5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 191, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kendi kullanımı için edinen, bulunduran ya da kullanan kişiyi cezalandırır. Madde, cezanın yanında kendine özgü bir erteleme ve denetim düzeni de kurar. İlk soruşturmada kamu davası açılmaz, şüpheli beş yıl boyunca denetim altında tutulur. Bu yazıda suçun unsurları, ertelemenin işleyişi, ihlalin sonuçları ve ikinci kez yakalanma hâli ele alınmaktadır.
KISA CEVAP
- Kullanmak için uyuşturucu satın almanın, kabul etmenin, bulundurmanın veya kullanmanın cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir (TCK m. 191/1).
- İlk soruşturmada savcı kamu davasının açılmasını 5 yıl erteler ve en az 1 yıl denetimli serbestlik uygulanır (TCK m. 191/2-3).
- Erteleme süresinde yeniden kullanma veya yükümlülüklere uymamakta ısrar, ilk fiilden dava açılmasına yol açar; yeni fiil için ayrı dava açılmaz (TCK m. 191/4-5).
- Dava açıldıktan sonra işlenen yeni fiilde erteleme kararı verilemez (TCK m. 191/6).
- Fiil okul, yurt veya hastane çevresinde 200 metreden yakın yerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır (TCK m. 191/10).
Suçun unsurları
Seçimlik hareketler
TCK m. 191/1’e göre şu kişiler cezalandırılır:
- kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan,
- kabul eden,
- bulunduran,
- uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan.
Bu hareketlerden birinin yapılması suçun oluşması için yeterlidir. 6545 sayılı Kanun’la 28/6/2014’te yapılan değişiklikten sonra kullanma fiilinin kendisi de suç hâline gelmiştir. Bu nedenle üzerinde madde ele geçmeyen kişi hakkında da, kullandığı başka delillerle tespit edilirse, bu maddeden soruşturma yürütülür. Kullanımın hangi yöntemlerle tespit edildiği ayrı bir yazıda anlatılmıştır.
“Kullanmak için” amacı
Suçu TCK m. 188’deki imal ve ticaret suçundan ayıran unsur, failin amacıdır. Kişi maddeyi kendi kullanımı için bulunduruyorsa m. 191, başkasına satmak, vermek veya dağıtmak için bulunduruyorsa m. 188 uygulanır. Ele geçen maddenin miktarı, paketlenme biçimi, hassas terazi veya satış parası gibi unsurlar bu ayrımda değerlendirilir. Kişisel kullanım sınırına ilişkin ölçütler ayrı bir yazının konusudur.
Ticaret suçundan açılan bir davada eylemin yalnızca m. 191 kapsamında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme m. 191 hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verir (TCK m. 191/8). Aynı kural uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma (TCK m. 190) suçundan açılan davalar için de geçerlidir.
Öngörülen ceza
Suçun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir (TCK m. 191/1). Bu sınırlar 28/6/2014’ten bu yana değişmemiştir; 8/8/2026 tarihli 7593 sayılı Kanun da bu maddede değişiklik yapmamıştır.
Okul, yurt ve hastane çevresinde artırım
Fiil; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi toplu bulunulan bina ve tesislere ya da bunların çevre duvarı, tel örgü veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır (TCK m. 191/10). Bu hâlde ceza üç yıldan yedi yıl altı aya kadar hapis olur. Mesafenin tutanakla ve ölçümle tespit edilmesi gerekir. Mesafe ölçümündeki eksiklik savunmada ileri sürülebilir.
Lehe kanun meselesi
28/6/2014’ten önce işlenen fiiller için ceza bir yıldan iki yıla kadar hapisti. Suç tarihi bu tarihten önceyse, TCK m. 7/2 uyarınca lehe olan eski hüküm uygulanır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 6/5/2014 tarihli bir fiil için 6545 sayılı Kanun’daki iki yıllık alt sınırdan ceza belirlenmesini kanuna aykırı bularak hükmü kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 10. CD, E. 2025/1155, K. 2026/5823, T. 28/04/2026). Kararda anlatılan dosya, bu suçta yargılamanın nasıl ilerlediğini de gösterir. Şüpheli hakkında önce kamu davasının açılması ertelenmiş, erteleme süresinde yeniden suç işlenince dava açılmış, mahkeme HAGB kararı vermiş, denetim süresinde yeni bir mahkûmiyet olunca hüküm açıklanmıştır.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi
Zorunlu erteleme
Bu suçtan başlatılan soruşturmada Cumhuriyet savcısı, CMK m. 171’deki genel şartları aramaksızın kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteler (TCK m. 191/2). Şüphelinin daha önce mahkûm olmuş olması veya sabıka kaydı bu kararın verilmesine engel değildir. Savcı, erteleme süresinde yükümlülüklere aykırı davranmanın sonuçlarını şüpheliye ihtar eder. 7445 sayılı Kanun’la 2023’te yapılan değişiklikle erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.
Erteleme kararı adli sicil kaydına işlenmez. Karar, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarına özgü bir sisteme kaydedilir ve bu kayıt ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkeme tarafından kullanılabilir (CMK m. 171/5). Şüpheli suçu işlemediğini düşünüyorsa erteleme kararına, tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m. 171/2 ve 173/1; TCK m. 191/9).
Denetimli serbestlik ve test yükümlülüğü
Erteleme süresince şüpheli hakkında en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır (TCK m. 191/3). Bu süre, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya savcı tarafından resen altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Böylece denetimli serbestlik en fazla üç yıl sürebilir. Gerekirse şüpheli tedaviye de tabi tutulur. Savcı, madde kullanılıp kullanılmadığının tespiti için şüphelinin yılda en az iki defa ilgili kuruma sevkine karar verir.
