Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız olarak üretilmesi, yurda sokulması, satılması, başkasına verilmesi, taşınması ve satış amacıyla bulundurulması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 188’de düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu oluşturur. Kanun bu suç için ceza mevzuatındaki en ağır süreli hapis cezalarından birini öngörmüş, ayrıca maddenin türüne, suçun işlendiği yere ve fail sayısına göre cezayı önemli ölçüde artıran nitelikli hâller düzenlemiştir.
KISA CEVAP
- İmal, ithal ve ihracın cezası 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve 2.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezasıdır (TCK m. 188/1).
- Ülke içinde satma, verme, taşıma, bulundurma gibi fiillerin cezası 10 yıldan 20 yıla kadar hapis ve 1.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezasıdır (TCK m. 188/3, m. 49/1).
- Uyuşturucu çocuğa verilir veya satılırsa hapis cezası 15 yıldan az olamaz (TCK m. 188/3).
- Maddenin türü, okul gibi yerlere 200 metreden yakınlık, üç veya daha fazla kişiyle işleme ve sağlık mesleği mensubu olma cezayı yarı oranında, örgüt faaliyeti bir kat artırır; sonuç ceza 30 yılı geçemez (TCK m. 188/4, 5, 8; m. 61/7).
- Madde kişinin kendi kullanımı içinse suç TCK m. 191’deki kullanmak için bulundurmadır ve cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir.
- Haber alınmadan önce suç ortaklarını veya maddeyi bildirerek ele geçirilmesini sağlayan kişiye ceza verilmez; sonradan yardım edene dörtte birden yarıya kadar indirim yapılır (TCK m. 192).
Bu yazıda suçun seçimlik hareketleri, ceza miktarları ve artırım hesabı, kullanmak için bulundurma suçundan farkı, etkin pişmanlık, soruşturma tedbirleri ve infaz rejimi; Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ceza dairelerinin güncel kararları ışığında ele alınmaktadır.
Kısaca cezalar
| Fiil | Kanun hükmü | Hapis cezası | Adli para cezası |
|---|---|---|---|
| İmal, ithal, ihraç | m. 188/1 | 20 – 30 yıl | 2.000 – 20.000 gün |
| Ülke içinde satma, satışa arz, verme, sevk, nakil, depolama, satın alma, kabul, bulundurma | m. 188/3 | 10 – 20 yıl | 1.000 – 20.000 gün |
| Çocuğa verme veya satma | m. 188/3, ikinci cümle | En az 15 yıl | 1.000 – 20.000 gün |
| Uyuşturucu üretiminde kullanılan izne bağlı maddeye ilişkin fiiller | m. 188/7 | 8 – 20 yıl | 1.000 – 20.000 gün |
| Kullanmak için satın alma, kabul etme, bulundurma, kullanma | m. 191/1 | 2 – 5 yıl | – |
Maddenin türü, suçun işlendiği yer, üç veya daha fazla kişiyle ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi ve failin sağlık mesleği mensubu olması hâllerinde bu cezalar yarı oranında veya bir kat artırılır. Artırımlar sonucunda belirlenen ceza ise otuz yılı geçemez (TCK m. 61/7).
Suçun konusu
Suçun konusu uyuşturucu veya uyarıcı maddedir. Kanun bu maddeleri tek tek saymamış; hangi maddenin uyuşturucu veya uyarıcı nitelik taşıdığı, uluslararası sözleşmeler ve bunlara dayanan iç mevzuattaki listeler çerçevesinde belirlenir. Uygulamada ele geçirilen maddenin niteliği ve net miktarı, kriminal polis laboratuvarı, jandarma kriminal laboratuvarı veya Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edilir. Bu rapor olmadan maddenin uyuşturucu olduğu kabul edilemez.
Raporda maddenin brüt ağırlığının yanında, uyuşturucu etken maddesinin bulunup bulunmadığı ve gerektiğinde saf miktarı da gösterilir. Örneğin bitki kırıntılarından elde edilebilecek net esrar miktarı, poşet içindeki toplam ağırlıktan oldukça düşük olabilir. Bu fark, ticaret ile kullanma ayrımında ve temel cezanın belirlenmesinde önem taşır.
Seçimlik hareketler
İmal, ithal ve ihraç (m. 188/1-2)
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak üreten, yurt dışından Türkiye’ye getiren veya Türkiye’den yurt dışına çıkaran kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve iki bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Uyuşturucu bitkisinin ekilmesi ve işlenmesi de imal kavramı içinde değerlendirilebilir.
