6284 Sayılı Kanun: Koruma Tedbirleri, Uzaklaştırma ve İtiraz

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair 6284 sayılı Kanun, 20/3/2012 tarihli ve 28239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun bir ceza kanunu değildir; şiddeti cezalandırmaktan çok, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişiyi hızla korumaya ve şiddeti önlemeye yönelik tedbirleri düzenler. Uygulamada “uzaklaştırma kararı” veya “koruma kararı” olarak bilinen kararların dayanağı bu Kanun’dur.

Bu yazıda Kanun’un kimleri koruduğu, hangi tedbirlerin kim tarafından verildiği, tedbirlerin süresi, itiraz yolu ve tedbire aykırılığın sonuçları açıklanmaktadır.

KISA CEVAP

  • 6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve ısrarlı takip mağdurlarını korur; evlilik şartı aranmaz (m. 1).
  • Uzaklaştırma ve yaklaşmama gibi önleyici tedbirlere aile mahkemesi hâkimi delil aranmaksızın ve gecikmeksizin karar verir; başvuru için masraf alınmaz (m. 5, 8/3, 20).
  • Tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilir; tehlike devam ediyorsa süre dolmadan uzatma istenmelidir (m. 8/2).
  • Tedbir kararlarına tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilir; itiraz kararı kesindir (m. 9).
  • Tedbire aykırılıkta üç günden on güne, tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır; toplam süre altı ayı geçemez (m. 13).

Kanun kimleri korur?

Kanun’un amacı; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunmasıdır (m. 1/1). Bu nedenle Kanun yalnızca evli çiftler arasında uygulanmaz. Aynı haneyi paylaşmasalar da aile veya hane içinde yaşanan şiddet (ev içi şiddet), nişanlı veya eski eş gibi ilişkilerde ve hiçbir yakınlık bulunmayan ısrarlı takip vakalarında da tedbir istenebilir.

Kanun’daki şiddet tanımı geniştir. Fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü ve ekonomik her türlü tutum ve davranış; bunlara yönelik tehdit ve baskı ile özgürlüğün keyfî engellenmesi şiddet sayılır (m. 2/1-d). Dolayısıyla tedbir için darp edilmiş olmak şart değildir; ısrarlı tehdit mesajları, ekonomik baskı veya kişinin evden çıkmasının engellenmesi de Kanun kapsamındadır.

Tedbir türleri

Kanun tedbirleri iki gruba ayırır. Koruyucu tedbirler korunan kişiye yöneliktir; önleyici tedbirler ise şiddet uygulayan hakkında verilir.

Mülki amirin verdiği koruyucu tedbirler (m. 3)

Vali veya kaymakam şu tedbirlere karar verebilir:

  • Korunan kişiye ve gerekiyorsa çocuklarına uygun barınma yeri sağlanması,
  • Geçici maddi yardım yapılması,
  • Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi,
  • Hayati tehlike bulunması hâlinde geçici koruma altına alınma,
  • Çalışma hayatına katılımı desteklemek amacıyla belirli süre ve tutarla sınırlı kreş imkânı sağlanması.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde barınma yeri ve geçici koruma tedbirlerini kolluk amiri de alabilir. Kolluk amiri evrakı ilk iş günü içinde mülki amirin onayına sunar; kırk sekiz saat içinde onaylanmayan tedbir kendiliğinden kalkar (m. 3/2).

Hâkimin verdiği koruyucu tedbirler (m. 4)

Kanun’da “hâkim” aile mahkemesi hâkimidir (m. 2/1-c). Aile mahkemesi hâkimi işyerinin değiştirilmesine, evli kişi için ayrı yerleşim yeri belirlenmesine, Türk Medeni Kanunu’ndaki şartlar varsa tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasına ve hayati tehlike durumunda, ilgilinin aydınlatılmış rızasıyla, 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik bilgilerinin değiştirilmesine karar verebilir.

Hâkimin verdiği önleyici tedbirler (m. 5)

En sık başvurulan tedbirler bu maddededir. Şiddet uygulayan hakkında şunlara karar verilebilir:

  • Şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunmaması,
  • Müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsisi,
  • Korunan kişilere ve bunların konutuna, okuluna, işyerine yaklaşmaması,
  • Kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya kaldırılması,
  • Korunan kişinin yakınlarına, tanıklarına ve çocuklarına yaklaşmaması,
  • Korunan kişinin eşyalarına zarar vermemesi,
  • Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi,
  • Ruhsatlı silahlarını kolluğa, görevi gereği zimmetindeki silahı kurumuna teslim etmesi,
  • Alkol veya uyuşturucu madde etkisindeyken korunan kişilere yaklaşmaması, gerekiyorsa tedavisinin sağlanması.

