Karşı Vekâlet Ücreti Kime Aittir? (Avukatlık Kanunu m. 164)

Avukatla takip edilen bir dava sonunda mahkeme, kararında haksız çıkan tarafın karşı tarafa bir avukatlık ücreti ödemesine hükmeder. Uygulamada “karşı vekâlet ücreti” olarak adlandırılan bu tutarın müvekkile mi yoksa avukata mı ait olduğu, avukatlık hizmetiyle ilgili en sık sorulan sorulardandır. Bu yazıda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu (Av.K.) ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri çerçevesinde karşı vekâlet ücretinin niteliği, kime ait olduğu, nasıl belirlendiği ve tahsili açıklanmaktadır.

KISA CEVAP

  • Mahkemenin kararla haksız çıkan tarafa yüklediği vekâlet ücreti avukata aittir (Av.K. m. 164/son).
  • Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.
  • Ücret tarifeye göre belirlenir; tarifedeki miktardan az ve üç katından fazla olamaz (Av.K. m. 169).
  • Karşı vekâlet ücreti, müvekkilin avukatla yaptığı sözleşmeden doğan ücretten ayrıdır.
  • Avukatla temsil edilmeyen taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez (HMK m. 323/1-ğ).

İki ayrı ücret: sözleşme ücreti ve karşı vekâlet ücreti

Avukatlık hizmetinde iki farklı ücret söz konusudur.

Sözleşme ücreti (akdi ücret): Müvekkil ile avukat arasındaki avukatlık sözleşmesine dayanır. Av.K. m. 164/1, avukatlık ücretini “avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğ veya değer” olarak tanımlar. Bu ücreti müvekkil öder.

Karşı vekâlet ücreti (yargılama gideri niteliğindeki ücret): Mahkemenin kararla, tarifeye dayanarak davada haksız çıkan tarafa yüklediği ücrettir. HMK m. 323/1-ğ, “vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti”ni yargılama giderleri arasında sayar. HMK m. 330’a göre vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti taraf lehine hükmedilir. Yargılama giderleri, kanunda yazılı hâller dışında aleyhine hüküm verilen taraftan alınır (HMK m. 326/1).

Bu iki ücret birbirinin yerine geçmez. Sözleşme ücreti müvekkil ile avukat arasındaki ilişkiden, karşı vekâlet ücreti ise davanın sonucundan doğar.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da avukatın iki çeşit ücret alacağı bulunduğunu belirtmiştir. Kurula göre sözleşmeden doğan ücrete “akdi vekâlet ücreti”, kaynağını kanundan alan ve yargılama sonunda karşı taraftan tahsiline karar verilen ücrete ise “yasal vekâlet ücreti” veya “karşı taraf vekâlet ücreti” denir. Karşı taraf vekâlet ücreti, haklı olduğu davada kendisini avukatla savunmak zorunda kalan kişinin yaptığı masrafın haksız çıkan taraftan alınarak zararının giderilmesini amaçlar (Yargıtay HGK, E. 2018/940, K. 2021/350, T. 25.03.2021).

Kanunun açık hükmü: karşı vekâlet ücreti avukata aittir

Karşı vekâlet ücretinin doğuşu, miktarı, sahibi ve takas ile haciz yasağı
Karşı vekâlet ücretinin hukuki niteliği (Av.K. m. 164-169; HMK m. 323, 330).

Av.K. m. 164’ün son fıkrası şu hükmü içerir: “Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”

Bu hükümden üç sonuç çıkar:

  1. Mahkeme kararında vekâlet ücreti şeklen taraf lehine yazılsa da (HMK m. 330) bu ücret, davayı takip eden avukata aittir.
  2. Karşı taraf, davayı kazanan iş sahibinden olan bir alacağını bu ücretle takas ve mahsup edemez.
  3. İş sahibinin alacaklıları, iş sahibinin borcu nedeniyle bu ücreti haczettiremez.

