Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Şekil, Bakım Borcu, Fesih ve Muris Muvazaası

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kişinin bakımını üstlenen kişiye bunun karşılığında malvarlığını ya da bir taşınmazını devrettiği sözleşmedir. Uygulamada çoğunlukla yaşlı bir ana veya babanın, kendisine bakacak çocuğuna ya da torununa tapuda ev veya arsa devretmesi biçiminde görülür. Sözleşme Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) düzenlenmiştir. Bu yazı sözleşmenin şeklini, bakım borcunun kapsamını, bakılmayan kişinin sözleşmeyi nasıl feshedip malını geri alacağını ve diğer mirasçıların açabileceği muvazaa davasını anlatır.

KISA CEVAP

  • Sözleşme, mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz (TBK m. 612).
  • Bakım borçlusu, bakım alacaklısına uygun gıda ve konut sağlamak, hastalığında özenle bakmak ve onu tedavi ettirmekle yükümlüdür (TBK m. 614).
  • Sözleşme yapılırken bakım alacaklısının bakıma muhtaç olması gerekmez.
  • Bakım borcu yerine getirilmezse bakım alacaklısı sözleşmeyi önel vermeden feshedebilir; kusurlu taraf aldığı şeyi geri verir (TBK m. 617).
  • Taşınmaz devreden bakım alacaklısının, bu taşınmaz üzerinde yasal ipotek hakkı vardır (TBK m. 613).
  • Sözleşme diğer mirasçılardan mal kaçırmak için yapılmışsa mirasçılar muris muvazaası nedeniyle tapu iptali davası açabilir; ispat yükü muvazaayı iddia edendedir.

Kanundaki tanım

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 611/1

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir.

Sözleşmede iki taraf vardır:

  • Bakım alacaklısı: Bakılacak kişi. Malını veya taşınmazını devreder.
  • Bakım borçlusu: Bakımı üstlenen kişi. Malı veya taşınmazı alır.

Bakım borçlusu ayrıca mirasçı olarak atanmışsa sözleşmeye miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır (TBK m. 611/2).

Şekil şartı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 612

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Sözleşme, Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılmışsa, geçerliliği için yazılı şekil yeterlidir.

Miras sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde yapılır: taraflar isteklerini aynı zamanda resmî memura bildirir ve sözleşmeyi memur ile iki tanığın önünde imzalar (TMK m. 545). Resmî memur sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş başka bir görevli olabilir (TMK m. 532). Taşınmaz devrinde uygulamada sözleşme tapu müdürlüğünde düzenlenir. Adi yazılı bir kâğıtla veya sözlü olarak yapılan anlaşma geçersizdir. Devletçe tanınmış bakım kurumlarıyla yapılan sözleşmelerde ise yazılı şekil yeterlidir.

Bakım borcunun kapsamı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 614

Bakım alacaklısı, sözleşmenin kurulmasıyla bakım borçlusunun aile topluluğuna katılmış olur. Bakım borçlusu, almış olduğu malların değerine ve bakım alacaklısının daha önce sahip olduğu sosyal durumuna göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri, bakım alacaklısına ifa etmekle yükümlüdür. Bakım borçlusu, bakım alacaklısına özellikle uygun gıda ve konut sağlamak, hastalığında gerekli özenle bakmak ve onu tedavi ettirmek zorundadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bakım borcunun yalnızca maddi ihtiyaçlarla sınırlı olmadığını belirtmiştir:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14.02.2024 tarihli, E. 2023/507, K. 2024/93 sayılı kararı

Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametgâh temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bakım alacaklısının sözleşme anında özel bakıma muhtaç hâlde olması gerekmez.

Bakılmayan kişi malını geri alabilir mi?

Evet. Bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirmezse bakım alacaklısı sözleşmeyi feshedebilir:

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 617

Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını imkânsız hâle getirir ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir. Sözleşme bu sebeplerden birine dayanılarak feshedildiği takdirde kusurlu taraf, aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa, bu yüzden uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat ödemekle yükümlü olur. Hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu feshin geçmişe etkili sonuç doğurduğunu ve devredilen taşınmazın geri istenebileceğini kabul eder. Kurulun 2024 tarihli kararında, taşınmaz payını torununa devreden ve torununun kendisiyle ilgilenmediğini, bayramlarda elini öpmeye bile gelmediğini ileri süren davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Kurul, davacının beklediği manevi desteğin sağlanmadığının tanık beyanlarıyla anlaşıldığını belirtmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14.02.2024 tarihli, E. 2023/507, K. 2024/93 sayılı kararı). Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

Edimler arasında aşırı oransızlık

Tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık varsa ve fazla alan taraf kendisine bağışta bulunulma amacı güdüldüğünü ispat edemezse, diğer taraf altı ay önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi her zaman feshedebilir (TBK m. 616).

Bakım borçlusunun ölümü

Bakım borçlusu ölürse bakım alacaklısı bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir (TBK m. 618).

