaynağın açıklanamaması hâlinde banka MASAK’a şüpheli işlem bildiriminde bulunabilir. Şüpheli işlem bildirimi tek başına bir suç isnadı değildir; ancak sonradan başlatılabilecek bir incelemede girişte yapılan beyan, yurt dışı hesap dökümü ve gelir belgeleri paranın meşru kaynağını gösteren başlıca delillerdir.

Belgeler. Yurt dışında satın alınan altın için fatura, yurt dışı banka hesabından çekilen nakit için hesap dökümü ve girişte yapılan beyanın örneği saklanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışından getirilebilecek döviz için bir üst sınır var mı?
32 sayılı Karar m. 4/a uyarınca döviz girişi serbesttir ve girişte bir tutar sınırı öngörülmemiştir. Beyan yükümlülüğü yurt dışına çıkışta, 10.000 avroyu aşan tutarlar için doğar.

Düğünde takılan altınlar yurt dışından getirilebilir mi?
Kişiye ait, ticari amaç taşımayan ve değeri 15.000 ABD dolarını aşmayan ziynet eşyası serbestçe getirilebilir. Daha yüksek değerdeki ziynet eşyasının ileride tekrar çıkarılabilmesi için girişte beyan edilmesi gerekir.

Yolcu beraberinde külçe altın getirilebilir mi?
32 sayılı Karar uyarınca işlenmemiş altının ithali kıymetli madenler aracı kuruluşlarına ve Merkez Bankasına tanınmıştır. Bireysel yolcu bakımından genel bir izin bulunmamaktadır.

Yurt dışında çalışan Türk vatandaşları için farklı bir kural var mı?
32 sayılı Karar m. 2/b, yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşlarını da Türkiye’de yerleşik kişi olarak tanımlar. Yolcu beraberinde getirilen döviz ve ziynet eşyasına ilişkin kurallar bu kişiler bakımından da aynı şekilde uygulanır.

Beyan edilmeyen döviz müsadere edilir mi?
Çıkışta beyan edilmeyen döviz gümrük idaresince muhafaza altına alınır. Yargıtay’ın 2026 tarihli kararına göre bu durum izinsiz çıkarma değil, beyan yükümlülüğüne aykırılıktır ve 1567 sayılı Kanun m. 3/1 kapsamında değerlendirilir.

Sonuç

Döviz ve Türk parası girişi serbesttir; beyan yükümlülüğü çıkışta doğar. Ziynet eşyasında 15.000 dolar sınırı ve ticari amaç bulunmaması belirleyicidir; külçe ve hurda altının yolcu beraberinde ülkeye sokulması ise kaçakçılık suçu veya 1567 sayılı Kanun’a göre ağır idari para cezası riski taşır. Somut duruma ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.

Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun.

Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.