Yargıtay uygulaması: takas ve mahsup yasağı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ilama dayalı vekâlet ücreti alacağı için başlatılan takipte borçluların, aynı ilamda kendi lehlerine hükmedilen alacaklarla takas ve mahsup talep ettiği bir dosyayı incelemiştir. İcra mahkemesi talebi kabul etmiştir. Daire, Av.K. m. 164’ün son fıkrasına dayanarak ilama dayalı vekâlet ücreti alacağının takas ve mahsuba konu edilemeyeceğini belirtmiştir. Vekâlet ücreti alacaklılarının bu yasal haktan vazgeçebileceğini, ancak dosyada buna yönelik bir rıza beyanı bulunmadığını tespit etmiş ve kararı bozmuştur (Yargıtay 12. HD, E. 2018/1932, K. 2018/5296, T. 28.05.2018).

Karar, takas ve mahsup yasağının avukat lehine bir koruma olduğunu ve ancak avukatın açık rızasıyla aşılabileceğini göstermektedir.

Karşı vekâlet ücretinin miktarı nasıl belirlenir?

Karşı vekâlet ücretinin miktarını taraflar değil mahkeme belirler. Bu konuda kanunda üç temel kural bulunmaktadır:

KuralDayanak
Mahkemenin karşı tarafa yükleyeceği ücret, tarifedeki miktardan az ve üç katından fazla olamaz.Av.K. m. 169
Ücretin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.Av.K. m. 168/son
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca hazırlanır ve Adalet Bakanlığının onayı ya da süresinde karar vermemesiyle kesinleşir.Av.K. m. 168/1-2

Tarife her yıl yeniden belirlendiğinden tutarlar yıldan yıla değişir. Bu nedenle somut bir davada hükmedilecek ücret, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre hesaplanır.

Karşı vekâlet ücretinin tahsili

İlamda adı yazılı avukata bildirim zorunluluğu

Av.K. m. 166/3 uyarınca bir ilamın cebri icra yoluyla infazına girişildiğinde icra dairesi, takip talebinde bulunan tarafın ilamda adı yazılı avukatına, icra emriyle aynı zamanda düzenleyeceği bir bildiriyi derhâl tebliğ eder. Bu bildiri tebliğ edilmedikçe icranın sonraki aşamalarına geçilemez. Hüküm, vekâlet ücretinin sahibi olan avukatın tahsil sürecinden haberdar olmasını güvence altına alır.

Avukatın hapis ve rüçhan hakkı

Av.K. m. 166/1’e göre avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun adına aldığı malları, parayı ve diğer kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar kendi alacağı oranında elinde tutabilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, avukata sözleşmeyle kararlaştırılan ve hâkim tarafından takdir olunan ücreti için, kendi çalışması sonucunda müvekkilin kazandığı mallar ve ilam gereğince karşı taraftan tahsil edilecek para üzerinde diğer alacaklılara karşı rüçhan (öncelik) hakkı tanır. İş sahibinin iflası hâlinde de avukatın vekâlet ücreti alacağı rüçhanlıdır.

Rüçhan hakkı, vekâletnamenin düzenlenme tarihine; vekâletname genel ise iş sahibi adına ücret konusu işten dolayı yapılan ilk resmî başvuru tarihine göre sıra alır (Av.K. m. 166/2). Avukatın ölümü hâlinde mirasçılarına geçen avukatlık ücreti alacakları da rüçhanlıdır (Av.K. m. 166/4).

Sulh ve anlaşma hâlinde

Taraflar arasında sulh veya başka bir anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf, avukatlık ücretinin ödenmesinden müteselsil borçlu sayılır (Av.K. m. 165). Bu hüküm, tarafların avukatı devre dışı bırakarak uyuşmazlığı kendi aralarında sona erdirmesi hâlinde avukatın ücret alacağını korur.

Avukat azledilirse karşı vekâlet ücreti ne olur?

Avukatın haklı bir sebep olmaksızın azledilmesi hâlinde ücretin tamamı verilir. Avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse ücretin ödenmesi gerekmez (Av.K. m. 174/2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, haksız azil hâlinde avukatın vekâlet ücretinin tamamının, dava lehe sonuçlanıp kesinleşmiş gibi muaccel hâle geleceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, E. 2017/2140, K. 2021/1288, T. 21.10.2021). Azlin haklı olup olmadığı ve sonuçları ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

Avukatla temsil edilmeyen tarafa vekâlet ücreti verilir mi?

HMK m. 323/1-ğ, vekâlet ücretini yalnızca “vekille takip edilen davalarda” yargılama gideri olarak sayar. Davasını kendisi takip eden tarafın lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu tarafın yargılama giderleri arasında, hazır bulunduğu günlere ait gündelik, yol ve konaklama giderleri için hâkimin takdir edeceği miktar yer alır (HMK m. 323/1-g).

