Uzlaşma Dolandırıcılığı ve Şantaj: Sahte Uzlaştırmacı Tuzağı

Uzlaştırma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 253’te sayılan suçlarda şüpheli ile mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmasını ve bu anlaşmanın yerine getirilmesiyle soruşturmanın sona ermesini sağlayan bir kurumdur. Kurumun para ödemesiyle sonuçlanabilmesi ve çoğu kişinin işleyişi tam olarak bilmemesi, onu iki tür kötüye kullanmaya açık hâle getirir:

  • Uzlaşma dolandırıcılığı: Kendisini uzlaştırmacı, avukat, savcı veya adliye çalışanı olarak tanıtan kişilerin, “dosyayı kapatmak” vaadiyle para istemesi.
  • Uzlaşma üzerinden şantaj: Gerçek veya kurgulanmış bir olay nedeniyle şikâyette bulunacağını ya da uzlaşmayı reddedeceğini söyleyerek karşı taraftan haksız bir menfaat istenmesi.

Bu yazı, iki durumu gerçek uzlaştırma sürecinden ayıran ölçütleri ve her birinin cezai sonuçlarını ele almaktadır. Dolandırıcılık ve şantaj suçlarının genel unsurları ayrı yazılarda açıklanmıştır.

KISA CEVAP

  • Gerçek uzlaştırmada uzlaştırmacının ücreti taraflardan alınmaz; edim uzlaşma raporunda yazılı olarak gösterilir ve Cumhuriyet savcısınca denetlenir (CMK m. 253).
  • Kendini uzlaştırmacı, avukat veya savcı olarak tanıtıp “dosyayı kapatmak” için para istemek dolandırıcılıktır; kamu görevlisi gibi tanıtmada alt sınır dört yıldır (TCK m. 158/1-l).
  • “Savcıyla görüştüm, dosyayı kapattırırım” vaadiyle para almak da nitelikli dolandırıcılık gibi cezalandırılır (TCK m. 158/2).
  • Zararın ödenmesini şikâyet hakkına bağlamak kural olarak suç değildir; şantaj, şikâyet tehdidiyle haksız bir çıkar istendiğinde oluşur (TCK m. 107).
  • Talebin gerçekliği UYAP Vatandaş Portal, e-Devlet veya adliyenin resmî numarasından uzlaştırma bürosu aranarak doğrulanabilir.

Gerçek uzlaştırma süreci nasıl işler?

Sahte bir talebi tanıyabilmek için önce gerçek sürecin unsurlarını bilmek gerekir:

  1. Dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Soruşturma konusu suç uzlaştırmaya tabiyse ve kamu davası açılması için yeterli şüphe varsa, Cumhuriyet savcısı dosyayı adliyedeki uzlaştırma bürosuna gönderir (CMK m. 253/4).
  2. Uzlaştırmacı görevlendirilir. Büronun görevlendirdiği uzlaştırmacı, taraflara uzlaşma teklifinde bulunur. Teklif açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapılabilir. Teklife yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır.
  3. Müzakere ve rapor. Uzlaştırma müzakereleri gizli yürütülür. Uzlaşma sağlanırsa uzlaştırmacı, tarafların imzasını taşıyan ve ne suretle uzlaşıldığını ayrıntılı olarak gösteren bir rapor düzenler (CMK m. 253/15).
  4. Savcı denetimi. Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın tarafların özgür iradesine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu onaylar (CMK m. 253/17).
  5. Edimin yerine getirilmesi. Şüpheli edimini tek seferde yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; taksitle veya ileri tarihte ödenecekse kamu davasının açılması ertelenir (CMK m. 253/19).

Bu süreçte iki husus belirleyicidir. Birincisi, uzlaştırmacının ücreti taraflardan alınmaz; ücret Adalet Bakanlığı tarifesine göre ödenir ve yargılama giderlerinden sayılır, uzlaşma gerçekleşirse Hazine tarafından karşılanır (CMK m. 253/22). İkincisi, edim, yani şüphelinin üstlendiği ödeme veya davranış, raporda yazılı olarak gösterilir ve mağdura yöneliktir. Uzlaştırmacı, avukat veya savcılık adına bir hesaba “dosya kapatma bedeli” yatırılması, hukuken var olan bir işlem değildir.

Gerçek uzlaştırma süreci ile uzlaşma dolandırıcılığı işaretlerinin karşılaştırması, doğrulama yolu ve şantaj sınırı
Gerçek uzlaştırmayı sahte talepten ayıran işaretler.

Uzlaşma dolandırıcılığı

Tipik senaryolar

  • Şüpheli sıfatıyla ifade vermiş veya hakkında şikâyet bulunan kişiye, kendisini uzlaştırmacı olarak tanıtan biri telefonla ulaşır; mağdurun belirli bir tutarla uzlaşmaya razı olduğunu, paranın bir hesaba yatırılması hâlinde dosyanın kapanacağını söyler.
  • Kendisini avukat veya adliye personeli olarak tanıtan kişi, hiç var olmayan bir soruşturmadan söz ederek “uzlaşma” adı altında para ister.
  • Kişi, savcılık veya mahkeme nezdinde tanıdığı bulunduğunu söyleyerek dosyanın uzlaşmayla kapatılacağı vaadiyle para alır.

