Borçlarını ödeyemeyecek duruma düşen bir tacirin, iflastan önce malvarlığını yakınlarına devretmesi veya sahte borç senetleri düzenlemesi, alacaklıların alacağına kavuşmasını engeller. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu bu davranışları hileli iflas (m. 161) olarak, tacirin gerekli özeni göstermemesi nedeniyle iflasa sürüklenmesini ise taksirli iflas (m. 162) olarak cezalandırır. Her iki suçta da cezalandırma için mahkemenin iflasa karar vermiş olması gerekir.
KISA CEVAP
- Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu tasarruflardan önce veya sonra iflasına karar verilmişse üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m. 161).
- Hileli tasarruf örnekleri kanunda sayılmıştır: mal kaçırma, defter gizleme, sahte borç belgesi düzenleme, gerçeğe aykırı bilanço.
- Tacir olmanın gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyerek iflasa neden olan kişiye, iflasa karar verilmişse iki aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 162).
- İflas kararı yoksa bu suçlar oluşmaz; ancak alacaklıyı zarara uğratmak için mal kaçırma İcra ve İflas Kanunu’ndaki suçları oluşturabilir.
- Zararın giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümleri uygulanır (TCK m. 168).
Kanun metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 161/1
Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için; a) Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden olunması, b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi, c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde belge düzenlenmesi, d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi, gerekir.
Hileli iflasın unsurları
İflas kararı. İflas, ticaret mahkemesinin kararıyla gerçekleşir. Bu karar suçun objektif cezalandırılabilme şartıdır. Hileli tasarruflar iflas kararından önce de sonra da yapılmış olabilir.
Hileli tasarruf. Kanunda dört grup tasarruf sayılmıştır. Uygulamada en sık rastlanan örnekler:
- Şirket araçlarının ve makinelerinin iflastan kısa süre önce ortaklara veya akrabalara bedelsiz ya da düşük bedelle devredilmesi.
- Ticari defterlerin ve belgelerin iflas idaresine teslim edilmemesi.
- Yakınlar lehine gerçekte olmayan borç senetleri düzenlenmesi ve bunlarla iflas masasına kayıt yaptırılması.
- Stok ve alacakların muhasebe kayıtlarında olduğundan az gösterilmesi.
Fail. İflasına karar verilen gerçek kişi tacir veya tüzel kişi adına hareket eden yöneticilerdir. Tüzel kişilerde suç, hileli tasarrufu gerçekleştiren yönetim kurulu üyeleri, müdürler ve fiilen yönetimi elinde tutan kişiler bakımından değerlendirilir.
Kast. Fail, tasarrufun alacaklıların zararına malvarlığını eksilttiğini bilerek hareket etmelidir.
Taksirli iflas
Taksirli iflasta fail malvarlığını kasten kaçırmaz; ancak tacirden beklenen dikkat ve özeni göstermez. Gelir-gider dengesini gözetmeden aşırı harcama, kumar veya spekülatif işlemlerle sermayenin tüketilmesi, defterlerin hiç tutulmaması gibi davranışlar örnek gösterilebilir. Ceza iki aydan bir yıla kadar hapistir.
İcra ve İflas Kanunu ile ilişkisi
İcra ve İflas Kanunu’nun 311 ve devamı maddeleri, hileli müflisin Türk Ceza Kanunu’na göre cezalandırılacağını belirtir ve hileli muamele örneklerini ayrıca sayar. İflas kararı bulunmayan durumlarda, haciz sırasında veya öncesinde alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla malvarlığını eksiltmek İİK’deki diğer suçlar kapsamında değerlendirilir. Alacaklının bu tasarrufları geri döndürmesi için hukuk yolunda tasarrufun iptali davası açılabilir. Bu davayı sitemizdeki Tasarrufun İptali Davası: Borçlunun Mal Kaçırması, Şartlar ve Süre (İİK 277-284) yazısında anlattık.
Yargıtay kararları
Suç, hileli tasarrufun yapıldığı anda tamamlanır. İflas kararının suçun unsuru değil, objektif cezalandırılabilme şartı olması önemli bir sonuç doğurur: suç tarihi, iflas kararının tarihi değil, hileli tasarrufun yapıldığı tarihtir. Uygulanacak kanun ve dava zamanaşımının başlangıcı buna göre belirlenir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 13.12.2017 tarihli, E. 2017/6321, K. 2017/14242 sayılı kararı
…hileli iflas suçunun hileli tasarrufların gerçekleştirildiği anda tamamlandığı ve bu tasarruflardan önce veya sonra verilen iflas kararının sadece bu hileli tasarrufların cezalandırılabilirliği açısından etkili olduğu, diğer bir deyişle esasen cezai yaptırıma bağlanan eylemler hileli tasarruflar olduğundan, iflas kararı bu tasarruflardan sonra verilse bile, suçun hileli tasarrufların yapıldığı tarihte meydana geldiği…
Bu dosyada şirketin iflasına 2005 yılında karar verilmiş, ancak son hileli tasarrufun 1999 yılında yapıldığı anlaşılmıştır. Daire, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı Kanun’u uygulamış, zamanaşımı dolduğu için davanın düşmesine karar vermiştir. Aynı ilke, 8. Ceza Dairesi’nin 24.06.2019 tarihli, E. 2019/9896, K. 2019/8773 sayılı kararında da tekrarlanmış ve son hileli tasarrufun 2002 yılında yapıldığı bir dosyada verilen düşme kararı onanmıştır. Bu kararlar, iflas kararından yıllar önce yapılmış tasarruflar bakımından zamanaşımının ayrıca hesaplanması gerektiğini göstermektedir.