İhraç fiili, maddenin gönderildiği ülke bakımından ithal sayılabilir. Bu nedenle failin yabancı ülkede de yargılanıp cezalandırılması mümkündür. Kanun, yabancı ülkede verilen cezanın infaz edilen kısmının Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilmesini öngörmüştür (m. 188/2).
Ülke içindeki fiiller (m. 188/3)
Üçüncü fıkra, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde:
- satan ve satışa arz eden,
- başkalarına veren,
- sevk eden ve nakleden,
- depolayan,
- satın alan, kabul eden ve bulunduran
kişiyi on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır. Kanun üst sınırı ayrıca göstermediğinden, süreli hapis cezasının genel üst sınırı olan yirmi yıl uygulanır (TCK m. 49/1).
Bu fiillerden birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir. Verme fiili bir bedel karşılığında yapılmasını gerektirmez; maddenin ücretsiz olarak başkasına verilmesi de bu suçu oluşturur. Satışa arz, satış gerçekleşmeden de suçu tamamlar. Satın alma, kabul etme ve bulundurma fiilleri ise ancak maddenin kullanma amacı dışında, yani satma veya başkasına verme amacıyla edinilmesi ya da elde tutulması hâlinde bu fıkra kapsamına girer. Kullanmak için yapılan aynı fiiller TCK m. 191’deki daha hafif suçu oluşturur.
Çocuğa verme veya satma
Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin verildiği veya satıldığı kişinin on sekiz yaşını doldurmamış olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz (m. 188/3, ikinci cümle). Bu kural, 6545 sayılı Kanun’la 2014’te getirilmiştir ve çocuğun maddeyi kimden ve hangi koşullarda temin ettiğinin soruşturmada ayrıca araştırılmasını gerektirir.
Cezayı artıran nitelikli hâller
Maddenin türü (m. 188/4-a)
Suça konu maddenin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Sentetik katinon, sentetik opioid ve amfetamin türevleri listeye 7445 sayılı Kanun’la 2023’te eklenmiştir. Uygulamada “bonzai” olarak bilinen sentetik kannabinoidler ile metamfetamin ve ecstasy olarak bilinen maddeler bu kapsamdadır. Esrar ise bu listede yer almaz.
Suçun işlendiği yer: iki yüz metre kuralı (m. 188/4-b)
Üçüncü fıkradaki fiillerin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engellerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde de ceza yarı oranında artırılır. Bu artırım yalnızca ülke içindeki fiiller için uygulanır; imal, ithal ve ihraç fiillerine uygulanmaz.
Mesafenin nasıl ölçüleceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023 tarihli kararıyla açıklığa kavuşmuştur. Kurul, kuş bakışı krokilere, uydu fotoğraflarına veya açık kaynaklı harita uygulamalarıyla yapılan tahmine dayalı ölçümlere dayanılarak artırım yapılmasını hukuka aykırı bulmuştur. Kurula göre iki yüz metrelik mesafe, mutat ulaşım yolları esas alınarak, yaya yürüme veya araçla gidilebilecek en kısa yol üzerinden ve bina ya da tesisin en yakın sınırından ölçülmeli; şüpheye yer bırakmayacak biçimde, gerektiğinde keşif yapılarak tespit edilmelidir. Kurul, Google Maps üzerinden hazırlanan ve ölçüm yöntemini göstermeyen krokiye dayanılarak verilen hükmü bozmuştur (Yargıtay CGK, E. 2022/370, K. 2023/657, T. 13/12/2023).
Yargıtay 10. Ceza Dairesi de aynı ilke doğrultusunda, Google Earth koordinatlarıyla hazırlanan kolluk krokisine dayanılarak satış yerinin bir ortaokula iki yüz metreden yakın kabul edildiği hükmü, mahallinde keşif yapılmadan eksik araştırmayla kurulduğu gerekçesiyle bozmuştur. Daire, iki nitelikli hâl bulunduğu için alt sınırdan uzaklaşılmasını yerinde görmekle birlikte, temel cezanın on iki yıl olarak belirlenmesini orantılılık ilkesine aykırı bulmuştur (Yargıtay 10. CD, E. 2021/12526, K. 2026/5911, T. 29/4/2026).
Kurul ayrıca bu yerlerin faaliyetine devam ediyor olmasının arandığını ve “gibi” ifadesi nedeniyle sayımın sınırlayıcı olmadığını belirtmiştir. Sağlık ocağı, aile sağlığı merkezi, dershane, kurs, spor salonu gibi yerler de nitelikleri itibarıyla bu kapsamda değerlendirilebilir.
Fail sayısı ve örgüt (m. 188/5)
Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılır. Örgüt faaliyeti kapsamındaki işleme ayrıca TCK m. 220 uyarınca örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma suçunun da değerlendirilmesini gerektirebilir.
