Terekenin Resmî Tasfiyesi ve İflas Hükümlerine Göre Tasfiye: Kimler İster, Sonuçları Nelerdir?

Terekenin resmî tasfiyesi, mirasbırakanın alacaklarının toplanması, borçlarının ödenmesi ve kalan malların mirasçılara bırakılması işinin sulh hukuk mahkemesi gözetiminde yapılmasıdır. Mirasçı, mirası reddetmek ya da resmî deftere göre kabul etmek yerine bu yolu seçebilir; resmî tasfiye hâlinde mirasçılar tereke borçlarından kişisel olarak sorumlu olmaz (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, TMK m. 632). Alacağını tahsil edemeyeceğinden ciddi biçimde kuşku duyan mirasbırakan alacaklıları da ölümden ya da vasiyetnamenin açılmasından itibaren üç ay içinde resmî tasfiye isteyebilir (TMK m. 633). Terekenin mevcudu borçlarını karşılamıyorsa ya da en yakın yasal mirasçıların hepsi mirası reddetmişse tasfiye iflas hükümlerine göre yapılır (TMK m. 612, 636).

KISA CEVAP

  • Her mirasçı resmî tasfiye isteyebilir; ancak mirasçılardan biri mirası kabul etmişse bu istem dikkate alınmaz (TMK m. 632).
  • Resmî tasfiyede mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmaz.
  • Mirasbırakanın alacaklıları, alacakları ödenmez veya güvenceye bağlanmazsa, ölümden ya da vasiyetnamenin açılmasından itibaren üç ay içinde resmî tasfiye isteyebilir (TMK m. 633).
  • Tasfiyeyi sulh mahkemesi veya atadığı tasfiye memuru yapar; işlemlere karşı öğrenmeden itibaren yedi gün içinde şikâyet yolu açıktır (TMK m. 634).
  • Terekenin mevcudu borçlara yetmiyorsa tasfiye, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır (TMK m. 636).
  • Bütün en yakın yasal mirasçıların reddettiği miras, sulh mahkemesince kendiliğinden iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 612).

Hangi durumda resmî tasfiye istenir?

Bir mirasçı, mirasbırakanın borçlarının malvarlığını aşıp aşmadığını bilmiyorsa üç seçeneğe sahiptir:

  • Mirası reddetmek. Üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine beyanda bulunur; tereke ile ilişkisi kesilir. Sitemizdeki Mirasın Reddi yazısında bu yolu anlattık.
  • Resmî defter istemek. Terekenin aktif ve pasifleri ilanla belirlenir, mirasçı daha sonra mirası deftere göre kabul eder; bu durumda deftere yazılmış borçlardan kendi malvarlığıyla da sorumlu olur (TMK m. 628).
  • Resmî tasfiye istemek. Tereke, mahkeme gözetiminde paraya çevrilir ve borçlar ödenir. Mirasçının kendi malvarlığı borçlardan sorumlu tutulmaz; tasfiyeden sonra kalan değer mirasçılara verilir.

Resmî tasfiye, mirasçının terekedeki belirli malları (örneğin aile evini) korumak istediği ama borçların tutarından emin olmadığı durumlarda tercih edilir. Tasfiye sırasında mirasçılar, tasfiye için gerekli olmayan malların kendilerine verilmesini isteyebilir (TMK m. 635/4).

Mirasçının istemi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 632

Her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir. Bu istem, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz. Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar, terekenin borçlarından sorumlu olmazlar.

İstem, mirası ret süresi içinde yapılmalıdır. Ret süresi geçen ya da tereke mallarını kendine malederek mirası zımnen kabul eden mirasçı artık resmî tasfiye isteyemez. Mirasçılardan biri mirası kabul etmişse resmî tasfiye istemi dikkate alınmaz; bu durumda diğer mirasçılar ret ya da resmî defter yollarına başvurabilir.

Alacaklıların istemi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 633

Mirasbırakanın alacaklarını elde edemeyeceklerinden inandırıcı sebeplerle kuşku duyan alacaklıları, istedikleri hâlde alacakları ödenmediği veya kendilerine güvence verilmediği takdirde, mirasbırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde, terekenin resmî tasfiyesini isteyebilirler. Aynı koşulların varlığı hâlinde vasiyet alacaklıları da, haklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasını isteyebilirler.

Bu hak, mirasbırakanın alacaklılarını mirasçıların kendi alacaklılarına karşı korur. Örneğin mirasçılardan biri ağır borç altındaysa ve tereke mallarını kendi alacaklılarına kaptırma ihtimali varsa, mirasbırakanın alacaklısı resmî tasfiye isteyerek terekenin önce kendi alacağının ödenmesinde kullanılmasını sağlar.

Tasfiye nasıl yapılır?