Hileli iflas özgü bir suçtur. Asli fail ancak iflasa tabi borçlu, yani tacir veya tüzel kişi tacir adına hareket eden yetkili olabilir. Şirkette hiçbir sıfatı bulunmayan kişi, hileli tasarrufa katılmış olsa bile azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 23.05.2022 tarihli, E. 2021/7493, K. 2022/10005 sayılı kararı
Hileli iflas suçunun asli failinin ancak iflasa tabi bir borçlu, yani tacir olabileceği, dolayısıyla hileli iflas suçunun özgü bir suç olduğu, bağlılık kuralının düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nın 40. maddesine göre ise ‘özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliği taşıyan kişinin fail olabileceği, bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulacağının’ belirtildiği…
Daire, şirketin yetkilisi veya ortağı olmayan sanığın asli fail olarak cezalandırılmasını bu nedenle bozmuş ve iştirakin hangi sıfatla gerçekleştiğinin belirlenmesini istemiştir. Yardım eden sıfatıyla sorumluluk TCK m. 39 uyarınca cezada indirim sonucunu doğurduğundan, bu ayrım ceza miktarını doğrudan etkiler.
Defterlerin teslim edilmemesi tek başına yeterli değildir. TCK m. 161/1-b, defter ve belgelerin “malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için” gizlenmesini veya yok edilmesini arar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.10.2022 tarihli, E. 2019/51, K. 2022/645 sayılı kararında aktarılan 8. Ceza Dairesi bozma kararında, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik hileli bir tasarruf olmaksızın ticari defter ve belgelerin istendiği hâlde verilmemesinin hileli iflas suçu için başlı başına yeterli olmadığı belirtilmiş; ticaret, icra ve iflas hukuku öğretim üyesi ile mali müşavirden oluşan bir bilirkişi kurulundan rapor alınması istenmiştir.
Taksirli iflasta illiyet bağı aranır. Taksirli iflasta da tacirin özensizliği ile iflas arasında nedensellik bağının kurulması gerekir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 20.12.2017 tarihli, E. 2017/6350, K. 2017/14626 sayılı kararı
…borçlunun ilgili ticari defter, kayıt ve belgelerin sadece kapanış tasdiklerinin yapılmamış olmasının taksirli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanığın ticari defter, kayıt veya belgeleri usulüne uygun tutmaması şeklindeki eyleminin, şirketin iflasına sebebiyet verecek şekilde illiyet bağının kurulmasına yönelik olarak yapılmış olmasının gerekmesi…
Daire, yevmiye ve envanter defterlerinin kapanış tasdiki yapılmadığı için verilen mahkûmiyet hükmünü bozmuş; iflas olgusu ile sanığın özensiz davranışı arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığının bilirkişi kurulu incelemesiyle tespit edilmesini istemiştir.
Bu kararlardan çıkan ilkeler şunlardır:
- Suç tarihi hileli tasarrufun yapıldığı tarihtir; zamanaşımı ve uygulanacak kanun bu tarihe göre belirlenir.
- Asli fail yalnızca iflasa tabi borçlu veya onun adına hareket eden yetkilidir; diğer katılanlar azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu olur.
- Defter ve belgelerin teslim edilmemesi, mal kaçırmaya yönelik bir tasarrufla bağlantılı değilse hileli iflas oluşturmaz.
- Taksirli iflasta özensizlik ile iflas arasındaki illiyet bağı, uzman bilirkişi kuruluyla somut olarak ortaya konmalıdır.
Görevli mahkeme, zamanaşımı ve şikâyet
Hileli iflas suçu, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. maddesinde ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar arasında ayrıca sayılmıştır. Bu nedenle ceza üst sınırı sekiz yıl olmasına rağmen hileli iflas davaları ağır ceza mahkemesinde görülür. Yukarıda anılan Yargıtay kararlarına konu dosyalarda da yargılamayı ağır ceza mahkemeleri yapmıştır. Taksirli iflas ise asliye ceza mahkemesinin görevindedir.
