5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), bir suç şüphesinin öğrenilmesinden hükmün kesinleşmesine kadar izlenecek usulü düzenler. Kanun 4/12/2004 tarihinde kabul edildi, 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girdi ve 1929 tarihli 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun yerini aldı. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) hangi fiillerin suç olduğunu ve hangi cezayı gerektirdiğini belirler. CMK ise bu suçların nasıl soruşturulacağını, kimin hangi hakları kullanacağını ve kararların hangi usulle verileceğini düzenler. Bu yazıda Kanunun yapısı, temel kavramları, muhakemenin evreleri ve 2024-2026 yıllarında yapılan değişiklikler anlatılır.
KISA CEVAP
- CMK, suç şüphesinin öğrenilmesinden hükmün kesinleşmesine kadar izlenecek usulü düzenler; hangi fiilin suç olduğunu TCK belirler.
- Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar; kovuşturma, iddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir. Birinci evredeki kişiye şüpheli, ikinci evredeki kişiye sanık denir (CMK m. 2/1).
- İtiraz, istinaf ve temyiz süreleri kural olarak iki haftadır (CMK m. 268/1, 273/1, 291/1). Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresi de iki haftadır (m. 173/1).
- 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) ilişkin m. 231 hükümleri yeniden yazıldı. Denetim süresi beş yıldır (m. 231/8).
- HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (m. 231/12). Bu yol 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir (CMK Geçici Madde 6/2).
- 8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunla, on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmadan düzenlenen iddianame mahkemece iade edilir (m. 174/1-e).
Kanunun yapısı
CMK yedi kitaptan oluşur:
- Birinci Kitap, Genel Hükümler: Tanımlar, görev ve yetki, hâkimin reddi, deliller, koruma tedbirleri (yakalama, gözaltı, tutuklama, arama, elkoyma, iletişimin denetlenmesi gibi), koruma tedbirleri nedeniyle tazminat, şüpheli ve sanığın ifade ve sorgusu, müdafilik.
- İkinci Kitap, Soruşturma: Suçun ihbarı, Cumhuriyet savcısının araştırması, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve iddianame.
- Üçüncü Kitap, Kovuşturma Evresi: İddianamenin kabulü, duruşma hazırlığı, duruşma ve hüküm.
- Dördüncü Kitap, Mağdur, Şikâyetçi, Malen Sorumlu, Katılan.
- Beşinci Kitap, Özel Yargılama Usulleri: Gaip ve kaçak sanıkların yargılanması, seri muhakeme ve basit yargılama usulleri.
- Altıncı Kitap, Kanun Yolları: İtiraz, istinaf, temyiz ve olağanüstü kanun yolları.
- Yedinci Kitap, Yargılama Giderleri ve Çeşitli Hükümler.
Temel kavramlar
CMK m. 2/1, Kanunda kullanılan temel terimleri tanımlar:
CMK m. 2/1 (a-f bentleri)
“(1) Bu Kanunun uygulanmasında;”
“a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,”
“b) Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,”
“c) Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,”
“d) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı,”
“e) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,”
“f) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,”
Aynı kişi iddianame kabul edilene kadar şüpheli, kabulden sonra sanıktır. Savunmasını yapan avukata müdafi, katılanı veya suçtan zarar göreni temsil eden avukata vekil denir.
Temel ilkeler
CMK’nın bütününe yön veren ilkeler Kanunun farklı maddelerinde ve Anayasada yer alır:
- Masumiyet karinesi. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz (Anayasa m. 38/4).
- Delillerin serbestçe takdiri. Hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir (CMK m. 217/1).
- Hukuka aykırı delil yasağı. Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir (CMK m. 217/2). Kanuna aykırı olarak elde edilen delil, ortaya konulması istendiğinde reddedilir (CMK m. 206/2-a).
- Yasak sorgu yöntemleri. Kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi yöntemlerle elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (CMK m. 148/1, 148/3).
- Savunma hakkı. Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir (CMK m. 149/1).
Muhakemenin evreleri

Soruşturma
Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere işin gerçeğini araştırmaya başlar (CMK m. 160/1). Şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamak ve şüphelinin haklarını korumak da savcının görevidir (m. 160/2).
Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı iddianame düzenler (m. 170/2). Kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse ya da kovuşturma olanağı yoksa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (m. 172/1). Suçtan zarar gören, bu karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (m. 173/1).
Önödemeye, uzlaştırmaya veya seri muhakeme usulüne tâbi olduğu dosyadan açıkça anlaşılan işlerde bu usuller uygulanmadan iddianame düzenlenirse mahkeme iddianameyi iade eder (m. 174/1-c).
Kovuşturma
Mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin belgeleri inceler ve m. 174/1’de sayılan hâllerde iddianameyi Cumhuriyet başsavcılığına iade eder. Bu süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (m. 174/3). İddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar (m. 175/1).
Duruşmada önce sanık sorguya çekilir, ardından deliller ortaya konulur (m. 206/1). Taraflara son sözleri sorulduktan sonra hüküm verilir.
Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı hükümdür (m. 223/1). Koşulları varsa mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir (m. 231).
Kanun yolları
- İtiraz: Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı başvurulan kanun yoludur. Kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde süre, kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK m. 268/1).
- İstinaf: İlk derece mahkemelerinin hükümlerine karşı bölge adliye mahkemesine başvurulur. Süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır (CMK m. 273/1).
- Temyiz: Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir (CMK m. 286/1). Süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır (CMK m. 291/1).
- Olağanüstü kanun yolları: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı (m. 308), kanun yararına bozma (m. 309-310) ve yargılamanın yenilenmesi (m. 311 vd.).
2024-2026 yıllarında yapılan değişiklikler
CMK yürürlüğe girdiği tarihten bu yana pek çok kez değiştirildi. Son dönemdeki başlıca değişiklikler şunlardır:
HAGB kararlarına istinaf yolu (2024)
2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarına karşı istinaf yolunu getirdi. Bu kararlara karşı daha önce itiraz yoluna gidiliyordu. İstinaf yolu 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen HAGB kararları için geçerlidir; bu tarihten önce verilen kararlarda itiraz yolu uygulanmaya devam eder (CMK Geçici Madde 6/2-a, b).
CMK Geçici Madde 6/2 (a ve b bentleri)
“(2) a) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci ve onikinci fıkrasında yapılan kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1/6/2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanır.”
“b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.”
Güncel m. 231/12 şöyledir:
CMK m. 231/12
“(12) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.”
Aynı Kanunla kaçak sanığa ilişkin m. 247/3 yeniden düzenlendi; fıkra 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla bir kez daha değiştirildi. Güncel metne göre kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir; ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
CMK m. 247/3
“(3) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.”
Hesapların askıya alınması (2025)
24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla CMK’ya m. 128/A eklendi. Madde, üç suç bakımından özel bir koruma tedbiri getirir: nitelikli hırsızlık (TCK m. 142/2-e), nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f ve l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245). Bu suçların işlendiği hususunda makul şüphe varsa suçta kullanılan hesap kırk sekiz saate kadar askıya alınabilir. Askıya almaya ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı karar verir.
CMK m. 128/A/1
“(1) Türk Ceza Kanununda yer alan;”
“a) Nitelikli hırsızlık (madde 142, fıkra iki, bent e),”
“b) Nitelikli dolandırıcılık (madde 158, fıkra bir, bent f ve l),”
“c) Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (madde 245),”
“suçlarının işlendiği hususunda makul şüphe bulunması halinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu suçta kullanılan her türlü hesabın kırksekiz saate kadar askıya alınmasına ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından karar verilebilir.”
Askıya alma işlemi derhâl Cumhuriyet başsavcılığına ve hesap sahibine bildirilir. Hesap sahibi, askıya almanın kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir; savcı yirmi dört saat içinde karar verir (m. 128/A/2). Askıya alınan hesaptaki suça konu menfaate hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle elkonulabilir (m. 128/A/4).
HAGB’nin yeniden düzenlenmesi ve diğer değişiklikler (16/7/2026)
16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla CMK m. 231’deki HAGB hükümleri yeniden yazıldı. Yeni düzenlemenin öne çıkan yönleri şunlardır:
- HAGB kararı verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi gerekir (m. 231/6).