Bakım alacaklısının güvenceleri

Bakım borçlusuna taşınmaz devreden bakım alacaklısı, haklarını güvence altına almak için bu taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir (TBK m. 613). Bakım alacaklısı hakkını başkasına devredemez. Bakım borçlusu iflas ederse bakım alacaklısı, kanunda belirtilen anapara değerini iflas masasına alacak olarak kaydettirebilir (TBK m. 619).

Nafaka yükümlülüğü ve iptal

Bakım alacaklısı bu sözleşme yüzünden kanunen nafaka borçlu olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getiremez hâle gelirse, nafakadan yoksun kalanlar sözleşmenin iptalini isteyebilir. Hâkim iptal yerine, bakım borçlusunun edimlerinden mahsup edilmek üzere nafaka ödenmesine de karar verebilir. Mirasçıların tenkis ve alacaklıların iptal davası açma hakları saklıdır (TBK m. 615).

Diğer mirasçılar ve muris muvazaası

Uygulamada ölünceye kadar bakma sözleşmesi bazen diğer mirasçılardan mal kaçırmak için kullanılır. Mirasbırakan aslında bağışlamak istediği taşınmazı tapuda bakım sözleşmesiyle devreder. Bu durumda diğer mirasçılar, 01.04.1974 tarihli ve 1974/1 E., 1974/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına dayanarak muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu davalarda neye bakılacağını şöyle açıklar:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 08.03.2023 tarihli, E. 2021/1, K. 2023/168 sayılı kararı

Bu nedenle bu tür uyuşmazlıkların çözümünde bakım borçlusuna yapılan temlikin gerçek yönünün, eş söyleyişle miras bırakanın gerçek irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması önemlidir. Bunun için de miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul nedeninin bulunup bulunmadığı, bakım borçlusu ve diğer mirasçılarla ilişkileri, murisin yaşı, sağlık durumu, temlik edilen malın tüm mamelekine oranı gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Aynı kararda şu ilkeler de vurgulanmıştır:

  • Davanın kabulü için mirasbırakanın gerçek amacının mirasçılardan mal kaçırmak olması gerekir.
  • İspat yükü, muvazaayı iddia eden mirasçıdadır.
  • Sözleşme tarihinde bakım alacaklısının özel bakıma muhtaç olması gerekmez; bu ihtiyacın sonradan doğması veya kısa sürmesi sözleşmenin geçerliliğini etkilemez.

Bu dosyada Kurul çoğunluğu, mirasbırakanın taşınmazını samimi olarak bakım sağlamak için devrettiğini, oğlunun da babasına bakarak borcunu yerine getirdiğini kabul etmiş ve muvazaa iddiasını yerinde görmemiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

Kontrol listesi

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi bilgi grafiği

Sözleşme yapacaklar için:

  • Sözleşmenin resmî memur ve iki tanık önünde resmî şekilde yapılması
  • Bakım borcunun kapsamının (konut, bakım, tedavi) sözleşmede açıkça yazılması
  • Devredilen malın tüm malvarlığına oranı
  • Bakımın fiilen nasıl sağlanacağı

Bakılmayan kişi için:

  • Bakım yapılmadığını gösteren tanıklar ve belgeler
  • Bakım borçlusuyla yaşanan olayların tarihleri
  • Tapu kaydı ve sözleşme örneği

Diğer mirasçılar için:

  • Mirasbırakanın sözleşme tarihindeki yaşı ve sağlık durumu
  • Devredilen taşınmazın tüm mallara oranı
  • Bakımı fiilen kimin yaptığına ilişkin tanıklar

Sıkça sorulan sorular

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi noterde yapılabilir mi?
Evet. Sözleşme resmî vasiyetname şeklinde yapılmalıdır ve noter bu şekli düzenleyebilecek resmî memurlardandır. Taşınmaz devri varsa uygulamada işlem tapu müdürlüğünde yapılır.

Bana bakmayan çocuğuma verdiğim evi geri alabilir miyim?
Bakım borcu yerine getirilmediği için sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelmişse sözleşmeyi feshedip tapu iptali ve tescil davası açabilirsiniz. Kusurlu taraf aldığı şeyi geri verir.

Sözleşme yapılırken sağlıklıydım. Sözleşme geçersiz mi?
Hayır. Sözleşme yapılırken bakım alacaklısının bakıma muhtaç olması gerekmez.

Babam tek evini kardeşime bakım sözleşmesiyle devretti. Ne yapabilirim?
Devir sizden mal kaçırmak amacıyla yapılmışsa muris muvazaası nedeniyle tapu iptali davası açabilirsiniz. Mahkeme babanızın yaşına, sağlık durumuna, aile ilişkilerine ve devredilen malın tüm malvarlığına oranına bakar. İspat yükü sizdedir.

Sonuç

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi resmî şekilde yapılmalı ve bakım borcunun kapsamı açıkça belirlenmelidir. Bakım borçlusu yalnızca maddi değil manevi destekle de yükümlüdür; bu borç yerine getirilmezse bakım alacaklısı sözleşmeyi feshedip malını geri isteyebilir. Diğer mirasçılar ise sözleşmenin mal kaçırmak için yapıldığını ispatlayarak muris muvazaası davası açabilir.

Mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu.

Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.