Cinsel taciz, bir kimseyi vücuduna temas etmeden, cinsel amaçla rahatsız etmektir. Sözlü ifadeler, mesajlar, el hareketleri, cinsel içerikli görüntü gönderme veya teşhir bu suçun tipik görünümleridir. Suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” bölümünde, 105. maddede düzenlenmiştir. Uygulamada en çok tartışılan konular, cinsel tacizin cinsel saldırıdan ve kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan nasıl ayrılacağı ile delillerin nasıl değerlendirileceğidir.
KISA CEVAP
- Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz edene üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir; fiil çocuğa karşı işlenirse ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir (TCK m. 105/1).
- Vücuda temas yoksa taciz, temas varsa cinsel saldırı söz konusudur (TCK m. 102); sarkıntılık düzeyindeki cinsel saldırının cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir.
- Elektronik haberleşme araçlarının veya aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanılırsa ceza yarı oranında artırılır (TCK m. 105/2).
- Suç şikâyete bağlıdır; şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır (TCK m. 73).
- Uzlaştırma ve önödeme uygulanmaz (CMK m. 253/3; TCK m. 75).
- Dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e).
Suçun unsurları

Maddi unsur: Vücuda temas olmaksızın taciz
Kanun, “taciz” fiilinin hangi davranışlarla işlenebileceğini saymamıştır. Yargıtay uygulamasında cinsel taciz; mağdurun vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeksizin, onun cinselliğine yönelen söz söyleme, mesaj veya mektup gönderme, el hareketi yapma, cinsel ilişki teklif etme ya da cinsel organını gösterme gibi davranışlarla gerçekleşen bir suç olarak tanımlanır. Davranışın tek seferlik olması yeterlidir; süreklilik aranmaz.
Belirleyici ölçüt vücuda temastır. Fail mağdurun vücuduna cinsel amaçla temas ederse, temas ne kadar kısa olursa olsun, eylem cinsel taciz değil cinsel saldırıdır (TCK m. 102). Ani ve kesintili temaslar sarkıntılık düzeyinde cinsel saldırı sayılır ve iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Kalabalık bir ortamda bir kez dokunmak gibi eylemler bu nedenle cinsel saldırı kapsamındadır.
Manevi unsur: Cinsel amaç
Suç ancak kasten ve cinsel amaçla işlenebilir. Failin davranışı cinsel arzu ve isteklerini tatmine yönelik olmalıdır. Cinsel amaç yoksa aynı davranış hakaret, tehdit, ısrarlı takip veya kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.
Mağdur
Suç herkese karşı işlenebilir; mağdur kadın da erkek de olabilir. Eylem belirli bir kişiye yönelmelidir. Belirli bir kişiyi hedef almayan genel nitelikli müstehcen davranışlar, şartları varsa alenen cinsel ilişki veya teşhircilik suçunu (TCK m. 225) oluşturur.
