Avukatlık Ücreti Nasıl Belirlenir? Ücret Sözleşmesi ve Sınırlar

Avukatlık hizmeti almayı düşünen kişilerin ilk sorularından biri ücretin nasıl belirlendiğidir. Avukatlık ücreti taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir; ancak 1136 sayılı Avukatlık Kanunu (Av.K.) bu serbestiye alt ve üst sınırlar getirmiştir. Yazılı sözleşme yapılmamışsa ücretin nasıl belirleneceği de kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Bu yazıda avukatlık ücretinin türleri, sözleşmenin şekli, kanuni sınırlar ve ücrete dâhil olmayan giderler açıklanmaktadır. Yıldan yıla değişen tarife tutarlarına bu yazıda yer verilmemiştir.

KISA CEVAP

  • Avukatlık ücreti taraflarca serbestçe kararlaştırılır; ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında olamaz (Av.K. m. 164/4).
  • Oransal ücret, dava değerinin yüzde 25’ini aşamaz; aşan sözleşme tavan miktarda geçerlidir (Av.K. m. 164/2, 163/2).
  • Sözleşmenin yazılı olması geçerlilik şartı değildir; yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır (Av.K. m. 163/1).
  • Yazılı sözleşme yoksa ücret, kazanılan kısım için dava değerinin yüzde 10’u ile yüzde 20’si arasında belirlenir (Av.K. m. 164/4).
  • Başka dava ve icra takipleri ile harç ve giderler, aksi kararlaştırılmadıkça ücrete dâhil değildir (Av.K. m. 173).

Ücretin tanımı ve iki ayrı ücret türü

Av.K. m. 164/1’e göre avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, avukatın iki çeşit ücret alacağı bulunduğunu belirtmiştir (Yargıtay HGK, E. 2018/940, K. 2021/350, T. 25.03.2021):

  • Akdi vekâlet ücreti: Avukat ile müvekkil arasındaki sözleşmeden doğar. Avukat bakımından hak, müvekkil bakımından borçtur.
  • Yasal (karşı taraf) vekâlet ücreti: Avukatla temsil edilme koşuluyla, yargılama sonunda haklı çıkan taraf lehine tarifeye göre hükmedilen ve yargılama gideri niteliğinde olan ücrettir.

Bu yazı akdi vekâlet ücretini konu almaktadır. Karşı taraf vekâlet ücreti ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

Avukatlık sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?

Av.K. m. 163/1 şu hükmü içerir: “Avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir. Avukatlık sözleşmesinin belli bir hukukî yardımı ve meblâğı yahut değeri kapsaması gerekir. Yazılı olmayan anlaşmalar, genel hükümlere göre ispatlanır.”

Buna göre yazılı şekil geçerlilik şartı değildir; sözlü anlaşma da geçerlidir. Ancak yazılı olmayan anlaşmaların ispatı genel hükümlere tabidir. Ayrıca yazılı sözleşme bulunmaması hâlinde kanun, aşağıda açıklanan özel bir hesaplama kuralı öngörmüştür.

Hukuk Genel Kurulu, yukarıda anılan kararında avukatın sadakat ve özen yükümlülüğü gereğince basiretli davranarak ücret sözleşmesini yazılı olarak düzenlemesi ve müvekkilini ödeyeceği ücret konusunda bilgilendirmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Sözleşmede bulunması gerekenler

Kanun, sözleşmenin belli bir hukuki yardımı ve belli bir meblağı veya değeri kapsamasını şart koşar (Av.K. m. 163/1). Uygulamada sözleşmede şu hususların açıkça yazılması uyuşmazlıkları önler:

  • Üstlenilen işin kapsamı (hangi dava, hangi aşama, icra takibi dâhil olup olmadığı),
  • Ücretin miktarı veya oranı ve ödeme zamanı,
  • Giderlerin kim tarafından ve nasıl karşılanacağı.

Yasaya aykırı olmayan şarta bağlı sözleşmeler de geçerlidir (Av.K. m. 163/1).

Kanuni sınırlar

Avukatlık ücretinin alt ve üst sınırları, yazılı sözleşme yoksa uygulanacak kural ve ücrete dâhil olmayanlar
Avukatlık ücretinin kanuni çerçevesi (Av.K. m. 163, 164, 173).

Alt sınır: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi

Av.K. m. 164/4’e göre avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Tarife, baroların önerileri dikkate alınarak Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca her yıl hazırlanır ve Adalet Bakanlığının onayı veya bir ay içinde karar vermemesiyle kesinleşir (Av.K. m. 168/1-2).