Denetim için şüpheli, yerleşim yerindeki denetimli serbestlik müdürlüğüne çağrılır. Müdürlüğün belirlediği gün ve saatte görüşmelere, eğitim programlarına ve test için sağlık kuruluşuna gitmek bu yükümlülüğün parçasıdır.
Ertelemenin ihlali
Hangi hâllerde dava açılır?
Erteleme süresi içinde kişi;
- yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ederse,
- kullanmak için yeniden madde satın alır, kabul eder veya bulundurursa,
- uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanırsa,
hakkında kamu davası açılır (TCK m. 191/4). Birinci bentte kanun “ısrar” şartını arar; yükümlülüğe aykırılığın tekrarlanması ve bilinçli bir uyumsuzluk göstermesi gerekir. Bu nedenle bir randevuya gidilemediğinde mazeretin belgelenerek müdürlüğe veya savcılığa sunulması gerekir.
Yeni fiil ayrı dava konusu yapılmaz
Erteleme süresinde yeniden madde bulundurma veya kullanma, yalnızca ihlal nedeni sayılır. Bu fiil için ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılmaz (TCK m. 191/5). Kişi hakkında yalnızca ilk fiilden dolayı dava açılır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu hükmü kovuşturma şartı olarak değerlendirmiştir. Daire, sanığın ikinci fiili önceki suçtan verilen tedavi veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin araştırılmasını istemiştir. Fiil bu süre içinde işlenmişse ikinci suçtan açılan dava için CMK m. 223/8 uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 10. CD, E. 2017/3679, K. 2018/9088, T. 11/12/2018).
Süre başarıyla tamamlanırsa
Şüpheli beş yıllık süre boyunca yükümlülüklere aykırı davranmaz ve yasakları ihlal etmezse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (TCK m. 191/7). Bu durumda ceza davası hiç açılmamış olur.
İkinci kez yakalanma
İhlal nedeniyle kamu davası açıldıktan sonra kişi yeniden m. 191/1’deki fiili işlerse, yeni soruşturmada artık erteleme kararı verilemez (TCK m. 191/6). Bu aşamada savcılık doğrudan iddianame düzenler.
Uygulamada iki ayrı durum karıştırılır:
- Erteleme süresi içinde yeni fiil: Yeni fiil ayrı dava konusu olmaz, sadece ilk dosyada dava açılmasına yol açar (m. 191/5).
- İlk dosyada dava açıldıktan sonra yeni fiil: Yeni fiil için ertelemesiz olarak ayrıca soruşturma yürütülür ve dava açılır (m. 191/6).
Erteleme süresi başarıyla tamamlanıp kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildikten sonra işlenen yeni bir fiil bakımından m. 191/6’daki yasak uygulanmaz; kanun metni bu hâlde yeniden erteleme kararı verilmesine engel bir düzenleme içermez.
Kovuşturma evresi: HAGB ve ceza
Dava açıldığında, maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde CMK m. 231’deki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanır (TCK m. 191/9). Alt sınırdan ceza belirlenip takdiri indirim (TCK m. 62) uygulandığında sonuç ceza 1 yıl 8 ay hapis olur. Bu ceza HAGB’nin iki yıllık sınırının altında kaldığından, kasıtlı suçtan önceki mahkûmiyet gibi CMK m. 231/6’daki engeller yoksa HAGB kararı verilebilir. HAGB verilemediğinde iki yıl veya daha az süreli hapis cezası TCK m. 51 uyarınca ertelenebilir.
HAGB kararından sonra beş yıllık denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenirse, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2026 tarihli kararına konu dosyada olduğu gibi hüküm açıklanır ve ceza infaz edilir.
Etkin pişmanlık
Kullanmak için madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar haber almadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini bildirir ve bu bilgi suçluların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa cezaya hükmolunmaz (TCK m. 192/2). Hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi isteyen kullanıcıya da ceza verilmez (TCK m. 192/4). Bu hâlde sağlık personelinin suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz. Etkin pişmanlığın şartları ayrı bir yazıda incelenmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
İlk kez yakalanan kişi hapis cezası alır mı?
İlk soruşturmada kamu davası açılmaz, savcılık beş yıl süreyle erteleme kararı verir. Hapis cezası ihtimali, erteleme ihlal edilip dava açılırsa gündeme gelir.
Erteleme kararı sabıka kaydında görünür mü?
Görünmez. Karar adli sicile değil, ertelemelere özgü ayrı bir sisteme kaydedilir ve yalnızca yargı mercileri tarafından soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak kullanılabilir.
Denetimli serbestlik süresinde test pozitif çıkarsa ne olur?
Madde kullanımı ihlal nedenidir. İlk fiilden dolayı kamu davası açılır, test sonucuna konu kullanım için ise ayrı dava açılmaz.
Erteleme süresi bittikten sonra tekrar yakalanan kişi yeniden erteleme alabilir mi?
Kanundaki erteleme yasağı, ihlal nedeniyle dava açıldıktan sonra işlenen fiiller içindir (TCK m. 191/6).
Sonuç
TCK m. 191, ilk soruşturmada cezalandırma yerine beş yıllık erteleme ve en az bir yıllık denetimli serbestlik öngörür. Dosyanın seyrini çoğu zaman bu süredeki davranış belirler. Denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymak ve gidilemeyen randevular için mazereti belgelemek bu nedenle önemlidir. Erteleme kararına itiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır. Somut bir dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
İlgili yazılar: Uyuşturucu Çeşitleri ve Hukuki Sınıflandırma: TCK 188 Açısından, Uyuşturucu Nasıl Tespit Edilir? İdrar, Kan, Saç Testi ve Hukuk, Uyuşturucuda Kişisel Kullanım Sınırı Var mı? Miktar ve Ölçütler
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
