
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), 26/9/2004’te kabul edilmiş ve 1/6/2005’te yürürlüğe girmiştir. 1926 tarihli 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’nun yerini almıştır. Hangi fiillerin suç olduğunu, bunlara hangi cezaların ve güvenlik tedbirlerinin uygulanacağını ve ceza sorumluluğunun genel şartlarını düzenler. Kanun yürürlüğe girdiğinden bu yana pek çok kez değiştirilmiştir; 2025 ve 2026’da yapılan değişiklikler ceza miktarlarını artırmıştır. Aşağıda TCK’nın yapısı, temel kavramları ve son değişiklikler anlatılmaktadır.
KISA CEVAP
- TCK iki kitaptan oluşur: Genel Hükümler (m. 1-75) ve Özel Hükümler (m. 76-345).
- Kanunun açıkça suç saymadığı fiil için ceza verilemez; kıyas yasaktır (m. 2).
- Suç tarihindeki kanun ile sonraki kanun farklıysa failin lehine olan uygulanır (m. 7/2). Ceza artıran yeni hükümler yalnızca yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlara uygulanır.
- Süreli hapis cezası kural olarak bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz (m. 49/1).
- İki yıl veya daha az süreli hapis cezası, şartları varsa ertelenebilir (m. 51).
- 7499, 7550, 7571 ve 7593 sayılı Kanunlar 2024-2026 arasında pek çok ceza miktarını değiştirmiştir.
Kanun’un yapısı
TCK iki kitaptan oluşur:
- Birinci Kitap (Genel Hükümler, m. 1-75): Temel ilkeler, kanunun yer ve zaman bakımından uygulanması, ceza sorumluluğunun esasları, suça teşebbüs, iştirak, içtima, yaptırımlar, dava ve ceza zamanaşımı ile şikâyet gibi bütün suçlar için ortak kurallar.
- İkinci Kitap (Özel Hükümler, m. 76-345): Tek tek suç tipleri. Uluslararası suçlar, kişilere karşı suçlar (hayata, vücut dokunulmazlığına, cinsel dokunulmazlığa, hürriyete, şerefe, özel hayata, malvarlığına karşı suçlar), topluma karşı suçlar, millete ve devlete karşı suçlar bu kitapta düzenlenir.
Genel hükümler, ceza içeren özel kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır (m. 5).
Temel ilkeler
Kanunilik ilkesi
Kanunun açıkça suç olarak tanımlamadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz (TCK m. 2/1). İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz; suç ve ceza içeren hükümler kıyas yoluyla uygulanamaz ve kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz (m. 2/2-3).
Orantılılık ve eşitlik
Suç işleyen kişi hakkında, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. Ceza Kanunu’nun uygulanmasında kişiler arasında ırk, dil, din, cinsiyet, siyasi düşünce, sosyal konum ve benzeri nedenlerle ayrım yapılamaz ve hiç kimseye ayrıcalık tanınamaz (m. 3).
Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz
Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz (m. 4/1). Fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi ise cezalandırılmaz (m. 30/4).
Zaman bakımından uygulama: lehe kanun
İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimse cezalandırılamaz (m. 7/1). Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur (m. 7/2). Sonradan cezayı artıran bir kanun, daha önce işlenmiş suçlara uygulanamaz.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7/1-2
Madde 7- (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.
(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 28/6/2014’ten önce işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda, cezanın alt sınırını bir yıldan iki yıla çıkaran 6545 sayılı Kanun’daki hükme göre temel ceza belirlenmesini TCK m. 7/2’ye aykırı bularak hükmü kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 10. CD, E. 2025/1155, K. 2026/5823, T. 28/04/2026).
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/1155, K. 2026/5823, T. 28/04/2026
10. Ceza Dairesi 2025/1155 E. , 2026/5823 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/432 E., 2020/400 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ereğli (Konya) 2.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 09.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK’nın 309/1. maddesi uyarınca, 10.02.2025 tarihli ve 2024/12682 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2025 tarihli ve KYB – 2025/24850 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2025 tarihli ve KYB – 2025/24850 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ” Dosya kapsamına göre, suç tarihi olan 06/05/2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, anılan Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibari ile sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesinde yer alan ceza miktarına göre temel cezanın “2 yıl hapis” olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 06.05.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2014 tarihli ve 2014/1816 Soruşturma, 2014/9 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 16.12.2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 14.08.2015 tarihinde yeniden aynı nev’iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2015 tarihli ve 2014/1816 Soruşturma, 2015/1695 Esas, 2015/1592 sayılı iddianamesi ile Ereğli (Konya) 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Ereğli (Konya) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2015/542 Esas, 2016/392 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 06.09.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 27.10.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Ereğli (Konya) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.12.2020 tarihli ve 2020/432 Esas, 2020/400 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına ve sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1. ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; Suç tarihi olan 06.05.2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, anılan Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibari ile sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı TCK’nın191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/1. maddesinde yer alan ceza miktarına göre temel cezanın “2 yıl hapis” olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ereğli (Konya) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ve 2020/432 Esas, 2020/400 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.
