Katalog Suç Nedir? CMK’daki Katalog Suç Listeleri (2026)

“Katalog suç”, kanunda tanımlanmış bir suç türü değildir. Uygulamada ve öğretide bu ifade, belirli bir muhakeme işleminin ancak kanunda tek tek sayılan suçlar bakımından yapılabildiği durumları anlatmak için kullanılır. Kanun koyucu, temel hak ve özgürlüklere ağır müdahale içeren bazı tedbirleri yalnızca belirli ağırlıktaki suçlarla sınırlamış ve bu suçları madde içinde bir liste (katalog) hâlinde göstermiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) tek bir katalog bulunmaz. Tutuklama, iletişimin denetlenmesi, teknik araçlarla izleme, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, malvarlığına el koyma ve müdafiin dosya inceleme yetkisinin kısıtlanması için ayrı ayrı listeler öngörülmüştür. Bu listelerin içeriği birbirinden farklıdır. Bir suçun bir katalogda yer alması, diğer tedbirler bakımından da katalog suç sayılacağı anlamına gelmez. Yazıda CMK’daki başlıca listeler, aralarındaki farklar ve katalog dışı suçta tedbir uygulanmasının sonuçları ele alınmaktadır. Maddeler güncel metne göre aktarılmıştır.

KISA CEVAP

  • Katalog suç, belirli bir koruma tedbirinin yalnızca kanunda sayılan suçlarda uygulanabildiği durumları anlatan bir ifadedir; kanunda tanımlı bir suç türü değildir.
  • CMK’da tek liste yoktur: tutuklama (m. 100/3), dinleme (m. 135/8), teknik izleme (m. 140), gizli soruşturmacı (m. 139/7), el koyma (m. 128/2) ve dosya kısıtlaması (m. 153/2) için ayrı listeler vardır.
  • Katalogdaki suçtan şüpheli olmak tek başına tutuklama sebebi değildir; m. 100/3 tutuklama nedeninin var sayılabileceğini düzenler.
  • Katalog dışı suç için verilen dinleme veya teknik izleme kararıyla elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delildir ve hükme esas alınamaz (m. 217/2).
  • İletişimin tespiti (HTS kaydı) m. 135/6’da ayrıca düzenlenmiştir ve dinleme katalogu ile sınırlı değildir.

Katalog yönteminin amacı

İletişimin dinlenmesi veya kişinin teknik araçlarla izlenmesi, Anayasa’nın 20 ve 22. maddelerinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ile haberleşme hürriyetine doğrudan müdahaledir. Kanun koyucu bu müdahaleyi her suç için değil, toplum bakımından ağır sonuç doğuran suçlar için kabul etmiştir. Katalog yöntemi, ölçülülük ilkesinin kanuna yansımış hâlidir: Tedbirin ağırlığı arttıkça uygulanabileceği suç alanı daralır.

Katalog, kural olarak sınırlı sayıdadır (numerus clausus). Listede yer almayan bir suç için kıyas yoluyla tedbir uygulanamaz.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nda tutuklama, dinleme, teknik izleme, gizli soruşturmacı, el koyma ve dosya kısıtlaması kataloglarının karşılaştırması
CMK’daki katalogların karşılaştırması.

Tutuklama bakımından katalog (CMK m. 100/3)

Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile bir tutuklama nedeninin (kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi) bulunması gerekir (CMK m. 100/1-2). CMK m. 100/3’te sayılan suçlarda ise kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Başlıca suçlar şunlardır:

  • Soykırım ve insanlığa karşı suçlar, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti,
  • Kasten öldürme ve nitelikli hâlleri,
  • TCK m. 86/3-b, e ve f kapsamındaki kasten yaralama ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama,
  • İşkence, cinsel saldırı (birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı,
  • Hırsızlık (TCK m. 141, 142) ve yağma,
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (belirli fıkralar hariç),
  • Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar,
  • 6136 sayılı Kanun’daki silah kaçakçılığı, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’ndaki hapis cezası gerektiren suçlar, 2911 sayılı Kanun’un 33. maddesindeki suçlar,
  • Kadına karşı, sağlık personeline karşı ve öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama.

