Birden fazla borçlunun her biri borcun tamamından sorumluysa, alacaklı borcun tamamını dilediği borçludan isteyebilir. Buna müteselsil borçluluk denir. Müteselsil borçluluk ya borçluların bunu kabul ettiklerini bildirmesiyle ya da kanunun öngördüğü hâllerde doğar. Birden fazla kişinin aynı zarara birlikte sebep olduğu ya da aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olduğu durumlarda da müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır. Borcun tamamını ödeyen borçlu, kendi payını aşan kısım için diğer borçlulara rücu eder.
KISA CEVAP
- Müteselsil borçluluk, borçluların tamamından sorumlu olmayı kabul etmesiyle ya da kanunda öngörülen hâllerde doğar (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 162).
- Alacaklı, borcun tamamını ya da bir kısmını dilediği borçludan ister; sorumluluk borç tamamen ödenene kadar sürer (TBK m. 163).
- Birden çok kişi aynı zarara sebep olmuşsa müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır (TBK m. 61).
- İç ilişkide, aksi kararlaştırılmadıkça borçlular eşit paylarla sorumludur (TBK m. 167).
- Haksız fiilde iç ilişkideki pay, kusurun ağırlığı ve yaratılan tehlikeye göre belirlenir (TBK m. 62).
- Payından fazla ödeyen borçlu, alacaklının haklarına halef olur ve diğerlerine payları oranında rücu eder.
Müteselsil borçluluk nasıl doğar?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 162
Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar.
Sözleşmeden doğan örnekler: kredi sözleşmesindeki müteselsil kefiller, sözleşmede tamamından sorumlu olmayı kabul eden birden çok kiracı ya da alıcı, borca katılma sözleşmesi (TBK m. 201).
Kanundan doğan örnekler:
- Aynı zarara birlikte sebep olanlar (TBK m. 61)
- Bir şeyi birlikte ödünç alanlar (TBK m. 382)
- Birlikte vekâlet verenler ve vekâleti birlikte üstlenenler (TBK m. 511)
- İşletme devrinde iki yıl süreyle önceki borçlu ve devralan (TBK m. 202)
Dış ilişki: alacaklının hakları
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 163
Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.
Alacaklı, ödeme gücü yüksek olan borçluya yönelebilir. Borçlu, “önce diğerine gidin” diyemez. Takip ya da dava, borçluların hepsine birlikte veya ayrı ayrı yöneltilebilir. Borçlulardan biri öderse, ödediği oranda diğerleri de alacaklıya karşı borçtan kurtulur (TBK m. 166/1). Zamanaşımı borçlulardan birine karşı kesilince diğerlerine karşı da kesilmiş olur (TBK m. 155/1).
Borçluların savunmaları
Müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı yalnızca kendi kişisel ilişkisinden ya da borcun sebep veya konusundan doğan savunmaları ileri sürebilir. Ortak savunmaları ileri sürmeyen borçlu, diğer borçlulara karşı sorumlu olur (TBK m. 164). Örneğin borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürmeden ödeme yapan borçlu, bu yüzden doğan sonuçtan diğer borçlulara karşı sorumlu olur.
Borçlulardan biri kendi davranışıyla, kanun ya da sözleşmede aksi öngörülmedikçe, diğerlerinin durumunu ağırlaştıramaz (TBK m. 165).
İbra
Alacaklı borçlulardan birini ibra ederse, diğer borçlular da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki payı oranında borçtan kurtulur (TBK m. 166/3). Bu hüküm, alacaklının borçlulardan biriyle sulh yapmasında dikkat edilmesi gereken bir sonuç doğurur.
Aynı zarardan birden çok kişinin sorumluluğu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 61
Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
Zarar gören, zararın tamamını sorumlulardan dilediğinden ister. Sorumlular arasında kusur oranlarının farklı olması, dış ilişkide zarar görenin bu seçimini etkilemez.