Dava zamanaşımı hileli iflasta on beş yıl (TCK m. 66/1-d), taksirli iflasta sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e). Hileli iflasta sürenin başlangıcı, iflas kararının değil hileli tasarrufun tarihidir. İflas kararı geç verilmişse, eski tarihli tasarruflar için zamanaşımının dolup dolmadığı ilk incelenecek konulardan biridir.
Her iki suç da şikâyete bağlı değildir. Alacaklının şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürmez. 8. Ceza Dairesi’nin yukarıda anılan 24.06.2019 tarihli kararında, şikâyetten vazgeçtiğini bildiren katılan vekilinin artık hükmü temyiz hakkı bulunmadığı belirtilmiş, ancak dava diğer sanıklar bakımından esastan incelenmiştir.
Hak yoksunlukları ve tacirlik yasakları
Hileli iflastan mahkûmiyet, kasten işlenen bir suçtan hapis cezası olduğundan TCK m. 53’teki hak yoksunluklarını doğurur. Bu kapsamda kişi, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar bir şirketin yöneticisi veya denetçisi olamaz. Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 23.05.2022 tarihli kararında belirtildiği üzere, bu yoksunlukların uygulanması 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrasında infaz aşamasında gözetilir. Ayrıca mahkûmiyet, şirketin yeniden yapılandırılması veya yeni bir şirket kurulması planlarını da etkiler. Bu nedenle soruşturma aşamasından itibaren hileli tasarruf iddiasına konu her işlemin bedeli, ödeme belgesi ve ticari gerekçesi ayrı ayrı belgelenmelidir.
Süreç

- İflas kararı: Ticaret mahkemesi borçlunun iflasına karar verir ve iflas idaresi oluşturulur.
- Tespit: İflas idaresi ve alacaklılar, iflastan önceki tasarrufları, defterleri ve banka hareketlerini inceler.
- Suç duyurusu: Hileli tasarruf tespit edilirse iflas idaresi veya alacaklılar savcılığa başvurur.
- Bilirkişi incelemesi: Mali müşavir veya muhasebe bilirkişisi, tasarrufların ve kayıtların gerçeğe uygunluğunu raporlar.
- Kovuşturma: Suç re’sen kovuşturulur. Hileli iflas davası ağır ceza mahkemesinde, taksirli iflas davası asliye ceza mahkemesinde görülür.
Sıkça sorulan sorular
Konkordato talep eden şirket yöneticileri hileli iflastan sorumlu olur mu?
Konkordato iflas kararı değildir. Konkordato sürecinde iflas kararı verilmedikçe hileli iflas suçu oluşmaz. Konkordatonun reddi ve iflasa karar verilmesi hâlinde önceki hileli tasarruflar suç kapsamında değerlendirilebilir. Konkordatoyu sitemizdeki Konkordato Nedir? Şartları, Süreleri ve Alacaklıya Etkisi yazısında anlattık.
İflas kararı bozulursa ne olur?
İflas kararı ortadan kalkarsa objektif cezalandırılabilme şartı da ortadan kalkar ve ceza davası bu nedenle sonuçlanır.
Etkin pişmanlık nasıl uygulanır?
Kovuşturma başlamadan önce alacaklıların zararının tamamen giderilmesi hâlinde ceza üçte ikiye kadar, hükümden önce giderilmesi hâlinde yarıya kadar indirilir (TCK m. 168).
Şirketi borçlu iken kapatıp yeni bir şirket kurmak suç mudur?
Tek başına suç değildir. Ancak eski şirketin malvarlığı yeni şirkete alacaklıları zarara uğratacak biçimde aktarılmış ve eski şirketin iflasına karar verilmişse hileli iflas gündeme gelir.
Şirket ortağı olmayan muhasebeci veya akraba hileli iflastan sorumlu olur mu?
Hileli iflas özgü suç olduğundan bu kişiler asli fail olamaz. Hileli tasarrufa bilerek katılmışlarsa azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulurlar. Yargıtay 2. Ceza Dairesi bu ayrımın yapılmadan verilen mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
Defterlerin kaybolması hâlinde hileli iflas suçu oluşur mu?
Defterlerin teslim edilmemesi, mal kaçırmaya yönelik bir tasarrufun ortaya çıkmasını önleme amacı taşımıyorsa tek başına hileli iflas oluşturmaz. Bununla birlikte defter tutma yükümlülüğüne aykırılık, iflasla illiyet bağı kurulabildiği ölçüde taksirli iflas yönünden değerlendirilebilir.
Değerlendirme
Hileli iflas dosyalarında belirleyici olan, iflastan önceki işlemlerin olağan ticari faaliyetin parçası mı yoksa alacaklılardan mal kaçırma amacı mı taşıdığıdır. Tasarrufun bedelinin gerçek değere uygunluğu, ödemenin fiilen yapılıp yapılmadığı ve işlemin iflasa ne kadar yakın tarihte yapıldığı bu sorunun cevabını belirler.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu.
Bu yazı, 24 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
