Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçmiş Eşya Üzerinde Tasarruf Suçu (TCK 160): Yanlış Havale ve Bulunan Eşya

Sokakta bulunan cüzdanı sahibine vermeyip içindeki parayı harcamak veya banka hesabına yanlışlıkla gönderilen parayı iade etmeyip kullanmak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 160. maddesinde düzenlenen suçu oluşturur. Suç şikâyete bağlıdır ve uzlaştırma kapsamındadır. Cezası, hırsızlık veya güveni kötüye kullanma suçlarına göre oldukça hafiftir. Bu nedenle olayın bu madde kapsamında mı yoksa hırsızlık olarak mı değerlendirileceği, sanığın durumunu doğrudan etkiler.

KISA CEVAP

  • Kaybedilmiş ya da hata sonucu ele geçen eşya üzerinde, iade etmeden veya yetkili mercilere bildirmeden malik gibi tasarrufta bulunan kişiye şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir (TCK m. 160).
  • Yanlışlıkla hesaba gönderilen paranın harcanması “hata sonucu ele geçen eşya” kapsamında değerlendirilir.
  • Suç şikâyete bağlıdır; şikâyet süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.
  • Şikâyete bağlı olduğu için uzlaştırma kapsamındadır.
  • Eşyanın kaybolmadığı, yalnızca unutulduğu ve sahibinin zilyetliğinin sürdüğü durumlarda suç hırsızlık olarak değerlendirilebilir.

Kanun metni

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 160

Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Suçun unsurları

Kaybolmuş eşya. Malikinin nerede olduğunu bilmediği ve zilyetliğinden çıkmış eşyadır. Sokakta düşürülen cüzdan, otobüste kaybolan telefon bu kapsamdadır.

Hata sonucu ele geçen eşya. Malikin yanlışlıkla başkasına teslim ettiği eşyadır. Yanlış IBAN’a yapılan havale, kargoyla yanlış adrese gönderilen ürün veya fazladan verilen para üstü örnek gösterilebilir.

Malik gibi tasarruf. Eşyayı harcamak, satmak, kullanmak, başkasına vermek veya kendisinde tutmaya devam etmek. Eşyayı bulup bekletmek tek başına suç değildir; iade etmeme veya bildirmeme ile birlikte malik gibi davranmak gerekir.

Kast. Fail eşyanın kendisine ait olmadığını ve kayıp ya da hata sonucu eline geçtiğini bilmelidir.

Medeni Kanun’daki yükümlülük

Türk Medeni Kanunu’na göre kaybedilmiş bir şeyi bulan kişi, sahibine; sahibini bilmiyorsa kolluğa veya köylerde muhtara bildirmek zorundadır. Önemli değerdeki eşya her hâlde kolluğa veya muhtara bildirilmelidir (TMK m. 769). Eşya sahibine iade edilirse bulan kişi giderlerini ve uygun bir ödül isteyebilir (TMK m. 771/2). Malik beş yıl içinde ortaya çıkmazsa, yükümlülüklerini yerine getiren bulan kişi eşyanın mülkiyetini kazanır (TMK m. 771/1).

Hırsızlıktan farkı

DurumDeğerlendirme
Sokakta bulunan, sahibi belirsiz cüzdanKaybolmuş eşya (TCK 160)
Yanlış hesaba gönderilen paraHata sonucu ele geçen eşya (TCK 160)
Kafede masada unutulup sahibinin kısa süre sonra dönüp aradığı telefonSomut olaya göre hırsızlık (TCK 141) tartışılır
Taksi veya otobüste unutulan eşyanın şoför tarafından alınmasıSomut olaya göre güveni kötüye kullanma veya hırsızlık tartışılır

Hırsızlığı sitemizdeki Hırsızlık Suçu (TCK 141-142) yazısında anlattık.

Yargıtay uygulamasında öne çıkan ilkeler

  • Banka hatası veya gönderenin yanlışlığı sonucu hesabına para yatırılan kişinin, durumu fark ettiği hâlde parayı iade etmeyip kullanması TCK 160 kapsamında değerlendirilir.
  • Hata sonucu yatırılan paranın çekilmesi, failin ayrıca bir hile davranışı bulunmadıkça dolandırıcılık değil bu suç olarak nitelendirilir.
  • Failin parayı iade etmemek için gönderene karşı aldatıcı davranışlarda bulunması hâlinde nitelendirme değişebilir.
  • Hukuk dairelerine göre hata sonucu gelen parayı iade etmeyen kişi sebepsiz zenginleşmiş olur ve parayı iade etmekle yükümlüdür.

Süreç

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçen eşya bilgi grafiği
  1. Bankaya ve karşı tarafa başvuru: Yanlış havalede önce banka aracılığıyla iade talebi yapılır; karşı tarafa yazılı bildirim gönderilir.
  2. Şikâyet: Para veya eşya iade edilmezse, öğrenme tarihinden itibaren altı ay içinde savcılığa şikâyette bulunulur.
  3. Uzlaştırma: Dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Paranın veya eşyanın iadesiyle uzlaşma sağlanması sık görülür.
  4. Kovuşturma: Uzlaşma olmazsa asliye ceza mahkemesinde dava açılır. Şikâyetten vazgeçme davayı düşürür.
  5. Hukuki talep: Ceza davasından bağımsız olarak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre paranın iadesi için icra takibi veya dava yoluna gidilebilir.

Sıkça sorulan sorular

Hesabıma yanlışlıkla para geldi. Ne yapmalıyım?
Para harcanmamalı ve bankaya bildirilmelidir. Gönderen kişiye iade, banka aracılığıyla yapılmalıdır. Paranın kullanılması bu suçu oluşturabilir.

Bulduğum telefonu birkaç gün bekletmek suç mudur?
Bekletmek tek başına suç değildir. Telefonun kullanılması, sıfırlanması, satılması veya sahibine ulaşmak için hiçbir çaba gösterilmemesi malik gibi tasarruf sayılabilir.

Yanlış gelen parayı borcuma mahsup edebilir miyim?
Gönderenden alacaklı olunsa bile parayı kendiliğinden alıkoymak riskli bir yoldur. Alacağın ayrıca icra veya dava yoluyla istenmesi gerekir.

Şikâyetten vazgeçilirse ne olur?
Suç şikâyete bağlı olduğundan, hüküm kesinleşinceye kadar şikâyetten vazgeçilmesi davayı düşürür.

Değerlendirme

Bu suçta tartışma çoğunlukla eşyanın gerçekten kaybolmuş mu yoksa yalnızca unutulmuş mu olduğu noktasında yoğunlaşır. Olay yeri, zaman aralığı ve sahibinin eşyayı arayıp aramadığı bu ayrımı belirler. Yanlış havalelerde ise paranın iade edilmemesi çoğunlukla hem ceza hem de sebepsiz zenginleşme davası ile sonuçlanır; sebepsiz zenginleşmeyi sitemizdeki Sebepsiz Zenginleşme Davası yazısında anlattık.

Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu.

Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.