Uyuşturucu dosyalarında en çok sorulan soru, “ne kadar miktar kişisel kullanım sayılır” sorusudur. Bu sorunun cevabı, iki ayrı suç arasındaki farkı belirler. Kullanmak için bulundurma (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 191) iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir ve kural olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararıyla sonuçlanır. Uyuşturucu ticareti (TCK m. 188/3) ise on yıldan az olmamak üzere hapis cezasını gerektirir. Bu yazıda kanunda bir miktar sınırının bulunup bulunmadığı ve Yargıtay’ın kişisel kullanımı ticaretten ayırırken esas aldığı ölçütler ele alınmaktadır.
KISA CEVAP
- Kanunda kişisel kullanım için bir gram sınırı yoktur; belirleyici olan maddenin hangi amaçla bulundurulduğudur.
- Yargıtay satış davranışını, bulundurma yerini ve biçimini, paketlemeyi, maddenin çeşidini ve miktarını, ekonomik durumu birlikte değerlendirir (Yargıtay CGK, E. 2020/104, K. 2022/444).
- Genel Kurul, kullanıcıların birkaç aylık ihtiyacı karşılayacak miktarı bulundurabileceğini kabul etmiştir.
- Kullanmak için bulundurma (TCK m. 191) kural olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesiyle sonuçlanır; ticaret (TCK m. 188/3) on yıldan az olmamak üzere hapis gerektirir.
- Değerlendirmede kriminal laboratuvar raporundaki net miktar esas alınmalı, uyumlu tetkik sonucu savunmayı destekler.
Kanunda miktar sınırı yoktur
TCK’da, kişisel kullanım için bulundurulabilecek bir azami miktar belirlenmemiştir. Ne birkaç gram uyuşturucu bulundurmak kendiliğinden kişisel kullanım sayılır ne de belirli bir miktarın aşılması tek başına ticaret anlamına gelir. Suçun niteliğini belirleyen, maddenin hangi amaçla bulundurulduğudur. Miktar, bu amacı ortaya koyan delillerden yalnızca biridir ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle internette dolaşan “esrarda şu kadar gram, eroinde şu kadar gram kişisel kullanımdır” şeklindeki genellemeler hukuken bağlayıcı değildir. Aynı miktar, bir dosyada kişisel kullanım, başka bir dosyada ise diğer delillerle birlikte ticaret olarak değerlendirilebilir.
Yargıtay’ın ölçütleri
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14/06/2022 tarihli ve E. 2020/104, K. 2022/444 sayılı kararında, önceki Genel Kurul kararlarına da atıf yaparak bulundurmanın amacını belirlemede kullanılan ölçütleri sıralamıştır:
1. Başkasına verme veya satma yönünde bir davranış
İlk ve en belirleyici ölçüt, failin uyuşturucuyu başkasına satma, devretme veya tedarik etme yönünde bir davranışının bulunup bulunmadığıdır. Satış anının tespiti, alıcı beyanı, mesajlaşma kayıtları veya teknik takip bu ölçüt bakımından önemlidir.
2. Bulundurulduğu yer ve biçim
Kişisel kullanım için bulunduran kişi, maddeyi genellikle kolay ulaşabileceği bir yerde, örneğin evinde veya iş yerinde tutar. Maddenin depo, mağara, samanlık gibi uzak ve ulaşılması güç bir yerde gizlenmesi farklı bir amaca işaret edebilir. Aynı şekilde uyuşturucunun:
- çok sayıda, özenle hazırlanmış küçük paketler hâlinde olması,
- her pakette hassas tartımla aynı miktarın bulunması,
- yanında hassas terazi ve paketleme malzemesi ele geçirilmesi,
kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğunun önemli belirtileri olarak kabul edilir.
3. Çeşit ve miktar
Kullanıcı genellikle bir veya benzer etkili iki tür uyuşturucu bulundurur. Eroin, kokain, esrar ve amfetamin gibi farklı etkili maddelerin birlikte bulunması satış amacına işaret edebilir.
Miktar bakımından Genel Kurul, Adli Tıp Kurumu mütalaalarına dayanarak şu bilgileri esas almıştır:
| Madde | Bir kullanımlık miktar | Günlük kullanım |
|---|---|---|
| Esrar | 1–1,5 gram | Günde üç kez |
| Eroin | 0,01–0,02 gram | Günde 4–6 doz |
Genel Kurul, esrar kullananların birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarı ihtiyaten bulundurabildiklerinin adli dosyalara yansıyan bilinen bir husus olduğunu kabul etmiştir. Bu olağan sürede tüketilebilecek miktarın üzerindeki bulundurmanın ise kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı sonucuna varılabileceğini belirtmiştir.

