Müdafi ve Vekilin Dosya İnceleme Yetkisi (CMK m. 153)

Savunma hakkının etkili biçimde kullanılabilmesi, şüpheli veya sanığa yöneltilen suçlamanın hangi delillere dayandığının bilinmesine bağlıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 153, bu bilgiye erişimi müdafiin dosyayı inceleme yetkisi olarak düzenler ve aynı yetkiyi suçtan zarar görenin vekiline de tanır. Soruşturma evresinin gizliliği ile savunmanın dosyaya erişimi arasındaki denge, büyük ölçüde bu madde ve maddeye dayanılarak verilen kısıtlama kararları üzerinden kurulur.

Bu yazıda yetkinin soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki kapsamı, kısıtlama kararının şartları ve sınırları, vekâletname meselesi ve uygulamada izlenecek yol açıklanmaktadır.

KISA CEVAP

  • Müdafi soruşturma evresinde de dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini harçsız alabilir (CMK m. 153/1).
  • Bu yetki ancak Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, hâkim kararıyla ve yalnızca kanunda sayılan katalog suçlarda kısıtlanabilir (CMK m. 153/2).
  • İfade tutanakları, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlerin tutanakları kısıtlanamaz (CMK m. 153/3).
  • İddianamenin kabulünden itibaren müdafi, muhafaza altındaki deliller dahil dosyanın tamamını inceleyebilir (CMK m. 153/4).
  • Aynı haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır; kısıtlama kararına iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 153/5, 268/1).

Temel kavramlar

CMK m. 2’ye göre müdafi, şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır. Vekil ise katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukattır. Aynı maddeye göre soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi; kovuşturma ise iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade eder. Dosya inceleme yetkisinin kapsamı bu iki evreye göre farklılaşır.

CMK m. 157 uyarınca, kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir. Gizlilik ilkesi, kanun metninde de görüldüğü gibi savunma haklarıyla sınırlandırılmıştır; müdafiin dosyaya erişimi bu sınırın en önemli görünümüdür.

Soruşturma evresinde dosya inceleme

CMK m. 153/1’e göre müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Kural, soruşturma evresinde de dosyanın müdafiye açık olmasıdır; kısıtlama istisnadır.

İnceleme, uygulamada Cumhuriyet başsavcılığı ön bürosunda veya soruşturma bürosunda yapılır. Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 137, belge örneklerinin fizikî ya da elektronik ortamda harçsız olarak alınabileceğini, incelemenin savcının belirleyeceği personel huzurunda kalemde veya ön büroda yapılacağını ve inceleme tutanağının taranarak UYAP’a aktarılacağını düzenler. Vekâletnamesi UYAP’a kaydedilmiş avukat, kısıtlama bulunmayan dosyaları elektronik ortamda da inceleyebilir.

Dijital delillerin kopyası

Bilgisayar ve bilgisayar kütüklerine el koyma işleminde CMK m. 134/3 sistemdeki bütün verilerin yedeklenmesini, m. 134/4 ise bu yedekten bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesini ve bu hususun tutanağa geçirilmesini öngörür. Bu kopya, savunmanın dijital delillere erişiminin temel aracıdır.

Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesi, dijital medyalara arama mahallinde imaj alınmadan, ilgilisine kopyası verilmeden ve kanuna uygun gerekçesi tutanağa yazılmadan el konulmasını CMK m. 134’e aykırı bulmuş; bu yolla elde edilen delillerin tek başına mahkûmiyet hükmüne esas alınamayacağını belirterek hükmü bozmuştur (Yargıtay 16. CD, E. 2015/2056, K. 2017/5023, T. 21/09/2017).

Kısıtlama kararı

Şartlar

CMK m. 153/2’ye göre müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Kısıtlama için üç şart birlikte aranır:

  1. Savcının istemi: Hâkim, kendiliğinden kısıtlama kararı veremez.
  2. Hâkim kararı: Kısıtlamaya karar verme yetkisi soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğine aittir; savcı bu kararı kendisi veremez.
  3. Katalog suç: Karar yalnızca maddede sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda verilebilir.

Katalogda Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) kasten öldürme (m. 81, 82, 83), birinci fıkra hariç cinsel saldırı (m. 102), çocukların cinsel istismarı (m. 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m. 188), suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m. 220), devletin güvenliğine karşı suçlar (m. 302, 303, 304, 307, 308), anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar (m. 309–316), devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk (m. 326–337, m. 332 hariç) yer alır. Bunlara ek olarak 6136 sayılı Kanun m. 12’deki silah kaçakçılığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 160’taki zimmet ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’ndaki suçlar da katalog kapsamındadır.