Hangi suç oluşur?

Bu eylemler kural olarak dolandırıcılıktır (5237 sayılı TCK m. 157). Failin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması hâlinde TCK m. 158/1-l kapsamında nitelikli dolandırıcılık gündeme gelir; bu hâlde ceza üç yıldan on yıla kadar hapistir ve hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz. Failin kendisini savcı, polis veya adliye çalışanı olarak tanıttığı durumlarda bu bent doğrudan uygulanır. Kendisini uzlaştırmacı olarak tanıtan fail bakımından ise uzlaştırmacının TCK m. 6/1-c anlamında kamu görevlisi sayılıp sayılmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan veya onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle menfaat temin edilmesi de TCK m. 158/2 uyarınca nitelikli dolandırıcılık gibi cezalandırılır. “Savcıyla görüştüm, dosyayı kapattırırım” vaadi bu kapsamdadır. Telefon, internet veya banka hesabı aracılığıyla işlenen eylemlerde TCK m. 158/1-f de değerlendirilir.

Birden fazla kişiden para alınması hâlinde her mağdur bakımından ayrı suç oluşur ve uzlaştırma her mağdur için ayrı yürütülür. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, devletin üst kademelerinde tanıdıkları olduğunu söyleyerek yakınlarını kamu kurumlarına işe yerleştirme vaadiyle birden fazla kişiden para alan sanık hakkında, uzlaşma sağlanamayan katılanlar yönünden ayrı ayrı kurulan dolandırıcılık mahkûmiyetlerini onamıştır. Daire, uzlaştırmacının katılanlarla tanışıklığına ilişkin itirazın uzlaştırma raporunda yer almadığını da belirterek bu nedene dayanan temyiz itirazını reddetmiştir (Yargıtay 11. CD, E. 2021/24563, K. 2023/150, T. 17.01.2023). Karar, uzlaştırma sürecine ilişkin itirazların sürecin içinde ileri sürülmesi gerektiğini de göstermektedir.

Nasıl doğrulanır?

Kendisine uzlaştırmacı olarak ulaşılan kişi, dosyanın gerçekten uzlaştırma bürosunda olup olmadığını UYAP Vatandaş Portal veya e-Devlet üzerinden soruşturma kaydını kontrol ederek ya da ilgili adliyenin uzlaştırma bürosunu adliyenin resmî telefon numarasından arayarak doğrulayabilir. Uzlaştırmacının adı, sicil numarası ve görevlendirme yazısı büro tarafından teyit edilebilir. Kişisel hesaba para yatırılmasını isteyen, acele ettiren veya “bugün yatırılmazsa tutuklama kararı çıkacak” gibi baskı uygulayan talepler gerçek sürecin parçası değildir.

Ödemenin vekil aracılığıyla yapılması

Gerçek bir uzlaşmada edimin mağdurun avukatına ödenmesi de mümkündür. Bu durumda avukatın, mağdur adına para tahsil etme yetkisini de içeren bir vekâletnamesinin bulunması gerekir. Ödeme yapacak kişi vekâletnamenin bir örneğini, uzlaşma raporunu ve ödemenin hangi hesaba yapılacağının raporda veya tarafların imzaladığı belgede gösterilmesini isteyebilir. Ödeme dekontunun açıklama kısmına soruşturma numarası ve “uzlaşma edimi” ifadesinin yazılması, ödemenin ispatını kolaylaştırır. Raporla bağlantısı kurulamayan, yalnızca telefonda bildirilen bir hesaba yapılan ödeme ise hem dolandırıcılık riski taşır hem de edimin yerine getirildiğinin ispatını güçleştirir. Edim yerine getirilmezse uzlaşma raporu, İcra ve İflas Kanunu m. 38 anlamında ilam niteliğinde belge sayıldığından mağdur tarafından doğrudan icra takibine konu edilebilir (CMK m. 253/19).

Uzlaşma üzerinden şantaj

Meşru talep ile şantaj arasındaki sınır

Mağdurun, uzlaşma görüşmelerinde zararının giderilmesini istemesi veya uzlaşmayı kabul etmemesi kanuni bir haktır. Şikâyette bulunmak da öyle. Bu nedenle “zararım ödenmezse şikâyetimi sürdüreceğim” demek kural olarak suç değildir.

TCK m. 107/1, hakkı olan bir şeyi yapacağından bahisle bir kimseyi haksız çıkar sağlamaya zorlamayı suç olarak tanımlar. Belirleyici olan, istenen menfaatin haksız olup olmadığıdır. Uğranılan zararla bağlantısı olmayan, fahiş veya olayla ilgisiz bir menfaatin şikâyet tehdidiyle istenmesi şantaj oluşturabilir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, borçlu olduğu kişi tarafından başka bir dosyada şikâyet edilen sanığın, şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde borcunu ödeyeceğini bildirmesini haksız çıkar sağlama amacına yönelik bulmamış ve şantaj suçundan kurulan mahkûmiyeti bozmuştur (Yargıtay 4. CD, E. 2012/24960, K. 2014/9657, T. 27.03.2014). Aynı Daire, eski eşinin şikâyet edeceğini söylemesine karşılık olarak onun hakkında savcılığa bilgi vereceğini yazan sanık hakkında, katılanın neye zorlandığının açıklanmadan şantajdan mahkûmiyet kurulmasını yetersiz gerekçe nedeniyle bozmuştur (Yargıtay 4. CD, E. 2012/13704, K. 2013/20143, T. 25.06.2013).