4. Ekonomik durum ve diğer olgular
Uyuşturucunun piyasa değerinin kişinin geliriyle uyumlu olup olmadığı, kişinin yakalanma anındaki tutumu ve savunmasının diğer delillerle tutarlılığı da değerlendirilir.
Ölçütlerin uygulanması: İki karar
Genel Kurul, yukarıda anılan kararında, üzerinde 11 paket hâlinde net 6,5 gram eroin ele geçirilen sanığın eylemini ticaret olarak nitelendirmiştir. Kararda; eroin için bilinen günlük kullanım dozlarına göre miktarın haftalık kullanım sınırının çok üzerinde olması, maddenin satışa hazır paketler hâlinde bulunması ve sanığın maddeyi aldıktan sonra yaklaşık bir saat kırk dakika boyunca evine gitmeyip çevrede dolaşması birlikte değerlendirilmiştir. Bunlara ek olarak sanığın polisi görünce kaçması ve maddenin değerinin sanığın geliriyle uyumlu olmaması da gerekçede yer almıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiştir (Yargıtay CGK, E. 2020/104, K. 2022/444, T. 14/06/2022).
Yargıtay 10. Ceza Dairesi ise farklı türde uyuşturucuların ele geçirildiği bir dosyada sanıklar lehine sonuca varmıştır. Daire, sanıkların tutarlı biçimde kullanıcı olduklarını savunduklarını dikkate almıştır. İdrar tetkiklerinin ele geçen maddelerle uyumlu kullanımı gösterdiğini de tespit etmiştir. Dosyada soyut ihbarlar dışında ticarete ilişkin kuşku sınırını aşan delil bulunmadığını belirterek ticaretten kurulan mahkûmiyet hükmünü bozmuştur (Yargıtay 10. CD, E. 2022/10603, K. 2023/1471, T. 27/02/2023). Bu karar da oy çokluğuyla verilmiş ve karşı oyda maddelerin miktarı ve çeşitliliği nedeniyle ticaret kabul edilmesi gerektiği savunulmuştur.
İki karar birlikte değerlendirildiğinde, miktarın tek başına belirleyici olmadığı, ancak paketleme, davranış, tetkik sonuçları ve ekonomik durumla birlikte sonuca etki ettiği görülmektedir. Şüphe hâlinde ise ceza hukukunun genel ilkesi gereği sanık lehine sonuca varılması gerekir.
Savunma bakımından önemli hususlar
Tetkik sonuçları. Kişinin uyuşturucu kullanıcısı olduğunu gösteren idrar, kan veya saç tetkiki, kişisel kullanım savunmasını destekler. Tetkik sonucunun ele geçen maddeyle aynı türde olması özellikle önemlidir. Tetkik yapılmamışsa soruşturma aşamasında istenmelidir.
Net miktar. Tutanaklarda yazılan “daralı” ağırlık ambalajı da içerir. Değerlendirmede kriminal laboratuvar raporundaki net miktar esas alınmalıdır. Yukarıdaki Genel Kurul kararına konu olayda da olay yerinde daralı ağırlığı 12 gramı aşan eroinin net miktarı, laboratuvar raporunda 6,5 gram olarak tespit edilmiştir.
Paketlerin niteliği. Paketlerin aynı ağırlıkta olup olmadığı, satın alma biçimiyle açıklanıp açıklanamayacağı tartışılmalıdır. Kullanıcının satıcıdan paketlenmiş hâlde almış olması da mümkündür.
Ekonomik durum. Maddenin değerinin kişinin geliriyle orantılı olduğunu gösteren belgeler (maaş bordrosu, hesap hareketleri) sunulabilir. Genel Kurul kararında da maddenin piyasa değeri ile sanığın ekonomik durumu arasındaki uyumsuzluk, ticaret sonucuna ulaşılmasında dayanılan olgular arasında yer almıştır. Satın alma sıklığının ve ödeme biçiminin açıklanması savunmayı somutlaştırır.
İfadeler. İlk ifadede maddenin nereden, ne zaman ve ne kadara alındığının tutarlı biçimde açıklanması, sonraki aşamalarda savunmanın güvenilirliğini belirler. Kolluk ifadesinin müdafi huzurunda verilmesi bu nedenle önemlidir.