Katalog dışındaki bir suçtan yürütülen soruşturmada (örneğin dolandırıcılık, hırsızlık veya kasten yaralama) kısıtlama kararı verilemez. Bu nitelikteki bir kararın kanuni dayanağı bulunmaz.

Kısıtlamanın kapsamadığı belgeler

CMK m. 153/3 uyarınca yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında kısıtlama uygulanmaz. Bu belgeler, kısıtlama kararı bulunsa bile müdafiye gösterilmek ve örnekleri verilmek zorundadır.

Bu istisna uygulamada özellikle tutuklama ve tutukluluğa itiraz aşamasında önem taşır. Kısıtlama kararı bulunan bir dosyada müdafi, en azından şüphelinin ifade tutanağına, bilirkişi raporlarına ve arama gibi hazır bulunma hakkı tanınan işlemlerin tutanaklarına dayanarak itiraz gerekçesi oluşturabilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de tutukluluğun hukuka uygunluğunun denetiminde, tutuklamanın dayandığı ve tutukluluğun hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi bakımından esaslı olan delillere müdafiin erişiminin sağlanması gerektiğini kabul etmektedir (Mooren/Almanya [BD], B. No: 11364/03, 09/07/2009).

Kısıtlamanın süresi ve sona ermesi

Kanunda kısıtlama kararı için ayrı bir süre öngörülmemiştir. Ancak CMK m. 153/4 uyarınca müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosyanın tamamını inceleyebileceğinden, kısıtlama en geç iddianamenin kabulüyle kendiliğinden sona erer. Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme ihtimali ortadan kalktığında kısıtlamanın kaldırılması savcılıktan veya hâkimlikten de talep edilebilir.

Kısıtlama kararına itiraz

Kısıtlama kararı bir sulh ceza hâkimliği kararıdır ve CMK m. 267 vd. uyarınca itiraza tabidir. CMK m. 268/1’e göre itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren hâkimliğe verilecek dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanla yapılır. Hâkimlik itirazı yerinde görmezse dosyayı en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir. Sulh ceza hâkimliği kararlarına karşı itiraz mercii, CMK m. 268/3-a uyarınca o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimliktir.

İtiraz dilekçesinde suçun katalog dışında kaldığı, savcı isteminin bulunmadığı, kararın soruşturmanın amacını hangi yönden tehlikeye düşürdüğünü somut olarak göstermediği veya kararın m. 153/3’teki belgeleri de kapsayacak şekilde geniş tutulduğu ileri sürülebilir.

Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde müdafiin dosya inceleme yetkisi, kısıtlama kararının üç şartı ve kısıtlanamayan belgeler
Dosya inceleme yetkisi, kısıtlamanın şartları ve kısıtlanamayan belgeler (CMK m. 153).

Kovuşturma evresinde dosya inceleme

CMK m. 153/4’e göre müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir, bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir. Bu evrede kanun herhangi bir kısıtlama imkânı tanımamaktadır.

Muhafaza altına alınmış deliller ifadesi; el konulan eşyayı, dijital delillerin kopyalarını, ses ve görüntü kayıtlarını da kapsar. Mahkemenin bu delilleri incelemeye sunmaması veya örneklerini vermemesi, savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir. CMK m. 289/1-h, hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olmasını hukuka kesin aykırılık hâlleri arasında sayar; bu aykırılık istinaf ve temyiz aşamasında ileri sürülebilir.

Suçtan zarar görenin vekili

CMK m. 153/5 uyarınca bu maddedeki haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır. CMK m. 234/1-a-4 de mağdur ve şikâyetçinin, m. 153’e uygun olmak koşuluyla vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini ve el konulan, muhafazaya alınan eşyayı inceletebileceğini düzenler. Vekâleti bulunmayan mağdur ise m. 234/1-a-2 uyarınca soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla savcıdan belge örneği isteyebilir.

Kısıtlama kararı, şüpheli müdafii bakımından olduğu gibi suçtan zarar görenin vekili bakımından da uygulanır. m. 153/3’teki istisna, vekilin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemler yönünden vekil için de geçerlidir.

Vekâletname olmadan soruşturma dosyası incelenebilir mi?

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 46/2 uyarınca avukat veya stajyer, vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir; vekâletname ibraz etmeyen avukata ise dosyadaki kâğıt veya belgelerin örneği verilmez. Hükmün soruşturma dosyalarını kapsayıp kapsamadığı Yargıtay daireleri arasında farklı değerlendirilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, mağdurun adını yazılı olarak bildiren ve avukat kimliğinin örneğini ekleyen avukatın, gizlilik kararı bulunmayan soruşturma dosyasını inceleme talebinin kabulüne ilişkin sulh ceza hâkimliği kararına yönelik kanun yararına bozma istemini reddetmiştir (Yargıtay 12. CD, E. 2020/856, K. 2021/2685, T. 16/03/2021).

