Boşanma ve velayet uyuşmazlıklarında en çok sorulan konulardan biri, anne veya babanın çocuğu diğer taraftan alıp götürmesinin suç olup olmadığıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 234. maddesi bu soruya dar bir cevap verir: Suçu herkes değil, yalnızca velayet yetkisi elinden alınmış ana veya baba ile üçüncü derece dahil kan hısımları işleyebilir. Üçüncü fıkra ise evden kaçan çocuğu ailesine haber vermeden yanında tutan herkesi kapsar. Suç uzlaştırma kapsamındadır.
KISA CEVAP
- Velayet yetkisi elinden alınmış ana-baba veya üçüncü derece dahil kan hısmı, on altı yaşını bitirmemiş çocuğu cebir veya tehdit olmadan kaçırır ya da alıkoyarsa üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 234/1).
- Cebir veya tehdit kullanılırsa ya da çocuk on iki yaşını bitirmemişse ceza bir kat artırılır (m. 234/2).
- Kanuni temsilcisinin bilgisi dışında evi terk eden çocuğu, ailesine veya yetkili makamlara haber vermeden yanında tutan kişi, şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır (m. 234/3).
- Suç uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253/1-b-10).
- Velayeti kaldırılmamış ana veya babanın çocuğu yanında tutması bu suçu oluşturmaz; çözüm aile mahkemesindedir.
Kanun metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 234/1
Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Suçun unsurları
Fail. Birinci fıkra özgü bir suç düzenler. Fail ya velayet yetkisi mahkeme kararıyla elinden alınmış ana veya baba ya da büyükanne, büyükbaba, kardeş, amca, dayı, hala, teyze gibi üçüncü derece dahil kan hısmıdır. Velayeti devam eden ana veya baba bu fıkranın faili olamaz.
Mağdur. On altı yaşını bitirmemiş çocuktur. Çocuk on iki yaşını bitirmemişse ceza bir kat artırılır.
Hareket. Çocuğun veli, vasi veya bakım ve gözetimini üstlenen kişinin yanından kaçırılması ya da bu kişiye teslim edilmemesi suretiyle alıkonulmasıdır. Hafta sonu kişisel ilişki için alınan çocuğun süre bitiminde geri getirilmemesi alıkoyma sayılabilir.
Cebir veya tehdit. Birinci fıkradaki suç cebir veya tehdit olmaksızın işlenir. Kapıyı zorlamak, çocuğu bakıcının elinden çekip almak ya da “çocuğu bir daha göremezsin” gibi sözler ikinci fıkradaki ağırlaştırıcı hâli oluşturur.
Velayet kararı yoksa ne olur?
Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır (TMK m. 336/1). Boşanma davası sürerken veya ayrı yaşayan evli eşler arasında, velayeti elinden alınmamış ana veya babanın çocuğu yanına alması TCK 234/1 kapsamında değildir. Bu durumda aile mahkemesinden geçici velayet ve çocuğun teslimi kararı istenir. Mahkeme kararına rağmen çocuğun teslim edilmemesi hâlinde, kararın yerine getirilmesi için adliyedeki ilgili birimlere başvurulur. Çocuk teslimine ilişkin İcra ve İflas Kanunu’ndaki eski hükümler 7343 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Velayet davasını sitemizdeki “Velayet Davası ve Velayetin Değiştirilmesi” yazısında anlattık.
Evden kaçan çocuğu yanında tutma (m. 234/3)
Üçüncü fıkranın faili herkes olabilir. Çocuğun kendi isteğiyle evi terk etmiş olması ve failin yanında rızasıyla kalması sonucu değiştirmez. Belirleyici olan, failin aileyi veya yetkili makamları haberdar etmemesidir. Bu fıkradaki suç şikâyete bağlıdır; şikâyet süresi fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır (TCK m. 73/1).
On beş yaşını bitirmemiş bir çocuğun rızası hukuken geçerli kabul edilmediğinden, somut olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m. 109) gibi daha ağır suçlar da gündeme gelebilir. Bu suçu sitemizdeki Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK 109) yazısında anlattık.