Bu düzenleme tutuklamayı zorunlu kılmaz. Kanun “var sayılabilir” ifadesini kullanmıştır; ölçülülük şartı ve adli kontrolün yetersiz kalacağının gerekçelendirilmesi yükümlülüğü (CMK m. 101/2) katalog suçlarda da geçerlidir. Katalogdaki bir suçtan şüpheli olmak, tek başına tutuklama için yeterli değildir.

Ayrıca hapis cezasının üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç, tutuklama kararı verilemez (CMK m. 100/4). Bu hüküm katalog yönteminin tersine işleyen bir sınırdır.

İletişimin denetlenmesi bakımından katalog (CMK m. 135/8)

Telefon görüşmelerinin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi yalnızca CMK m. 135/8’de sayılan suçlarda mümkündür. Liste şunları kapsar:

  • Göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, organ veya doku ticareti,
  • Kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı (birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı,
  • Nitelikli hırsızlık (TCK m. 142), yağma ve nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158),
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, parada sahtecilik,
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m. 220/3), fuhuş, ihaleye fesat karıştırma, tefecilik, rüşvet,
  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
  • Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, anayasal düzene karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,
  • Silah kaçakçılığı, Bankalar Kanunu’ndaki zimmet, hapis cezası gerektiren kaçakçılık suçları ve kültür varlıklarına ilişkin belirli suçlar.

Tedbire hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verir. Savcı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir (CMK m. 135/1). Karar en çok iki ay için verilir ve bir ay uzatılabilir; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda hâkim, her defasında bir ayı ve toplam üç ayı geçmemek üzere ek uzatma kararı verebilir (CMK m. 135/4).

İki ayrıma dikkat edilmelidir. Birincisi, basit hırsızlık ve basit dolandırıcılık tutuklama katalogunda yer aldığı hâlde dinleme katalogunda yer almaz. İkincisi, iletişimin tespiti (kimin kimi, ne zaman aradığını gösteren ve uygulamada “HTS kaydı” denilen kayıtlar) CMK m. 135/6’da ayrıca düzenlenmiştir ve katalogla sınırlı değildir. Bu nedenle katalog dışı bir suçta görüşme içeriği dinlenemezken arama kayıtları hâkim kararıyla dosyaya getirtilebilir.

Teknik araçlarla izleme ve gizli soruşturmacı (CMK m. 139, 140)

Şüphelinin kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerinin teknik araçlarla izlenmesi, ses veya görüntü kaydı alınması CMK m. 140/1’deki suçlarla sınırlıdır. Bu liste, dinleme katalogundan daha dardır; örneğin işkence, cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı burada yer almaz.

Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ise en dar katalogdur. CMK m. 139/7 uyarınca bu tedbir yalnızca uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma (belirli fıkralar hariç), silahlı örgüt ve bu örgütlere silah sağlama, silah kaçakçılığı ve kültür varlıklarına ilişkin belirli suçlarda uygulanabilir. Görevlendirmeye yalnızca hâkim karar verir (m. 139/1).

Malvarlığına el koyma (CMK m. 128/2)

Şüpheli veya sanığa ait taşınmaz, araç, banka hesabı, şirket payı ve kiralık kasa gibi değerlere el konulması CMK m. 128/2’de sayılan suçlarla sınırlıdır. Bu katalog, malvarlığı suçları yönünden daha geniştir: Hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, edimin ifasına fesat karıştırma, zimmet ve irtikap da listede yer alır. El koyma kararı alınabilmesi için suçtan elde edilen değere ilişkin, ilgisine göre BDDK, SPK veya MASAK gibi kurumlardan rapor alınır (m. 128/1).

