Türk ceza hukukunda on sekiz yaşını doldurmamış her kişi çocuktur (TCK m. 6/1-b). Suç işlediği iddia edilen çocuğun cezai sorumluluğu, fiil tarihindeki yaşına göre üç ayrı kurala bağlanmıştır. Bu kurallar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesinde yer alır. 8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun, 18/8/2026 tarihinden itibaren çocuklara verilecek cezaları artırmış ve ağır suçlarda indirimin uygulanmamasına imkân veren yeni bir dördüncü fıkra eklemiştir.
KISA CEVAP
- 12 yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur; hakkında yalnızca güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m. 31/1).
- 12-15 yaş arasındaki çocuğun fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği yoksa ceza verilmez; yetenek varsa ceza yarı oranında indirilir ve her fiil için 9 yılı geçemez (m. 31/2).
- 15-18 yaş arasındaki çocuğun cezası üçte bir oranında indirilir ve her fiil için 15 yılı geçemez (m. 31/3).
- 7593 sayılı Kanunla eklenen dördüncü fıkra, kasten öldürme ve ağır yaralama suçlarında 15-18 yaş için indirimin uygulanmamasına imkân tanır.
- Suç tarihi 18/8/2026’dan önceyse, failin lehine olan eski hükümler uygulanır (TCK m. 7/2).
Kanun metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 31/1
Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
Üç yaş grubu
12 yaşından küçükler. Bu çocuklar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Savcılık, çocuğun durumunu inceler ve gerekirse çocuk hâkiminden danışmanlık, eğitim, bakım veya sağlık tedbiri ister.
12-15 yaş arası. Bu gruptaki çocuk için önce algılama ve yönlendirme yeteneği araştırılır. Rapor, çocuğun fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayamadığını gösterirse ceza verilmez; yalnızca güvenlik tedbiri uygulanır. Yeteneğin bulunduğu anlaşılırsa çocuk cezalandırılır, ancak ceza indirilir.
15-18 yaş arası. Bu gruptaki çocuğun ceza sorumluluğu vardır; algılama yeteneği raporu aranmaz. Ceza kanundaki indirim oranına göre belirlenir.
7593 sayılı Kanunla değişen cezalar
| Suçun cezası | 12-15 yaş (eski) | 12-15 yaş (yeni) | 15-18 yaş (eski) | 15-18 yaş (yeni) |
|---|---|---|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet | 12-15 yıl | 13-18 yıl | 18-24 yıl | 19-27 yıl |
| Müebbet | 9-11 yıl | 10-12 yıl | 12-15 yıl | 15-18 yıl |
| Diğer cezalar | Yarısı indirilir, üst sınır 7 yıl | Yarısı indirilir, üst sınır 9 yıl | Üçte biri indirilir, üst sınır 12 yıl | Üçte biri indirilir, üst sınır 15 yıl |
Yeni dördüncü fıkra
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 31/4 (7593 sayılı Kanunla eklendi)
Somut olayda; a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı, b) Güdülen amaç ve saik, c) Suçun işleniş şekli, d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma, hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir.
Aynı fıkranın son cümlesine göre, 12-15 yaş arasında olup ceza sorumluluğu bulunan çocuklar hakkında bu suçlarda ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra uygulanabilir. Hüküm bir takdir yetkisi tanır; mahkeme indirimi kaldırırken hangi ölçüte dayandığını gerekçesinde somut olarak göstermek zorundadır.
Algılama yeteneği raporu
12-15 yaş grubundaki çocuklar için rapor çoğunlukla Adli Tıp Kurumu veya üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinin çocuk psikiyatrisi kurullarından alınır. Raporun soyut olmaması, işlenen somut fiil bakımından değerlendirme yapması gerekir. Akıl hastalığına ilişkin raporlar ise TCK 32 kapsamındadır; bu konuyu sitemizdeki Akıl Hastalığı (TCK 32) yazısında anlattık.