Benzer suçlardan ayrımı
| Suç | Ayırt edici özellik | Ceza |
|---|---|---|
| Cinsel taciz (m. 105/1) | Vücuda temas yok, cinsel amaç var | 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| Cinsel saldırı, sarkıntılık düzeyinde (m. 102/1, ikinci cümle) | Ani ve kesintili vücut teması | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis |
| Cinsel saldırı (m. 102/1) | Sarkıntılık düzeyini aşan vücut teması | 5 yıldan 10 yıla kadar hapis |
| Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma (m. 123) | Sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla ısrar, cinsel amaç yok | 3 aydan 1 yıla kadar hapis |
| Israrlı takip (m. 123/A) | Israrlı fiziken takip veya haberleşme araçlarıyla temas kurmaya çalışma; ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi | 6 aydan 2 yıla kadar hapis |
Cinsel taciz ile huzur ve sükûnu bozma arasındaki sınırda Yargıtay da farklı sonuçlara ulaşmıştır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, mağdura “seni tanımak isteyen biri”, “beğendim seni güzelsin” gibi mesajlar gönderen sanığın söz ve mesajlarında cinsel taciz içerikli bir ifade bulunmadığını belirterek eylemin TCK m. 123 kapsamında kaldığına hükmetmiş ve cinsel tacizden verilen mahkûmiyeti bozmuştur. Aynı Daire, başka bir dosyada tanımadığı bir kadının telefonuna “uzun zamandır tanıyorum ama fırsat bulamadım”, “güzel vakit geçireceğiz” anlamına gelen mesajlar gönderen sanığın cinsel tacizden mahkûmiyetini onamıştır. Her iki karar da oy çokluğuyla verilmiştir. Kararlar, mesaj içeriğinin bir bütün olarak değerlendirildiğini ve cinsel amacın somut ifadelerden çıkarıldığını gösterir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/3832, K. 2022/3279, T. 07.04.2022
9. Ceza Dairesi 2021/3832 E. , 2022/3279 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Dosya kapsamına göre sanığın, kendisine ait cep telefonundan mağdureye “merhaba”, “seni tanımak isteyen biri”, “tanımıyorum seni eşinin ceza evinde olduğunu biliyorum”, “eğer sen de istersen seninle tanışmak isterim”, “yemin ederim bilmiyorum”, “söyleyemem sana güvendiğim zaman tamammı”, “tanımıyorum seni eşinin ceza evinde olduğunu biliyorum”, ” hoşçakal”, “söyleyemem sana güvendiğim zaman tamam mı”, ” boş ver mesajlaşmadık say oldumu”, “özür dilerim”, “hoşçakal”, “tamam boş ver adını bilmiyorum ama beğendim seni güzelsin”, “olmayabilir kafana takma adımı hemen söylememi bekleme benden lütfen anla beni ne tepki alacağımı bilmiyorum sana güvenebilirmiyim”, “Gnydn”, “soor”, “hayır ben değilim canım”, “ben seni tanımak istiyorum ama sen beni tehdit ediyorsun rahatsız oluyorsan mesaj atmam” şeklinde mesajlar gönderdiği anlaşıldığından, mevcut haliyle sanığın, gerek aradığında gerekse gönderdiği mesajlarda cinsel taciz içerikli sözünün bulunmaması nedeniyle olayda atılı suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.04.2022 tarihinde ile Üye …’ın hükmün onanması yönündeki karşı oyuyla ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY 10.08.2014 günü ile 12.09.2014 günleri arasındaki değişik tarihlerde birden fazla surette mağduru telefonla aramak ve mesaj yollamak suretiyle cinsel tacizde bulunan sanık hakkında açılan davada ilk derece mahkemesi tarafından sanığın atılı suçtan suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hali de göz önüne alınarak mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanık tarafından kullanıldığı kabul edilen GSM hattından mağdurun telefonunun değişik zamanlarda aranıp, çok sayıda da mesaj gönderildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sayın çoğunluk ile ihtilaflı olduğumuz konu mağdura hitaben söylenen sözler ile yollanan mesaj içeriklerinin cinsel taciz içerikli olup olmadığı hususundadır. İletişim tespitine ilişkin kayıtlar ile düzenlenen tespit tutanak içeriklerine göre sanığın belirtilen tarih aralığında farklı gün ve zamanlarda mağduru birçok kez arayarak veya mesaj yollayarak tanımadığını savunduğu mağdura hitaben; “merhaba”, “seni tanımak isteyen biri”, “tanımıyorum seni eşinin ceza evinde olduğunu biliyorum”, “eğer sen de istersen seninle tanışmak isterim”, “yemin ederim bilmiyorum”, “söyleyemem sana güvendiğim zaman tamam mı”, ” tanımıyorum seni eşinin ceza evinde olduğunu