
Başkasına ait bir kartla kart sahibinin rızası olmadan alışveriş yapılması, ATM’den para çekilmesi veya kart bilgileriyle internet üzerinden ödeme yapılması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 245’te düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturur. Madde üç ayrı suç tipi içerir ve cezaları birbirinden farklıdır. Fiilin hangi fıkraya girdiği ceza miktarını, etkin pişmanlık imkânını ve akrabalar arası muafiyetin uygulanıp uygulanmayacağını belirler.
KISA CEVAP
- TCK m. 245 üç suç tipi içerir: başkasına ait kartın kullanılması (m. 245/1), sahte kart üretimi ve ticareti (m. 245/2) ve sahte kartın kullanılması (m. 245/3).
- Cezalar: m. 245/1 için üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası, m. 245/2 için üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası, m. 245/3 için dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası.
- Kredi kartı, 5464 sayılı Kanun m. 3’e göre basılı kartın yanında fiziki varlığı bulunmayan kart numarasını da kapsar. İnternetten kart bilgisiyle yapılan işlem de bu suça girer.
- Akrabalar arası muafiyet (m. 245/4) ve etkin pişmanlık (m. 245/5) yalnızca birinci fıkradaki suç için uygulanır.
- Etkin pişmanlıkta kovuşturma başlamadan önce zarar tamamen giderilirse cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadarı indirilir (TCK m. 168).
- Suç şikâyete bağlı değildir ve dava zamanaşımı on beş yıldır.
Kanuni düzenleme
TCK m. 245 (Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması)
Madde 245 – (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(5) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.
Suçun konusu: Banka ve kredi kartı
Suçun konusu banka kartı veya kredi kartıdır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu m. 3, kredi kartını yalnızca basılı kart olarak değil, fiziki varlığı bulunmayan kart numarası olarak da tanımlar. Bu tanım, internet üzerinden kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik koduyla yapılan işlemlerin de suç kapsamında değerlendirilmesine imkân verir.
Kartın sahibi, suçun mağdurudur. Kartla yapılan harcamanın bedelini alamayan veya kart sahibinin itirazı üzerine ödemesi iptal edilen işyeri ise bu suç bakımından değil, varsa dolandırıcılık suçu bakımından suçtan zarar görendir.

Suçun üç şekli
1. Başkasına ait kartın kullanılması (TCK m. 245/1)
Başkasına ait bir banka veya kredi kartını her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kişi, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bu kartı kullanarak veya kullandırtarak kendisine ya da başkasına yarar sağlarsa üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
“Her ne suretle olursa olsun” ifadesi, kartın nasıl ele geçirildiğinin önemsiz olduğunu gösterir. Kart çalınmış, bulunmuş, emanet olarak verilmiş veya postadan alınmış olabilir. Kartı bulan ya da arkadaşının cüzdanından alan kişi, kartı kullanmadıkça bu suçu işlemiş olmaz. Kartın çalınması, ayrıca hırsızlık suçu bakımından değerlendirilir.
Kanun, kart sahibinin yanı sıra “kartın kendisine verilmesi gereken kişi”nin rızasını da arar. Bu ifade, banka tarafından henüz teslim edilmemiş kartları kapsar. Kuryeyle veya postayla gönderilen kartı teslimat sırasında ele geçirip kullanan kişi, kart henüz müşteriye ulaşmamış olsa da bu suçu işlemiş olur.
Suçun tamamlanması için kartın kullanılarak yarar sağlanması gerekir. Kart kullanılmak istenmiş ancak işlem bankaca reddedilmişse suç teşebbüs aşamasında kalır.
2. Sahte kart üretme ve ticareti (TCK m. 245/2)
Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu fıkrada sahte kartın kullanılması aranmaz; üretim veya el değiştirme suçun tamamlanması için yeterlidir. Kopyalama cihazıyla bilgileri alınan kartların boş kartlara aktarılması bu fıkranın tipik örneğidir.