Failin mesleği (m. 188/8)
Suçun tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticaretiyle uğraşan kişi tarafından işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
Artırımların birlikte uygulanması
Nitelikli hâller birbirinden bağımsızdır ve birlikte gerçekleştiklerinde her biri ayrı ayrı uygulanır. Örneğin sentetik kannabinoidin bir okulun iki yüz metre yakınındaki parkta satılması hâlinde, alt sınırdan belirlenen on yıllık temel ceza önce madde türü nedeniyle on beş yıla, ardından yer nedeniyle yirmi iki yıl altı aya çıkar. Fiil üç kişi tarafından birlikte işlenmişse ceza otuz üç yılı aşar; ancak TCK m. 61/7 uyarınca sonuç ceza otuz yıldan fazla olamaz.

Reçeteli ilaçlar ve öncül maddeler
Reçeteye bağlı ilaçlar (m. 188/6)
Üretimi resmî makamların iznine veya satışı tabip reçetesine bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı etki doğuran maddeler bakımından da yukarıdaki hükümler uygulanır. Ancak bu hâlde verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. İndirim zorunlu değildir; mahkeme, maddenin niteliğini, miktarını ve fiilin işleniş biçimini dikkate alarak takdir eder. Reçeteli ilaçların reçetesiz satılması, eczane dışında el değiştirmesi veya reçeteyle alınan ilacın başkasına verilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.
Öncül maddeler (m. 188/7)
Kendisi uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte uyuşturucu üretiminde kullanılan ve ithali veya imali resmî makamların iznine bağlı olan maddeleri ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Ticaret mi, kullanmak için bulundurma mı?
Ayrımın önemi
Satın alma, kabul etme ve bulundurma fiilleri hem TCK m. 188/3’te hem de m. 191/1’de yer alır. İki suç arasındaki fark yalnızca amaçtır: Madde satmak veya başkasına vermek için bulundurulmuşsa ticaret suçu, failin kendisi kullanmak için bulundurulmuşsa kullanma suçu söz konusudur. Ticaret suçunda alt sınır on yıl iken kullanma suçunda ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Kullanma suçunda ayrıca soruşturma aşamasında kamu davasının açılması beş yıl süreyle ertelenir ve kişi denetimli serbestlik ile tedavi yükümlülüklerine tabi tutulur (m. 191/2-3). Bu nedenle uyuşturucu dosyalarında savunmanın merkezinde çoğunlukla suç vasfı bulunur.
Ticaret suçundan yürütülen kovuşturmada eylemin yalnızca kullanmak için bulundurma niteliğinde olduğu anlaşılırsa, sanık hakkında TCK m. 191 hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir (m. 191/8).
Mahkemelerin dikkate aldığı olgular
Amaç doğrudan gözlemlenemeyeceği için mahkemeler bunu dış olgulardan çıkarır. Başlıcaları şunlardır:
- Ele geçirilen maddenin miktarı ve kişinin makul kullanım ihtiyacıyla oranı,
- Maddenin çeşidi; birden fazla türde maddenin birlikte bulunması,
- Maddenin satışa hazır biçimde paketlenmiş olması, paketleme malzemesi ve hassas terazi bulunması,
- Üzerde veya evde açıklanamayan miktarda nakit para bulunması,
- Hakkında ihbar, istihbari bilgi, fiziki veya teknik takip, iletişimin tespiti sonuçları ve alıcı tanık beyanları,
- Kişinin madde kullanıcısı olup olmadığı; kan, idrar veya saç tahlili sonuçları,
- Maddenin ele geçirildiği yer ve koşullar ile sanığın savunmasının tutarlılığı.
Bu olguların hiçbiri tek başına kesin sonuç doğurmaz; mahkeme bunları birlikte değerlendirir ve ticaret amacının şüpheden uzak biçimde ispatlanmasını arar. Şüphe hâlinde sanık lehine sonuca varılır.

Yargıtay kararlarından örnekler
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, aracının kaputunda hassas terazi, yirmi beş adet şeffaf poşet ve sentetik kannabinoid ele geçirilen sanık hakkında ilk derece mahkemesinin kullanmak için bulundurma suçundan verdiği mahkûmiyeti bozmuştur. Daire, sanığın tahlil sonucunun negatif çıkması, bütün aşamalarda uyuşturucu kullanmadığını beyan etmesi ve tanığın terazi ile poşetlerin sanığa ait olduğunu söylemesi karşısında eylemin ticaret suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 8. CD, E. 2024/13090, K. 2024/8827, T. 19/11/2024). Karar, sanığın kullanıcı olmadığına ilişkin savunmasının, kullanma suçu bakımından aleyhe sonuç doğurabileceğini göstermektedir.