Buna karşılık Yargıtay 3. Ceza Dairesi, kasten yaralama soruşturmasında vekâletnamesi bulunmayan avukatın dosya inceleme talebinin reddine ilişkin savcılık kararına karşı itirazı kabul eden hâkimlik kararını kanun yararına bozmuştur; kararda bu görüşe katılmayan bir karşı oy bulunmaktadır (Yargıtay 3. CD, E. 2020/21105, K. 2020/13935, T. 19/10/2020). Daha yakın tarihli bir kararda Yargıtay 10. Ceza Dairesi de aynı yönde karar vermiştir. Daireye göre müdafi, şüphelinin seçtiği veya baro tarafından görevlendirilen avukattır. Soruşturma dosyasını inceleme yetkisi her avukata değil, UYAP kaydı, görevlendirme yazısı veya vekâletnamesi bulunan müdafi ya da vekile tanınmıştır. Vekâletnamesiz inceleme yalnızca mahkemelerdeki dava dosyaları ile icra takip dosyaları bakımından mümkündür (Yargıtay 10. CD, E. 2024/3311, K. 2025/10746, T. 28/10/2025).

Güncel içtihat dikkate alındığında, soruşturma dosyasının incelenmesi için vekâletnamenin veya baro görevlendirme yazısının dosyaya sunulması, ya da en azından tarafın imzalı izin dilekçesinin talebe eklenmesi gerekir.

Uygulamada izlenecek yol

  • Vekâletname veya baro görevlendirme yazısı ilk aşamada savcılığa sunulmalı ve UYAP’a kaydı sağlanmalıdır.
  • Dosyada kısıtlama kararı bulunup bulunmadığı, varsa kararın tarihi, dayandığı suç tipi ve kapsamı öğrenilmelidir. Kararın bir örneği talep edilmelidir.
  • Kısıtlama bulunsa bile ifade tutanakları, bilirkişi raporları ve hazır bulunma hakkı tanınan işlemlerin tutanakları yazılı dilekçeyle istenmelidir.
  • Dijital delillere el konulmuşsa CMK m. 134/4’teki yedek kopyanın verilip verilmediği kontrol edilmeli, verilmemişse yazılı olarak talep edilmelidir.
  • Kısıtlama kararına karşı iki haftalık itiraz süresi, kararın öğrenildiği günden itibaren işler.
  • Dosya inceleme ve belge örneği alma işlemleri harçsızdır. Avukatlık Kanunu m. 46/1 uyarınca da avukatın onaylanmasını istemediği örnekler harca tabi değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

Şüphelinin kendisi soruşturma dosyasını inceleyebilir mi?
CMK m. 153 yetkiyi müdafiye tanır. Bununla birlikte yukarıda anılan Yönetmelik m. 137/2, şüpheli ve müdafiinin soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebileceğini ve belge örneği alabileceğini düzenlemektedir; kısıtlama kararı şüpheli bakımından da uygulanır.

Kısıtlama kararının varlığı nasıl öğrenilir?
Uygulamada kısıtlama kararı çoğunlukla müdafiin dosya inceleme talebi sırasında öğrenilir. CMK m. 268/1 itiraz süresini kararın öğrenildiği günden başlattığından bu tarihin kayıt altına alınması ve kararın bir örneğinin istenmesi gerekir.

Savcı, kısıtlama kararı olmadan dosyanın incelenmesini reddedebilir mi?
Kısıtlama yetkisi hâkime aittir. Vekâletnamesi sunulmuş müdafiin katalog dışındaki bir suça ilişkin soruşturma dosyasını incelemesinin hâkim kararı olmadan engellenmesi m. 153/1’e aykırıdır. Vekâletnamesiz talepler bakımından ise yukarıdaki içtihat farklılığı söz konusudur.

Kovuşturma evresinde dosyanın incelenmesi sınırlandırılabilir mi?
Hayır. İddianamenin kabulünden sonra kanun kısıtlama imkânı öngörmez; müdafi, muhafaza altındaki deliller dahil dosyanın tamamını inceleyebilir.

Sonuç

CMK m. 153, soruşturma evresinde de dosyanın müdafiye ve suçtan zarar görenin vekiline açık olmasını kural olarak kabul eder. Kısıtlama ancak savcının istemi, hâkim kararı ve katalog suç şartlarının birlikte bulunması hâlinde mümkündür ve ifade tutanakları, bilirkişi raporları ile hazır bulunma hakkı tanınan işlemlerin tutanaklarını kapsamaz. Kısıtlama kararına karşı iki haftalık itiraz süresi bulunduğundan, kararın kapsamı ve dayanağı vakit kaybedilmeden incelenmelidir. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.

Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu.

Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.