Avukat ücretsiz bir dava alırsa durum baro yönetim kuruluna bildirilir (Av.K. m. 164/4). 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la değişik Av.K. m. 135’e göre bu bildirimin yapılmaması uyarma cezasını (m. 135/1-m), asgari ücret tarifesinin altında ücret belirlenmesi veya tahsil edilmesi ise kınama cezasını (m. 135/2-n) gerektiren disiplin eylemleridir.

Üst sınır: yüzde yirmi beş

Yüzde yirmi beşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir (Av.K. m. 164/2). Avukatlık ücret tavanını aşan sözleşmeler, Kanunda belirtilen tavan miktarında geçerlidir (Av.K. m. 163/2). Yani tavanı aşan sözleşme tümüyle geçersiz olmaz, ücret tavana indirilir.

Yüzdeye dayalı sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz (Av.K. m. 164/3).

SınırKuralDayanak
Alt sınırAsgari ücret tarifesinin altında ücret kararlaştırılamazAv.K. m. 164/4
Üst sınırDeğerin yüzde 25’ini aşan oran kararlaştırılamaz; aşan sözleşme tavanda geçerlidirAv.K. m. 164/2, 163/2
Ayni ücret yasağıDava konusu mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı kararlaştırılamazAv.K. m. 164/3

Yazılı sözleşme yoksa ücret nasıl belirlenir?

Av.K. m. 164/4 uyarınca aşağıdaki hâllerde ücret, ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından belirlenir:

  • Ücretin kararlaştırılmamış olması,
  • Yazılı ücret sözleşmesinin bulunmaması,
  • Ücret sözleşmesinin belirgin olmaması veya tartışmalı olması,
  • Sözleşmenin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayılması.

Bu durumda değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde, asgari ücret tarifesinin altında olmamak koşuluyla, davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre müddeabihin (dava konusu değerin) yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir ücret belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise asgari ücret tarifesi uygulanır.

Hukuk Genel Kurulunun yorumu: harçlandırılan değer esas alınır

Hukuk Genel Kurulu, yazılı ücret sözleşmesi bulunmayan bir tapu iptali ve tescil davasında, akdi ücretin harca esas gösterilen dava değeri üzerinden mi, yoksa taşınmazın kesinleşme tarihindeki rayiç değeri üzerinden mi hesaplanacağını incelemiştir. Kurul, Av.K. m. 164/4’teki yüzde on ile yüzde yirmi oranlarının uygulanacağı müddeabihin, davada harcı yatırılan değer olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kurul ayrıca yazılı sözleşme yapmayan ve dava değeri konusunda müvekkilini uyarmayan avukatın kendi kusurundan hak elde edemeyeceğini vurgulamıştır (Yargıtay HGK, E. 2018/940, K. 2021/350, T. 25.03.2021).

Karar, yazılı sözleşme yapılmamasının ücret uyuşmazlığında avukat aleyhine sonuç doğurabileceğini ve dava değerinin doğru gösterilmesinin ücret hesabını doğrudan etkilediğini göstermektedir.

Ücrete dâhil olmayanlar

Başka işler ayrı ücrete tabidir

Av.K. m. 173/1’e göre sözleşmede aksine hüküm yoksa kararlaştırılan ücret yalnızca avukatın üzerine aldığı işin karşılığıdır. Karşı dava, bağlantılı veya ilişkili olsa bile başka dava ve icra takipleri ile diğer hukuki yardımlar ayrı ücrete tabidir.

Giderler müvekkile aittir

İşin yapılması veya sonucunun alınması için gerekli bütün vergi, resim, harç ve giderler iş sahibinin sorumluluğundadır. Bu harcamaların avukat tarafından yapılabilmesi için iş sahibinin yeterli avans vermesi gerekir. Avukatın iş için yapacağı yolculuk masrafları ve bulunduğu yerden ayrılma tazminatı, anlaşma gereğince iş sahibi tarafından ayrıca ödenir (Av.K. m. 173/2).

Peşin ücret ödenmezse

Anlaşmaya göre avukata peşin verilmesi gereken ücret ödenmezse avukat işe başlamak zorunda değildir; bu nedenle doğabilecek sorumluluk iş sahibine aittir (Av.K. m. 174/3).

Birden fazla müvekkil

İş sahibinin birden çok olması hâlinde her biri avukatlık ücretinin ödenmesinden müteselsil borçlu sayılır. Taraflar arasında sulh veya başka bir anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde ise her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesinden müteselsilen sorumludur (Av.K. m. 165).