Ücretin kime ait olduğu sözleşmeyle değiştirilebilir mi?

Av.K. m. 164’ün son fıkrası, karşı vekâlet ücretinin avukata ait olduğunu açıkça düzenler. Kanunda bu ücretin müvekkile bırakılabileceğine ilişkin bir hüküm yoktur. Bununla birlikte avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir ve yasaya aykırı olmayan şarta bağlı sözleşmeler geçerlidir (Av.K. m. 163/1). Yukarıda anılan 12. Hukuk Dairesi kararı da avukatın takas ve mahsup yasağından kendi rızasıyla vazgeçebileceğini kabul etmektedir. Bu nedenle ücretle ilgili her türlü özel düzenlemenin yazılı sözleşmeye açıkça yazılması, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları önler. Yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır (Av.K. m. 163/1).

Pratik bilgiler

  • Karşı vekâlet ücretini kim öder? Davada haksız çıkan taraf öder (HMK m. 326/1). Taraflardan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme yargılama giderlerini haklılık oranına göre paylaştırır (HMK m. 326/2).
  • Ücret nereden tahsil edilir? Kararın icrası yoluyla, karşı taraftan tahsil edilir. İlamda adı yazılı avukata icra dairesince bildirim yapılır (Av.K. m. 166/3).
  • Müvekkil ücreti kendisi tahsil ederse ne olur? Kanun, ücretin avukata ait olduğunu açıkça düzenlediğinden avukat bu tutarı talep edebilir. Somut uyuşmazlığın çözümü, taraflar arasındaki sözleşmeye ve dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir.
  • Ücret haczedilebilir mi? İş sahibinin borcu nedeniyle haczedilemez (Av.K. m. 164/son).

Sıkça Sorulan Sorular

Karşı vekâlet ücreti, avukata ödenen sözleşme ücretinden düşülür mü?
Kanun iki ücreti ayrı düzenler: Sözleşme ücreti müvekkil ile avukat arasındaki sözleşmeye (Av.K. m. 163, 164/1-2), karşı vekâlet ücreti ise mahkeme kararına ve tarifeye dayanır (Av.K. m. 164/son, 169). Taraflar arasında farklı bir düzenleme yapılıp yapılmadığı sözleşmeye göre belirlenir.

Dava kısmen kazanılırsa vekâlet ücreti nasıl hesaplanır?
HMK m. 326/2 uyarınca yargılama giderleri, dolayısıyla vekâlet ücreti de tarafların haklılık oranına göre paylaştırılır. Bu durumda her iki taraf lehine de vekâlet ücretine hükmedilebilir.

Mahkeme tarifenin altında vekâlet ücretine hükmedebilir mi?
Hükmedemez. Av.K. m. 169’a göre karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, tarifedeki miktardan az ve üç katından fazla olamaz.

Karşı taraf, kazanan taraftan olan alacağını vekâlet ücretinden düşebilir mi?
Düşemez. Av.K. m. 164’ün son fıkrası, bu ücretin iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemeyeceğini öngörür. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de avukatın rızası bulunmadıkça takas ve mahsup talebinin reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Sonuç

Mahkemenin davada haksız çıkan tarafa yüklediği vekâlet ücreti, Av.K. m. 164’ün son fıkrası uyarınca davayı takip eden avukata aittir. Bu ücret, müvekkil ile avukat arasındaki sözleşme ücretinden ayrıdır; tarifeye göre belirlenir, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez ve haczedilemez. Ücretle ilgili özel düzenlemelerin yazılı sözleşmede açıkça yer alması, taraflar arasında uyuşmazlık çıkmasını önler. Somut bir dosyada vekâlet ücretine ilişkin değerlendirme için büromuzdan bilgi alınabilir.

İlgili yazılar: Avukatlık Ücreti Nasıl Belirlenir?, Davayı Kaybeden Karşı Tarafın Avukatlık Ücretini Öder mi?, Avukat Azli: Avukat Değiştirmek Mümkün mü?, Savcılığa Şikâyet Dilekçesi Örneği ve Yazım Esasları (2026)

Mevzuat: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.

Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.