Aynı Daire, sürücüsü olduğu araçta kokain, sentetik kannabinoid, esrar ve metamfetamin olmak üzere dört ayrı türde madde ile paketleme malzemeleri ve hassas terazi ele geçirilen sanık hakkındaki ticaret mahkûmiyetini oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oy yazısında ise sanığın bütün aşamalarda maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğunu savunduğu, miktar ve ele geçiriliş şekli dikkate alındığında satış amacını gösteren kuşku sınırını aşan delil bulunmadığı belirtilmiştir (Yargıtay 8. CD, E. 2024/5814, K. 2025/6292, T. 4/9/2025). Bu ayrışma, aynı olgulardan farklı sonuçlar çıkarılabildiğini ve savunmanın her olguyu ayrı ayrı tartışması gerektiğini göstermektedir.
Kişisel kullanım miktarının nasıl değerlendirildiği ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak incelenmektedir.
Etkin pişmanlık (TCK m. 192)
TCK m. 192, uyuşturucu suçları için iki aşamalı bir etkin pişmanlık düzenler:
- Haber alınmadan önce (m. 192/1): Suça iştirak etmiş kişi, resmî makamlar haber almadan önce diğer suç ortaklarını veya maddenin saklandığı ya da imal edildiği yerleri merciine bildirir ve bu bilgi suç ortaklarının yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini sağlarsa cezaya hükmolunmaz.
- Haber alındıktan sonra (m. 192/3): Kişi gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım ederse, ceza yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir. Bu indirimden yararlanmak için yardımın hüküm verilmeden önce yapılması gerekir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025 tarihli kararında bu hükmün koşullarını ayrıntılı olarak açıklamıştır. Kurula göre “suç ortakları” kavramı geniş yorumlanmalı; failin maddeyi satın aldığı veya sattığı kişiler de bu kavrama dahildir. Fıkralarda geçen “ve” bağlacı “veya” olarak anlaşılmalı; suç ortaklarının bildirilmesi ile maddenin ele geçirilmesinin sağlanmasından biri yeterlidir.
Somut olayda, önleme araması kapsamında yalnızca kimlik kontrolü yapılan bir otobüste, herhangi bir arama işlemine başlanmadan ve hakkında soruşturma bulunmadan önce görevlilere kutu içinde uyuşturucu bulunduğunu söyleyip maddeyi teslim eden sanık hakkında, cezasızlık sonucunu doğuran m. 192/1’in uygulanması gerektiğine karar verilmiş ve on iki yıl altı ay hapis cezası içeren hüküm bozularak sanığın tahliyesine hükmedilmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş; bazı üyeler yalnızca indirim öngören üçüncü fıkranın uygulanması gerektiğini savunmuştur (Yargıtay CGK, E. 2023/53, K. 2025/207, T. 14/5/2025).
Bu karar, ilk müdahale anındaki beyanların ve maddenin teslim edilme biçiminin olay tutanağına eksiksiz geçirilmesinin önemini ortaya koymaktadır.

Soruşturma ve kovuşturma
Tutuklama
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, CMK m. 100/3’te sayılan katalog suçlardandır. Bu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Bununla birlikte tutuklama kararı yine ölçülülük ilkesine tabidir ve adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin yetersiz kalacağının gerekçelendirilmesi gerekir.
Özel soruşturma tedbirleri
Bu suç bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki ağır tedbirlerin tamamına başvurulabilir:
- İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi (CMK m. 135/8),
- Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın gizli soruşturmacı görevlendirilmesi (CMK m. 139/7),
- Teknik araçlarla izleme (CMK m. 140),
- Taşınmazlara, hak ve alacaklara ve diğer malvarlığı değerlerine el koyma (CMK m. 128).
Bu tedbirlerin hâkim kararı, süre ve kapsam yönünden kanuna uygun olarak uygulanıp uygulanmadığı, elde edilen delillerin hukuka uygunluğu bakımından ayrıca denetlenmelidir.
Görevli mahkeme ve Yargıtay incelemesi
Suçun yargılaması ağır ceza mahkemesinde yapılır. Yargıtay’ın 29/6/2026 tarihli iş bölümü kararına göre uyuşturucu suçlarına ilişkin temyiz incelemesi 8. ve 10. Ceza Daireleri arasında paylaştırılmıştır.