Liste sınırlı değildir; hâkim “uygun görülecek benzer tedbirlere” de karar verebilir. Hâkim bu tedbirlerle birlikte velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar verebilir (m. 5/3). Şiddet uygulayan ailenin geçimini sağlıyorsa ve henüz nafakaya hükmedilmemişse, talep edilmese dahi tedbir nafakasına karar verilebilir (m. 5/4).

Yaklaşmama, uzaklaştırma ve rahatsız etmeme gibi temel tedbirler gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amirince de alınabilir; bu tedbirler yirmi dört saat içinde hâkim tarafından onaylanmazsa kendiliğinden kalkar (m. 5/2).

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, başsavcılığın 6284 sayılı Kanun m. 5/3’e dayanarak şiddet mağduru çocuklar hakkında bakım, şiddet uygulayan veliler hakkında danışmanlık tedbiri talep ettiği dosyada, aile ve çocuk mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığını aile mahkemesi lehine çözmüştür. Daire, korunması istenen çocukların suça sürüklenen çocuk olmadığını, bu nedenle tedbirin aile mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 20. HD, E. 2016/2196, K. 2016/6895, T. 14/6/2016).

6284 sayılı Kanun kapsamında başvuru, tedbir kararı, itiraz ve zorlama hapsi süreci
6284 sayılı Kanun’da başvurudan itiraza tedbir süreci.

Başvuru: nereye, nasıl ve hangi masrafla?

Tedbir kararı; ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir. Talep en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden veya kolluk biriminden yapılabilir (m. 8/1). Uygulamada başvuru en çok karakola, adliyedeki Cumhuriyet başsavcılığına veya doğrudan aile mahkemesine dilekçeyle yapılmaktadır. Şiddet önleme ve izleme merkezleri (ŞÖNİM) de başvuru ve destek süreçlerinde görev alır (m. 14).

Şiddet veya şiddet tehlikesini herkes resmî mercilere ihbar edebilir; ihbarı alan kamu görevlisi Kanun kapsamındaki görevini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür (m. 7).

Başvurular ve kararların icrası için yargılama gideri, harç, posta gideri ve benzeri hiçbir masraf alınmaz (m. 20/1). Bu, tedbir talebinin herhangi bir ödeme yapılmadan sunulabileceği anlamına gelir.

Delil aranır mı?

Koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı da geciktirilmeksizin verilir (m. 8/3). Kanun koyucu burada hızlı korumayı ispat kurallarının önüne koymuştur. Bu düzenleme, tedbir kararının bir ceza mahkûmiyeti olmadığını da gösterir: Tedbir, şiddetin sabit olduğu anlamına gelmez; şiddet iddiası varsa ayrıca ceza soruşturması yürütülür.

Gerekli hâllerde korunan kişinin ve aile bireylerinin kimlik ve adres bilgileri tüm resmî kayıtlarda gizli tutulur; tebligat için ayrı bir adres belirlenir (m. 8/6).

Tedbirin süresi

Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Şiddet veya şiddet tehlikesinin devam edeceği anlaşılırsa, resen ya da korunan kişinin, Bakanlığın veya kolluğun talebiyle tedbirin süresi uzatılabilir, şekli değiştirilebilir veya tedbir kaldırılabilir (m. 8/2). Hâkim, altı ayı aşmamak kaydıyla daha kısa bir süre de belirleyebilir. Süre bitmeden uzatma talep edilmezse tedbir kendiliğinden sona erer; bu nedenle tehlike devam ediyorsa süre dolmadan yeni talepte bulunulması önem taşır.

İtiraz yolu

Kanun’a göre verilen kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir (m. 9/1). Hâkim kararlarına itirazı, kararı veren aile mahkemesini numara olarak izleyen aile mahkemesi inceler; tek aile mahkemesi bulunan yerlerde asliye hukuk mahkemesi itiraz merciidir. İtiraz mercii bir hafta içinde karar verir ve bu karar kesindir (m. 9/2-3).