- Sanık beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez (m. 231/8).
- Sanık denetim süresinde kasten yeni bir suç işlerse veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranırsa mahkeme hükmü açıklar. Mahkeme, yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine, koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir (m. 231/11).
CMK m. 231/6
“(6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;”
“a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,”
“b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,”
“c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,”
“gerekir.”
CMK m. 231/11
“(11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.”
Aynı Kanun, genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılarak mahsus bir sisteme kaydedilmesini düzenledi (m. 80/2). Sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir (m. 80/3).
CMK m. 80/3
“(3) Bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna; Cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.”
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi de yeniden düzenlendi. Başsavcı, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç tüm kararlarına karşı, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. İstem, m. 308/4’te sayılan kişiler tarafından da yapılabilir.
CMK m. 308/1 ve 308/4
“(1) Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.”
“(4) İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır.”
Çocuklar hakkında sosyal inceleme (8/8/2026)
8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun, iddianamenin iade nedenlerine yeni bir bent ekledi. On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame Cumhuriyet başsavcılığına iade edilir.
CMK m. 174/1
“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;”
“a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,”
“b) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,”
“c) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,”
“d) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen,”
“e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen,”
“İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.”
CMK ile birlikte uygulanan kanunlar
Ceza muhakemesi yalnızca CMK’dan ibaret değildir. Uygulamada şu kanunlar da birlikte uygulanır:
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun: Hükmün kesinleşmesinden sonra cezanın infazını düzenler.
- 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun: Geçiş hükümlerini içerir.
- 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun: Sulh ceza hâkimlikleri, asliye ve ağır ceza mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin görevlerini belirler.
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu: Suça sürüklenen çocuklar hakkındaki özel usulleri düzenler.
- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu: Terör suçlarına ilişkin bazı özel usul hükümleri içerir.
Kanun metnine erişim
CMK’nın güncel metni Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi’nde (mevzuat.gov.tr) yer alır. Kanun sık değiştiği için bir maddeye dayanmadan önce metnin güncel hâlini ve değişiklik dipnotlarını kontrol etmek gerekir. Değişikliğin derdest dosyalara uygulanıp uygulanmayacağını geçiş hükümleri belirler.
Sıkça Sorulan Sorular
CMK ile TCK arasındaki fark nedir?
TCK maddi ceza hukukunu düzenler: hangi fiillerin suç olduğunu ve cezalarını belirler. CMK usul hukukunu düzenler: suç şüphesinin hangi usulle araştırılacağını ve yargılamanın nasıl yapılacağını belirler. Örneğin hırsızlığın cezası TCK’da, hırsızlık şüphelisinin gözaltı süresi CMK’da (m. 91) yer alır.
Kanun yollarına ilişkin değişiklikler derdest dosyalara uygulanır mı?
Bunu geçici maddeler belirler. 7499 sayılı Kanunla 268, 273, 291 ve diğer bazı maddelerde yapılan kanun yolu değişiklikleri 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlarda eski hükümler uygulanmaya devam eder (CMK Geçici Madde 6/1-c). HAGB kararlarına istinaf yolu da 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir (Geçici Madde 6/2-a).
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmezse ne olur?
Karar kesinleşir. Kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz (CMK m. 172/2).
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nereye kaydedilir?
Bu kararlar mahsus bir sisteme kaydedilir. Kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, m. 231’de belirtilen amaç için kullanılabilir (CMK m. 231/13).
Sonuç
CMK ceza muhakemesinin bütün aşamalarını düzenler ve sık değişir. 2024-2026 döneminde HAGB kararlarının kanun yolu ve şartları, hesapların askıya alınması, genetik verilerin kaydı ve çocuklar hakkında sosyal inceleme gibi konularda değişiklik yapıldı. Her dosyada uygulanacak hükmün güncel metni ve geçiş hükümleri ayrıca incelenmelidir. Somut dosyaya ilişkin sorular için büromuzla iletişime geçilebilir.
Kanunların güncel metni: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
