Bir vergi müfettişinin denetlediği şirkete kendi yakınının muhasebe hizmetini önermesi, bir okul müdürünün velilere belirli bir yayınevinin kitaplarını kendisi üzerinden satması veya bir tapu görevlisinin işlem için gelen vatandaşa sigorta poliçesi pazarlaması, aynı riski taşır. Karşı taraf, istemediği bir mal veya hizmeti, kamu görevlisinin işlemini olumsuz etkileyeceği endişesiyle almak zorunda kalabilir. Türk Ceza Kanunu’nun 259. maddesi bu durumu cezalandırır. Kamu görevlisinin her türlü ticari faaliyeti ise bu suçun konusu değildir.
KISA CEVAP
- Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi cezalandırılır (TCK 259).
- Ceza altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
- Satışın gerçekleşmesi gerekmez; satmaya çalışmak yeterlidir.
- Suçun özü, görevin sağladığı nüfuzun kullanılmasıdır.
- Görevle bağlantısı olmayan bir ticari faaliyet bu suçu oluşturmaz; disiplin sorumluluğu doğurabilir.
- Karşı tarafa açıkça baskı yapılarak menfaat sağlanmışsa irtikâp suçu gündeme gelebilir.
Kanun metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 259
(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Suçun unsurları

Fail. Suçu yalnızca kamu görevlisi işleyebilir. Kamu görevlisinin aracı olarak kullandığı yakını veya üçüncü kişi, iştirak hükümlerine göre sorumlu tutulabilir.
Görevin sağladığı nüfuz. Suçun belirleyici unsuru budur. Kamu görevlisi, karşı taraf üzerinde görevinden kaynaklanan bir etkiye sahip olmalı ve bu etkiyi satış için kullanmalıdır. Denetim, ruhsat, not verme, izin, tahsis veya işlem yapma yetkisi bu nüfuzun kaynakları arasındadır. Karşı tarafın, kamu görevlisinin işleminden etkilenebilecek bir konumda bulunması gerekir.
Mal veya hizmet satmaya çalışmak. Satışın tamamlanması aranmaz. Teklifte bulunmak, ürünü tanıtmak veya yönlendirme yapmak, satmaya çalışma kapsamında değerlendirilebilir. Satılan mal veya hizmetin kamu görevlisine ya da yakınına ait olması da sonucu değiştirmez.
Kast. Fail, görevinin sağladığı nüfuzu bilerek kullanmalıdır. Karşı tarafın serbest iradesiyle, görevle hiçbir bağlantısı olmadan yaptığı alışveriş bu suçu oluşturmaz.
Ek iş, disiplin ve diğer suçlarla ilişkisi
Kamu görevlilerinin ticaret yapma ve ek iş yürütme konusundaki yasakları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gibi personel mevzuatında düzenlenmiştir. Bu yasaklara aykırılık kural olarak disiplin sorumluluğu doğurur. TCK 259 ise daha dar bir alanı kapsar: Görevle karşı taraf arasında bir nüfuz ilişkisi bulunmalıdır. Örneğin bir öğretmenin hafta sonu çevrim içi ürün satması disiplin hukuku bakımından değerlendirilebilir; aynı öğretmenin kendi öğrencilerinin velilerine not kaygısı yaratacak şekilde ürün pazarlaması ise TCK 259 kapsamına girebilir.
Kamu görevlisi, görevinin sağladığı güven ve nüfuzu kötüye kullanarak karşı tarafı ikna eder ve bu yolla menfaat sağlarsa irtikâp suçu (TCK 250) tartışılabilir. Görevin gereklerine aykırı bir işlem için menfaat sağlanmışsa rüşvet suçu gündeme gelir. Görevle ilgili genel hüküm için Görevi Kötüye Kullanma Suçu (TCK 257) yazımıza bakılabilir.
Yargıtay kararı
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, üniversitede idari personel olarak çalışan ve internet üzerinden kozmetik ürün satan sanık hakkında verilen hükmü kanun yararına bozmuş ve beraat kararı vermiştir:
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 17.09.2014 tarihli, E. 2014/8054, K. 2014/8673 sayılı kararı
TCK’nın 259. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin ticareti suçunun oluşması için, sanığın görevinin sağladığı nüfuzdan yararlanarak başkasına mal ve hizmet satması gerektiği, bir kamusal faaliyetin yürütülmesine katılan veya bir kamu hizmetinden yararlanan kişilerin, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı işlem tesis etmesinden endişelenerek gerçekte almak istemedikleri mal veya hizmeti almak zorunda kalmalarını engellemek amacıyla bu düzenlemenin yapıldığı, somut olayımızda … Üniversitesinde idari personel olduğu anlaşılan sanığın internet üzerinde kozmetik ürün satmasında atılı suçun açıklanan unsurlarının gerçekleşmediği, koşulların varlığı halinde disiplin suçunun oluşabileceği
Karar, suçun amacını açıkça ortaya koyar: Hizmetten yararlanan kişilerin, kamu görevlisinin işlemlerinden çekinerek istemedikleri bir alışverişe zorlanmasının önlenmesi. Genel internet satışında alıcılarla görev arasında bir bağ bulunmadığından suç oluşmamış, ancak disiplin sorumluluğunun doğabileceği belirtilmiştir.
Sıkça sorulan sorular
Kamu görevlisinin eşinin işlettiği dükkân bu suçun konusu olabilir mi?
Kamu görevlisi, görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak işlem yaptığı kişileri eşinin dükkânına yönlendirirse, satış eşe ait olsa bile suç tartışılabilir.
Satış gerçekleşmezse suç oluşur mu?
Evet. Kanun “satmaya çalışan” ifadesini kullandığından teklif yeterli kabul edilebilir.
Öğretmenin kendi yazdığı kitabı öğrencilerine satması suç mudur?
Öğrencilerin, not veya başka bir değerlendirme kaygısıyla kitabı almak zorunda hissetmesi hâlinde TCK 259 kapsamında değerlendirilebilir. Kitabın serbest piyasada satışı ise tek başına bu suçu oluşturmaz.
Bu suçta dava zamanaşımı ne kadardır?
Üst sınırı altı ay hapis olan suçlarda dava zamanaşımı süresi TCK 66/1-e uyarınca sekiz yıldır.
Sonuç
TCK 259, kamu görevlisinin görevden kaynaklanan etkisini ticari bir araca dönüştürmesini önler. Suçun oluşması için kamu görevlisinin görevle bağlantılı bir nüfuz kullanması ve karşı tarafın bu nüfuzdan etkilenebilecek konumda olması gerekir. Görevle ilgisi olmayan ticari faaliyetler ise kural olarak disiplin hukukunun alanında kalır.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