Yargıtay kararları
12-15 yaş grubundaki çocuklar bakımından en sık bozma nedeni, algılama ve yönlendirme yeteneğine ilişkin raporun yetersiz olmasıdır. Yargıtay, raporun yalnızca alınmış olmasını yeterli görmez; raporun açık ve çelişkisiz bir sonuç içermesini arar.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 08.12.2014 tarihli, E. 2013/4884, K. 2014/5949 sayılı kararı
Suça sürüklenen çocuk Yavuz Selim’in suç tarihinde 13 yıl 6 aylık olmasına, herhangi bir akıl rahatsızlığının mevcut olmamasına, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesi’nce düzenlenen adli raporda normal zeka düzeyinde performans gösterdiğinin belirtilmesine karşın suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olarak gelişmediğinin belirtildiği, bu haliyle raporun yetersiz oluşuna göre, Adli Tıp Kurumu’ndan, suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususu sorulup, sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş…
Bu karar, raporda kullanılan “tam olarak gelişmemiş” gibi belirsiz ifadelerin ceza sorumluluğu hakkında karar vermeye elverişli olmadığını gösterir. Kanun, yeteneğin “yeterince gelişmemiş” olması hâlinde ceza sorumluluğunu kaldırır. Bu nedenle raporun, çocuğun suç tarihinde fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığını açıkça cevaplaması gerekir.
Yaş tespiti konusunda da Yargıtay benzer bir özen arar. Nüfus kaydındaki doğum tarihine itiraz edilmesi hâlinde mahkeme, kovuşturma evresinde yaş sorununu kendisi çözerek hüküm kurar (CMK m. 218/2). Ancak bunun için tereddüde yer bırakmayan bir rapor gerekir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 24.12.2024 tarihli, E. 2024/6205, K. 2024/8811 sayılı kararı
Suça sürüklenen çocuğun yaşının, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen rapora dayanılarak tashihine karar verilmiş ise de, yaşa yönelik itirazın niteliği ve maddi gerçeğin tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi için suça sürüklenen çocuğun daha önce çekilmiş olan gerekli film ve kemik grafileri eklenerek, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor aldırılması ve gerçek yaşı tespit edilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 218/2. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
- Ceza Dairesi de 10.12.2019 tarihli, E. 2019/12397, K. 2019/17986 sayılı kararında, kemik yaşına ilişkin raporlar arasında çelişki bulunan bir dosyada, Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesinden rapor alınmadan yaş tashihi ve mahkûmiyet kararı verilmesini bozma nedeni saymıştır. Kararda, kemik yaşının hormonal faktörler ve beslenme gibi etkenlerden etkilenebileceğine dair rapor içeriğine de yer verilmiştir.
Bu kararlardan çıkan ilkeler şunlardır:
- 12-15 yaş grubundaki çocuk hakkında, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine ilişkin açık ve yeterli bir rapor alınmadan hüküm kurulması bozma nedenidir.
- Rapor, genel bir değerlendirme değil, suç tarihi ve yargılama konusu somut fiil bakımından yapılmalıdır.
- Yaş indirimi fiil tarihindeki yaşa göre uygulanır; yaşa itiraz edilmesi hâlinde çelişkili raporlarla yetinilmez, Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan rapor alınır.
- 7593 sayılı Kanunla eklenen dördüncü fıkra yeni olduğundan, mahkemelerin bu takdir yetkisini nasıl kullanacağı ve gerekçe standardı Yargıtay kararlarıyla netleşecektir.
Yaşın kanunda belirtilen sınırlara göre hesaplanması
Kanun, yaş gruplarını “doldurmuş” ve “doldurmamış” ifadeleriyle belirler. On iki yaşını doldurmak, on ikinci doğum gününe ulaşmak demektir. Fiil, çocuğun on ikinci doğum gününden bir gün önce işlenmişse çocuk birinci fıkra kapsamında kalır ve hakkında kovuşturma yapılamaz. On beş ve on sekiz yaş sınırları da aynı şekilde hesaplanır. Bu nedenle suç tarihinin saat ve gün olarak kesin tespiti, sınıra yakın yaştaki çocuklar için belirleyicidir.
Zincirleme suç veya kesintisiz suç hâlinde fiil, birden fazla yaş grubuna yayılabilir. Bu durumda hangi fiilin hangi tarihte işlendiğinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. On sekiz yaşından önce başlayıp sonra devam eden fiillerde, yaş indiriminin hangi kısım için uygulanacağı da bu tespite göre değerlendirilir.
Algılama yeteneği raporunda nelere dikkat edilir?
Rapor bir uzman görüşüdür ve mahkemeyi bağlamaz; ancak mahkeme rapordan ayrılacaksa bunu gerekçesinde açıklamak zorundadır. Raporda, çocuğun zekâ düzeyi, eğitim durumu, ailesi ve sosyal çevresi ile fiilin işleniş biçimi birlikte değerlendirilmelidir. Çocuğun psikiyatri muayenesi yapılmadan, yalnızca dosya üzerinden verilen raporlar itiraza açıktır.
