Bir davanın hangi mahkemede açılacağı, davanın esasından önce çözülmesi gereken bir sorudur. Görevsiz mahkemede açılan dava aylarca sürdükten sonra usulden reddedilebilir. Aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar için bu sorunun cevabı 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesindedir. Madde, Türk Medenî Kanununun aile hukukunu düzenleyen İkinci Kitabından doğan dava ve işleri, vesayet hükümleri hariç olmak üzere aile mahkemesine verir.
KISA CEVAP
- Aile mahkemesi, Türk Medenî Kanununun İkinci Kitabından doğan dava ve işlere bakar.
- Boşanma, ayrılık, evliliğin butlanı, nafaka, velayet, kişisel ilişki, mal rejimi, soybağı ve evlat edinme bu kapsamdadır.
- İkinci Kitabın Üçüncü Kısmı olan vesayet hükümleri kapsam dışıdır; vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir.
- Aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi de aile mahkemesinin görevidir.
- Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar.
- Görev kamu düzenindendir; mahkeme görevsizliği kendiliğinden gözetir.
Kanun metni
4787 sayılı Kanun m. 4
Aile mahkemeleri, aşağıdaki dava ve işleri görürler: 1. 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler, 2. 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi, 3. Kanunlarla verilen diğer görevler.
Aile mahkemesinde görülen davalar

Türk Medenî Kanununun İkinci Kitabı “Aile Hukuku” başlığını taşır ve üç kısımdan oluşur: evlilik hukuku, hısımlık ve vesayet. Kanun koyucu ilk iki kısımdan doğan uyuşmazlıkları aile mahkemesine vermiştir. Uygulamada en sık karşılaşılan davalar şunlardır:
- Nişanlanma: Nişanın bozulmasından doğan maddi ve manevi tazminat ile hediyelerin geri verilmesi davaları.
- Evlilik: Evliliğin mutlak veya nispi butlanla iptali, boşanma ve ayrılık davaları.
- Evliliğin genel hükümleri: Evlilik birliğinin korunması için hâkimin müdahalesi, aile konutu şerhi ve eşin soyadına ilişkin uyuşmazlıklar.
- Mal rejimi: Edinilmiş mallara katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı davaları.
- Çocuk: Velayet, kişisel ilişki kurulması, iştirak nafakası, soybağının kurulması ve reddi, babalık ve evlat edinme.
- Nafaka: Tedbir, yoksulluk ve yardım nafakası ile nafakanın artırılması veya kaldırılması.
Yabancı boşanma kararları
Yurt dışında verilmiş bir boşanma veya velayet kararının Türkiye’de sonuç doğurabilmesi için tanınması veya tenfizi gerekir. 4787 sayılı Kanun bu davaları da aile mahkemesine verir. Tanıma davası, özellikle yurt dışında boşanan bir kişinin Türkiye’deki nüfus kaydını düzeltmesi için önem taşır.
Kapsam dışı kalan işler
Vesayet: Türk Medenî Kanununun İkinci Kitabının Üçüncü Kısmı vesayet hükümlerini içerir. Bu hükümlerden doğan işler aile mahkemesinin görev alanı dışındadır. Kanun vesayet makamı olarak sulh hukuk mahkemesini, denetim makamı olarak asliye hukuk mahkemesini belirlemiştir (TMK m. 397). Kısıtlama, vasi atanması ve vasinin işlemlerine izin verilmesi bu nedenle sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Miras: Mirasçılık belgesi, tenkis, muris muvazaası ve vasiyetnamenin iptali gibi davalar Medenî Kanunun Üçüncü Kitabına dayanır. Bu davalar eşler veya akrabalar arasında görülse bile aile mahkemesinin değil, genel hükümlere göre görevli mahkemenin işidir.
Yargıtay kararı
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2017 tarihli kararına konu olayda, ikinci evliliğinden önce dul olan bir kadın, boşandıktan sonra bekârlık soyadını taşımak için izin istemiştir. Medenî Kanuna göre boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır; kadın evlenmeden önce dul idiyse bekârlık soyadını taşıması hâkimin iznine bağlıdır (TMK m. 173/1). Aile mahkemesi ve asliye hukuk mahkemesi ayrı ayrı görevsizlik kararı vermiş, dosya yargı yeri belirlenmesi için Yargıtaya gönderilmiştir. Daire, istemin Medenî Kanunun aile hukuku hükümlerinden doğduğunu belirterek şu sonuca varmıştır:
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 09.02.2017 tarihli, E. 2016/14868, K. 2017/1002 sayılı kararı
Bu durumda, davanın 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince, aile mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Karar, görev belirlenirken davanın taraflarına değil, dayandığı hukuki ilişkiye bakıldığını göstermektedir. Talep aile hukukundan doğuyorsa evlilik sona ermiş olsa bile dava aile mahkemesinde görülür. Daire, HMK m. 21 ve 22 uyarınca aile mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir.
Aile mahkemesi bulunmayan yerler
Aile mahkemeleri her ilde ve merkez nüfusu yüz bini aşan ilçelerde kurulur (4787 sayılı Kanun m. 2). Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar. Bu durumda dilekçede davanın “aile mahkemesi sıfatıyla” görülmesinin istendiği belirtilir. Mahkeme aynı olsa da aile mahkemesine özgü usul kuralları uygulanır.
Görevsizlik ve süre
Görev kamu düzenindendir (HMK m. 1). Mahkemenin görevli olması dava şartıdır ve davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır (HMK m. 114, 115). Görevsizlik kararı verilirse taraflardan biri, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istemelidir. Bu süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır (HMK m. 20). Bu sonuç özellikle hak düşürücü süreye bağlı davalarda telafisi güç kayıplara yol açabilir.
Sıkça sorulan sorular
Boşanmadan sonra açılan mal paylaşımı davası hangi mahkemede görülür?
Mal rejiminin tasfiyesi Medenî Kanunun aile hukuku kısmında düzenlendiğinden, boşanma kesinleştikten sonra açılsa bile aile mahkemesinde görülür.
Eşler arasındaki ortak taşınmazın satışı için hangi mahkemeye gidilir?
Paylı mülkiyetteki bir taşınmazın ortaklığının giderilmesi eşya hukukuna dayanır ve sulh hukuk mahkemesinin görevindedir. Ancak mal rejimi tasfiyesiyle bağlantılı talepler ayrıca aile mahkemesinde ileri sürülebilir.
Ev içi şiddet nedeniyle koruma kararı hangi mahkemeden istenir?
6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler aile mahkemesi hâkiminden istenir. Bu görev, 4787 sayılı Kanunun “kanunlarla verilen diğer görevler” bendi kapsamındadır.
Yanlış mahkemede açılan dava tamamen kaybedilir mi?
Kaybedilmez. Mahkeme görevsizlik kararı verir; süresinde başvurulursa dosya görevli mahkemeye gönderilir ve dava orada devam eder.
Dava açmadan önce
Dava dilekçesi hazırlanırken talebin hangi kanun hükmüne dayandığı belirlenmelidir. Aile hukukundan doğan bir talep ile eşya veya miras hukukundan doğan bir talep aynı dilekçede birleştirildiğinde görev sorunu çıkabilir. Bu durumda talepleri ayrı davalar hâlinde, görevli mahkemelerde açmak çoğu zaman daha güvenlidir.
Mevzuat: 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
