Miras taksim sözleşmesi, mirasçıların tereke mallarını kendi aralarında nasıl paylaşacaklarını kararlaştırdıkları sözleşmedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 676’ya göre bu sözleşmenin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması yeterlidir; noter onayı şart değildir. Sözleşmeye bütün mirasçıların katılması gerekir; bir mirasçının bile katılmadığı paylaşma geçersizdir. Geçerli bir taksim sözleşmesi varsa mirasçılar artık ortaklığın giderilmesi davası açamaz; taşınmazın kendisine bırakıldığı mirasçı, sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil davası açabilir.
KISA CEVAP
- Paylaşma sözleşmesi yazılı şekilde yapılır; adi yazılı sözleşme yeterlidir (TMK m. 676/3).
- Sözleşmeye bütün mirasçıların katılması zorunludur.
- Mirasçılar sözleşmeyle elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete de dönüştürebilir (TMK m. 676/2).
- Geçerli bir taksim sözleşmesine rağmen açılan ortaklığın giderilmesi davası, hukuki yarar yokluğundan reddedilir.
- Sözleşmeyle kendisine taşınmaz bırakılan mirasçı, diğerleri tapuda işlem yapmazsa tapu iptali ve tescil davası açabilir.
- Paylaşmadan sonra da mirasçılar tereke borçlarından beş yıl süreyle müteselsilen sorumludur (TMK m. 681).
Paylaşmaya kadar: miras ortaklığı
Mirasbırakan ölünce birden çok mirasçı varsa tereke, paylaşmaya kadar bütün mirasçıların elbirliği mülkiyetine geçer. Bu dönemde hiçbir mirasçı belirli bir malın belirli bir kısmının sahibi değildir; her mirasçının hakkı terekenin tamamına yayılır. Bu ortaklığı sitemizdeki Elbirliği Mülkiyeti ve Miras Ortaklığı yazısında anlattık.
Ortaklık üç yolla sona erer:
- Paylaşma sözleşmesi (rızai taksim): Mirasçılar anlaşır.
- Fiili paylaşma: Mirasçılar payları oluşturup fiilen alır, örneğin her biri bir tarlayı yıllarca kendisininmiş gibi kullanır.
- Mahkeme yoluyla paylaşma: Anlaşma olmazsa her mirasçı sulh hukuk mahkemesinden paylaşma veya ortaklığın giderilmesi ister (TMK m. 642).
Kanun ne diyor?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 676
Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
Taşınmaz satışında resmî şekil arandığı hâlde paylaşma sözleşmesi için yazılı şekil yeterlidir. Bu nedenle mirasçıların kendi aralarında imzaladıkları bir kâğıt, bütün şartları taşıyorsa geçerlidir.
Geçerlilik şartları
- Bütün mirasçılar katılmalı. Mirasçılardan biri sözleşmeyi imzalamamışsa sözleşme geçersizdir. Ölmüş bir mirasçının yerine onun bütün mirasçılarının imzası gerekir.
- Yazılı şekil. Sözlü anlaşma paylaşma sözleşmesi olarak geçerli değildir. Ancak payların fiilen alınması, ayrı bir paylaşma yolu olarak mirasçıları bağlar.
- Konu mirasbırakana ait olmalı. Paylaşılan mallar terekeye dahil olmalıdır. Mirasçılardan birinin kendi malı bu sözleşmeyle paylaştırılamaz.
- Ehliyet. Küçük veya kısıtlı mirasçı varsa sözleşmeyi onun adına veli veya vasi imzalar; vesayet altındaki kişiler için ayrıca vesayet makamının izni gerekir (TMK m. 462/9). Veli ile küçüğün aynı mirasta mirasçı olması gibi menfaat çatışması hâllerinde küçüğe kayyım atanır.
- Mirasın açılmış olması. Mirasbırakan hayattayken onun katılımı olmadan yapılan paylaşma sözleşmesi geçersizdir (TMK m. 678).
Ortaklığın giderilmesi davasına etkisi
Uygulamada en sık rastlanan uyuşmazlık şudur: mirasçılar yıllar önce bir taksim sözleşmesi imzalamıştır, ancak tapuda işlem yapılmamıştır; mirasçılardan biri daha sonra taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesini ister.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 1995 tarihli adi yazılı bir miras taksim sözleşmesine rağmen açılan ortaklığın giderilmesi davasını kabul eden kararı bozdu:
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 13.01.2020 tarihli, E. 2016/12515, K. 2020/309 sayılı kararı
4721 sayılı TMK’nın 676. madde hükmünden de açıkça anlaşıldığı üzere elbirliği mülkiyetine konu mallarda ortaklar paylaşma sözleşmesi (miras taksim sözleşmesi) yapmış iseler bu sözleşmeyle elbirliği haline son vermiş olduklarından artık ortaklığın giderilmesi davası açamazlar. Mirasçıların aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi kendilerini bağlar. Paylaşma sözleşmesinin geçerli olabilmesi için paylaşma konusu şeyin mirasbırakana ait olması gerekir. Paylaşma sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması ve bütün mirasçıların katılması zorunludur. Bütün mirasçıların katılmadığı paylaşma sözleşmeleri geçersizdir.
