Usulî Kazanılmış Hak: Bozma Kararı Sonrası Kesinleşen Yönler ve İstisnaları

Bir dava Yargıtay’dan bozulup ilk derece mahkemesine döndüğünde taraflar genellikle şu soruyu sorar: Mahkeme her şeyi baştan mı inceleyecek, yoksa önceki kararın bozulmayan bölümleri kesinleşmiş mi sayılacak? Bu sorunun cevabı usulî kazanılmış hak kavramındadır. Usulî kazanılmış hak, yargılama sırasında bir taraf lehine oluşan ve artık o taraf aleyhine değiştirilemeyen usule ilişkin durumları ifade eder. Kavram kanunda açıkça düzenlenmemiştir; Yargıtay içtihatlarıyla gelişmiştir.

KISA CEVAP

  • Usulî kazanılmış hak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda açıkça düzenlenmemiştir; Yargıtay uygulamasıyla geliştirilmiştir.
  • Mahkemenin bozma kararına uyması, bozmada belirtilen yönler bakımından taraf lehine usulî kazanılmış hak doğurur.
  • Temyiz edilmeyen veya bozma kapsamı dışında kalan yönler kesinleşir ve yeniden tartışılamaz.
  • Yalnızca bir taraf temyiz etmişse, ilk hükümle elde edilen durum o taraf aleyhine bozulamaz.
  • Yeni bir içtihadı birleştirme kararı, geriye etkili kanun değişikliği veya Anayasa Mahkemesinin iptal kararı bu hakkın istisnasıdır.
  • Görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm gibi kamu düzenine ilişkin konularda usulî kazanılmış hak oluşmaz.

İlgili kanun hükmü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/4 ve 373/5

(4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. (5) İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.

Kavramın dayanağı

Usulî Kazanılmış Hak bilgi grafiği

Usulî kazanılmış hakkın temeli, Yargıtay’ın 04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı ile 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı içtihadı birleştirme kararlarıdır. Bu kararlara göre mahkeme bozma kararına uyduğunda, bozmada gösterilen doğrultuda inceleme yapmak ve karar vermek zorundadır. Bozmaya uyduktan sonra bundan dönemez. Aynı şekilde, bozma kararında incelenmeyerek kesinleşen veya taraflarca temyiz edilmeyen yönler de artık yeniden tartışılamaz.

Kavram iki temel durumda ortaya çıkar:

Bozmaya uyma: Mahkeme bozmaya uyduğunda, bozmada belirtilen esasları uygulamakla bağlıdır. Sonradan farklı bir hukuki görüşü benimseyemez.

Aleyhe bozma yasağı: Hükmü yalnızca bir taraf temyiz etmişse, ilk hükümle karşı tarafa tanınmayan bir hak sonradan ona verilemez. Temyiz eden tarafın durumu kendi başvurusu nedeniyle ağırlaştırılamaz.

Yargıtay kararı

Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2017 tarihli kararına konu bir işçilik alacağı davasında, ilk hükümde davacının hizmet süresi 1.159 gün olarak kabul edilmiştir. Hüküm temyiz üzerine başka yönlerden bozulmuş, bozmadan sonraki yargılamada ise hizmet süresi yeniden ve farklı biçimde belirlenmiştir. Daire önce kavramın niteliğini açıklamıştır:

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 15.05.2017 tarihli, E. 2017/33372, K. 2017/10993 sayılı kararı

Hukuk Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istkirar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir.

Daire somut olay bakımından şu sonuca varmıştır:

Aynı karar

Taraf temyizi üzerine bozulan dosyada kabul edilen hizmet süresi bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleşmiş ve davalı yararına bu yönden usuli kazanılmış hak oluşmuştur.

Karar, bozma kararının kapsamının dikkatle okunması gerektiğini gösterir. Bozmanın dokunmadığı tespitler, bozmadan sonraki yargılamada değiştirilemez.

İstisnalar

Yargıtay aynı kararda, usulî kazanılmış hakkın mutlak olmadığını da belirtmiştir. Başlıca istisnalar şunlardır:

  • Bozmadan sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı verilmesi.
  • Uyuşmazlığa uygulanacak geriye etkili bir kanun çıkması.
  • Uygulanan kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi.
  • Görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm ve harç gibi kamu düzenine ilişkin konular.
  • Hükümdeki açık maddi hatalar.

Kamu düzenine ilişkin konularda mahkeme her aşamada kendiliğinden inceleme yapmak zorundadır. Örneğin görev kuralı kamu düzenindendir; bozmaya uyulmuş olsa bile mahkemenin görevsiz olduğu anlaşılırsa görevsizlik kararı verilebilir.

Direnme ile ilişkisi

Mahkeme bozmaya uymak zorunda değildir; gerekçe göstererek önceki kararında direnebilir. Direnme hâlinde dosya önce bozma kararını veren daireye gider; daire direnmeyi yerinde görmezse uyuşmazlığı Hukuk Genel Kurulu çözer (HMK m. 373/5). Mahkeme bozmaya uyduğunda ise usulî kazanılmış hak doğar ve direnme yolu kapanır. Bu nedenle bozma kararından sonra uyma veya direnme tercihinin dikkatle yapılması gerekir. Yargıtay’ın işleyişi için Yargıtay’ın Görevleri yazımıza bakılabilir.

Sıkça sorulan sorular

Bozmaya uyulduktan sonra mahkeme yeni bir bilirkişi raporu alabilir mi?
Alabilir; ancak bozmada belirtilen esaslar dışına çıkamaz ve kesinleşen yönleri yeniden tartışmaya açamaz.

Karşı taraf temyiz etmediyse ilk hükümdeki tazminat miktarı artırılabilir mi?
Kural olarak hayır. Yalnızca davalı temyiz etmişse, davacı lehine olan ilk miktar davalı aleyhine artırılamaz.

Ceza davalarında da usulî kazanılmış hak var mıdır?
Ceza yargılamasında bu ilkenin karşılığı, sanık lehine temyizde aleyhe değiştirme yasağıdır (CMK m. 307/4).

Yargıtay kendi bozma kararıyla bağlı mıdır?
Kural olarak bozma kararıyla oluşan usulî kazanılmış hak Yargıtay’ı da bağlar. Daire, açık bir maddi hata yoksa sonraki temyiz incelemesinde önceki bozma gerekçesine aykırı karar vermez.

Bozma kararından sonra

Bozma ilamının kapsamı, hangi yönlerin incelendiği ve hangilerinin bozma dışında kaldığı satır satır çıkarılmalıdır. Uyma veya direnme beyanından önce bu analiz yapılmalıdır.

Mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.

Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.