İtiraz hakkı yalnızca tedbir hakkında karar verilen kişiye ait değildir. Talebi reddedilen kişi de ret kararına itiraz edebilir; ret kararı yalnızca korunan kişiye tebliğ edilir (m. 8/4).

İtiraz dilekçesinde, tedbiri gerektiren bir şiddet veya tehlike bulunmadığına ilişkin somut açıklamalar ve varsa belgeler sunulmalıdır. Kesin olan itiraz kararından sonra olağan bir kanun yolu bulunmadığından itiraz aşaması hazırlıklı geçirilmelidir.

Tedbire aykırılık: zorlama hapsi

Tedbir kararının tefhim veya tebliğinde, karara aykırılık hâlinde zorlama hapsi uygulanacağı ihtarı yapılır (m. 8/5). Tedbire aykırı davranan şiddet uygulayan, fiili ayrıca suç oluştursa bile, aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. Her tekrarında süre on beş günden otuz güne kadardır; zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez (m. 13). Zorlama hapsi kararları Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir.

Zorlama hapsi bir ceza değil, tedbire uyulmasını sağlamaya yönelik bir disiplin aracıdır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, aile mahkemesinin verdiği zorlama hapsi kararlarına ilişkin kanun yararına bozma istemini incelediği kararında, aile mahkemelerinin hukuk mahkemesi olduğunu ve bu kararların hukuk yargılaması sonucunda verildiğini vurgulamıştır. Daire, ceza muhakemesine özgü kanun yararına bozma yolunun (CMK m. 309) bu kararlara uygulanamayacağına hükmetmiştir (Yargıtay 7. CD, E. 2022/3528, K. 2024/1779, T. 19/2/2024). Karara konu istemde, tedbir kararı henüz tebliğ edilmeden gerçekleşen bir olay nedeniyle zorlama hapsi verildiği ve ilk ihlalde on günlük üst sınırın aşıldığı ileri sürülmüştür. Bu itirazların ancak kanunda öngörülen iki haftalık itiraz süresi içinde aile mahkemesine yöneltilebileceği bu kararla bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Ceza hukuku ile ilişkisi

6284 sayılı Kanun’daki tedbirler, ceza soruşturmasından bağımsızdır. Şiddet fiili aynı zamanda suç oluşturuyorsa (örneğin kasten yaralama, tehdit, hakaret veya ısrarlı takip), ayrıca ceza soruşturması yürütülür. Kanun, suç teşkil eden fiiller bakımından koruma tedbirleri, denetimli serbestlik ve infaza ilişkin hükümleri saklı tutmuştur (m. 6).

Ceza kanunu da bu tedbirlere sonuç bağlamaktadır. Israrlı takip suçu (TCK m. 123/A) altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gerektirir; suç, hakkında uzaklaştırma veya konuta, okula ya da işyerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır (TCK m. 123/A-2-c). Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Uzaklaştırma kararı ne kadar sürede çıkar?
Kanun, önleyici tedbirin geciktirilmeksizin verilmesini emreder (m. 8/3). Acil durumlarda kolluk amiri de temel tedbirleri alabilir; bu tedbir yirmi dört saat içinde hâkim onayına bağlanır.

Tedbir kararı sabıka kaydına işler mi?
6284 sayılı Kanun’a göre verilen tedbir ve zorlama hapsi kararları ceza mahkûmiyeti değildir. Şiddet fiilinden dolayı ayrıca ceza davası açılır ve mahkûmiyet kesinleşirse, adli sicile işlenecek olan o mahkûmiyettir.

Tedbir kararına kim itiraz edebilir?
Hakkında tedbir verilen kişi ve talebi reddedilen korunan kişi, tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

Tedbir süresi dolunca ne olur?
Süre dolduğunda tedbir kendiliğinden sona erer. Tehlike devam ediyorsa süre bitmeden uzatma talep edilmelidir.

Sonuç

6284 sayılı Kanun, delil aranmaksızın ve masrafsız olarak hızlı koruma sağlayan, ceza yargılamasından bağımsız bir tedbir sistemi kurmuştur. Tedbirler ilk defasında en çok altı ay için verilir; kararlara iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilir ve itiraz kararı kesindir. Tedbire aykırılık zorlama hapsine, belirli hâllerde de ağırlaştırılmış ceza sorumluluğuna yol açar. Somut duruma ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.

İlgili yazılar: Kadına Karşı Şiddet ve Aile İçi Şiddet: Suçlar, Cezalar, 6284

Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun.

Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.