İç ilişki: rücu hakkı
Dış ilişkide herkes borcun tamamından sorumluyken, borçlular kendi aralarında yalnızca paylarından sorumludur. Aksi kararlaştırılmadıkça ya da ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça borçlular eşit paylarla sorumludur. Payından fazla ödeyen borçlu, fazlayı diğerlerinden yalnızca her birinin payı oranında isteyebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı diğerleri eşit olarak üstlenir (TBK m. 167).
Haksız fiillerde pay, kusurun ağırlığına ve yaratılan tehlikenin yoğunluğuna göre belirlenir (TBK m. 62/1). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir köy iskelesinden atlayarak ağır yaralanan bir kişinin tazminatını ödeyen iskele yapımcısının, kusurlu bulunan idareye karşı açtığı rücu davasında bu ilkeyi şöyle açıkladı:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 27.09.2022 tarihli, E. 2021/299, K. 2022/1166 sayılı kararı
Bu maddelere göre iç ilişkide sorumluluk, müteselsil sorumluluk olarak kabul edilmez. Burada herkes kendi kusur oranı doğrultusunda sorumlu olur. Bu sorumluluk dağılırken kişilerin yarattığı tehlike ile kusurun ağırlığı önem taşır. Ödemeyi yapan sorumlu, eğer kendisinin ödemesi gereken miktardan daha fazlasını ödemek zorunda kalır ise yaptığı fazla ödeme için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahiptir ve zarar görenin haklarına halef olur ve buradaki rücuda teselsül değil, pay esası geçerlidir.
O davada iskeleyi yaptıran kişi yüzde yirmi, idare ise yüzde altmış kusurlu bulunmuş, ancak tazminat dış ilişkide yüzde seksen oranında tamamen iskeleyi yaptırana ödetilmişti. Hukuk Genel Kurulu’nun önündeki asıl uyuşmazlık, bu rücu davasının adli yargıda mı idari yargıda mı görüleceğiydi.
Halefiyet
Payından fazla ödeyen borçlu, ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur (TBK m. 168/1). Alacaklının sahip olduğu rehin ve kefalet gibi güvenceler de rücu eden borçluya geçer. Alacaklı, diğerlerinin zararına borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse bunun sonuçlarına katlanır (TBK m. 168/2).
Süreç

- Müteselsil sorumluluğun kaynağı belirlenir: sözleşme mi, kanun mu?
- Alacaklı, borcun tamamını ödeme gücü en yüksek borçludan ya da hepsinden ister.
- Borçlu, kişisel ve ortak savunmalarını süresinde ileri sürer.
- Payından fazla ödeyen borçlu, ödeme belgelerini saklar.
- Diğer borçlulara karşı payları ya da kusur oranları kadar rücu davası açılır.
Sıkça sorulan sorular
Üç kişi birlikte kredi çektik, banka yalnızca bana geldi. Bunu yapabilir mi?
Müteselsil sorumluluk kararlaştırılmışsa yapabilir. Ödemeyi yapan, diğerlerine payları oranında rücu eder.
Kazada karşı tarafın kusuru daha fazla, ama tazminatın tamamı benden istendi. Neden?
Aynı zarardan birden çok kişi sorumluysa, zarar gören tamamını dilediğinden ister. Kusur oranları iç ilişkide, rücu davasında önem kazanır.
Alacaklı borçlulardan biriyle anlaşıp onu serbest bıraktı. Ben hâlâ tamamından sorumlu muyum?
Hayır. İbra edilen borçlunun iç ilişkideki payı kadar diğer borçlular da borçtan kurtulur (TBK m. 166/3).
Rücu ederken diğer borçludan tamamını isteyebilir miyim?
İstenemez; rücuda teselsül değil pay esası geçerlidir. Her borçludan yalnızca onun payı istenir. Birinden tahsil edilemeyen pay, diğerleri arasında eşit paylaşılır.
Sonuç
Müteselsil borçlulukta alacaklıya karşı tüm borçlular borcun tamamından sorumludur; paylaşım ancak borçlular arasında yapılır. Payından fazla ödeyen borçlu, ödeme belgelerini saklamalı ve diğer borçlulara karşı payları ya da kusur oranları kadar rücu etmelidir.
Mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