Terekenin resmî tasfiyesi bilgi grafiği
  1. Defter ve ilan. Tasfiye, terekenin defterinin düzenlenmesiyle başlar. Aynı zamanda ilan yapılarak mirasbırakanın alacaklıları ve borçluları belirli bir süre içinde bildirimde bulunmaya çağrılır. Daha önce resmî defter tutulmuşsa tasfiye o deftere göre yapılır (TMK m. 634/1-2).
  2. Tasfiye memuru. Tasfiyeyi sulh mahkemesi yapar ya da bir veya birkaç tasfiye memuru atar. Memur mahkemenin gözetim ve denetimi altında çalışır.
  3. İşlerin tamamlanması. Mirasbırakanın yürüyen işleri tamamlanır, alacaklar tahsil edilir, borçlar ödenir, vasiyetler terekenin imkânı ölçüsünde yerine getirilir (TMK m. 635/1).
  4. Malların paraya çevrilmesi. Taşınmazlar açık artırmayla, bütün mirasçılar kabul ederse pazarlık yoluyla satılır (TMK m. 635/3).
  5. Kalanın teslimi. Borçlar ödendikten sonra kalan mal ve para mirasçılara verilir.

Mirasçılar ve tereke alacaklıları, tasfiye memurunun yaptığı veya yapmayı planladığı işlemlere karşı, bunu öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde sulh mahkemesine yazılı olarak şikâyette bulunabilir (TMK m. 634/4).

Mevcudu borçlara yetmeyen tereke

Tasfiye sırasında terekenin borçlarını ödemeye yetmediği anlaşılırsa olağan usulden iflas usulüne geçilir:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 636

Mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre yapılır.

İflas usulünde alacaklılar, İcra ve İflas Kanunu’ndaki sıra cetveline göre ödeme alır; tereke yetersizse alacakların bir kısmı karşılanamaz. Mirasçılar bu kalan borçlardan sorumlu olmaz.

Mirasçıların tamamı mirası reddederse

En yakın yasal mirasçıların hepsi mirası reddederse tereke sahipsiz kalmaz:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 612

En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, mirası bütün mirasçılar tarafından reddedilen bir kişinin alacaklısının açtığı tasfiye davasında, mahkemenin takipsizlik nedeniyle davayı açılmamış sayması üzerine kararı bozdu. Daire, iki tasfiye türünü şöyle ayırdı:

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 25.01.2021 tarihli, E. 2017/1080, K. 2021/251 sayılı kararı

“Terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi” ve “terekenin resmen tasfiyesi” terekenin (mirasın) tasfiyesini amaçlamakla birlikte, farklı kurumlardır. Her şeyden önce, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi İcra ve İflas Kanuna göre (İİK m. 180; 208 vd); terekenin resmi tasfiyesi ise, Medeni Kanun hükümlerine göre (TMK m. 632-635) gerçekleştirilmek durumundadır. (…) Türk Medeni Kanununun 612. maddesi gereğince mahkemece başkaca bir talep gerekmeksizin re’sen iflas hükümlerine göre terekenin tasfiye edilmesi gerektiğinden takipsizlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez.

Kararın uygulamadaki anlamı şudur: mirası reddedilen kişinin alacaklısı, mirasçılara karşı takip yapamaz; alacağını, sulh mahkemesinin kendiliğinden yürüteceği iflas tasfiyesinde kayıt ettirerek ister.

Sıkça sorulan sorular

Resmî tasfiye ile mirasın reddi arasındaki fark nedir?
Ret hâlinde mirasçı terekeden hiçbir şey almaz ve kural olarak sorumluluktan kurtulur. Resmî tasfiyede ise borçlar ödendikten sonra kalan değer mirasçıya verilir; mirasçı yine borçlardan kişisel olarak sorumlu değildir.

Tasfiye sırasında mirasbırakanın evinde oturulabilir mi?
Tasfiye için gerekli değilse mirasçılar malın kendilerine bırakılmasını isteyebilir (TMK m. 635/4). Ev borçların ödenmesi için satılması gereken tek değerse mahkeme satış kararı verebilir.

Kefalet borçları da tasfiyeye girer mi?
Girer. Mirasbırakanın kefaletten doğan borçları da ilanla çağrılan alacaklar arasındadır ve tasfiyede dikkate alınır.

Sonuç

Mirasbırakanın borç durumu bilinmiyorsa mirasçı, üç aylık ret süresi dolmadan ret, resmî defter ve resmî tasfiye seçeneklerinden birini seçmelidir. Resmî tasfiye isteyecek mirasçı, diğer mirasçılardan hiçbirinin mirası kabul etmediğinden emin olmalı ve tereke mallarını kendi malı gibi kullanmaktan kaçınmalıdır. Alacaklı ise ölümden ya da vasiyetnamenin açılmasından itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine başvurmalıdır.

Mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu.

Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.