Kararın devamında Daire, davacının ortaklığın giderilmesini istemekte HMK m. 114/1-h anlamında hukuki yararı bulunmadığını ve davanın reddedilmesi gerektiğini belirtti. Ortaklığın giderilmesi davasının işleyişini sitemizdeki Ortaklığın Giderilmesi Davası yazısında anlattık.
Sözleşme tapuya nasıl yansır?

Taksim sözleşmesi kendiliğinden tapu kaydını değiştirmez. Taşınmaz, mirasçıların hepsi adına elbirliği hâlinde kayıtlı kalır. Kaydın sözleşmeye uygun hâle gelmesi için iki yol vardır:
- Tapuda birlikte işlem. Mirasçılık belgesiyle önce intikal yapılır, ardından bütün mirasçılar tapu müdürlüğünde hazır bulunarak taşınmazı sözleşmede kararlaştırılan mirasçıya devreder.
- Tapu iptali ve tescil davası. Mirasçılardan biri tapuya gelmezse, taşınmazın kendisine bırakıldığı mirasçı sözleşmeye dayanarak asliye hukuk mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açar. Mahkeme sözleşmenin geçerlilik şartlarını inceler ve şartlar varsa taşınmazın davacı adına tesciline karar verir.
Sözleşmede taşınmazların ada ve parsel numaraları, hangi mirasçıya hangi malın kaldığı ve varsa denkleştirme bedelleri açıkça yazılmalıdır. Belirsiz ifadeler, ileride sözleşmenin uygulanmasını zorlaştırır.
Tereke borçlarından sorumluluk
Paylaşma, mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğunu kendiliğinden sona erdirmez:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 681
Mirasçılar, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından açık veya örtülü olarak rıza gösterilmemiş olan tereke borçlarından dolayı, paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludurlar. Paylaşmanın gerçekleştiği tarihin veya daha sonra yerine getirilecek borçlarda muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle teselsül sona erer.
Sözleşmeyle bir borcun ödenmesini üstlenen mirasçı, bu borcu ödemezse alacaklı diğer mirasçılara da başvurabilir. Borcu ödeyen mirasçı, sözleşmeyle borcu üstlenmiş olan mirasçıya rücu eder (TMK m. 682).
Miras payının devri ile farkı
Paylaşma sözleşmesi bütün mirasçıların katıldığı ve ortaklığı sona erdiren bir sözleşmedir. Miras payının devri ise bir mirasçının kendi payını başka bir mirasçıya veya üçüncü kişiye devretmesidir (TMK m. 677). Mirasçılar arasındaki pay devri yazılı şekilde, üçüncü kişiye pay devri ise noterde yapılır. Üçüncü kişiye pay devri, devralana paylaşmaya katılma yetkisi vermez; yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya düşen payın kendisine verilmesini isteme hakkı sağlar.
Sıkça sorulan sorular
Taksim sözleşmesi noterde yapılmak zorunda mı?
Hayır. Kanun yalnızca yazılı şekil arar. Noterde yapılması ispat kolaylığı sağlar, ancak geçerlilik şartı değildir.
Bir mirasçı sözleşmeyi imzaladıktan sonra vazgeçebilir mi?
Geçerli bir paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar; tek taraflı vazgeçme mümkün değildir. Sözleşme ancak yanılma, aldatma veya korkutma gibi irade sakatlıkları ya da şekil eksikliği varsa geçersiz sayılabilir.
Mirasçılardan biri sözleşme tarihinde ölmüştü ve yerine çocukları imza atmadıysa ne olur?
Sözleşmeye bütün mirasçıların katılması şart olduğundan sözleşme geçersiz olur. Bu durumda ya eksik mirasçılar sözleşmeye sonradan onay verir ya da paylaşma mahkeme yoluyla yapılır.
Taksim sözleşmesi yapılmadan yıllarca taşınmaz kullanılmışsa?
Payların fiilen oluşturulup alınması da TMK m. 676/1 uyarınca mirasçıları bağlar. Ancak fiili paylaşmanın varlığı ispat edilmelidir; tanık beyanları, vergi kayıtları ve kullanım durumu bu ispatta kullanılır.
Sonuç
Miras taksim sözleşmesi hazırlanırken önce güncel mirasçılık belgesi alınmalı ve sözleşmeyi bütün mirasçıların imzalaması sağlanmalıdır. Sözleşmede her mirasçıya kalan taşınmazın ada ve parsel numarası ile denkleştirme bedelleri açıkça yazılmalı, imzadan sonra tapuda devir işlemi gecikmeden yapılmalıdır. Mirasçılardan biri tapuya gelmezse sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil davası açılabilir.
Mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
