Bu yazı 14 Ekim 2026 tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır.
1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu (ACK), 22/5/1930’da kabul edilmiş ve bugün de yürürlükte olan, asker kişilere özgü suçları ve cezaları düzenleyen kanundur. Askerî mahkemeler 2017’de kaldırılmış olsa da kanun yürürlükten kalkmamıştır; askerî suçlar artık adli yargıda, asliye ve ağır ceza mahkemelerinde yargılanmaktadır. Bu yazıda Kanun’un kimlere uygulandığı, askerî suç kavramı, uygulamada en sık karşılaşılan suçlar ve yargılama usulü ele alınmaktadır.
KISA CEVAP
- 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu yürürlüktedir; asker kişilerin askerî olmayan suçlarına ise TCK uygulanır (ACK m. 2, 3).
- Askerî mahkemeler 2017’de kaldırıldığından askerî suçlar adli yargıda, asliye veya ağır ceza mahkemelerinde yargılanır (Anayasa m. 142).
- Altı günden fazla izinsiz uzaklaşma (firar) veya izinden altı gün içinde dönmeme (izin tecavüzü) bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir (ACK m. 66).
- Yoklama kaçağı ve bakaya için önce Askeralma Kanunu’na göre idari para cezası verilir; ceza davası bu ceza kesinleştikten sonra hâl devam ederse açılır (ACK m. 63; 7179 sayılı Kanun m. 24).
- Askerî suçların takibi şikâyete bağlı değildir (ACK m. 48/A).
Kanun kimlere uygulanır?
Asker kişiler
ACK m. 3’e göre asker kişiler şunlardır:
- mareşalden asteğmene kadar subaylar,
- astsubaylar,
- Millî Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel,
- uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler,
- erbaş ve erler (yükümlü askerler),
- askerî öğrenciler.
Sivil personelin asker kişi sıfatı, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu m. 115’teki yükümlülüklerle sınırlıdır. Yedek askerî şahıslar ise yalnızca askerî hizmette bulundukları süre boyunca Kanun’a tabidir (m. 4).
Yoklama kaçağı ve bakaya suçlarında henüz askerlik hizmetine başlamamış kişiler de Kanun’un kapsamına girer (m. 63).
Asker kişilerin yabancı ülkelerde Türk askerî birlik, karargâh ve kurumlarında veya resmî görevleri sırasında işledikleri askerî suçlar Türkiye’de işlenmiş sayılır. Bu suçlar hakkında yabancı ülkede hüküm verilmiş olsa bile Millî Savunma Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yeniden yargılama yapılır; yabancı ülkede çekilen ceza verilecek cezadan indirilir (m. 5).
Askerî suç ve genel suç ayrımı
Asker kişilerin askerî olmayan suçlarına Türk Ceza Kanunu (TCK) uygulanır (ACK m. 2). Örneğin bir askerin izinde işlediği hırsızlık veya trafik kazasında taksirle yaralama suçu TCK’ya göre yargılanır. TCK’nın genel hükümleri, ACK’da aksine hüküm bulunmadıkça askerî suçlar hakkında da uygulanır (m. 1).
“Sırf askerî suç” ise yalnızca asker kişilerce işlenebilen ve askerlik hizmetine özgü olan suçlardır. Firar, emre itaatsizlik ve yoklama kaçaklığı bu niteliktedir.
Askerî yargının kaldırılması
21/1/2017 tarihli 6771 sayılı Kanun’la yapılan Anayasa değişikliğiyle askerî yargıya ilişkin Anayasa m. 145 yürürlükten kaldırılmıştır. Anayasa m. 142’ye eklenen fıkraya göre disiplin mahkemeleri dışında askerî mahkeme kurulamaz; ancak savaş hâlinde asker kişilerin görevleriyle ilgili suçlarına bakmak üzere askerî mahkemeler kurulabilir.
Bu nedenle bugün askerî suçlarda soruşturmayı Cumhuriyet savcılıkları yürütür. Kovuşturma, cezanın miktarına göre asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde yapılır. Kanun yolu da istinaf ve Yargıtay ceza daireleridir. Kanun metninde hâlâ “askerî mahkeme” ifadesine rastlanabilir; bu ifadeler artık uygulama alanı bulmamaktadır.
Ayrıca 31/1/2013 tarihli 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ile ACK’daki pek çok hafif fiil suç olmaktan çıkarılmış ve disiplin cezası gerektiren fiillere dönüştürülmüştür.

Başlıca askerî suçlar
Firar ve izin tecavüzü (m. 66)
Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülen bu suç iki biçimde işlenir:
- Firar: Birliğinden veya görevi gereği bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşmak (m. 66/1-a).
- İzin tecavüzü: İzin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrıldıktan sonra, dönmesi gereken günden itibaren altı gün içinde özürsüz olarak dönmemek (m. 66/1-b).
Silah, mühimmat veya araçla firar edilmesi, hizmet sırasında kaçılması ya da failin mükerrir olması hâlinde ceza iki yıldan az olamaz (m. 66/2). Altı günlük süre dolmadan yakalanan kişiye iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir (m. 68). Yurt dışında izinsiz üç günü geçirmek gibi hâller, yabancı ülkeye firar olarak bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir (m. 67).
Firar mütemadi bir suçtur. Suç, birlikten uzaklaşmayla başlar, yakalanma, birliğe dönme veya resmî mercie başvuru ile sona erer. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, her yeni firarın ayrı bir suç oluşturduğunu, bu nedenle ayrı firar eylemleri arasında zincirleme suç hükümlerinin (TCK m. 43) uygulanma şartlarının oluşmadığını belirtmiştir (Yargıtay 19. CD, E. 2019/34953, K. 2020/1373, T. 12/02/2020).
Aynı Daire, firar suçunda temadinin sona erdiği tarihi gösteren yakalama veya teslim olma belgesinin soruşturma dosyasında bulunmasının sübuta ve uygulamaya doğrudan etkili olduğunu kabul etmiştir. Bu belge bulunmadan düzenlenen iddianamenin iadesine ilişkin karara yapılan itirazın reddini isabetli bulmuş ve kanun yararına bozma istemini reddetmiştir (Yargıtay 19. CD, E. 2018/3326, K. 2018/6498, T. 29/05/2018).
Yoklama kaçağı ve bakaya (m. 63)
Yoklama kaçağı, yoklamaya çağrıldığı hâlde gelmeyen; bakaya ise yoklaması yapıldığı hâlde sevk için çağrıldığı zamanda gelmeyen yükümlüdür. Askerlik şubesince sevk edildiği birliğe katılmayan veya geç katılan kişi de m. 63 kapsamındadır (m. 63/1-d). Bu fiiller öncelikle 7179 sayılı Askeralma Kanunu m. 24 uyarınca idari para cezası gerektirir. ACK m. 63’e göre ceza davası, idari para cezası kesinleştikten sonra Askeralma Kanunu m. 23’teki mazeretlerden biri bulunmaksızın hâlin devam etmesi durumunda gündeme gelir.
Barışta ceza, kişinin kendiliğinden gelmesine veya yakalanmasına ve geçen süreye göre değişir. Örneğin dört ay içinde kendiliğinden gelen altı aya kadar, yakalanan iki aydan altı aya kadar; bir yıldan sonra kendiliğinden gelen dört aydan iki yıla kadar, yakalanan altı aydan üç yıla kadar hapis cezası alır (m. 63/1). Kanun, kendiliğinden gelmeyi açıkça daha hafif cezayla karşılamaktadır.
Emre itaatsizlik (m. 87-89)
Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişi bir aydan bir yıla kadar, emri sözle veya fiille açıkça reddeden ya da tekrarlanan emri yerine getirmeyen üç aydan iki yıla kadar hapis cezası alır (m. 87). Toplu asker karşısında, silahlıyken veya hizmetten sıyrılmak kastıyla işlenen itaatsizlik altı aydan beş yıla kadar (m. 88), bir insanın hayatını tehlikeye sokan ya da birliğin güvenliğini veya savaş hazırlığını önemli ölçüde ihlal eden itaatsizlik bir yıldan on yıla kadar hapis cezasını gerektirir (m. 89).
Amire karşı suçlar (m. 90-91)
Amiri zor veya tehditle hizmet emrini yerine getirmekten alıkoymaya çalışmak mukavemet suçudur (m. 90). Amire veya üste fiilen saldırmak ise üç yıldan, az vahim hâllerde altı aydan az olmamak üzere hapis cezasını gerektirir (m. 91).
Askerî suçlara özgü kurallar

- Şikâyet aranmaz: Askerî suçların takibi şikâyete bağlı değildir (m. 48/A).
- Erteleme sınırları: TCK’nın hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri askerî suçlara da uygulanır. Ancak sırf askerî suçlardan verilen sonuç ceza üç ay veya daha fazlaysa, fiil disiplini ağır şekilde ihlal ediyor veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürüyorsa, fiil savaş veya seferberlikte işlenmişse ya da kişi daha önce sırf askerî bir suçtan mahkûm olmuşsa hapis cezası ertelenmez (m. 47).
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması: Yargıtay 19. Ceza Dairesinin yukarıda anılan 2020 tarihli kararına konu dosyada, firar ve izin tecavüzü suçlarından verilen hükümler hakkında HAGB kararı verildiği görülmektedir.
- Seferberlik ve savaş: Kanun’daki “seferberlikte” kaydı taşıyan hükümler savaş hükümleridir ve yalnızca m. 7’de sayılan hâllerde uygulanır.
Soruşturma süreci ve savunmada önemli belgeler
Askerî suçlarda soruşturma çoğunlukla birlik komutanlığının veya askerlik şubesinin Cumhuriyet başsavcılığına yaptığı bildirimle başlar. Şüphelinin ifadesi Cumhuriyet savcısı veya kolluk tarafından alınır ve CMK’daki müdafi yardımından yararlanma hakkı bu ifadede de geçerlidir.
Firar ve izin tecavüzü dosyalarında sonucu belirleyen belgeler genellikle şunlardır:
- birlikten ayrılış tarihini gösteren yoklama ve izin kayıtları,
- hastaneye sevk veya istirahat raporları,
- birliğe dönüş, teslim olma veya yakalanma tutanağı,
- gecikmenin mazeretini gösteren belgeler (hastalık raporu, yakın bir akrabanın ölümü, doğal afet veya ulaşımın kesilmesi gibi).
Altı günlük sürenin hesabında hangi tarihin esas alınacağı, cezanın türünü doğrudan etkiler. Süre içinde yakalanan kişi m. 68’e göre daha hafif cezayla karşılaşırken, süre geçtikten sonra yakalanan veya teslim olan kişi m. 66’ya göre cezalandırılır. Bu nedenle tarihlerin belgeye dayandırılması ve kendiliğinden teslim olunmuşsa bunun tutanağa açıkça yazdırılması önem taşır.
Askerî suçlarda dava ve ceza zamanaşımına ilişkin olarak, Kanun’daki özel hükümler saklı kalmak üzere TCK’nın genel hükümleri uygulanır (m. 49).
Sıkça Sorulan Sorular
Askerlikte firar eden kişi hangi mahkemede yargılanır?
Askerî mahkemeler kaldırıldığından adli yargıda yargılanır. Firar suçunun üst sınırı üç yıl olduğundan dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür.
İzinden bir gün geç dönmek suç mudur?
İzin tecavüzü suçu için dönülmesi gereken günden itibaren altı gün içinde özürsüz olarak dönülmemesi gerekir. Daha kısa gecikmeler bu suçu oluşturmaz; 6413 sayılı Disiplin Kanunu kapsamında değerlendirilebilir.
Yoklama kaçağı olan kişi doğrudan hapis cezası alır mı?
Önce Askeralma Kanunu’na göre idari para cezası verilir. Ceza davası, bu ceza kesinleştikten sonra mazeretsiz olarak durumun devam etmesi hâlinde açılır.
Askerin askerlik dışı bir suçu hangi kanuna göre yargılanır?
Türk Ceza Kanunu’na göre ve genel mahkemelerde yargılanır (ACK m. 2).
Sonuç
1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu yürürlükte olmakla birlikte, askerî suçlar artık adli yargıda ve Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre yargılanmaktadır. Firarda süre hesabı, yakalanma veya teslim tarihi ve mazeret; yoklama kaçaklığında ise idari para cezasının kesinleşip kesinleşmediği ve kişinin kendiliğinden gelip gelmediği sonucu doğrudan etkiler. Somut bir dosyaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçilebilir.
Mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 7179 sayılı Askeralma Kanunu, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu.
Bu yazı, 22 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