Daire aynı yönde başka bir kararında, mahkemenin gerekçesinde “asgari hadden” ceza tayin edildiğini belirttiği hâlde suç tarihinden sonraki aleyhe kanunun alt sınırının esas alınmasını bozma nedeni saymıştır (Yargıtay 10. CD, E. 2023/15944, K. 2025/310, T. 13/01/2025).
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15944, K. 2025/310, T. 13/01/2025
10. Ceza Dairesi 2023/15944 E. , 2025/310 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/583 E., 2023/83 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.03.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK’nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/9577 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86842 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86842 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, suç tarihi olan 24.06.2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, anılan Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibari ile sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, Mahkemesince gerekçe kısmında ceza belirlenirken “asgari hadden ceza tayin edildiği” ibaresine yer verildiği de dikkate alındığında ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesinde yer alan ceza miktarına göre “2 yıl hapis” olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 24.06.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2014 tarihli ve 2014/26430 Soruşturma, 2014/4 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin karara itiraz ettiği, Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.12.2014 tarihli ve 2014/2759 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek erteleme kararının kesinleştiği, infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infazın 23.11.2015 tarihinde tamamlandığının bildirildiği, C. Şüphelinin 26.06.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2019 tarihli ve 2019/47995 Soruşturma, 2019/12901 Esas, 2019/11866 sayılı iddianamesi ile Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/584 Esas, 2019/771 Karar sayılı kararı ile, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 19.12.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, E. Sanığın denetim süresi içerisinde 10.09.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.02.2023 tarihli ve 2022/583 Esas, 2023/83 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. Dosya kapsamına göre; Suç tarihi olan 24.06.2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/1. maddesinde, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis” cezası olduğu, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis” cezası olarak düzenlendiği, anılan Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibari ile sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hükümde ve gerekçede alt sınırdan uzaklaşıldığına dair bir ibare bulunmadığı da dikkate alındığında, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/1. maddesinde yer alan ceza miktarına göre temel cezanın “2 yıl hapis” olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2023 tarihli ve 2022/583 Esas, 2023/83 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.
Bu ilke aşağıda anlatılan 2025 ve 2026 değişiklikleri için de geçerlidir. Ceza artıran yeni hükümler yalnızca yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlara uygulanır.
Yer bakımından uygulama
Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi ya da neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi hâlinde suç Türkiye’de işlenmiş sayılır (m. 8/1). Türk kara ve hava sahası ile karasularının yanında, açık denizdeki Türk deniz ve hava araçlarında işlenen suçlar da Türkiye’de işlenmiş kabul edilir (m. 8/2). Yabancı ülkede işlenen suçlarda Türk kanunlarının hangi şartlarla uygulanacağı m. 10-13’te düzenlenmiştir.
Suçun unsurları ve ceza sorumluluğu
Kast ve taksir
Suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi kasttır (m. 21/1). Kişinin suçun unsurlarının gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi olası kasttır ve bu hâlde ceza indirilir (m. 21/2). Taksirle işlenen fiiller ancak kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (m. 22/1).
Hukuka uygunluk ve kusurluluk
Kanunun hükmünü yerine getirme, meşru savunma, hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası gibi hâllerde fiil hukuka uygundur ve cezalandırılmaz (m. 24-26). Haksız tahrik (m. 29), hata (m. 30), yaş küçüklüğü (m. 31), akıl hastalığı (m. 32) ve sağır dilsizlik (m. 33) ise kusurluluğu ortadan kaldıran veya azaltan sebeplerdir.
Teşebbüs, iştirak ve içtima
Kişi işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüsten sorumlu tutulur (m. 35). Kişi icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçer veya kendi çabasıyla neticenin gerçekleşmesini önlerse teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; ancak o ana kadar gerçekleştirdiği hareketler başka bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suça ait ceza ile cezalandırılır (m. 36). Suça birden fazla kişinin katılması iştirak hükümleriyle (m. 37-41), bir kişinin birden fazla suç işlemesi ise içtima hükümleriyle (m. 42-44) düzenlenir.
Yaptırımlar
Cezalar
TCK’da cezalar hapis ve adli para cezasıdır (m. 45). Hapis cezaları ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve süreli hapistir (m. 46). Süreli hapis, kanunda aksine hüküm olmadıkça bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz (m. 49/1). Bir yıl veya daha az süreli hapis kısa süreli hapistir ve şartları varsa adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (m. 49/2, 50).
Adli para cezası gün para cezası sistemiyle belirlenir. 2/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanun’la bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı en az yüz, en fazla beş yüz Türk lirası olmuştur (m. 52/2).