Miktarın tespitinde usul sorunları
Miktar değerlendirmesinin sağlıklı yapılabilmesi, maddenin ele geçirildiği andan laboratuvara ulaşıncaya kadar doğru belgelenmesine bağlıdır. Bu nedenle aşağıdaki hususlar dosyada ayrıca kontrol edilmelidir:
- Arama ve el koyma tutanağı: Maddenin kimin üzerinden, hangi yerden ve hangi ambalaj içinde ele geçirildiği açıkça yazılmalıdır. Birden fazla kişinin bulunduğu araç veya evlerde maddenin kime ait olduğu ayrıca tartışılır.
- Tartım tutanağı: Olay yerinde yapılan tartımın daralı mı net mi olduğu ve hangi cihazla yapıldığı belirtilmelidir.
- Mühürleme ve teslim: Maddenin mühürlenerek laboratuvara gönderildiği, mühür numaraları ve teslim kayıtlarıyla izlenebilmelidir. Tutanaktaki ağırlık ile laboratuvar raporundaki ağırlık arasındaki açıklanamayan farklar, delilin güvenilirliğini tartışmalı hâle getirir.
- Laboratuvar raporu: Raporda maddenin cinsi, net miktarı ve gerektiğinde etken madde oranı yer almalıdır.
Aramanın kendisinin hukuka uygunluğu da ayrıca incelenmelidir. Somut bir suç şüphesi bulunduğu hâlde genel bir önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu, Yargıtay içtihatlarında hukuka aykırı delil olarak kabul edilmiş ve hükme esas alınmamıştır. Bu konu, adli arama ile önleme araması ayrımını ele alan yazıda ayrıntılı olarak incelenmektedir.
Kişisel kullanımın hukuki sonucu
Eylem TCK m. 191 kapsamında kalırsa şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Erteleme süresi içinde en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır ve bu süre iki yıla kadar uzatılabilir (TCK m. 191/2-3). Yükümlülüklere uyulursa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
Ticaret suçundan açılan davada yargılama sonunda eylemin kullanma amaçlı bulundurma olduğu anlaşılırsa, mahkeme TCK m. 191/8 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verir. Bu nedenle ticaret iddiasıyla yargılanan bir kişi bakımından suç vasfının değişmesi, ağır bir hapis cezası ile denetim tedbiri arasındaki farkı oluşturur.
Ayrıca kullanma amaçlı bulundurma suçu; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerlere iki yüz metreden yakın umumi yerlerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır (TCK m. 191/10).
Sıkça Sorulan Sorular
Bir gram esrar ile yakalanan kişi ticaretten yargılanabilir mi?
Miktar düşük olsa bile satış yapıldığı tespit edilmişse ticaret suçu oluşabilir. Belirleyici olan bulundurmanın amacıdır; satış davranışı yoksa düşük miktar kişisel kullanım lehine güçlü bir göstergedir.
Evde bulunan büyük miktar her zaman ticaret midir?
Hayır. Genel Kurul, kullanıcıların birkaç aylık ihtiyacı karşılayacak miktarı bulundurabileceğini kabul etmiştir. Ancak bu miktarın aşılması, paketleme ve diğer delillerle birlikte ticaret sonucuna götürebilir.
Tahlil sonucu temiz çıkarsa kişisel kullanım savunması çürür mü?
Tek başına çürümez; ancak savunmanın güvenilirliğini zayıflatır. Maddenin türüne göre tetkikte tespit süresi farklıdır. Bu nedenle tetkikin zamanı ve yöntemi de değerlendirilir.
Sonuç
Kişisel kullanım için kanunda yazılı bir gram sınırı yoktur. Yargıtay; satış davranışını, bulundurma yerini ve biçimini, maddenin çeşidini ve miktarını, tetkik sonuçlarını ve kişinin ekonomik durumunu birlikte değerlendirmektedir. Bu ölçütlerin dosyada erken aşamada ortaya konulması, eylemin TCK m. 188 yerine TCK m. 191 kapsamında değerlendirilmesinde belirleyici olur. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
İlgili yazılar: Adli Arama ve Önleme Araması Farkı: CMK 116 ve PVSK 9, Uyuşturucu Çeşitleri ve Hukuki Sınıflandırma: TCK 188 Açısından, Uyuşturucu Nasıl Tespit Edilir? İdrar, Kan, Saç Testi ve Hukuk
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