Yargıtay uygulamasında öne çıkan ilkeler
- Birinci fıkradaki suç özgü suçtur; failin velayet yetkisi elinden alınmış ana-baba veya üçüncü derece dahil kan hısmı olup olmadığı nüfus kayıtları ve velayet kararıyla tespit edilmelidir.
- Velayet konusunda henüz kesin bir karar bulunmayan, boşanma davası süren eşler arasındaki çocuk uyuşmazlıklarında bu fıkranın şartları oluşmaz.
- Üçüncü fıkradaki suçta korunan hukuki yarar, ailenin çocuk üzerindeki gözetim hakkıdır; şikâyet hakkı da kanuni temsilciye aittir.
- On beş yaşından küçük çocuğun rızası hukuken geçerli olmadığından, somut olayın özelliğine göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu da ayrıca tartışılır.
Cezalar bir bakışta
| Hâl | Hüküm | Ceza |
|---|---|---|
| Cebir veya tehdit olmadan kaçırma ya da alıkoyma | m. 234/1 | 3 ay – 1 yıl hapis |
| Cebir veya tehditle ya da 12 yaşından küçük çocuğa karşı | m. 234/2 | Ceza bir kat artırılır |
| Evden kaçan çocuğu haber vermeden yanında tutma | m. 234/3 | Şikâyet üzerine 3 ay – 1 yıl hapis |
Süreç

- Kolluğa bildirim: Çocuğun alınıp götürüldüğü öğrenildiğinde derhâl kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurulur. Velayet kararı ve kişisel ilişki kararı dilekçeye eklenir.
- Çocuğun bulunması: Savcılık çocuğun yerinin tespiti için kolluğa talimat verir. Çocuk bulunduğunda veliye teslim edilir.
- Uzlaştırma: Suç uzlaştırma kapsamında olduğundan dosya önce uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
- Yargılama: Uzlaşma olmazsa asliye ceza mahkemesinde yargılama yapılır.
- Aile mahkemesi: Ceza dosyasından bağımsız olarak velayetin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir.
Çocuk yurt dışına götürülürse
Çocuğun velayet hakkı olan ebeveynin rızası olmadan yurt dışına götürülmesi ya da orada alıkonulması hâlinde, ceza soruşturmasının yanında 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yönlerine İlişkin Kanun uyarınca çocuğun iadesi talep edilebilir. Başvuru Adalet Bakanlığına yapılır. Bu yolda zaman kritik önemdedir; kaçırmadan itibaren bir yıl geçmeden başvurulması çocuğun iadesini kolaylaştırır.
Sıkça sorulan sorular
Velayeti annede olan çocuğu baba okuldan alıp götürürse suç oluşur mu?
Babanın velayeti mahkeme kararıyla elinden alınmışsa ve çocuk on altı yaşından küçükse TCK 234/1 kapsamında suç oluşur. Çocuk on iki yaşından küçükse ceza bir kat artırılır.
Kişisel ilişki süresi bitince çocuğun geri getirilmemesi suç mudur?
Velayeti elinden alınmış ebeveynin çocuğu teslim etmemesi alıkoyma niteliği taşıyabilir. Bunun yanında aile mahkemesinden kişisel ilişkinin kısıtlanması istenebilir.
Büyükannenin torununu annesine teslim etmemesi bu suçu oluşturur mu?
Büyükanne ikinci derece kan hısmıdır ve birinci fıkranın faili olabilir. Çocuğun veli veya bakım görevlisinin yanından alıkonulması hâlinde suç oluşur.
Şikâyetten vazgeçmek davayı sona erdirir mi?
Yalnızca üçüncü fıkradaki suç şikâyete bağlıdır. Birinci ve ikinci fıkradaki suçlarda şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez; ancak uzlaşma sağlanırsa dava sona erer.
Değerlendirme
TCK 234, velayet uyuşmazlıklarında ceza hukukunun sınırlı bir rol oynadığını gösterir. Velayet kararı bulunmadan yapılan şikâyetler genellikle kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanır. Bu nedenle önce aile mahkemesinden geçici velayet ve kişisel ilişki kararı alınması, ardından gerekirse ceza yoluna başvurulması daha etkili bir yoldur.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 5717 sayılı Kanun.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
