Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) ve Yeni Delil

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK), Cumhuriyet savcısının soruşturma evresi sonunda kamu davası açmamaya karar vermesidir. Uygulamada “takipsizlik kararı” olarak da anılır. Karar, şüpheli hakkında soruşturmayı sona erdirir; ancak mahkeme hükmü gibi kesin hüküm oluşturmaz. Yeni delil elde edilmesi hâlinde aynı fiil nedeniyle kamu davası açılabilir.

Bu yazıda kararın dayanakları, suçtan zarar görenin itiraz hakkı ve özellikle kesinleşmiş bir KYOK’tan sonra yeni delil üzerine yeniden soruşturma yapılmasının usulü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 172 ve 173. maddeleri ile Yargıtay kararları esas alınarak incelenmektedir.

KISA CEVAP

  • Cumhuriyet savcısı, yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinde veya kovuşturma olanağı bulunmadığında kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m. 172/1).
  • KYOK adli sicil kaydı oluşturmaz; şüpheli bu karara itiraz edemez.
  • Suçtan zarar gören, tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza merkezindeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m. 173/1).
  • İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirecek olaylar ve deliller gösterilmelidir; itiraz reddedilirse giderler itiraz edene yükletilir (CMK m. 173/2-3).
  • KYOK kesin hüküm oluşturmaz; yeni delil elde edilir ve sulh ceza hâkimliği bu yönde karar verirse aynı fiil nedeniyle dava açılabilir (CMK m. 172/2).

Kararın dayanakları

CMK m. 172/1 uyarınca Cumhuriyet savcısı iki durumda kovuşturmaya yer olmadığına karar verir:

  • Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi. Cumhuriyet savcısı, toplanan deliller suçun oluştuğu hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenler (CMK m. 170/2). Yeterli şüphe, uygulamada mahkûmiyet ihtimalinin beraat ihtimalinden ağır basması olarak anlaşılır. Bu düzeye ulaşılamamışsa KYOK verilir.
  • Kovuşturma olanağının bulunmaması. Delil durumu ne olursa olsun ceza davasının açılmasına hukuki bir engel bulunması hâlidir. Dava zamanaşımının dolması, şikâyete bağlı suçta şikâyet bulunmaması veya şikâyetten vazgeçilmesi, şüphelinin ölümü, fiilin suç olarak tanımlanmamış olması, uzlaşmanın sağlanması ve gerekli izin alınamaması bu gruba girer.

Gerekçenin hangi gruba dayandığı, itiraz dilekçesinin içeriğini belirler. Delil yetersizliğine dayanan bir karara karşı eksik bırakılan araştırmalar ve toplanmayan deliller gösterilir; kovuşturma olanağının bulunmamasına dayanan bir karara karşı ise hukuki engelin gerçekte bulunmadığı açıklanır (örneğin zamanaşımı süresinin yanlış hesaplanması).

Kararın bildirilmesi

KYOK, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, itiraz süresi ve itiraz mercii gösterilir (CMK m. 172/1).

KYOK, şüpheli bakımından adli sicil kaydı oluşturmaz ve bir mahkûmiyet sonucu doğurmaz. Şüpheli bu karara itiraz edemez; itiraz hakkı kanunda yalnızca suçtan zarar görene tanınmıştır.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süreci ve kesinleşmiş karardan sonra yeni delil
KYOK’a itiraz ve kesinleşmiş karardan sonra yeni delil.

Suçtan zarar görenin itirazı

Süre ve merci

CMK m. 173/1 uyarınca suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. Bu süre, 7499 sayılı Kanun’la 2024 yılında on beş günden iki haftaya çevrilmiştir. İtiraz mercii, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğidir. Örneğin ağır ceza mahkemesi bulunmayan bir ilçede verilen KYOK’a karşı itiraz, bağlı olunan ağır ceza merkezindeki sulh ceza hâkimliğince incelenir.

İtiraz hakkı yalnızca suçtan zarar görene aittir. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ihbarcı veya şikâyetçi sıfatını taşımayan üçüncü kişi itiraz edemez. Kamu düzenini korumaya yönelik suçlarda kimin suçtan zarar gören sayılacağı, somut olayda suçun korunan hukuki değerine göre belirlenir.

Dilekçenin içeriği

CMK m. 173/2 uyarınca itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. Kararın genel olarak hukuka aykırı olduğunu ileri süren soyut bir itiraz yeterli değildir. Dilekçede şu hususların gösterilmesi gerekir:

  • KYOK gerekçesinin hangi noktada hatalı olduğu,
  • dinlenmeyen tanıklar, alınmayan bilirkişi raporu, getirtilmeyen kamera kayıtları, HTS kayıtları veya banka hesap hareketleri gibi eksik araştırmalar,
  • toplanan delillerin hatalı değerlendirildiği noktalar.

Dilekçede KYOK’un tarih ve numarası ile kararın tebliğ tarihi belirtilmeli, kararın bir örneği dilekçeye eklenmelidir. Bu bilgiler, itirazın süresinde yapılıp yapılmadığının denetlenmesini kolaylaştırır.

Sulh ceza hâkimliğinin kararı ve giderler

Sulh ceza hâkimliği üç yoldan birini izler (CMK m. 173/3-4):

  • Soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirterek Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunur.
  • Kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa istemi gerekçeli olarak reddeder, itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı savcılığa gönderir.
  • İstemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

İtirazın reddi hâlinde itiraz eden yargılama giderlerine mahkûm edilir. Bu nedenle itirazın, dosyaya somut katkı sağlayacak gerekçelere dayandırılması önem taşır.

