İddianamenin Değerlendirilmesi ve Kabulü: Kovuşturmanın Başlaması (CMK 174-175)

Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemesi, ceza davasının açılması için yeterli değildir. İddianame mahkemeye verildikten sonra mahkeme, onu ve soruşturma evrakını inceleyerek ya iade eder ya da kabul eder. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174 ve 175. maddeleri bu ara aşamayı düzenler. Kabul ile birlikte soruşturma evresi sona erer, kamu davası açılmış olur ve şüpheli artık “sanık” sıfatını kazanır.

KISA CEVAP

  • Mahkeme, iddianame ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde değerlendirme yapar (CMK 174/1).
  • İade sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır; suçun hukuki nitelendirmesi nedeniyle iade yapılamaz.
  • On beş gün içinde iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (CMK 174/3).
  • İddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar (CMK 175/1).
  • Kabulden sonra mahkeme duruşma gününü belirler ve hazır bulunması gerekenleri çağırır.
  • İade kararına karşı yalnızca Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.

Kanun metni

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 174/2-5 ve 175

(174/2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. (174/3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. (174/4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. (174/5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir. (175/1) İddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. (175/2) Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır.

Değerlendirme aşaması

İddianamenin Değerlendirilmesi ve Kabulü bilgi grafiği

Süre. Mahkeme, iddianame ve soruşturma evrakının kendisine verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde bütün belgeleri inceler. Uygulamada iddianame, mahkemede “iddianamenin değerlendirilmesi defteri”ne kaydedilir ve süre bu kayıtla takip edilir.

İade sebepleri. CMK 174/1’e göre iddianame şu hâllerde iade edilir:

  • CMK 170’teki içerik şartlarına aykırı düzenlenmişse,
  • Suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmişse,
  • Önödeme, uzlaştırma veya seri muhakeme usulüne tabi olduğu açıkça anlaşılan işte bu usuller uygulanmadan düzenlenmişse,
  • İzne veya talebe bağlı suçlarda izin alınmadan veya talep olmadan düzenlenmişse,
  • On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmadan düzenlenmişse.

Son bent, 8.8.2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun ile eklenmiştir.

Sınır. Suçun hukuki nitelendirmesi iade sebebi değildir. Mahkeme, savcının nitelendirmesine katılmasa bile iddianameyi kabul eder; nitelendirmeyi yargılama sonunda kendisi yapar. Ek savunma hakkı ise bu durumda ayrıca gündeme gelir.

Kabulün sonuçları

İddianamenin kabulü ile soruşturma evresi biter ve kovuşturma evresi başlar. Kişi şüpheli sıfatından sanık sıfatına geçer. Kamu davası açılmış olur; artık savcılık davayı geri alamaz. Mahkeme duruşma gününü belirleyip tensip tutanağı düzenler ve iddianameyi sanığa tebliğ ettirir. Dava zamanaşımı bakımından ise kesme etkisi doğuran işlem iddianamenin kabulü değil, iddianamenin düzenlenmesidir (TCK 67/2-c). Duruşma hazırlığının sonraki adımları için Duruşma Hazırlığı: İddianamenin Tebliği ve Bir Haftalık Süre (CMK 175-178) yazımıza bakılabilir.

Kabul tarihi, bazı özel kanunlardaki dava açma süreleri bakımından da önem taşır. Ceza Genel Kurulu, iddianamenin kabulüne dair ayrı bir karar verilmemiş olsa bile süresinde iade edilmeyen iddianamenin kabul edilmiş sayılacağını ve kovuşturma aşamasının başlayacağını belirtmiştir (CGK, 04.02.2014, E. 2013/112, K. 2014/38).

Yargıtay kararı

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Basın Kanunu’ndaki dava açma süresinin hesabında iddianamenin kabul tarihini esas almıştır:

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 07.12.2010 tarihli, E. 2010/11463, K. 2010/20271 sayılı kararı

5187 Sayılı Basın Yasasının 26.maddesinde ‘Basılmış eserler yoluyla işlenen yada bu yasada öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının günlük süreli yayınlar yönünden iki ay, diğer basılmış eserler yönünden dört ay, içinde açılması zorunludur’ ve 5271 sayılı CYY.nın 175/1.maddesinde ‘iddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar’ hükümlerinin öngörülmesi karşısında, günlük süreli yayınlarda hak düşürücü nitelikte olan iki aylık sürenin, günlük yayının yapılıp C.Savcılığına teslim tarihi olan 29.05.2006 günlü başlayacağı ve iddianamenin kabul edildiği 01.08.2006 tarihine kadar iki aylık sürenin dolduğu

Daire, iki aylık hak düşürücü süre iddianamenin kabulünden önce dolduğu için kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir. Karar, “davanın açıldığı tarih” sorusunun cevabının iddianamenin düzenlenme tarihi değil, kabul tarihi olduğunu açıkça göstermektedir.

Sıkça sorulan sorular

İddianamenin kabulüne itiraz edilebilir mi?
Kanunda kabul kararına karşı bir itiraz yolu öngörülmemiştir. İddianamedeki eksiklikler, yargılama sırasında ve hükümle birlikte kanun yolunda ileri sürülebilir.

İade edilen iddianame aynı sebeple ikinci kez iade edilebilir mi?
Hayır. CMK 174/4’e göre ilk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iade yapılamaz.

İddianamenin kabulü kararı duruşmada okunmazsa yargılama geçersiz olur mu?
Ceza Genel Kurulu, bu kararın duruşmada okunmamasının usule aykırı olduğunu, ancak diğer işlemlerin geçerliliğini etkilemediğini kabul etmiştir.

Tutuklu sanık için süre daha kısa mıdır?
Kanun tutuklu işler için ayrı bir değerlendirme süresi öngörmez. Ancak tutukluluk nedeniyle işlemlerin öncelikle ve süratle yürütülmesi beklenir.

Sonuç

İddianamenin değerlendirilmesi, savcılık iddiasının mahkeme süzgecinden geçtiği ilk aşamadır. Kabul tarihi; kovuşturma evresinin başlangıcını, sanık sıfatının kazanılmasını ve özel kanunlardaki dava açma sürelerinin hesabını belirler. Bu nedenle tensip tutanağında veya ayrı kararda yer alan kabul tarihinin dosyadan kontrol edilmesi önemlidir.

Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.

Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.