Savunma açısından raporun şu sorulara cevap verip vermediği kontrol edilir: Çocuk, suç tarihinde fiilin yasak olduğunu biliyor muydu? Fiilin başkasına vereceği zararı ve kendisi bakımından doğuracağı sonuçları kavrayabiliyor muydu? Bu bilgiye rağmen davranışını kontrol edebilecek durumda mıydı? Bu sorulardan biri açıkça cevaplanmamışsa, ek rapor veya Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan rapor istenebilir.
Ceza sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılırsa mahkeme beraat değil, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verir ve çocuk hakkında güvenlik tedbirine hükmeder. Bu tedbirler 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nda düzenlenmiştir (TCK m. 56).
Çocukların yargılanmasında özel kurallar

- Soruşturma: Soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısınca bizzat yapılır. Çocuğun ifadesi alınırken müdafi bulunması zorunludur (CMK m. 150/2).
- Sosyal inceleme: Çocuğun ailesi, eğitimi ve sosyal çevresi hakkında sosyal çalışma görevlisi rapor hazırlar.
- Mahkeme: Dava, suçun ağırlığına göre çocuk mahkemesinde veya çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür. Duruşmalar kamuya kapalıdır.
- Hüküm: Yaşa göre indirim uygulanır; koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme değerlendirilir.
- Tedbirler: Ceza yerine veya cezaya ek olarak danışmanlık, eğitim, bakım ve sağlık tedbirlerine hükmedilebilir.
Çocuklar lehine diğer hükümler
- Seçenek yaptırım: Fiil tarihinde 18 yaşını doldurmamış kişiye verilen bir yıl veya daha az hapis cezası, adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilir (TCK m. 50/3).
- Erteleme: Çocuklar için ertelenebilecek cezanın üst sınırı iki değil, üç yıldır (TCK m. 51/1).
- Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süreleri 12-15 yaş için yarı, 15-18 yaş için üçte iki oranında uygulanır (TCK m. 66/2).
- Uzlaştırma: Mağdur gerçek veya özel hukuk tüzel kişisiyse, üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlarda çocuklar için uzlaştırma yoluna gidilir (CMK m. 253/1-c).
Sıkça sorulan sorular
11 yaşındaki çocuk bir arkadaşını yaralarsa ne olur?
Ceza kovuşturması yapılamaz. Ailesi aleyhine hukuk mahkemesinde tazminat davası açılabilir; çocuk hakkında ise koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanabilir.
Suç tarihinde 17 yaşında olan kişi yargılama sırasında 18 yaşını doldurursa hangi kurallar uygulanır?
Yaş indirimi fiil tarihindeki yaşa göre belirlenir. Yargılamanın hangi mahkemede yürüyeceği ise kovuşturma aşamasındaki duruma göre değişebilir.
7593 sayılı Kanun suç tarihi önceki olaylara uygulanır mı?
Uygulanmaz. Cezayı artıran hükümler, yürürlükten önce işlenen fiillere uygulanamaz. Yeni dördüncü fıkra da ancak 18/8/2026 ve sonrasında işlenen kasten öldürme ve ağır yaralama suçlarında gündeme gelir.
Algılama yeteneği raporu çocuğun lehine çıkarsa dosya nasıl sonuçlanır?
Rapor, çocuğun fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığını gösterirse ceza sorumluluğu yoktur. Mahkeme ceza vermez, ancak çocuk hakkında danışmanlık, eğitim, bakım veya sağlık gibi güvenlik tedbirlerine hükmedebilir.
Nüfus kaydındaki yaşa itiraz edilebilir mi?
Edilebilir. Kovuşturma evresinde mahkeme, gerekirse kemik grafileri ve Adli Tıp Kurumu raporuyla gerçek yaşı tespit ederek karar verir (CMK m. 218/2). Yargıtay, çelişkili veya yetersiz raporla yaş tashihi yapılmasını bozma nedeni saymaktadır.
Değerlendirme
Suça sürüklenen çocuk dosyalarında yaşın doğru tespiti, algılama yeteneği raporunun yeterliliği ve 7593 sayılı Kanunun zaman bakımından uygulanması savunmanın temel konularıdır. Nüfus kaydındaki doğum tarihi ile gerçek yaş arasında fark olduğu iddia ediliyorsa, ceza dosyasında yaş tespiti için kemik grafisi gibi yöntemlerle rapor alınması istenebilir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
Bu yazı, 24 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
