Zimmet, bir kamu görevlisinin görevi nedeniyle kendisine teslim edilen veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin ya da başkasının malı gibi kullanması, tasarruf etmesi veya sahiplenmesidir. Suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde, m. 247’de düzenlenmiştir. Korunan değer, kamu malının korunması ile birlikte kamu görevlisine duyulan güvendir.
Uygulamada zimmet iddiaları en çok muhasebe ve veznedarlık birimlerinde, tahsilat yapan belediye ve kurum çalışanlarında, mutemetlerde, icra ve noterlik işlemlerinde ve kamu bankalarında görülür.
KISA CEVAP
- Zimmet, kamu görevlisinin görevi nedeniyle kendisine teslim edilen veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı zimmetine geçirmesidir; ceza beş yıldan on iki yıla kadar hapistir (TCK m. 247).
- Açığa çıkmamasını sağlayan hileli davranışlarla işlenirse ceza yarı oranında artırılır; malın geçici kullanılıp iade edilmesi hâlinde ceza yarıya kadar indirilebilir.
- Para görev gereği faile teslim edilmemiş, hileyle kurumdan alınmışsa eylem zimmet değil nitelikli dolandırıcılıktır (Yargıtay 5. CD, E. 2024/6675, K. 2024/11601).
- İade veya tazmin soruşturmadan önce yapılırsa ceza üçte iki, kovuşturmadan önce yarı, hükümden önce üçte bir oranında indirilir (TCK m. 248).
- Ödeme davayı düşürmez; dava ağır ceza mahkemesinde görülür ve soruşturma izni aranmaz.
Suçun unsurları
Fail: Kamu görevlisi
Zimmet, yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü bir suçtur. Kamu görevlisi, kamusal bir faaliyetin yürütülmesine atama, seçilme veya herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir (TCK m. 6/1-c). Sözleşmeli personel, kamu kurumunda çalışan işçiler ve bilirkişiler de görevleri kapsamında bu tanıma girebilir.
Kamu görevlisi olmayan bir kişi zimmet suçunu tek başına işleyemez; ancak suça azmettiren veya yardım eden olarak katılabilir (TCK m. 40/2). Özel bankalarda çalışanlar bakımından ise 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 160’ta ayrı bir zimmet suçu düzenlenmiştir.
Konu: Görev nedeniyle teslim edilen veya korunan mal
Suçun konusu, failin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu maldır. Malın kamuya ait olması şart değildir; kamu görevlisine görevi nedeniyle teslim edilen bir özel kişi malı da zimmet suçunun konusu olabilir. Örneğin icra dairesindeki bir memurun alacaklı adına tahsil edilen parayı kendi hesabına geçirmesi zimmettir.
Bu unsur, zimmeti diğer suçlardan ayıran temel ölçüttür. Malın kamu görevlisine görevi gereği yasal olarak teslim edilmemesi hâlinde zimmet değil, başka bir suç söz konusu olur.
Hareket: Zimmete geçirme
Zimmete geçirme, failin malı kendi malı gibi tasarruf etmesidir. Harcama, satma, başkasına devretme, kendi hesabına aktarma, teslimini inkâr etme bu kapsamdadır. Malın kısa bir süre için kullanılıp iade edilmesi de zimmet oluşturur; ancak bu durumda ceza indirilebilir.
Zimmet ile nitelikli dolandırıcılık arasındaki fark
Kamu görevlisinin sahte belge düzenleyerek kurumdan para alması, ilk bakışta zimmete benzese de dolandırıcılık niteliği taşıyabilir. Ayrım, paranın görev gereği faile teslim edilip edilmediğine göre yapılır.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, orman fidanlık müdürlüğünde çalışan sanıkların işçi maaş bordrolarındaki toplamları değiştirerek ve başka yere tayin edilen personele ücret tahakkuk ettirerek maaş havuz hesabındaki parayı artırdıkları ve fazla ödemeyi kendi hesaplarına aktardıkları olayda, suça konu paraların görevleri dolayısıyla sanıklara teslim edilmediğini belirtmiştir. Daire, yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediğini, hileli yollarla haksız menfaat sağlandığını ve eylemin kamu kurumu zararına zincirleme nitelikli dolandırıcılık oluşturduğunu kabul ederek nitelikli zimmetten kurulan hükmü bozmuştur (Yargıtay 5. CD, E. 2024/6675, K. 2024/11601, T. 03.12.2024).
Güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanmadan farkı
Güveni kötüye kullanma (TCK m. 155). Zilyetliği devredilen bir mal üzerinde devir amacı dışında tasarrufta bulunulması, zimmete benzer. Fark, failin sıfatındadır: Fail kamu görevlisi ise ve mal ona görevi nedeniyle teslim edilmişse zimmet; fail özel bir kişi ise veya mal görevle bağlantılı olmayan bir ilişki nedeniyle teslim edilmişse güveni kötüye kullanma söz konusu olur. Zimmetin cezası, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın cezasından (bir yıldan yedi yıla kadar hapis) belirgin şekilde ağırdır.
Görevi kötüye kullanma (TCK m. 257). Bu suç, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmayan hâlleri kapsayan tamamlayıcı bir hükümdür. Kamu görevlisinin görevi gereği teslim aldığı malı sahiplenmesi zimmet olarak tanımlandığından, bu durumda görevi kötüye kullanma hükmü uygulanmaz. Buna karşılık, malı sahiplenmeyen ancak usulsüz işlemle bir kişiye haksız menfaat sağlayan görevlinin eylemi görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirilebilir.
Cezası
| Hâl | Ceza |
|---|---|
| Basit zimmet (m. 247/1) | 5 yıldan 12 yıla kadar hapis |
| Nitelikli zimmet (m. 247/2) | Ceza yarı oranında artırılır (7 yıl 6 aydan 18 yıla kadar) |
| Kullanma zimmeti (m. 247/3) | Ceza yarı oranına kadar indirilebilir |
| Malın değerinin az olması (m. 249) | Ceza üçte birden yarıya kadar indirilir |
Nitelikli zimmet
Zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Sahte makbuz, belge veya kayıt düzenlenmesi, muhasebe kayıtlarının tahrif edilmesi ve hesaplar arasında yapılan aldatıcı aktarımlar bu kapsamdadır. Hileli davranışın, olağan bir denetimle ortaya çıkarılamayacak nitelikte olması gerekir.
Nitelikli zimmet, kanunda bileşik suç olarak düzenlenmiştir; ancak hileli davranış sahte belge düzenlenmesi şeklinde gerçekleşmişse sahtecilik suçundan da ayrıca ceza verilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, TCK m. 212’deki özel içtima kuralı nedeniyle nitelikli zimmet sırasında sahte evrak düzenlenmesi hâlinde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan da hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 5. CD, E. 2021/4010, K. 2025/7374, T. 24.06.2025).
Kullanma zimmeti
Malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere zimmete geçirilmesi hâlinde ceza yarıya kadar indirilebilir. Vezne parasının kısa süreliğine borç kapatmak için alınıp ertesi gün yerine konulması bu duruma örnektir. İade kastının olaydan sonra değil, fiil sırasında bulunması gerekir. Kanun “indirilebilir” ifadesini kullandığından bu indirim takdiridir; mahkeme, iade kastını ve olayın özelliklerini değerlendirerek indirim yapmayabilir.
Etkin pişmanlık (TCK m. 248)
Zimmet suçunda etkin pişmanlık, cezasızlık değil indirim sağlar:
- Soruşturma başlamadan önce zimmete geçirilen mal aynen iade edilir veya zarar tamamen tazmin edilirse ceza üçte iki oranında indirilir.
- Kovuşturma başlamadan önce gönüllü olarak iade veya tazmin hâlinde ceza yarı oranında indirilir.
- Hükümden önce iade veya tazmin hâlinde ceza üçte bir oranında indirilir.
İdari soruşturma, ceza soruşturması değildir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, zararı idari tahkikat aşamasında gideren sanık hakkında, soruşturma başlamadan önceki etkin pişmanlığı düzenleyen m. 248/1 uygulanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 5. CD, E. 2024/6675, K. 2024/11601, T. 03.12.2024).
Birden fazla failin bulunduğu dosyalarda, sanıklardan birinin yaptığı ödemeden, bu ödemeye karşı çıkmayan diğer sanıklar da yararlanır. Aynı kararda asıl zimmet miktarını hükümden önce iade eden sanık hakkında da indirim uygulanması gerektiği vurgulanmıştır (Yargıtay 5. CD, E. 2021/4010, K. 2025/7374, T. 24.06.2025).

