Ölüm veya yaralanmayla sonuçlanan trafik kazalarında sürücü hakkında taksirle öldürme veya taksirle yaralama suçundan ceza yargılaması yapılır. Sürücünün cezalandırılıp cezalandırılmayacağı ve ceza verilecekse miktarı büyük ölçüde kusur durumuna bağlıdır. Kusur durumunu kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporları belirler.
Aşağıda asli ve tali kusur kavramları, ceza yargılamasında kusurun nasıl tespit edildiği, kusur raporlarına itiraz ve kusurun cezaya etkisi anlatılıyor. Tazminat davalarındaki kusur oranı ve sigorta uygulaması ayrı yazılarda incelenir.
KISA CEVAP
- Asli kusur, kazanın oluşumunda temel etken olan kural ihlalidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m. 84 kırmızı ışıkta geçme, arkadan çarpma, şeride tecavüz gibi hâlleri sayar.
- Tali kusur kanunda tanımlanmamıştır. Uygulamada kazanın temel nedeni olmayan, ancak sonuca katkıda bulunan kural ihlali veya dikkatsizlik tali kusur sayılır.
- Kusur; kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişisi raporu ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuyla belirlenir.
- Kusursuz sürücü beraat eder. Tali kusurlu sürücü de cezalandırılabilir; birden fazla kişinin taksirle işlediği suçta herkes kendi kusurundan sorumludur (TCK m. 22/5).
- Taksirle öldürmenin cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir; birden fazla kişinin ölümünde veya ölümle birlikte yaralanmada iki yıldan on beş yıla kadar hapis verilir (TCK m. 85). Taksirle yaralamanın cezası dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK m. 89).
- Kusur raporuna, rapor taraflara bildirildiğinde verilen süre içinde yazılı olarak itiraz edilir ve yeni bilirkişi incelemesi istenir (CMK m. 67/5).
Asli ve tali kusur
Asli kusur
KTK m. 84, trafik kazalarında sürücülerin asli kusurlu sayılacağı hâlleri sayar. Bunlar arasında kırmızı ışıkta veya yetkili memurun dur işaretinde geçme, taşıt giremez işareti bulunan yola veya bölünmüş yolda karşı yönün şeridine girme, arkadan çarpma, geçme yasağı olan yerde geçme, doğrultu değiştirme manevrasını yanlış yapma, şeride tecavüz etme ve kavşaklarda geçiş önceliğine uymama yer alır.
Bu hâllerden birinin varlığı, sürücünün kazanın oluşumunda temel etken olduğu yönünde güçlü bir karine oluşturur. KTK m. 84’teki sayım, bilirkişinin ve mahkemenin olayın bütününü değerlendirmesini ortadan kaldırmaz. Örneğin arkadan çarpma kural olarak asli kusur sayılır; ancak öndeki aracın ani ve sebepsiz frenlemesi gibi olgular kusur dağılımını etkileyebilir.
Tali kusur
Tali kusur kanunda ayrıca tanımlanmamıştır. Uygulamada kazanın oluşumunda temel etken olmayan, ancak sonuca katkıda bulunan kural ihlali veya dikkatsizlik tali kusur olarak nitelendirilir. Hız sınırının biraz üzerinde seyretmek, aracın ışıklarının yetersiz olması veya yayanın bulunduğu yerde hızın yeterince düşürülmemesi buna örnektir.
Kusur raporlarında sürücülerin ve varsa yayanın kusuru genellikle “asli kusurlu”, “tali kusurlu” veya “kusursuz” olarak yazılır. Bazı raporlar ayrıca oran da belirtir (örneğin 6/8 ve 2/8). Ceza yargılamasında oran belirtilmesi zorunlu değildir; belirleyici olan, sanığın taksirli davranışının bulunup bulunmadığı ve derecesidir.

Ceza yargılamasında kusur tespitinin aşamaları
Kaza tespit tutanağı
Kazadan sonra kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı olay yerinin krokisini, araçların konumunu, fren izlerini, yol ve hava koşullarını ve tarafların ilk beyanlarını içerir. Tutanakta kolluğun kusur değerlendirmesine de yer verilebilir. Bu değerlendirme bilirkişi raporu yerine geçmez; mahkeme bakımından takdiri delildir.
Tutanaktaki ölçümler ve kroki, sonraki bütün bilirkişi incelemelerinin temelini oluşturur. Araçların yeri, fren izleri ve görüş koşullarının tutanağa eksiksiz kaydedilmesi bu yüzden önemlidir; eksik kalan bilgi sonradan giderilemeyebilir. Olay yerinde veya yakınında kamera kaydı varsa, kayıtlar silinmeden soruşturma dosyasına alınmalıdır.