biliyorum”, ” hoşçakal”, “söyleyemem sana güvendiğim zaman tamam mı”, ” boş ver mesajlaşmadık say oldumu”, “özür dilerim”, “hoşçakal”, “tamam boş ver adını bilmiyorum ama beğendim seni güzelsin”, “olmayabilir kafana takma adımı hemen söylememi bekleme benden lütfen anla beni ne tepki alacağımı bilmiyorum sana güvenebilirmiyim”, “Gnydn”, “soor”, “hayır ben değilim canım”, “ben seni tanımak istiyorum ama sen beni tehdit ediyorsun rahatsız oluyorsan mesaj atmam” şeklinde mesajlar attığı, dosya içeriği ile belirlenmiştir. “Mağdurun cinsel yönden ahlâk temizliğine aykırı olarak rahatsız edilmesi” biçiminde ifade edilen cinsel tacizin ne tür bir davranışla işlenebileceği hususunda kanunda açıklık bulunmamakla birlikte, öğreti ve yargısal kararlarda bu suçun; mağduru hedef almış, vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeksizin ancak cinselliğine yönelen söz söyleme, mesaj ya da mektup gönderme, el hareketi yapma, öpücük atma, cinsel ilişki teklif etme, cinsel organını gösterme gibi eylemlerle gerçekleştirilebileceği kabul edilmektedir. Cinsel taciz suçunun maddi unsuru, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmektir. Suçun manevi unsuru ise kast olup, failin cinsel amaç gütmesi, başka bir ifadeyle cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadıyla hareket etmesi gerekmektedir. Eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği ya da hangi fiilin cinsel taciz suçunu oluşturacağı somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından takdir edilecektir. Cinsel taciz oluşturacak davranışlar, mağdurun vücuduna temas bulunmamak şartıyla ani olabileceği gibi, devamlı nitelikte de gerçekleşebilir. Suçun oluşabilmesi için, failin cinsel amaç gütmesi ve eylemin belirli kişi ya da kişilere karşı gerçekleştirilmiş olması gerekir. Aksi takdirde cinsel taciz değil, hakaret, tehdit ya da kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçları gündeme gelebilecektir. Nitekim yargısal kararlarda; pencereye tırmanarak “seni kaçıracağım, beni içeri al, içeri gireceğim” demek, mağdura karşı çiçek koklamak, telefonla kısa aralıklarla arayıp; “evinin önündeyim, dışarı çık, seni maddi ve manevi tatmin edeceğim,” “seni seviyorum, evlenmek istiyorum,” “dünyanın en güzel kadını, seni görmek istiyorum”, “derslerine iyi çalış güzelmişsin”, “seni ve aileni tanıyorum, arabaya bin, gideceğin yere bırakayım, sana kötülük yapmam” içerikli mesajlar göndermek, yine sanığın eşinden ayrıldığını bildiği katılanı arayıp istemediği halde ısrarla arkadaşlık teklif etmesi eylemleri cinsel taciz olarak kabul edilmiştir. Somut olayda belirtilen mesajlar bir bütün halinde değerlendirilerek ve özellikle mağdurun eşinin gerçekten de ceza evinde olması ve bu durumun da sanık tarafından biliniyor olduğu göz önüne alındığında; mağdura karşı söylenen “…eşinin ceza evinde olduğunu biliyorum”, “eğer sende istersen seninle tanışmak isterim”, “tamam boş ver adını bilmiyorum ama beğendim seni güzelsin”, “olmayabilir kafana takma adımı hemen söylememi bekleme benden lütfen anla beni ne tepki alacağımı bilmiyorum sana güvenebilirmiyim” şeklindeki sözlerinin cinsel içerik taşıdığı gibi, cinsel amaçla söylendiğinin de kabulü gerekir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanık …’ın cinsel duygularını tatmin amacıyla hareket ederek mağdura karşı söylediği sözler ile yolladığı mesajların cinsel taciz suçunu oluşturduğu sabit olup bu suçtan mahkumiyetine yönelik kararın onanması gerekirken, TCK’nın 44. maddesine de aykırılık oluşturacak şekilde sanığın eylemlerinin TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturacağı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2023/3323, K. 2023/2526, T. 27.04.2023
9. Ceza Dairesi 2023/3323 E. , 2023/2526 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2015/54 Esas, 2015/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İsteği Kesinlikle telefonu ile kimseye cinsel tacizde bulunmadığına, haksız ve yersiz olarak kendisine iftirada bulunulduğuna, kararı temyiz etme iradesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 22.09.2014 tarihinde sanığın, katılanın kullandığı cep telefonuna “Pardon yanlışlık oldu”, “Alla alla naptım şmdı çatdık h sanki uzun zmandr takılr gbi.d”, “Bi acm yokta olmasnı istrmsn ki kmsn sen”, “Inan uzun zmandir tanyrm ama frsat bulmydum sadce kocan görewdmi”, “Yo inan korkmyrum kmsdn ne bilm o hawaya werdim bna güzel wakit geçirecymkzki sanyrum ya kapanck şmdi ne zman gelrm bilmem artk” şeklinde mesajlar atması iddiasıyla hakkında cinsel taciz suçundan açılan kamu davasında cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kayıtları, mesaj tespit tutanağının içeriği ve tüm dosya kapsamı gözetilerek, sanığın üzerine atılı suçu kabul etmeyip telefonun kendisine ait olduğu ancak suç tarihinde internet kafe de olduğu ve şarjda olduğundan başkası tarafından kullanılabileceğine yönelik savunmasına hayatın olağan akışına uygun olmadığı kanatiyle itibar edilmeyerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanığın cinsel taciz eylemini elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirmesine karşın hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2015/54 Esas, 2015/222 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY 22.09.2014 tarihinde birden fazla kez katılanın telefonuna mesaj yollamak suretiyle cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla sanık hakkında açılan davada ilk derece mahkemesi tarafından sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanık tarafından kullanıldığı kabul edilen GSM hattından mağdurun telefonununa mesaj gönderildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İletişim tespitine ilişkin kayıtlar ile düzenlenen telefon mesaj tespit tutanak içeriğine göre sanığın olay günü mağdura mesaj yollayarak tanımadığını savunduğu mağdura hitaben; ”Pardon yanlışlık oldu sanırım”, “Alla alla naptım şmdı çatdık h sanki uzun zmandr takılr gbi.d”, “Bi acm yokta olmasnı istrmsn ki kmsn sen”, “Inan uzun zmandir tanyrm ama frsat bulmydum sadce kocan görewdmi?”, “Yo inan korkmyrum kmsdn ne bilm o hawaya werdim bna güzel wakit geçirecymkzki sanyrum ya kapanck şmdi ne zman gelrm bilmem artk” şeklinde mesajlar attığı, dosya içeriği ile belirlenmiştir. “Mağdurun cinsel yönden ahlâk temizliğine aykırı olarak rahatsız edilmesi” biçiminde ifade edilen cinsel tacizin ne tür bir davranışla işlenebileceği hususunda kanunda açıklık bulunmamakla birlikte, öğreti ve yargısal kararlarda bu suçun; mağduru hedef almış, vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeksizin ancak cinselliğine yönelen söz söyleme, mesaj ya da mektup gönderme, el hareketi yapma, öpücük atma, cinsel ilişki teklif etme, cinsel organını gösterme gibi eylemlerle gerçekleştirilebileceği kabul edilmektedir. Cinsel taciz suçunun maddi unsuru, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmektir. Suçun manevi unsuru ise kast olup, failin cinsel amaç gütmesi, başka bir ifadeyle cinsel … ve isteklerini tatmin maksadıyla hareket etmesi gerekmektedir. Eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği ya da hangi fiilin cinsel taciz suçunu oluşturacağı somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından takdir edilecektir. Cinsel taciz oluşturacak davranışlar, mağdurun vücuduna temas bulunmamak şartıyla ani olabileceği gibi, devamlı nitelikte de gerçekleşebilir. Suçun oluşabilmesi için, failin cinsel amaç gütmesi ve eylemin belirli kişi ya da kişilere karşı gerçekleştirilmiş olması gerekir. Aksi takdirde cinsel taciz değil, hakaret, tehdit ya da kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçları gündeme gelebilecektir. Nitekim yargısal kararlarda; pencereye tırmanarak “seni kaçıracağım, beni içeri al, içeri gireceğim” demek, mağdura karşı çiçek koklamak, telefonla kısa aralıklarla arayıp; “evinin önündeyim, dışarı çık, seni maddi ve manevi tatmin edeceğim,” “seni seviyorum, evlenmek istiyorum,” “dünyanın en güzel kadını, seni görmek istiyorum”, “derslerine iyi çalış güzelmişsin”, “seni ve aileni tanıyorum, arabaya bin, gideceğin yere bırakayım, sana kötülük yapmam” içerikli mesajlar göndermek, yine sanığın eşinden ayrıldığını bildiği katılanı arayıp istemediği halde ısrarla arkadaşlık teklif etmesi eylemleri cinsel taciz olarak kabul edilmiştir. Somut olayda tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu sabit olup, bu suçtan bozma kararı verilmesi gerekirken cinsel taciz suçundan verilen kararın onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.