Bu tedbir, delil niteliğindeki eşyaya el konulmasından (CMK m. 123 vd.) farklıdır. Suçun delili olan bir telefon veya belgeye el konulması katalogla sınırlı değildir.

Müdafiin dosya inceleme yetkisinin kısıtlanması (CMK m. 153/2)

Soruşturma evresinde müdafiin dosyayı inceleme ve belge örneği alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Bu karar da ancak sayılan suçlarda verilebilir: kasten öldürme, cinsel saldırı (birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar, silah kaçakçılığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndaki zimmet ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’ndaki suçlar. Kısıtlama kararı verilse bile şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlere ilişkin tutanaklar müdafiin incelemesine açıktır (m. 153/3).

Katalog dışı suçta elde edilen delilin değeri

Tedbir katalog dışı bir suç için uygulanmışsa

Katalogda yer almayan bir suç için iletişimin dinlenmesi veya teknik izleme kararı verilmesi, kanunun açık hükmüne aykırıdır. Bu yolla elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delildir. Hukuka aykırı delil duruşmada reddedilir (CMK m. 206/2-a), hükme esas alınamaz (m. 217/2) ve hükmün böyle bir delile dayanması temyizde hukuka kesin aykırılık sebebidir (m. 289/1-i).

Tesadüfen elde edilen delil

Katalog suç için usulüne uygun olarak yürütülen bir dinleme sırasında, başka bir suçun işlendiğine ilişkin bilgi elde edilebilir. CMK m. 138/2’ye göre iletişimin denetlenmesi sırasında yürütülen soruşturmayla ilgisi olmayan, ancak kanunda sayılan katalog suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse, bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir. Madde metni “135 inci maddenin altıncı fıkrası”na atıf yapmaktadır; dinleme katalogu ise bugün m. 135/8’de yer almaktadır. Katalog dışındaki suçlara ilişkin tesadüfen elde edilen kayıtlar bakımından Yargıtay’ın yaklaşımı aşağıdadır.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle verilen dinleme kararının uygulanması sırasında sanığın hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme eylemlerine ilişkin konuşmalarının tespit edildiği bir dosyada, bu suçların suç tarihi itibarıyla CMK m. 135/8 kapsamında olmadığını belirtmiştir. Daire, kayıtların m. 138/2 gereğince delil olarak kullanılamayacağını kabul ederek beraat hükmünü onamıştır (Yargıtay 2. CD, E. 2014/35334, K. 2017/5788, T. 18/05/2017). Kararda, telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesinin yalnızca belirli ağırlıktaki suçlar bakımından meşru kabul edildiği, diğer suçlarda özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin üstün tutulduğu vurgulanmıştır. Karar metni aşağıdadır.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/35334, K. 2017/5788, T. 18.05.2017

2. Ceza Dairesi 2014/35334 E. , 2017/5788 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yürütülen bir suç soruşturması veya kovuşturması dolayısıyla telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri CMK’nın 135. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde uyarınca; suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, suç tarihi itibariyle hakim veya gecikmesinde sakınca olan halde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Aynı maddenin 8. fıkrasında, dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak, bu fıkrada katalog şeklinde sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabileceği belirtilmiş, 9. fıkrada ise, maddede belirtilen usuller dışında hiç kimsenin, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemeyeceği ve kayda alamayacağı hükme bağlanmıştır. Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek şekildeki “tesadüfen elde edilen deliller” CMK’nın 135/8. maddesinde düzenlenen katalog kapsamındaki suçlara ilişkin ise, soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilmektedir. Buna karşın CMK’nın 138/2. maddesinin açıklığı karşısında katalog kapsamında yer almayan suçlara ilişkin kayıtların delil olarak kullanılması mümkün değildir. Kanunda, kişiler arasında telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi yalnızca belirli ağırlıktaki suç tipleri bakımından meşru kabul edilmiş, bunlar dışındaki suçlar yönünden ise özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin korunmasına ilişkin yarar üstün tutulmuştur. İncelenen dosyada sanığın, katalog kapsamındaki “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçu ile ilgili olarak Gaziantep 6. Sulh Ceza Mahkemesinin iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına yönelik kararlarının uygulanması sırasında sanık hakkında hırsızlıga teşebbüs, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları ile ilgili konuşma içerikleri elde edilmiş ise de yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçunun, suç tarihi itibariyle hırsızlık suçunun CMK’nın 135/8. maddesi kapsamında bulunmaması nedeniyle anılan dinleme kayıtlarının aynı Kanun’un 138/2. maddesi gereğince bu suçların delili olarak kullanılamayacağı, sanığın atılı suçları işlemediği yönündeki savunmalarının aksine cezalandırılmasına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı nitelikte delil bulunmadığı dikkate alındığında mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 18.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar, katalog değerlendirmesinde suç tarihindeki kanun metninin esas alınması gerektiğini de göstermektedir. Nitelikli hırsızlık ve nitelikli dolandırıcılık, dinleme katalogunda 6526 sayılı Kanun’la 2014 yılında eklenmiştir.