3. Sahte kartın kullanılması (TCK m. 245/3)
Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir kartı kullanarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
İlgili suç: Yasak cihaz ve programlar (TCK m. 245/A)
Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun münhasıran TCK’nın Bilişim Alanında Suçlar bölümünde yer alan suçların (ve bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılmasıyla işlenebilen diğer suçların) işlenmesi için yapılması veya oluşturulması hâlinde, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, kart kullanılmamış olsa bile TCK m. 245/A uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
İnternet üzerinden kart bilgisiyle işlem
Uygulamada en sık karşılaşılan durum, fiziki kart ele geçirilmeden yalnızca kart bilgileriyle internet üzerinden alışveriş yapılmasıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, şikâyetçinin kredi kartı numarasını ele geçirerek ortağı oldukları işyerinde fiilen alışveriş yapılmadığı hâlde yapılmış gibi “mail order” işlemiyle bedeli kendi hesaplarına geçiren sanıklar hakkında dolandırıcılıktan kurulan mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Daire, 5464 sayılı Kanun m. 3/e’deki tanıma göre fiziki varlığı bulunmayan kart numarasının da kredi kartı sayıldığını, sübuta ermesi hâlinde eylemin mağduru kart sahibi olan TCK m. 245/1’deki suçu oluşturacağını belirtmiştir (Yargıtay 8. CD, E. 2016/1479, K. 2017/440, T. 18/01/2017). Aynı kararda, işlem sırasında bankaca onay mesajı gönderilip gönderilmediğinin, IP kayıtlarının ve üye işyeri belgelerinin araştırılması gerektiği de belirtilmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2016/1479, K. 2017/440, T. 18/01/2017
8. Ceza Dairesi 2016/1479 E. , 2017/440 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: …isimli mağazayı ortaklaşa çalıştırdıkları anlaşılan sanıkların, müştekinin kredi kartı numarasını bir şekilde elde ederek internet üzerinden iş yerinden mal satın alınmış gibi işlem yaparak kredi kartının bağlı bulunduğu banka hesabından 405,00 TL’yi … isimli mağaza hesabına geçirdiklerinden bahisle açılan davada, sanıkların suçlamayı kabul etmemesi, dosya içinde Türkiye İş Bankası’na bağlı olduğu anlaşılan üye işyeri sözleşmesi, suça konu kartla yapılan alışverişle ilgili satış ve ödeme ile bedelin bankadan çekilmesine ilişkin belgelerle suça konu kartın bağlı bulunduğu Vakıflar Bankası’ndan alışverişe ilişkin belgelerin ve IP numarasının bulunmadığı anlaşılmakla, yukarıda belirtilen eksik hususların tamamlanması, ayrıca internet üzerinden yapılan alışveriş sırasında onay için mesaj gönderilip gönderilmediği, gönderilmişse telefon numarasının tespiti için Vakıflar Bankası’ndan bilgi istenmesi, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip hukuki durumların tayin ve takdiri ile sübutu halinde, şikayetçinin kredi kartı bilgilerini ele geçirerek ortağı oldukları işyerinde “mail-order” yöntemiyle, alışveriş yapılmadığı halde yapılmış gibi işlem yapmak suretiyle yarar sağlamaktan ibaret eylemin, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 3/e maddesi uyarınca “Kredi kartının, nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasını” ifade etmesi karşısında, mağduru kart sahibi olup TCK.nun 245/1. maddesinde tanımlanan “ banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık … müdafii ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dolandırıcılıkla ilişki
Başkasına ait kart bilgisiyle bir işyerinden mal alınması, kart sahibine karşı TCK m. 245 suçunu oluştururken, malı teslim eden ancak bedelini alamayan satıcı bakımından ayrıca dolandırıcılık tartışması doğurabilir. Yargıtay 23. Ceza Dairesi, başkasının kredi kartı bilgileriyle internetten bisiklet satın alınan ve kart sahibinin itirazı üzerine bedeli satıcıya ödenmeyen bir olayda iki ayrı değerlendirme yapmıştır. Daire, satıcının kartın kötüye kullanılması suçundan doğrudan zarar görmediğini ve bu suç bakımından katılan sıfatı bulunmadığını kabul etmiştir. Satıcıya yönelik eylemin ise bankanın araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f) oluşturup oluşturmadığının ağır ceza mahkemesince tartışılması gerektiğini belirterek görevsizlik kararı verilmemesini bozma nedeni saymıştır (Yargıtay 23. CD, E. 2015/10398, K. 2016/10635, T. 13/12/2016).
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/10398, K. 2016/10635, T. 13/12/2016
23. Ceza Dairesi 2015/10398 E. , 2016/10635 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan …’un STB Dayanıklı Tüketim Malları ve Sanal Mağazacılık isimli firmanın sahibi olduğu, bu firmanın www.ticaretmerkezi.com.tr isimli internet sitesi üzerinden online satış yaptığı, sanığın suç tarihinde internet üzerinden 826 TL değerinde bisiklet satın aldığı, bedelini de dosyada katılan olarak bulunan …’ın kredi kartı bilgilerini kullanmak suretiyle ödediği, söz konusu bisikletin sanığa gönderildiği, ancak daha sonra kredi kartı kullanılan …’ın kredi kartıyla bilgisi dışında alışveriş yapıldığını öğrenmesi üzerine bankaya müracaat ederek kredi kartına bloke koydurduğu, bu nedenle bedelin katılana ödenmediği, bu suretle sanığın katılana karşı dolandırıcılık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda; 1-Katılan vekilinin sanık hakkında …’a ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Katılan …’un banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu açısından suçtan zarar görme ihtimali bulunmadığından bu suç açısından kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Katılan vekilinin sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Somut olayda kredi kartının kullanılması karşısında; eylemin temas ettiği TCK’nın 158/1.f maddesinde düzenlenen bankanın araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/12/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Aynı olay, mağdurun kim olduğuna göre farklı suç tiplerine ve farklı mahkemelerin görevine girebilir.