Ceza ve nitelikli hâller
TCK m. 105
“(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;
a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
e) Teşhir suretiyle,
işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.”
Temel ceza
Cinsel taciz suçunun cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Fiil çocuğa karşı işlenirse ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir; kanun metninde bu hâl için adli para cezası öngörülmemiştir (m. 105/1).
Cezayı artıran hâller
Suç aşağıdaki hâllerden biriyle işlenirse ceza yarı oranında artırılır (m. 105/2):
- kamu görevinin, hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanılması,
- vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi,
- aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanılması,
- posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılması,
- teşhir suretiyle işlenmesi.
Mesaj, sosyal medya veya e-posta yoluyla işlenen taciz elektronik haberleşme araçları bendi kapsamındadır. Cinsel tacizin önemli bir kısmı bu nedenle nitelikli hâl olarak yargılanır.
Fiil nedeniyle mağdur işini bırakmak, okulundan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa ceza bir yıldan az olamaz (m. 105/2, son cümle).
Soruşturma ve yargılama
Şikâyet
Cinsel taciz şikâyete bağlı bir suçtur. Şikâyet, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m. 73/1-2). Kovuşturma şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçme davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz (TCK m. 73/4). Nitelikli hâller şikâyet şartını ortadan kaldırmaz.
Uzlaştırma ve önödeme
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, şikâyete bağlı olsalar bile, uzlaştırma yoluna gidilemez (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 253/3). Kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı altı ayı aştığından önödeme de uygulanmaz (TCK m. 75/1). Soruşturma, şikâyetten vazgeçilmedikçe kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya iddianameyle sonuçlanır.
Görevli mahkeme ve hüküm
Davaya asliye ceza mahkemesi bakar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi gibi kurumlar, şartları varsa uygulanabilir.
Deliller
Cinsel tacizde delil çoğu zaman mesaj kayıtları, ekran görüntüleri, arama kayıtları ve tanık beyanlarından oluşur. Ekran görüntülerine tek başına itiraz edilebileceğinden, mesajların bulunduğu cihazın incelenmesi veya iletişim kayıtlarının Cumhuriyet savcılığı aracılığıyla ilgili kurumlardan istenmesi önemlidir. Yukarıdaki 2023 tarihli kararda, telefonu başkasının kullanmış olabileceği yönündeki savunmaya, iletişim kayıtları ve mesaj tespit tutanağı karşısında hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle itibar edilmemiştir.
Dava zamanaşımı
Hapis veya adli para cezasını gerektiren ve hapis cezasının üst sınırı beş yılı geçmeyen suçlarda dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e). Cinsel tacizin nitelikli hâlleri de dâhil olmak üzere cezanın üst sınırı beş yılı geçmediğinden bu süre uygulanır.
Mağdurun hakları
Mağdur, kovuşturma aşamasında kamu davasına katılarak duruşmalardan haberdar edilme, tanıkların çağrılmasını isteme ve katıldığı takdirde hükme karşı kanun yollarına başvurma haklarını kullanabilir (CMK m. 234/1-b). Mağdur on sekiz yaşını doldurmamışsa ve vekili yoksa, istemi aranmaksızın kendisine bir vekil görevlendirilir (CMK m. 234/2). İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk mağdur, soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir ve dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur (CMK m. 236/2-3).