Birden fazla avukatın aynı işi takip etmesi

Avukat, vekâletnamede başkasını tevkil yetkisi varsa işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir (Av.K. m. 171/2). Bu durumda ücret bakımından Av.K. m. 171/4’te özel bir kural vardır: Avukat işe başka avukatları da katmışsa bundan dolayı ayrı bir ücret isteyemez; işi birlikte takip eden avukat da müvekkilden herhangi bir ücret isteyemez. İş tamamen başka bir avukata bırakılmışsa, tevkil eden ve tevkil olunan avukatlar ücret sözleşmesindeki miktarı aşmamak şartıyla ücret talep edebilir. Dolayısıyla tevkil, müvekkilin ödeyeceği toplam ücreti kendiliğinden artırmaz.

Ücret alacağının güvenceleri

Kanun, avukatın ücret alacağını bazı güvencelere bağlamıştır:

  • Hapis hakkı: Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun adına aldığı malları, parayı ve diğer kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar kendi alacağı oranında elinde tutabilir (Av.K. m. 166/1).
  • Rüçhan hakkı: Avukat, sözleşmeyle kararlaştırılan ve hâkim tarafından takdir olunan ücreti için, kendi çalışması sonucunda müvekkilin kazandığı mallar ve ilam gereğince karşı taraftan tahsil edilecek para üzerinde diğer alacaklılara göre öncelik hakkına sahiptir. Bu hak, vekâletnamenin düzenlenme tarihine göre sıra alır (Av.K. m. 166/2).

Bu güvencelerin sınırı da kanunda çizilmiştir: Müvekkile ait değerlerin hapis hakkı sınırlarını aşacak şekilde verilmemesi, kınama cezası gerektiren bir disiplin eylemidir (Av.K. m. 135/2-o).

Baro başkanınca belirlenen ücret

İşi iki avukat tarafından reddedilen kişi, kendisine bir avukat tayinini baro başkanından isteyebilir. Tayin olunan avukat, baro başkanı tarafından belirlenen ücret karşılığında işi takip etmek zorundadır (Av.K. m. 37/2-3). Bu durumda ücret taraflarca değil, baro başkanınca belirlenir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sözlü olarak kararlaştırılan avukatlık ücreti geçerli midir?
Geçerlidir; ancak yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır (Av.K. m. 163/1). Yazılı sözleşme bulunmadığında ücret, Av.K. m. 164/4’teki kurala göre belirlenebilir.

Avukat, asgari tarifenin altında ücretle çalışabilir mi?
Asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz (Av.K. m. 164/4). Ücretsiz iş alınması ise mümkündür; bu durumda baro yönetim kuruluna bildirim yapılır.

Kazanılacak paranın yarısı avukata verilebilir mi?
Verilemez. Oransal ücret yüzde yirmi beşi aşamaz; aşan sözleşme tavan miktarda geçerlidir (Av.K. m. 164/2, 163/2).

Davadan sonra açılan icra takibi için ayrı ücret ödenir mi?
Sözleşmede aksine hüküm yoksa kararlaştırılan ücret yalnızca üstlenilen işin karşılığıdır; bağlantılı olsa bile başka dava ve icra takipleri ayrı ücrete tabidir (Av.K. m. 173/1).

Avukatlık ücretine KDV ve benzeri vergiler dâhil midir?
Vergilendirmeye ilişkin hususlar Avukatlık Kanunu’nda değil vergi mevzuatında düzenlenmiştir. Sözleşmede ücretin vergiler dâhil mi hariç mi belirlendiğinin açıkça yazılması uyuşmazlıkları önler.

Sonuç

Avukatlık ücreti taraflarca serbestçe kararlaştırılır; ancak ücret asgari tarifenin altında olamaz ve oransal ücret yüzde yirmi beşi aşamaz. Yazılı sözleşme şart değildir, fakat yazılı sözleşme bulunmadığında ücret kanundaki özel kurala göre belirlenir ve ispat güçlükleri doğabilir. İşin kapsamının, ücretin ve giderlerin yazılı sözleşmede açıkça gösterilmesi, avukat ile müvekkil arasındaki ilişkinin sağlıklı yürümesini sağlar. Avukatlık sözleşmesine ilişkin sorular için büromuzdan bilgi alınabilir.

İlgili yazılar: Karşı Vekâlet Ücreti Kime Aittir?, Avukat Azli: Avukat Değiştirmek Mümkün mü?, Savcılığa Şikâyet Dilekçesi Örneği ve Yazım Esasları (2026)

Mevzuat: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu.

Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.