Mala zarar verme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 151. maddesinde düzenlenmiştir. Başkasına ait taşınır veya taşınmaz bir malı kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılamaz hâle getirmek veya kirletmek bu suçu oluşturur. Suç ancak kasten işlenebilir; kamu malları ve bazı özel nitelikli eşyalar bakımından ise TCK m. 152’de daha ağır cezalar öngörülmüştür.
KISA CEVAP
- Mala zarar vermenin cezası, mağdurun şikâyeti üzerine 4 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK m. 151/1).
- Kamu malına zarar vermenin cezası 1 yıldan 4 yıla kadar hapistir (TCK m. 152/1-a).
- Şikâyet süresi 6 aydır; bu süre, fiili ve failin kim olduğunu öğrenme gününden başlar (TCK m. 73).
TCK m. 151/1
“Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
Kasten Mala Zarar Verme Cezası
Basit mala zarar verme suçunun cezası, TCK m. 151/1 uyarınca dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hâkim, hapis cezası ile adli para cezası arasında seçim yapabilir. Cezanın bu sınırlar içinde belirlenmesinde zararın boyutu, fiilin işleniş biçimi ve failin kastının yoğunluğu gibi hususlar göz önünde bulundurulur.
Maddenin daha önce yer alan ikinci fıkrası, 7332 sayılı Kanun ile 2021 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle güncel uygulamada yalnızca birinci fıkra ile TCK m. 152’deki nitelikli hâller dikkate alınır.
Kamu Malına Zarar Verme Cezası
Kamu malına zarar verme, ayrı bir suç değil, mala zarar verme suçunun nitelikli hâlidir ve TCK m. 152’de düzenlenmiştir. Bu maddede sayılan eşyalar hakkında işlenen mala zarar verme suçunda ceza ağırlaşır:
TCK m. 152/1 (özet)
“Mala zarar verme suçunun; a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında, […] İşlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Aynı fıkrada; yangın, sel ve kazalara karşı korunmaya tahsis edilmiş eşya ve tesisler, dikili ağaç ve fidanlar, sulama ve içme suyu tesisleri, grev veya lokavt hâllerinde işçi ya da işveren tarafına ait eşya, siyasi partilere ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait eşya ile bir kamu görevlisinden görevinden ötürü öç almak amacıyla işlenen mala zarar verme de sayılmıştır.
Suçun yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak ya da sel, taşkın, toprak kayması gibi sonuçlara neden olarak işlenmesi hâlinde ceza bir katına kadar artırılır (TCK m. 152/2). Suç sonucunda haberleşme, enerji, demiryolu veya havayolu ulaşımı alanındaki kamu hizmeti geçici de olsa aksarsa ceza yarısından iki katına kadar artırılır (TCK m. 152/3).
Trafik Kazasında Kamu Malına Zarar Verme
Trafik kazası sonucu bariyer, direk, levha gibi kamu mallarına zarar verilmesi uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur. Ancak TCK m. 151 ve 152’deki suçlar yalnızca kasten işlenebilir. Kaza, sürücünün dikkatsizliği veya ihmali sonucu meydana gelmişse mala zarar verme suçu oluşmaz.
Bu durumda sürücünün sorumluluğu ceza hukuku değil, özel hukuk alanındadır: Zarar gören idare, verilen zararın tazminini talep edebilir. Bununla birlikte, kazada bir kişi yaralanmışsa taksirle yaralama gibi ayrı suçlar gündeme gelebilir.
Mala Zarar Verme Suçu Taksirle İşlenebilir mi?
Hayır. Türk Ceza Kanunu’nda mala zarar verme suçunun taksirle işlenebileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. TCK m. 22/1’e göre “Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır.” Bu nedenle bir başkasının malına dikkatsizlik sonucu zarar veren kişi ceza yargılamasıyla karşılaşmaz; ancak verdiği zararı tazmin etmekle yükümlü olabilir.
Mala Zarar Verme Şikâyet Süresi
Basit mala zarar verme suçu (TCK m. 151) şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi TCK m. 73’te düzenlenmiştir:
TCK m. 73/1-2
“Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.” “Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.”
Yani altı aylık süre, suçun işlendiği tarihten değil, mağdurun fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Kanunda şikâyet şartı öngörülmeyen TCK m. 152’deki nitelikli hâllerde ise soruşturma için şikâyet aranmaz.
Mala Zarar Verme Uzlaşmaya Tabi mi?
Evet. CMK m. 253/1-a uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır. TCK m. 151’deki basit mala zarar verme suçu şikâyete bağlı olduğundan, bu suçta şüpheli ile mağdur arasında uzlaştırma girişiminde bulunulur. Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, genellikle zararın giderilmesi karşılığında dosya kapanabilir.
İlgili yazılar: Tehdit Suçu ve Cezası (TCK 106), Hakaret Suçu ( TCK 125 ). Kanunun güncel metni: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr).