Durum Bildirir Rapor Nedir? Ceza Davasında Sağlık Raporları

Durum bildirir rapor, bir kişinin belirli bir tarihteki sağlık durumunu, tanısını ve bu durumun bir faaliyete etkisini tespit eden sağlık raporudur. Kişinin bir işe veya göreve uygun olup olmadığını, ne kadar istirahat etmesi gerektiğini ya da bir hastalığın derecesini belgelemek için düzenlenir. Ceza yargılamasında bu tür raporlar üç amaçla karşımıza çıkar: duruşmaya katılamama mazeretinin belgelenmesi, mağdurda oluşan yaralanmanın tespiti ve hükümlünün sağlık durumu nedeniyle cezanın infazının ertelenmesi. Her birinde raporun niteliği, düzenleyen merci ve hukuki sonucu farklıdır.

KISA CEVAP

  • Duruşmaya katılamayan sanık veya müdafi için rapor, duruşma gününü kapsamalı ve duruşmadan önce ya da en geç duruşma saatinde mahkemeye ulaşmalıdır.
  • Mahkeme sağlık mazeretini değerlendirmeden yargılamaya devam ederse savunma hakkı kısıtlanmış olabilir; Yargıtay 8. Ceza Dairesi bu nedenle bozma kararı vermiştir.
  • Yaralanmanın ceza hukuku bakımından derecesini istirahat raporu değil, adli muayene raporu belirler (TCK m. 86/2).
  • Farklı raporlar arasında çelişki varsa mahkeme birini gerekçesiz seçemez; hastane kayıtları getirtilir ve dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilir.
  • Cezanın infazının sağlık nedeniyle ertelenmesi için tam teşekküllü hastane sağlık kurulu raporu ve Adli Tıp Kurumunun onayı gerekir (5275 sayılı Kanun m. 16/3).
  • Gerçeğe aykırı sağlık raporu düzenleyen sağlık mesleği mensubuna TCK m. 210/2 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilir.

Raporu kim düzenler?

Durum bildirir rapor ve ceza yargılaması bilgi grafiği

Sağlık raporları, düzenleyen hekim sayısına göre tek hekim raporu ve sağlık kurulu raporu olarak ikiye ayrılır. Hangi durumda hangisinin gerektiği, raporun kullanılacağı amaca ilişkin mevzuata göre belirlenir.

Sağlık raporlarının düzenlenmesine ilişkin usul, 19/05/2026 tarihli ve 33258 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Raporları Yönetmeliği ile (Cumhurbaşkanı Kararı sayısı: 11361) yeniden düzenlenmiştir. Belirli bir amaçla rapor alınacaksa, o tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine ve raporu isteyen kurumun aradığı rapor türüne bakılmalıdır.

1. Duruşmaya katılamama: mazeret raporu

Hukuki çerçeve

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 193/1’e göre, kanunun ayrık tuttuğu hâller dışında hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz; geçerli bir nedeni olmadan gelmeyen sanığın zorla getirilmesine karar verilir. Sanığın hastalığı, duruşmanın ertelenmesini gerektiren tipik bir geçerli nedendir ve durum bildirir rapor bu mazeretin belgesidir.

CMK m. 193/1

Madde 193 – (1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.

Mahkemenin sağlık mazeretini değerlendirmeden yargılamaya devam etmesi savunma hakkını kısıtlayabilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, ameliyat nedeniyle üç aylık sağlık kurulu raporu bulunan müdafinin mazeret talebinin reddedilmesi üzerine şöyle karar vermiştir:

Mazeret raporunda dikkat edilecekler

  • Süre: Raporun duruşma gününü kapsaması gerekir. Duruşmadan önceki günlere ait bir rapor mazeret oluşturmaz.
  • İçerik: Rapordaki tanı ve istirahat süresinin, kişinin duruşmaya katılmasına engel olduğu anlaşılmalıdır. Kişinin seyahat edemeyeceği veya duruşmaya katılamayacağı açıkça yazılmışsa mazeretin değerlendirilmesi kolaylaşır.
  • Sunuluş zamanı: Rapor, duruşmadan önce veya en geç duruşma saatinde UYAP üzerinden ya da dilekçeyle mahkemeye ulaştırılmalıdır. Duruşmadan sonra sunulan rapor mahkemenin değerlendirme yapmasına imkân vermez.
  • Tekrarlanan raporlar: Art arda sunulan kısa süreli raporlar, yargılamayı uzatma amacı taşıdığı izlenimi uyandırabilir. Uzun süreli hastalıklarda sanığın CMK m. 196 uyarınca duruşmadan bağışık tutulması veya ses ve görüntü aktarımıyla duruşmaya katılması da talep edilebilir.

2. Yaralanmanın tespiti: adli muayene raporu

Durum bildirir rapor ile adli rapor birbirine karıştırılmamalıdır. Bir kişinin darp veya kaza sonucunda yaralandığını belgeleyen rapor, adli makamlarca istenen ve adli tıp kurallarına göre düzenlenen adli muayene raporudur. Bu rapor yaralanmanın varlığını, niteliğini ve ağırlığını gösterir. Örneğin yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde olup olmadığı bu raporla belirlenir. Bu tespit, kasten yaralamada şikâyete bağlılığı ve cezayı belirler (5237 sayılı TCK m. 86/2).

Adli raporda yalnızca kişinin anlatımına dayanan bulgular, darp iddiasını ispatlamakta yetersiz kalabilir. Bu nedenle muayenenin olaydan hemen sonra yaptırılması ve bulguların fotoğrafla desteklenmesi önemlidir.

Kişinin işe gidemediğini gösteren istirahat raporu da tazminat veya iş göremezlik tartışmalarında delil olarak kullanılabilir; ancak yaralanmanın ceza hukuku bakımından derecesini adli rapor belirler.

Raporlar arasında çelişki

Aynı yaralanma için farklı hastanelerden alınmış raporlar arasında çelişki bulunabilir. Bir rapor yaralanmayı basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir bulurken diğeri kemik kırığı tespit edebilir veya raporlardaki bulgular olayın anlatımıyla uyuşmayabilir. Bu durumda mahkeme raporlardan birini gerekçesiz olarak tercih edemez. Çelişkinin giderilmesi için hastane kayıtlarının tamamı getirtilir ve dosya Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesine gönderilir.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, yakalama sırasında zor kullanma yetkisinin aşıldığı iddiasıyla kolu kırılan katılanın anlatımı ile adli rapor içeriği arasında çelişki bulunan bir dosyada şöyle karar vermiştir:

Mağdur veya sanık, aleyhine olan bir rapora karşı yalnızca itiraz etmekle yetinmemeli, raporun hangi bulguya dayandığını ve diğer tıbbi belgelerle çelişen yönlerini somut olarak göstermelidir. Gerekirse uzman görüşü (CMK m. 67/6) alınarak dosyaya sunulabilir.

3. Cezanın infazının ertelenmesi: sağlık kurulu raporu

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 16, hükümlünün sağlık durumu nedeniyle cezanın infazının geri bırakılmasını düzenler. Bu raporlar mazeret raporlarından çok daha sıkı şekil şartlarına tabidir:

  • Akıl hastalığı hâlinde cezanın infazı geri bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar güvenlik tedbirinin uygulandığı sağlık kurumunda tedavi altına alınır (m. 16/1).
  • Diğer hastalıklarda hükümlünün tedavisine resmî sağlık kuruluşlarının mahkûm bölümlerinde devam edilir. Hastalık hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa infaz iyileşinceye kadar geri bırakılır (m. 16/2).
  • Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen hükümlünün cezası da aynı usulle iyileşinceye kadar geri bırakılabilir (m. 16/6).

Geri bırakma kararını infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığı verir. Karar, Adli Tıp Kurumunca veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenen ve Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapora dayanır (m. 16/3). Bu nedenle bir hastanenin tek hekim tarafından düzenlenmiş durum bildirir raporu, infazın ertelenmesi için tek başına yeterli değildir. Hükümlünün sağlık durumu raporda belirtilen sürelerde, süre belirtilmemişse yıllık dönemler hâlinde yeniden incelenir.

Gerçeğe aykırı rapor

Gerçeğe aykırı sağlık raporu düzenleyen tabip veya diğer sağlık mesleği mensubu, TCK m. 210/2 uyarınca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Rapor kişiye haksız bir menfaat sağlıyor veya kamunun ya da kişilerin zararına sonuç doğuruyorsa resmî belgede sahtecilik hükümlerine göre ceza verilir. Duruşmayı ertelettirmek amacıyla gerçeğe aykırı rapor alınması ve kullanılması, hem raporu düzenleyen hem de kullanan bakımından ceza sorumluluğu doğurabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mazeret raporu sunulursa duruşma mutlaka ertelenir mi?

Mahkeme raporu değerlendirmekle yükümlüdür; ancak raporun içeriği ve süresi duruşmaya katılmaya engel bir durumu göstermiyorsa mazereti kabul etmeyebilir. Raporun değerlendirilmeden yargılamaya devam edilmesi ise savunma hakkını kısıtlayabilir.

Özel hastaneden alınan rapor geçerli midir?

Mazeret raporları bakımından düzenleyen kurumun özel veya kamu olması kural olarak belirleyici değildir; raporun usulüne uygun düzenlenmiş olması gerekir. İnfazın ertelenmesinde ise rapor, kanunda belirtilen tam teşekküllü hastane sağlık kurulunca düzenlenmeli ve Adli Tıp Kurumunca onaylanmalıdır.

Mazeret bildirilmeden duruşmaya gelinmezse ne olur?

CMK m. 193/1 uyarınca geçerli bir nedeni olmadan gelmeyen sanığın zorla getirilmesine karar verilir. Hastalık nedeniyle katılamayan sanığın raporunu duruşmadan önce mahkemeye ulaştırması, hakkında zorla getirme kararı verilmesini önler.

Hükümlünün infazının ertelenmesi için nereye başvurulur?

Başvuru, cezanın infazının yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığına yapılır. Başsavcılık hükümlüyü tam teşekküllü hastanenin sağlık kuruluna sevk eder ve Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapora göre karar verir. Başvuruya mevcut tedavi belgeleri ve epikriz raporları eklenmelidir.

Tutuklu sanık hastalanırsa ne olur?

Tutuklunun tedavisi resmî sağlık kuruluşlarında sağlanır. Sağlık durumu tutukluluğun devamını ölçüsüz kılıyorsa, sağlık raporlarıyla birlikte tahliye veya adli kontrol talebinde bulunulabilir.

Sonuç

Raporun hangi amaçla kullanılacağı baştan belirlenmelidir. Duruşma mazereti için duruşma gününü kapsayan ve duruşmadan önce mahkemeye ulaştırılan rapor gerekir. Yaralanmanın tespiti için olaydan hemen sonra adli muayene yaptırılmalıdır. İnfazın ertelenmesi için başvuru, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığına yapılır ve Adli Tıp Kurumunca onaylanmış sağlık kurulu raporu aranır. Somut duruma ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.

İlgili yazılar: Polisin Zor Kullanma Yetkisinin Aşılması (TCK m. 256)

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.