Takdire dayalı KYOK ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi

CMK m. 173/5 uyarınca Cumhuriyet savcısının kamu davası açmama konusunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu itiraz yolu uygulanmaz. Takdire dayalı KYOK’un tipik örneği CMK m. 171/1’dir: cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların veya şahsi cezasızlık sebebinin bulunması hâlinde savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar “verebilir”.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK m. 171/2) ise KYOK’tan farklı bir karardır. Bu kararda savcı yeterli şüphenin varlığını kabul eder, ancak uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışındaki, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda davanın açılmasını beş yıl süreyle erteler. Kanun bu karara karşı hem suçtan zarar görene hem de şüpheliye CMK m. 173 hükümlerine göre itiraz hakkı tanımıştır. Şüpheli bakımından bu fark önemlidir: şüpheli KYOK’a itiraz edemezken, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına itiraz ederek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini isteyebilir.

Kesinleşmiş KYOK’tan sonra yeni delil

Kural: yeni delil ve hâkim kararı olmadan dava açılamaz

CMK m. 172/2 uyarınca KYOK verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. İtirazın reddedilmiş olması da bu yolu kapatmaz; CMK m. 173/6 uyarınca itirazın reddi hâlinde de aynı fiil nedeniyle dava açılabilmesi için 172/2 uygulanır.

Bu düzenleme, KYOK’un şüpheli bakımından sağladığı güvenceyi korurken suçtan zarar görene ikinci bir imkân tanır. Ancak “yeni delil”, KYOK tarihinde dosyada bulunmayan ve kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturabilecek nitelikteki delildir. Daha önce değerlendirilmiş delillerin farklı yorumlanması veya aynı iddiaların tekrar edilmesi yeni delil sayılmaz.

Yeni delil talebinin değerlendirilmesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, KYOK’a itirazın reddinden sonra şikâyetçinin yeni delil elde edildiğini belirterek sulh ceza hâkimliğine başvurduğu bir dosyada, hâkimliğin “talebin savcılığa yapılması gerektiği” gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesini kanuna aykırı bulmuştur. Daireye göre sulh ceza hâkimliği, talepte gösterilen hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığına ve KYOK’un kaldırılarak dosyanın yeniden ele alınması gerekip gerekmediğine bizzat karar vermelidir (Yargıtay 8. CD, E. 2023/3405, K. 2024/9826, T. 19/12/2024).

Yargıtay 6. Ceza Dairesi ise yeni delil iddiasını içeren talebin, KYOK’a karşı yapılmış yeni bir itiraz gibi değerlendirilerek reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Daire, yeni delil talebini değerlendirme yetkisinin, daha önce KYOK’a yapılan itirazı reddeden sulh ceza hâkimliğine ait olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 6. CD, E. 2018/3686, K. 2018/7278, T. 27/11/2018).

Yargıtay 5. Ceza Dairesi de aynı fiil nedeniyle başka bir yerde yeni soruşturma başlatıldığında, yeni delil değerlendirmesinin KYOK’u veren Cumhuriyet başsavcılığınca yapılması ve bu başsavcılığın bağlı olduğu sulh ceza hâkimliğinden CMK m. 172/2 uyarınca karar istenmesi gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 5. CD, E. 2026/1223, K. 2026/3750, T. 3/3/2026).

Bu kararlar, yeni delil talebinin ilk KYOK dosyası ile bağlantılı olarak ve bu dosyada itirazı inceleyen hâkimlik nezdinde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Talep dilekçesinde KYOK’un tarih ve numarası, varsa itirazın reddine ilişkin kararın değişik iş numarası ile yeni delilin ne olduğu ve neden önceki tarihte dosyada bulunmadığı açıkça belirtilmelidir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı üzerine yeniden soruşturma

CMK m. 172/3, KYOK’un etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi ya da bu karar aleyhine yapılan başvurunun dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşürülmesi hâlinde, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi kaydıyla yeniden soruşturma açılmasını öngörür.

Sıkça Sorulan Sorular

KYOK’a itiraz için avukat zorunlu mudur?
Hayır. Suçtan zarar gören itirazı kendisi yapabilir. Ancak dilekçede somut olay ve delillerin gösterilmesi zorunlu olduğundan dosyanın incelenmesi gerekir.

Sulh ceza hâkimliğinin itirazı reddetmesine karşı başvuru yolu var mıdır?
CMK m. 173’te bu karara karşı ayrı bir kanun yolu öngörülmemiştir. Kararın hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa Adalet Bakanlığından CMK m. 309 uyarınca kanun yararına bozma yoluna gidilmesi istenebilir. Yaşam hakkı veya kötü muamele yasağı gibi etkili soruşturma yükümlülüğü doğuran hâllerde, 6216 sayılı Kanun m. 47/5 uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabilir.

KYOK verilmesi tazminat davasını engeller mi?
Hayır. Ceza soruşturmasının sonucu, hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davasını engellemez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ve beraat kararıyla bağlı değildir.

Şüpheli KYOK’tan sonra ne yapabilir?
Soruşturma sırasında gözaltına alınan veya tutuklanan şüpheli, KYOK kesinleştikten sonra CMK m. 141 vd. hükümleri kapsamında koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edebilir. Bu konu ayrı bir yazıda incelenmektedir.

Sonuç

KYOK’a karşı suçtan zarar gören, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, ağır ceza merkezindeki sulh ceza hâkimliğine somut olay ve delilleri gösteren bir dilekçeyle itiraz edebilir; itirazın reddi hâlinde giderler itiraz edene yükletilir. KYOK kesin hüküm oluşturmadığından, yeni delil elde edilmesi ve sulh ceza hâkimliğinin bu yönde karar vermesi hâlinde aynı fiil nedeniyle dava açılabilir. Somut dosyalara ilişkin sorular için büromuzla iletişime geçilebilir.

İlgili yazılar: Soruşturma Nedir? Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı (SYOK), Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (Ek KYOK) Nedir?

Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu.

Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.