Tam Yargı Davası: İdareden Tazminat, Hizmet Kusuru ve Başvuru Süreleri

Tam yargı davası, devletin, belediyenin ya da başka bir kamu idaresinin işlem veya eylemi yüzünden zarar gören kişinin idare mahkemesinde açtığı tazminat davasıdır. Kamu hastanesinde yanlış tedavi, belediyenin kapatmadığı bir çukur, yıkılan bir istinat duvarı ya da hukuka aykırı bir işlem nedeniyle uğranılan zarar bu davayla istenir. Zarar bir eylemden doğduysa dava açmadan önce idareye başvurmak zorunludur. Bu başvuru, eylemi öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır.

KISA CEVAP

  • Tam yargı davası, idari işlem ya da eylem yüzünden hakkı zarar görenlerin açtığı tazminat davasıdır (2577 sayılı İYUK m. 2/1-b).
  • Görevli mahkeme idare mahkemesidir; dava idareye karşı açılır, kamu görevlisine değil.
  • İdari eylemden doğan zararda önce idareye başvurulur: öğrenmeden itibaren bir yıl, eylemden itibaren en geç beş yıl (İYUK m. 13/1).
  • İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır; ret ya da sürenin bitiminden itibaren altmış gün içinde dava açılır.
  • İdare, hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk ilkelerine göre sorumlu tutulur.
  • Maddi ve manevi tazminat birlikte istenebilir.

Tam yargı davası nedir?

İdari davalar iki ana türe ayrılır. İptal davası, hukuka aykırı bir idari işlemin ortadan kaldırılmasını sağlar. Tam yargı davası ise idarenin işlem ya da eyleminden doğan zararın parayla karşılanmasını sağlar. İptal davasını sitemizdeki İptal Davası yazısında anlattık.

Danıştay 10. Dairesi’nin 2026 tarihli kararı, tam yargı davasının dayanağını ve mahkemenin yapacağı incelemeyi şöyle açıklar:

Danıştay 10. Dairesi, 04.02.2026 tarihli, E. 2023/1984, K. 2026/333 sayılı kararı

Anayasa’nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

İdare hangi durumlarda sorumludur?

İdarenin sorumluluğu iki esasa dayanır.

Hizmet kusuru

İdare, yürüttüğü kamu hizmetini kötü, geç ya da hiç işletmemişse sorumludur. Bu kusur belirli bir memurun kişisel kusuru değil, hizmetin kendisindeki aksaklıktır.

Danıştay 10. Dairesi, 04.02.2026 tarihli, E. 2023/1984, K. 2026/333 sayılı kararı

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

Hizmet kusuruna örnekler:

  • Kamu hastanesinde tanı ya da tedavide gecikme, yanlış müdahale
  • Belediyenin yoldaki çukuru işaretlememesi ya da kapatmaması
  • Okulda öğrencinin gözetimsiz kalması sonucu yaralanması
  • Cezaevinde hükümlünün korunmaması

Kusursuz sorumluluk

Bazı durumlarda idarenin kusuru olmasa da zarar karşılanır. Tehlikeli faaliyetlerden doğan zararlar (örneğin askeri tatbikatta patlayan mühimmat) ve kamu yararı için belirli kişilere yüklenen özel ve olağan dışı fedakârlıklar bu kapsamdadır. Mahkeme önce hizmet kusurunu araştırır; kusur yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağına bakar.

Süreler

Süre, tam yargı davasında en çok hak kaybına yol açan konudur. Zararın kaynağına göre iki yol vardır.

Zarar idari bir eylemden doğduysa

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13/1

İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.

Adımlar şöyledir:

  1. Eylemi ve zararı öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl içinde, her durumda eylem tarihinden itibaren beş yıl dolmadan idareye yazılı başvurun.
  2. İdare talebi reddederse ret yazısının tebliğinden, otuz gün içinde cevap vermezse bu sürenin bitiminden itibaren dava süresi başlar.
  3. İdare mahkemelerinde dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre yoksa altmış gündür (İYUK m. 7).