Pratik sonuçlar

  • Kararın öğrenilmesi: Dinleme ve teknik izleme kararları tedbir süresince gizlidir (CMK m. 135/7). Şüpheli genellikle kararın varlığını ifade sırasında veya iddianameyle öğrenir. Bu aşamada dosyadaki karar örneğinin, hangi suç için verildiğinin ve sürelerinin incelenmesi gerekir.
  • İtiraz: Sulh ceza hâkimliğinin tedbir kararına karşı, öğrenme tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 268/1).
  • Yargılamada: Kayıtların hukuka aykırı olduğu iddiası, ilk derece mahkemesinde delillerin tartışılması aşamasında açıkça ileri sürülmeli; istinaf ve temyiz dilekçelerinde tekrarlanmalıdır.
  • Kayıtların imhası: Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilmesi hâlinde dinleme kayıtları yok edilir ve ilgiliye tedbir hakkında yazılı bilgi verilir (CMK m. 137/3-4).

Sıkça Sorulan Sorular

Katalog suçtan yargılanan kişi mutlaka tutuklanır mı?

Hayır. CMK m. 100/3 tutuklama nedeninin var sayılabileceğini düzenler; tutuklama için kuvvetli şüphe, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği ayrıca gerekçelendirilmelidir.

Hakaret veya tehdit gibi suçlarda telefon dinlenebilir mi?

Hayır. Bu suçlar dinleme katalogunda yer almaz. Ancak arama kayıtları (iletişimin tespiti) hâkim kararıyla istenebilir.

Dinleme sırasında başka bir suç ortaya çıkarsa ne olur?

Ortaya çıkan suç CMK m. 135/8’deki katalogda yer alıyorsa delil muhafaza altına alınır ve savcılığa bildirilir; yer almıyorsa Yargıtay kayıtların delil olarak kullanılamayacağını kabul etmektedir.

Katalogdaki bir suç sonradan katalog dışı bir suç olarak nitelendirilirse kayıtlar ne olur?

Bu konu yargılamada tartışmalıdır ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Tedbir kararı verildiği sırada katalog suç şüphesinin somut delillere dayanıp dayanmadığı belirleyici önemdedir.

Sonuç

Katalog suç, belirli koruma tedbirlerinin hangi suçlarda uygulanabileceğini gösteren kanuni listelerin ortak adıdır. Her tedbirin listesi ayrıdır ve bir suçun bir listede yer alması diğerleri için sonuç doğurmaz. Katalog dışı suçlarda dinleme veya teknik izleme yoluyla elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delil niteliğindedir ve hükme esas alınamaz. Somut dosyalarda hangi tedbirin hangi katalog kapsamında uygulandığı ayrıca incelenmelidir; bu konuda büromuzdan bilgi alınabilir.

Kanunların güncel metni: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.