İndirim oranları kanunda sabit olarak belirlenmiştir; mahkemenin bu oranlar arasında takdir yetkisi yoktur. Bu nedenle iade veya tazminin hangi aşamada yapıldığı, sonuç cezayı doğrudan belirler.
Soruşturma ve yargılama
Başlangıç. Zimmet çoğunlukla kurum içi denetim, müfettiş raporu veya Sayıştay denetimiyle ortaya çıkar. Bu suçlar, 3628 sayılı Kanun m. 17 kapsamında genel hükümlere göre doğrudan Cumhuriyet savcılığınca soruşturulur.
Bilirkişi incelemesi. Zimmet miktarının belirlenmesi, muhasebe kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesini gerektirir. Bilirkişi raporunda failin sorumlu olduğu dönem, kendi uhdesindeki işlemler ile başkalarının işlemleri ayrıştırılmalıdır. Birden fazla görevlinin aynı birimde çalıştığı dosyalarda, her failin yalnızca kendi görev dönemine ait miktardan sorumlu olduğu gözetilmelidir.
Malvarlığına el koyma. Zimmet, şüpheliye ait taşınmaz, araç, banka hesabı ve şirket paylarına el konulabilecek suçlar arasındadır (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 128).
Görevli mahkeme ve katılma. Dava ağır ceza mahkemesinde görülür. Zarar gören kamu kurumu katılan sıfatını alabilir.
Hak yoksunluğu. Mahkûmiyet hâlinde TCK m. 53’teki hak yoksunlukları uygulanır; zimmet, görevin sağladığı yetkiler kötüye kullanılarak işlendiğinden ayrıca m. 53/5 uyarınca belirli bir süre kamu görevinden yasaklanmaya da hükmedilir. Zimmet suçundan mahkûm olan kişi, ceza ertelenmiş veya affa uğramış olsa bile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 48 uyarınca memur olarak atanamaz.
Zararın tahsili. Ceza yargılaması, kurumun zararını tahsil etmesini engellemez. Zarar gören kurum, ceza davasının sonucunu beklemeden failden zararın tazminini talep edebilir; bu talep ilgili mevzuata göre idari yollarla veya hukuk mahkemesinde dava açılarak ileri sürülür. Ceza davasında verilen beraat kararı da, kusurun ve zararın hukuk hâkimince ayrıca değerlendirilmesine engel değildir. Bu nedenle sanık bakımından zararın erken aşamada giderilmesi hem etkin pişmanlık indirimi hem de faiz yükünün sınırlanması bakımından önemlidir.
Dava zamanaşımı. Basit ve nitelikli zimmette dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m. 66/1-d).
Sıkça Sorulan Sorular
Zimmete geçirilen para geri ödenirse dava düşer mi?
Hayır. Zimmet şikâyete bağlı değildir ve ödeme davayı sona erdirmez. Ödeme, yapıldığı aşamaya göre cezanın üçte iki, yarı veya üçte bir oranında indirilmesini sağlar.
Kasada çıkan açık her zaman zimmet midir?
Hayır. Kasa açığının hesap hatasından, başka bir personelin işleminden veya kayıt eksikliğinden kaynaklanma ihtimali bulunur. Zimmet için failin malı kasten kendi tasarrufuna geçirdiğinin ispatlanması gerekir; açığın yalnızca bulunması yeterli değildir.
Kamu kurumunda çalışan işçi zimmet suçundan yargılanabilir mi?
Görevi gereği kendisine para veya mal teslim edilen ve kamusal bir faaliyete katılan işçi, TCK m. 6/1-c anlamında kamu görevlisi sayılabilir. Bu durumda zimmet hükümleri uygulanır.
Sonuç
Zimmet suçunun belirleyici unsuru, malın kamu görevlisine görevi gereği teslim edilmiş olmasıdır; bu unsur yoksa eylem dolandırıcılık gibi başka bir suç oluşturabilir. Beş yıldan on iki yıla kadar hapis öngören suçta iadenin hangi aşamada yapıldığı, cezanın üçte iki ile üçte bir arasında indirilmesini belirler. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