Bu kararlar, karşılıklı şikâyet ve uzlaşma pazarlıklarının her zaman şantaj oluşturmadığını; mahkûmiyet için hangi haksız çıkarın, hangi baskı aracıyla istendiğinin somut olarak gösterilmesi gerektiğini ortaya koyar.

Uzlaştırma dışındaki suçlarda “uzlaşma” talebi

Uzlaştırma yalnızca CMK m. 253’te sayılan suçlarda mümkündür. Nitelikli dolandırıcılık, cinsel saldırı veya kasten yaralamanın ağır hâlleri gibi uzlaştırma kapsamı dışındaki suçlarda taraflar arasında yapılan bir anlaşma, kamu davasının açılmasını veya devamını engellemez. Bu suçlarda “para öderseniz şikâyetimi geri alırım, dosya kapanır” vaadiyle para alınması, vaat edilen sonucun hukuken gerçekleşemeyecek olması nedeniyle ayrıca dolandırıcılık tartışmasına yol açabilir. Şikâyetten vazgeçme yalnızca şikâyete bağlı suçlarda davayı düşürür; şikâyete bağlı olmayan suçlarda mağdurun beyanı yalnızca delil değerlendirmesinde dikkate alınır.

Kurgulanmış olay ve iftira

Uygulamada daha ağır bir tablo, hiç yaşanmamış bir olayın kurgulanarak şikâyet edileceği tehdidiyle para istenmesidir. Bu durumda şantajın yanında, şikâyetin yapılmış olması hâlinde iftira (TCK m. 267) da gündeme gelir. Para, yalan bir şikâyet ve uzlaşma görüntüsü altında alınmışsa dolandırıcılık da değerlendirilir. Bu tür iddialarda yazışmalar, ses kayıtları ve para transferleri, olayın gerçekte yaşanıp yaşanmadığını gösteren başlıca delillerdir.

Mağdur olunduğunda yapılacaklar

Para gönderilmişse banka derhâl aranarak işlemin durdurulması veya alıcı hesaba bloke konulması istenmelidir. Telefon numarası, mesajlar, banka dekontu ve görüşme kayıtları saklanarak Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur; suç duyurusu harca tabi değildir. Nitelikli dolandırıcılık kendiliğinden soruşturulduğundan şikâyet süresi yoktur; dava zamanaşımı on beş yıldır. Ancak paranın izinin sürülebilmesi için başvurunun gecikmeden yapılması gerekir. Hakkında gerçekten bir soruşturma bulunan kişi, bu süreçte kendi dosyası bakımından da müdafi yardımından yararlanabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Uzlaştırmacı telefonla arar mı?
Uzlaştırmacı taraflarla iletişime geçebilir; ancak kendi hesabına veya üçüncü bir hesaba para yatırılmasını istemez. Uzlaştırmacının ücreti taraflardan alınmaz.

Uzlaşmada kararlaştırılan para kime ödenir?
Edim, uzlaşma raporunda gösterilir ve kural olarak mağdura yöneliktir. Ödemenin yapıldığı, rapor ve belgelerle Cumhuriyet savcısına sunulur.

Mağdurun uzlaşmak için yüksek tazminat istemesi şantaj mıdır?
Tek başına değildir. Mağdur uzlaşmayı kabul etmeme hakkına sahiptir. Talebin olayla ve zararla hiçbir bağlantısı bulunmayan haksız bir menfaate yönelmesi hâlinde şantaj gündeme gelebilir.

Sahte uzlaştırmacıya para gönderen kişi parasını geri alabilir mi?
Ceza soruşturmasında katılan sıfatıyla zararın giderilmesi istenebilir; ayrıca hesap sahibine karşı hukuk mahkemesinde dava açılabilir.

Sonuç

Gerçek uzlaştırmada uzlaştırmacı ücret almaz, edim raporda yazılıdır ve savcı denetimi vardır; bu unsurların bulunmadığı her para talebi dolandırıcılık şüphesi taşır. Uzlaşma pazarlığı ise kural olarak meşrudur; şantaj ancak şikâyet hakkı haksız bir menfaat için baskı aracı olarak kullanıldığında oluşur. Somut olaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.

İlgili yazılar: Şantaj Suçu ve Cezası (TCK 107): Unsurlar, Tehditten Farkı, Dolandırıldım Ne Yapmalıyım?, Eskort ve Jigolo Dolandırıcılığı: Mağdurun Hakları ve Şikâyet, Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 157-158): Unsurlar ve Hile

Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu.

Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.