Bilirkişi incelemesi
Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında mahkeme, kusur durumunun belirlenmesi için trafik bilirkişisi görevlendirir (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 63). Bilirkişi tutanak, kroki, fotoğraf, kamera kaydı ve gerekirse olay yeri keşfi üzerinden inceleme yapar. Bilirkişi yalnızca uzmanlığını gerektiren teknik konularda görüş bildirir; hukuki nitelendirme ve değerlendirme yapamaz (CMK m. 67/3).
Ölümlü veya ağır yaralanmalı kazalarda ya da raporlar arasında çelişki bulunduğunda inceleme Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine yaptırılabilir. Uygulamada mahkemeler, birbiriyle çelişen raporlar karşısında genellikle bu kurumdan görüş alır.
Raporlar arasındaki çelişki
Ceza yargılamasında birden fazla kusur raporu alınması sık görülür. Raporlar farklı sonuçlara ulaşmışsa mahkeme, hangi raporu neden esas aldığını gerekçesinde göstermelidir. Yargıtay, çelişkiyi giderecek nitelikte, olaya ve dosya kapsamına uygun bir rapor bulunduğunda bu raporun hükme esas alınmasını yerinde görmektedir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, tur otobüsünün eğimli yolda devrilmesiyle iki kişinin öldüğü olayda, sanığın hafif tali kusurlu olduğunu belirten trafik bilirkişisi raporu yerine, sürekli ayak freni kullanımı nedeniyle ısınan frenlerin görevini yapmadığını ve sanığın asli kusurlu olduğunu tespit eden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunun esas alınmasını isabetli bulmuş, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğine ilişkin itirazı reddederek mahkûmiyet hükmünü onamıştır.
Aynı Daire, gece vakti aydınlatmasız yolda bariyerleri aşarak kaplamaya giren yayaya çarpan sürücünün, kamera görüntüleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda kusursuz bulunduğu dosyada, önceki bilirkişi raporuyla çelişki bulunduğu gerekçesiyle bozma öneren tebliğname görüşüne katılmamış ve beraat hükmünü onamıştır. Karar, kamera kaydının kusur tespitindeki ağırlığını da gösterir.
Kusur raporuna itiraz
Bilirkişi incelemesi tamamlandığında Cumhuriyet savcısına, sanığa, müdafiine, katılana ve vekiline yeni bilirkişi incelemesi istemek veya itirazlarını bildirmek için süre verilir. Bu istemler reddedilirse üç gün içinde gerekçeli karar verilir (CMK m. 67/5).
Taraflar ayrıca olayla veya bilirkişi raporuyla ilgili olarak bir uzmandan bilimsel mütalaa alabilir (CMK m. 67/6). Uzman mütalaası raporun teknik dayanaklarını tartışmak için kullanılabilir; yalnızca bu nedenle ayrıca süre istenemez.
İtirazda genellikle şu hususlar üzerinde durulur:
- Raporun kaza tespit tutanağı, kroki ve fotoğraflarla uyumlu olup olmadığı,
- Fren izi, çarpma noktası ve araçların son konumundan hız hesabının nasıl yapıldığı,
- Kamera kaydı veya tanık beyanı gibi delillerin rapora yansıtılıp yansıtılmadığı,
- Görüş koşulları, yolun durumu ve trafik işaretlerinin değerlendirilip değerlendirilmediği,
- Karşı tarafın veya yayanın kusurunun ayrıca incelenip incelenmediği,
- Olay yeri keşfi yapılmadan yalnızca evrak üzerinden rapor düzenlenip düzenlenmediği.
Bu itirazlar ilk derece yargılamasında yapılmazsa, kanun yolu aşamasında aynı hususların ileri sürülmesi güçleşir.
Kusurun cezaya etkisi
Kusursuzluk
Sürücünün taksirli bir davranışı bulunmadığı, yani kusursuz olduğu tespit edilirse taksirle öldürme veya yaralama suçu oluşmaz ve beraat kararı verilir. Kazanın tamamen yayanın veya diğer sürücünün kusuruyla meydana geldiği durumlar buna girer.
Tali kusurlu sürücünün sorumluluğu
Tali kusurlu olmak cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Birden fazla kişinin taksiriyle meydana gelen olaylarda herkes kendi kusurundan sorumludur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir (TCK m. 22/5). Bu nedenle kazada asli kusurlu bir başka sürücü bulunsa bile tali kusurlu sürücü hakkında da mahkûmiyet kararı verilebilir.