Rızanın önemi
Suçun oluşması için kart sahibinin rızasının bulunmaması gerekir. Kart sahibi kartını ve şifresini belirli bir alışveriş için vermiş, kullanıcı ise bu sınırı aşarak başka harcamalar yapmışsa, rızanın kapsamı belirleyici olur. Rızanın sınırı aşılarak yapılan kullanım bakımından suç oluşabilir; ancak bu durumda güveni kötüye kullanma suçu ile ayrımın da yapılması gerekir. Rızanın varlığı veya kapsamı, mesajlaşma kayıtları ve tanık beyanlarıyla ispatlanabilir.
Akrabalar arasında ceza muafiyeti (TCK m. 245/4)
TCK m. 245/1’deki suç;
- haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
- üstsoy veya altsoyun ya da bu derecedeki kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın,
- aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin
zararına işlenirse, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Örneğin çocuğun ebeveyninin kartını izinsiz kullanması bu kapsamdadır. Muafiyet yalnızca birinci fıkra için geçerlidir; sahte kart üretimi veya kullanımında uygulanmaz. Muafiyet, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz; zarar, genel hükümlere göre talep edilebilir.
Etkin pişmanlık (TCK m. 245/5 ve m. 168)
TCK m. 245/1 kapsamındaki fiillerde malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükmü (TCK m. 168) uygulanır:
- Fail, kovuşturma başlamadan önce pişmanlık göstererek kart sahibinin zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderirse, cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
- Zarar kovuşturma başladıktan sonra, hüküm verilmeden önce giderilirse cezanın yarısına kadarı indirilir.
- Zararın kısmen giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık için mağdurun rızası aranır.
Etkin pişmanlık yalnızca birinci fıkra için öngörülmüştür; sahte kartla ilgili ikinci ve üçüncü fıkralarda uygulanmaz. Üç yıllık alt sınırdan yapılacak indirim, cezanın iki yılın altına inmesini sağlayabilir. Bu durumda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 231) veya cezanın ertelenmesi (TCK m. 51) gündeme gelebilir. Bu nedenle zararın giderilmesinin zamanlaması, sonucu doğrudan etkiler.
Usul bilgileri
Şikâyet. Suç şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet savcılığı resen soruşturma yapar. Kart sahibinin şikâyetten vazgeçmesi kamu davasını düşürmez.
Görevli mahkeme. TCK m. 245’teki suçların üst sınırı on yılı aşmadığından, kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. Eylem nitelikli dolandırıcılık da oluştursa bile 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la nitelikli dolandırıcılık ağır ceza mahkemesinin görevine giren katalog suçlar arasından çıkarıldığından, cezanın üst sınırı on yılı aşmadıkça dava asliye ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m. 12).
Zamanaşımı. TCK m. 245/1, 2 ve 3’teki suçların üst sınırı beş yılı aştığından, TCK m. 66/1-d uyarınca dava zamanaşımı on beş yıldır.
Mağdur için ilk adım. Kartın kaybolduğu veya izinsiz işlem yapıldığı fark edildiğinde bankaya derhâl bildirim yapılmalı ve kart kullanıma kapatılmalıdır. Kart sahibinin rızası dışındaki işlemler için bankaya itiraz edilir; bildirimin zamanı, 5464 sayılı Kanun m. 12 kapsamında kart sahibinin sorumluluğunun belirlenmesinde önem taşır. Ardından işlem dökümüyle birlikte Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.
Sıkça Sorulan Sorular
Yerde bulunan kartla temassız ödeme yapmak suç mudur?
Evet. Kartı bulan kişinin, sahibinin rızası olmadan temassız ödeme yaparak yarar sağlaması TCK m. 245/1’deki suçu oluşturur. Kartın bulunmuş olması ve harcanan tutarın küçük olması sonucu değiştirmez.
Eşinin kartını izinsiz kullanan kişi cezalandırılır mı?
Hakkında ayrılık kararı verilmemiş eşin kartının izinsiz kullanılması hâlinde TCK m. 245/4 uyarınca cezaya hükmolunmaz. Boşanma davası sürse bile ayrılık kararı verilmemişse muafiyet uygulanır.
Kartın sadece cüzdanda taşınması suç mudur?
Kart kullanılmadıkça TCK m. 245/1 kapsamında suç oluşmaz. Ancak kartın nasıl ele geçirildiğine göre hırsızlık veya kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf gibi başka suçlar söz konusu olabilir.
Banka parayı iade ettiyse dava düşer mi?
Bankanın kart sahibine iade yapması davayı düşürmez. Etkin pişmanlık indirimi için zararın failin kendi pişmanlığıyla giderilmesi gerekir; iade nedeniyle zarar bankaya geçmişse, bu zararın da fail tarafından karşılanıp karşılanmadığı değerlendirilir.
Sonuç
Savunmada ilk iş fiilin hangi fıkraya girdiğini belirlemektir; akrabalar arası muafiyet ve etkin pişmanlık yalnızca birinci fıkrada uygulanır. Zarar giderilecekse zamanlama önemlidir: kovuşturma başlamadan önce giderilen zarar, daha yüksek oranda indirim sağlar. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
İlgili mevzuat:
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (mevzuat.gov.tr)
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.