Tıbbi hatalarda “öğrenme” tarihi, zararın ve bunun idareden kaynaklandığının öğrenildiği tarihtir. Danıştay kararına konu olayda aileler, bebekte oluşan sinir hasarını doğumdan aylar sonra öğrendiklerini ileri sürmüştü. Öğrenme tarihi tartışmalı olabileceğinden idareye başvuruyu geciktirmeyin.

Zarar idari bir işlemden doğduysa

Bir idari işlem yüzünden zarar gördüyseniz, işlemin iptali ve tazminat için birlikte dava açabilirsiniz (İYUK m. 12). Önce iptal davası açıp, iptal kararı kesinleştikten sonra tazminat için ayrıca dava açmak da mümkündür. Bu durumda süreler iptal kararının kesinleşmesine göre hesaplanır.

Manevi tazminat

Tam yargı davasında manevi tazminat da istenebilir. Danıştay, manevi zararın yalnızca vücut bütünlüğünün ihlali ya da ölüm hâlinde değil, kamu hizmetinin gereği gibi sunulmamasından duyulan üzüntüde de doğabileceğini kabul eder:

Danıştay 10. Dairesi, 04.02.2026 tarihli, E. 2023/1984, K. 2026/333 sayılı kararı

Öte yandan; manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Dava kime karşı açılır?

Dava, zararı doğuran kamu hizmetini yürüten idareye karşı açılır: bakanlık, belediye, il özel idaresi, üniversite ya da ilgili kamu kurumu. Kamu görevlisinin görevi sırasında verdiği zarar için doğrudan görevliye dava açılamaz; idare sorumludur ve ödediği tazminatı kusurlu görevliye rücu edebilir.

Davaya hazırlık

Tam yargı davası: idareden tazminat bilgi grafiği
  • Olayın tarihini ve zararın öğrenildiği tarihi gösteren belgeler
  • İdareye yapılan başvurunun tarih ve sayısı, idarenin cevabı
  • Hastane kayıtları, epikriz, sağlık kurulu raporu, engellilik raporu
  • Olay yeri fotoğrafları, tutanaklar, tanıklar
  • Gelir kaybını gösteren bordro, vergi kaydı; tedavi ve bakım masraflarının faturaları

Sıkça sorulan sorular

Belediyenin yol çalışmasındaki çukura düşüp yaralandım. Kimden tazminat isterim?
Belediyeden. Önce belediyeye yazılı başvuru yapın; reddedilirse ya da otuz gün cevap verilmezse altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açın.

Devlet hastanesinde yanlış ameliyat oldum. Doktora mı dava açmalıyım?
Kamu hastanesindeki hekimin görevi sırasındaki hatası için dava idareye, yani Sağlık Bakanlığına ya da üniversite hastanesinde üniversiteye karşı idare mahkemesinde açılır. Özel hastanedeki hatayı sitemizdeki Doktor Hatası Tazminatı yazısında anlattık.

İdareye başvurmadan doğrudan dava açtım. Ne olur?
İdari eylemden doğan zararda ön başvuru şarttır. Mahkeme dilekçeyi idareye gönderebilir ya da davayı usulden reddedebilir; bu durum süre kaybına yol açabilir.

Bir yıllık süreyi kaçırdım. Hakkım tamamen düştü mü?
Bir yıllık süre öğrenme tarihinden başlar. Öğrenme tarihinin ne zaman olduğu tartışılabilir. Beş yıllık üst sınır ise eylem tarihinden işler ve geçtikten sonra başvuru yapılamaz.

Sonuç

İdarenin eyleminden zarar gördüyseniz, zararı öğrendiğiniz günü belgeleyin ve bir yıl dolmadan ilgili idareye yazılı başvurun. Ret ya da otuz günlük cevapsızlıktan sonra altmış gün içinde idare mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açın.

Mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.