Sahte işyeri kaydıyla emeklilik için prim günü kazanmak, gerçeğe aykırı belgelerle sosyal yardım almak veya ekilmeyen arazi için tarımsal destek ödemesi istemek, kamu kurumlarının zararına dolandırıcılık suçunu oluşturabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen bu nitelikli hâl için hapis cezasının alt sınırı dört yıldır. Adli para cezası da elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
KISA CEVAP
- Dolandırıcılığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlenmesi nitelikli hâldir (TCK m. 158/1-e).
- Ceza üç yıldan on yıla kadar hapistir; bu bentte alt sınır dört yıldan az olamaz.
- Adli para cezası beş bin güne kadardır ve suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
- Kamu kurumunun araç olarak kullanılarak bir kişinin aldatılması ise ayrı bir bentte (158/1-d) düzenlenmiştir.
- Zararın kovuşturmadan önce tamamen giderilmesi hâlinde ceza üçte ikiye kadar indirilir (TCK m. 168).
Kanun metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/1
Dolandırıcılık suçunun; (…) e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, (…) İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Uygulamada sık görülen örnekler
- SGK: Fiilen çalışılmadığı hâlde sigortalı gösterilerek prim günü kazanılması ve emekli aylığı bağlatılması; sahte raporla geçici iş göremezlik ödeneği alınması.
- Sosyal yardımlar: Gelir durumu gerçeğe aykırı bildirilerek yardım alınması; ölen kişinin aylığının yakınları tarafından çekilmeye devam edilmesi.
- Tarımsal destekler: Ekilmeyen arazi veya bulunmayan hayvan için destek ödemesi alınması.
- Belediye ve kamu ihaleleri: Yapılmayan işin yapılmış gibi gösterilerek hakediş ödemesi alınması.
- Teşvik ve hibeler: Kalkınma ajansı veya istihdam teşviklerinden sahte belgelerle yararlanılması.
Suçun unsurları
Kamu kurum ve kuruluşu. Bakanlıklar, Sosyal Güvenlik Kurumu, belediyeler, il özel idareleri, üniversiteler ve diğer kamu tüzel kişileri bu kapsamdadır. Bir kurumun bu bent kapsamında olup olmadığı, kamu tüzel kişiliğine sahip olup olmadığına ve sermayesinin niteliğine göre belirlenir.
Hile. Kurumun görevlilerini aldatmaya elverişli davranış gerekir. Sahte belge, gerçeğe aykırı beyan veya kayıt manipülasyonu en yaygın yöntemlerdir.
Zarar. Kurumun malvarlığında azalma olmalıdır. Haksız ödeme alınmasıyla suç tamamlanır.
Diğer suçlarla ilişkisi
Suç sahte belge kullanılarak işlenmişse resmî belgede sahtecilik (TCK m. 204) veya özel belgede sahtecilik (TCK m. 207) de oluşabilir. Fail kamu görevlisiyse ve kurumun malına görevi nedeniyle zilyet olarak el koymuşsa olay zimmet suçu (TCK m. 247) olarak değerlendirilir. Zimmet suçunu sitemizdeki Zimmet Suçu yazısında anlattık.
Yargıtay uygulamasında öne çıkan ilkeler
- Zarar gören kurumun kamu kurum veya kuruluşu niteliği taşıyıp taşımadığı, kuruluş kanunu ve tüzel kişiliği esas alınarak belirlenir.
- Hile unsuru, kurumun görevlilerinin aldatılmasına elverişli olmalıdır. Kurumun kendi kayıt hatasından kaynaklanan ödemelerde dolandırıcılık tartışmalıdır.
- Suçta kullanılan sahte belgeler bakımından sahtecilik suçlarıyla içtima ilişkisi ayrıca değerlendirilir.
- Kurum zararının giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık indiriminin uygulanması için mahkemenin kurumdan zararın tamamen karşılanıp karşılanmadığını sorması gerekir.
Soruşturma süreci

- Kurum denetimi: SGK müfettişleri, belediye denetim birimleri veya Sayıştay incelemesi ile usulsüzlük tespit edilir.
- Suç duyurusu: Kurum, zarar miktarını belirterek savcılığa başvurur. Suç şikâyete bağlı değildir.
- İdari geri alma: Kurum, haksız ödemeyi faiziyle birlikte geri ister. SGK alacakları için ayrıca idari takip başlatılır.
- Kovuşturma: Dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Suç uzlaştırma kapsamında değildir.
- Etkin pişmanlık: Kurumun zararının ödenmesi, ödemenin zamanına göre ceza indirimi sağlar.
Sıkça sorulan sorular
Ölen annesinin emekli maaşını çekmeye devam eden kişi bu suçu işler mi?
Ölümün kuruma bildirilmemesi ve maaşın banka kartıyla çekilmeye devam edilmesi, somut olayda kamu kurumu zararına dolandırıcılık veya başka suçlar kapsamında değerlendirilebilir. Haksız ödemenin iadesi her durumda istenir.
Sigortalı gösterilen ama çalışmayan kişi de sorumlu olur mu?
Sahte sigortalılıktan yararlanan kişi, işverenle birlikte hareket etmişse fail olarak sorumlu tutulabilir. Bilgisi dışında sigortalı gösterilen kişi ise sorumlu olmaz.
Kurumun zararını ödemek davayı düşürür mü?
Düşürmez, ancak etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle ceza önemli ölçüde indirilir. Ödeme kovuşturma başlamadan önce yapılırsa indirim üçte ikiye kadar çıkabilir.
Ceza ertelenebilir mi?
Alt sınır dört yıl olduğundan, indirimler uygulanmadıkça erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün değildir. Etkin pişmanlık ve takdiri indirimle ceza iki yılın altına düşerse bu kurumlar tartışılabilir.
Değerlendirme
Bu suçta savunmanın odağı, hile unsurunun bulunup bulunmadığı ve kurumun aldatılıp aldatılmadığıdır. Kurumun kendi kayıt hatasından kaynaklanan veya failin gerçeğe aykırı beyanı olmadan yapılan ödemeler dolandırıcılık niteliği taşımayabilir. Böyle durumlarda kurumun alacağı idari veya hukuki yolla geri istenir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