Adli para cezası ve diğer yaptırımlar
Adli para cezasının hesabı
Adli para cezası, belirlenen gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılmasıyla hesaplanır. 7499 sayılı Kanun’la 2024’te yapılan değişiklikten sonra bir gün karşılığı en az 100, en çok 500 TL olarak belirlenir (TCK m. 52/2). Buna göre ülke içi fiillerde alt sınırdan belirlenen bin gün adli para cezası, en az 100.000 TL’ye karşılık gelir. Nitelikli hâllerdeki artırımlar adli para cezasına da gün üzerinden uygulanır (TCK m. 61/8).
Müsadere ve tüzel kişiler
Suça konu uyuşturucu maddeler ile suçun işlenmesinde kullanılan araçlar ve suçtan elde edilen kazanç TCK m. 54 ve 55 uyarınca müsadere edilir. Suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m. 189).
İnfaz rejimi
Mahkûmiyetin infazında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümleri uygulanır:
- Koşullu salıverilme: Yetişkin hükümlü bakımından süreli hapis cezalarındaki genel oran olan yarı uygulanır (m. 107/2).
- Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar: Koşullu salıverilme için cezanın üçte ikisinin infaz kurumunda geçirilmesi gerekir (m. 107/4).
- Çocuklar: Bu suçtan hapis cezasına mahkûm olan çocuklar için oran üçte ikidir. 7593 sayılı Kanun’la 2026’da yapılan değişiklikle, on beş yaşından küçükken geçirilen bir günün iki gün sayılması kuralı bu suç bakımından uygulanmaz (m. 107/2-g, 107/5).
- Denetimli serbestlik: Açık ceza infaz kurumunda bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlü, talebi hâlinde kalan süreyi denetimli serbestlik altında geçirebilir (m. 105/A).
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ticareti suçundan mahkûm olanların cezaları yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında infaz edilir (m. 9/2).
Sıkça Sorulan Sorular
Uyuşturucuyu para almadan arkadaşa vermek ticaret suçu mudur?
Evet. TCK m. 188/3’teki “başkalarına veren” ifadesi bedel aranmaksızın her türlü devri kapsar. Ücretsiz verme de ticaret suçunu oluşturur ve alt sınır on yıl hapistir.
Esrar ticaretinde ceza artırılır mı?
Esrar, m. 188/4-a’daki listede yer almadığından madde türü nedeniyle artırım yapılmaz. Ancak suçun okul veya ibadethane gibi yerlerin iki yüz metre yakınında, üç veya daha fazla kişiyle ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde diğer artırımlar uygulanır.
Uyuşturucu ticareti suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün müdür?
Ticaret suçunda alt sınır on yıl olduğundan, iki yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren HAGB kural olarak uygulanamaz. Ancak yargılama sonunda eylemin kullanmak için bulundurma suçu olduğu anlaşılırsa, TCK m. 191/8 uyarınca HAGB kararı verilir.
Yakalandıktan sonra suç ortaklarını bildirmek cezayı etkiler mi?
Etkiler. Haber alındıktan sonra gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına veya suç ortaklarının yakalanmasına yardım eden kişinin cezası, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir. Bilginin doğru ve sonuca etkili olması gerekir.
Polis kontrolünde uyuşturucuyu kendiliğinden teslim etmek etkin pişmanlık sayılır mı?
Somut koşullara bağlıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, arama işlemine başlanmadan ve hakkında soruşturma bulunmadan önce maddeyi kendiliğinden teslim eden sanık bakımından cezasızlık sonucunu doğuran m. 192/1’in uygulanması gerektiğine karar vermiştir. Arama başladıktan veya madde bulunduktan sonraki teslim ise bu sonucu doğurmaz.
Sonuç
TCK m. 188, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin üretiminden satışına kadar bütün ticari zinciri ağır cezalarla yaptırıma bağlar. Ülke içi fiillerde alt sınır on yıl olmakla birlikte madde türü, iki yüz metre kuralı, fail sayısı ve örgüt artırımlarıyla ceza otuz yıla kadar çıkabilir. Bu nedenle soruşturmanın başından itibaren suç vasfının ticaret mi kullanma mı olduğu, iki yüz metrelik mesafenin usulüne uygun ölçülüp ölçülmediği ve etkin pişmanlık koşullarının oluşup oluşmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
İlgili yazılar: Kullanmak İçin Bulundurma ile Ticari Maksatla Bulundurma Farkı, Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu (TCK 191), Uyuşturucu Suçlarında Hukuka Aykırı Arama, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), İnfaz Hesaplama. Kanunların güncel metni: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5275 sayılı İnfaz Kanunu (mevzuat.gov.tr).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