Ceza davasından bağımsız olarak mağdur, kişilik haklarının ihlali nedeniyle failden manevi tazminat isteyebilir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58). Tazminat davası asliye hukuk mahkemesinde açılır. Ceza mahkemesinin maddi olaya ilişkin tespitleri hukuk hâkimi için önemli bir delildir; kusur ve tazminat miktarını ise hukuk hâkimi belirler.
Dijital ortamda cinsel taciz
Sosyal medya mesajları, anlık mesajlaşma uygulamaları, e-posta ve yorumlar yoluyla gerçekleştirilen taciz uygulamada en sık rastlanan görünümdür. Bu dosyalarda iki sorun öne çıkar. Birincisi failin kimliğinin tespitidir: takma adlı hesaplarda kimlik bilgileri Cumhuriyet savcılığının yazısıyla platformlardan ve iletişim hizmeti sağlayıcılarından istenir; yurt dışı merkezli platformlarda bu süreç uzayabilir. İkincisi içeriğin korunmasıdır: mesaj silinir veya hesap kapatılırsa delil kaybolabileceğinden ekran görüntüleri tarih ve hesap bilgisini gösterecek şekilde alınmalı, cihaz saklanmalıdır. İstenmeyen cinsel içerikli görüntü gönderilmesi de cinsel taciz kapsamında değerlendirilir. Alıcı çocuksa şartları varsa ayrıca müstehcenlik suçu (TCK m. 226/1-a) gündeme gelir.
İşyerinde cinsel taciz
İşyerinde gerçekleşen cinsel taciz, ceza sorumluluğunun yanında iş hukuku sonuçları da doğurur. İşveren veya başka bir çalışan tarafından tacize uğrayan işçi, şartları varsa iş sözleşmesini haklı nedenle derhâl feshedebilir (4857 sayılı İş Kanunu m. 24/II). Faille aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılması ise TCK m. 105/2-c uyarınca cezayı artırır.
Uygulamada dikkat edilecek hususlar
Süre. Altı aylık şikâyet süresi, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar. Faili bilinmeyen sosyal medya hesaplarında kimlik tespiti için şikâyet geciktirilmeden yapılmalıdır.
Merci. Şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına doğrudan veya kolluk aracılığıyla yapılabilir.
Koruma tedbiri. Taciz ısrarlı hâle gelmişse 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında failin mağdura yaklaşmaması ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi yönünde tedbir istenebilir.
Sonraki adım. Mağdur mesajları silmemeli, gönderen hesabın veya numaranın bilgilerini kaydetmeli ve şikâyet süresini kaçırmamalıdır. Hakkında şikâyette bulunulan kişi ise mesajların bütününü, aralarındaki ilişkiyi ve cinsel amaç unsurunu ifade vermeden önce bir avukatla gözden geçirmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tek bir mesaj cinsel taciz suçunu oluşturur mu?
Evet. Mesaj cinsel amaç taşıyor ve belirli bir kişiye yöneliyorsa tek bir davranış yeterlidir; süreklilik aranmaz.
Kalabalıkta kısa süreli dokunma cinsel taciz midir?
Hayır. Vücuda cinsel amaçlı temas, ani ve kısa süreli olsa da cinsel saldırı suçunu oluşturur. Bu durumda ceza cinsel tacize göre çok daha ağırdır.
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Evet. Cinsel taciz şikâyete bağlı olduğundan, hüküm kesinleşinceye kadar yapılan vazgeçme davayı düşürür.
Cinsel tacizde uzlaşma mümkün müdür?
Hayır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez.
Sonuç
Cinsel taciz, vücuda temas olmaksızın cinsel amaçla işlenen ve şikâyete bağlı bir suçtur. Temasın varlığı eylemi cinsel saldırıya, cinsel amacın yokluğu ise huzur ve sükûnu bozma suçuna dönüştürebilir. Elektronik haberleşme araçlarıyla işlenen taciz nitelikli hâl sayıldığından ceza yarı oranında artar. Delillerin korunması ve altı aylık şikâyet süresi sonucu doğrudan etkiler. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
Kanunların güncel metni: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (mevzuat.gov.tr).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