Erteleme ve hak yoksunlukları
İki yıl veya daha az süreli hapis cezası, şartları varsa ertelenebilir (m. 51). Kasten işlenen bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyet, kanunda sayılan bazı hakların kullanılmasından yoksunluk sonucunu doğurur (m. 53).
Güvenlik tedbirleri
Müsadere (m. 54-55), çocuklara ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri (m. 56-57) ve tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri (m. 60) cezadan ayrı yaptırımlardır.

Dava zamanaşımı
Kamu davası, suçun cezasına göre belirlenen süreler geçince düşer (m. 66/1):
- ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarda otuz yıl,
- müebbet hapis gerektiren suçlarda yirmi beş yıl,
- yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis gerektiren suçlarda yirmi yıl,
- beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda on beş yıl,
- beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda sekiz yıl.
Şüpheli veya sanığın savcı huzurunda ifadesinin alınması ya da sorguya çekilmesi, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser. Kesilme hâlinde süre yeniden işlemeye başlar, ancak Kanun’da belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (m. 67/2-4). Cezası artırılan suçlarda zamanaşımı süresi de değişebilir; lehe kanun ilkesi zamanaşımı için de geçerlidir.
2024-2026 değişiklikleri
Son iki yılda yapılan başlıca değişiklikler şunlardır:
| Kanun | Değişiklik |
|---|---|
| 7499 (2/3/2024) | Gün karşılığı adli para cezası en az 100, en fazla 500 TL (m. 52/2) |
| 7550 (4/6/2025) | Teşebbüste ağırlaştırılmış müebbet yerine 14-21 yıl, müebbet yerine 10-18 yıl (m. 35/2) |
| 7550 (4/6/2025) | Kasten yaralamanın temel cezası 1 yıl 6 ay-3 yıl; basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamada 6 ay-1 yıl 6 ay (m. 86) |
| 7550 (4/6/2025) | Nitelikli tehdidin cezası 2-7 yıl (m. 106/2); neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama cezaları artırıldı (m. 87) |
| 7571 (24/12/2025) | Taksirle yaralama 4 ay-2 yıl; birden fazla kişinin yaralanmasında 9 ay-5 yıl (m. 89) |
| 7571 (24/12/2025) | Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme 5-10 yıl; örgüt silahlıysa ceza yarı oranında artırılır (m. 220) |
| 7571 (24/12/2025) | Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde silahla ateş etme 1-5 yıl (ses ve gaz fişeği atabilen silahla 6 ay-3 yıl); kişilerin toplu bulunduğu yerlerde ceza yarı oranında artırılır (m. 170/1-2) |
| 7571 (24/12/2025) | Konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olan güveni kötüye kullanmada ceza bir kat artırılır (m. 155/3) |
| 7593 (8/8/2026) | 12-15 ve 15-18 yaş grubundaki çocuklara verilecek cezaların alt ve üst sınırları artırıldı; kasten öldürme (m. 81, 82) ile m. 87/2 ve 4 suçlarında 15-18 yaş grubu için üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir (m. 31) |
| 7593 (8/8/2026) | Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya m. 87/2 ve 4 kapsamında ağırlaşmış yaralama suçu işlemesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın faile verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır (m. 233/4); m. 233/1-3’teki cezalar da artırıldı |
Bu değişikliklerin önemli bir bölümü cezayı artırdığından, yürürlük tarihlerinden önce işlenen suçlara TCK m. 7/2 uyarınca uygulanmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
TCK ile özel ceza kanunları arasındaki ilişki nedir?
TCK’nın genel hükümleri, özel ceza kanunlarında ve ceza içeren kanunlardaki suçlara da uygulanır (m. 5). Örneğin 6136 sayılı Kanun’daki ruhsatsız silah bulundurma suçunda da iştirak, zamanaşımı ve erteleme TCK’ya göre belirlenir.
Suçu işledikten sonra cezası artırılırsa yeni ceza mı uygulanır?
Hayır. Suç tarihindeki kanun ile sonraki kanunlar karşılaştırılır ve failin lehine olan uygulanır (m. 7/2).
Hangi suçlarda şikâyet gerekir?
Şikâyete bağlı suçlar kanunda ayrıca belirtilir. Şikâyet süresi, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı aydır (m. 73/1-2).
Sonuç
TCK’nın genel hükümleri her ceza dosyasında sorumluluğun ve cezanın belirlenmesinde ortak çerçeveyi oluşturur. 2025 ve 2026 değişiklikleri pek çok suçta cezaları artırdığından her dosyada suç tarihi ve o tarihte yürürlükte olan hüküm ayrıca kontrol edilmelidir. Somut bir dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr).
Bu yazı 14 Ekim 2026 tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.