Ceza miktarı
Taksirle işlenen suçlarda ceza failin kusuruna göre belirlenir (TCK m. 22/4). Asli veya tali kusur, TCK m. 61’deki ölçütlerle birlikte temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınır; kusur derecesi arttıkça temel ceza alt sınırdan uzaklaşabilir. Güncel ceza sınırları şöyledir:
- Taksirle öldürme: İki yıldan altı yıla kadar hapis; birden fazla kişinin ölümü veya ölümle birlikte yaralanma hâlinde iki yıldan on beş yıla kadar hapis (TCK m. 85).
- Taksirle yaralama: 7571 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası. Yaralanmanın ağırlığına göre ceza yarı oranında veya bir kat artırılır; birden fazla kişinin yaralanmasında dokuz aydan beş yıla kadar hapis verilir (TCK m. 89).
Bilinçli taksir
Sürücü neticeyi öngörüp istemediği hâlde netice meydana gelmişse bilinçli taksir vardır ve ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m. 22/3). Bilinçli taksir kusur oranından ayrı bir değerlendirmedir; aşırı hız, alkollü araç kullanma veya kırmızı ışık ihlali gibi davranışların somut olaydaki ağırlığına göre tartışılır. Alkol veya uyuşturucu etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli şekilde araç kullanamayacak hâlde araç sürmek ayrıca TCK m. 179/3 kapsamında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturabilir; bu durumda kusur raporunun yanında alkol ve kan tahlili sonuçları da değerlendirilir.
Failin kendisinin zarar görmesi
Taksirli hareketin sonucu, failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık ceza verilmesini gereksiz kılacak derecede failin kendisini mağdur etmişse, örneğin kazada yakınını kaybetmişse, ceza verilmez. Bilinçli taksirde ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir (TCK m. 22/6).
Sıkça Sorulan Sorular
Ceza davasındaki kusur oranı tazminat davasını bağlar mı?
Bağlamaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 74 uyarınca ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hâkimini bağlamaz. Hukuk mahkemesi kusur durumunu kendi alacağı raporla ayrıca belirleyebilir.
Taksirle yaralamada şikâyetten vazgeçme mümkün müdür?
Taksirle yaralama suçu kural olarak şikâyete bağlıdır; şikâyete bağlı hâlde vazgeçme davayı düşürür (TCK m. 73/4). Suç bilinçli taksirle işlenmişse, birinci fıkra kapsamındaki basit yaralama dışında şikâyet aranmaz (TCK m. 89/5).
Trafik kazasından kaynaklanan yaralamada uzlaştırma uygulanır mı?
Uygulanır. Taksirle yaralama suçu (TCK m. 89), şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253/1-b-2). Uzlaşma sağlanırsa soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında düşme kararı verilir. Taksirle öldürme suçu uzlaştırma kapsamında değildir.
Kusur raporuna itiraz için ne kadar süre vardır?
Kanunda sabit bir gün sayısı yoktur. Savcılık veya mahkeme, rapor taraflara bildirildiğinde itiraz için süre verir (CMK m. 67/5). Bu süre içinde yazılı itiraz ve gerekiyorsa yeni bilirkişi incelemesi talebi sunulmalıdır.
Karşı tarafın da kusurlu olması cezayı ortadan kaldırır mı?
Kaldırmaz. Herkes kendi kusurundan sorumludur. Karşı tarafın kusuru, sanığın kusur derecesinin ve dolayısıyla cezasının belirlenmesinde dikkate alınır.
Sonuç
Trafik kazasına bağlı ceza davalarında kusuru kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu belirler. Kusursuzluk beraate, asli veya tali kusur kusur derecesine göre belirlenen cezaya yol açar. Rapora itiraz ve uzman mütalaası, ilk derece yargılamasında verilen süre içinde kullanılmalıdır. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
Kanunların güncel metni: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (mevzuat.gov.tr).
İlgili yazılar: KTK 67/1-a Manevra İhlali: 2026 Cezası ve Kusur Durumu, KTK 47/1-a Cezası 2026: Polis Uyarısına Uymama ve Kusur, KTK 52/1-d: Konvoy Hâlinde Araç Kullanma ve Kusur Oranı, KTK 31/1-a: Araçta Zorunlu Gereçler, 2026 Cezası ve Kusur
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
