Avukat Tutmak Zorunlu mu? Hukuk ve Ceza Davalarında Durum

Bir uyuşmazlıkla karşılaşan kişinin ilk sorularından biri, dava açmak veya savunma yapmak için avukat tutmanın zorunlu olup olmadığıdır. Türk hukukunda kural olarak herkes davasını kendisi açıp takip edebilir. Ancak bu kuralın önemli sınırları vardır: Başkası adına dava takibi yalnızca avukatlara aittir, bazı ceza yargılamalarında müdafi bulunması zorunludur ve belirli şirketler ile kooperatifler sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır. Bu yazıda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu (Av.K.), 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümleri çerçevesinde bu kural ve istisnaları açıklanmaktadır.

KISA CEVAP

  • Kural olarak avukat tutmak zorunlu değildir; dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi açıp takip edebilir (HMK m. 71/1, Av.K. m. 35/3).
  • Başkası adına mahkeme önünde dava takip etmek yalnızca baroda yazılı avukatlara aittir (Av.K. m. 35/1).
  • Çocuk, malul, sağır ve dilsiz şüpheli veya sanıklar ile alt sınırı 5 yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m. 150).
  • Belirli büyüklükteki anonim şirketler ve 100 veya daha fazla üyeli yapı kooperatifleri sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır (Av.K. m. 35/3).

Kural: herkes kendi davasını takip edebilir

Avukat tutma zorunluluğu: kural, avukat tekeli, sözleşmeli avukat ve zorunlu müdafi hâlleri
Avukatla temsil kuralı ve istisnaları (Av.K. m. 35, 63; HMK m. 71; CMK m. 150, 234).

HMK m. 71/1’e göre dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir. Av.K. m. 35/3 de aynı ilkeyi tekrarlar: Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir.

Dolayısıyla bir kişinin hukuk davasında, icra takibinde veya idari başvurularda avukatla temsil edilmesi kural olarak zorunlu değildir. Ceza yargılamasında da şüpheli veya sanık müdafi seçebilir (CMK m. 149/1); kanunda sayılan hâller dışında müdafi bulunması zorunlu değildir.

Başkası adına dava takibi yalnızca avukatlara aittir

Kendi davasını takip etme hakkı, başkasının davasını takip etme yetkisi anlamına gelmez. Av.K. m. 35/1’e göre kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisine sahip diğer organlar önünde gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek ve bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.

Baro levhasında yazılı bulunmayanlar ve işten yasaklanmış avukatlar, kendilerine ait olmayan dava evrakını düzenleyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamaz. Bu hükme aykırı davrananlara Cumhuriyet savcısı tarafından idari para cezası verilir (Av.K. m. 63/1-2).

Yargıtay uygulaması: avukat olmayan temsilci dava açamaz

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, bir şirket adına şirketin muhasebecisi tarafından açılan davada yerel mahkemenin direnme gerekçesini yerinde bulmuştur. Bu gerekçeye göre mahkeme önünde başkasına ait hakları dava etmek ve savunmak yalnızca baroda yazılı avukatlara aittir (Av.K. m. 35/1). Bir kimse dilediği kişiye temsil yetkisi verebilir; ancak temsilci baroda yazılı avukat değilse dava açıp takip edemez. HMK’nın davaya vekâleti düzenleyen m. 71-83 hükümlerindeki “vekil” kavramı da baroda yazılı avukatı ifade eder. Daire, bu gerekçeye dayanan hükmü onamıştır (Yargıtay 22. HD, E. 2014/9198, K. 2014/8067, T. 14.04.2014).

Bu nedenle bir yakına veya çalışana verilen genel vekâletname, o kişiye mahkeme önünde dava takip etme yetkisi vermez.

Avukatın zorunlu olduğu hâller

Ceza yargılamasında zorunlu müdafilik

CMK m. 150/2-3’e göre müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık:

  • çocuk,
  • kendisini savunamayacak derecede malul ya da
  • sağır ve dilsiz ise

veya soruşturma ya da kovuşturma alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan yapılıyorsa, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. Görevlendirme baro tarafından yapılır (CMK m. 156/1). Bu hâllerde şüpheli veya sanığın avukat tutmaması, avukatsız yargılanacağı anlamına gelmez; baro tarafından avukat görevlendirilir. Şüpheli veya sanık sonradan kendisi müdafi seçerse görevlendirilen avukatın görevi sona erer (CMK m. 156/3).

Zorunlu müdafiliğin ayrıntıları ve Yargıtay uygulaması ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

Mağdura avukat görevlendirilmesi

Mağdur on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malul ise ve vekili yoksa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir (CMK m. 234/2). Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip, kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda mağdur, istemi hâlinde baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m. 234/1).

Sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu

Av.K. m. 35/3’ün ikinci cümlesine göre Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu yükümlülüğe aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından, sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanayi sektöründe çalışan on altı yaşından büyük işçiler için belirlenen asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idari para cezası verilir.

Bu zorunluluk, ilgili şirket veya kooperatifin her davada avukatla temsil edilmesini değil, sözleşmeli bir avukat bulundurmasını öngörür.

Avukatsız dava takibinin sonuçları

Avukat tutmamak hukuken mümkün olsa da kanunda bazı sonuçlara bağlanmıştır:

KonuSonuçDayanak
Kazanan taraf avukatsızsaLehine vekâlet ücretine hükmedilmez; hazır bulunduğu günler için gündelik, yol ve konaklama gideri takdir edilirHMK m. 323/1-g, ğ
Kaybeden taraf avukatsızsaKarşı taraf avukatla temsil edilmişse tarifeye göre vekâlet ücretinden sorumlu olurHMK m. 323/1-ğ, 326/1, 330
Kolluk ifadesiMüdafi hazır bulunmaksızın kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamazCMK m. 148/4

Avukatsız takipte süreler, deliller ve usul kurallarına ilişkin sorumluluk tümüyle tarafın kendisine aittir. Kesin sürelerin kaçırılması gibi usul hataları, davanın esasına geçilmeden hak kaybına yol açabilir.

Avukatla çalışma kararını etkileyen hususlar

Avukat tutup tutmama kararı verilirken şu hususlar değerlendirilebilir:

  • Uyuşmazlığın niteliği: Ceza yargılamasında zorunlu müdafi hâlleri bulunup bulunmadığı (CMK m. 150).
  • Ödeme gücü: Avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini karşılayamayan kişiler için baro adli yardımı (Av.K. m. 176 vd.) ve mahkeme adli yardımı (HMK m. 334 vd.) yolları bulunmaktadır.
  • Karşı tarafın durumu: Karşı taraf avukatla temsil ediliyorsa, davanın kaybedilmesi hâlinde tarifeye göre vekâlet ücreti ödenmesi söz konusu olur.
  • Avukatın işi kabul etmemesi: Avukat, kendisine teklif olunan işi sebep göstermeden reddedebilir. İşi iki avukat tarafından reddedilen kişi, kendisine bir avukat tayinini baro başkanından isteyebilir (Av.K. m. 37/1-2).

Avukat olmayan kişiye hukuki iş yaptırmanın sonuçları

Av.K. m. 35/1’deki tekel, yalnızca mahkeme önündeki temsil ile sınırlı değildir. Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek ile adli işlemlere ait evrakı düzenlemek de baroda yazılı avukatlara aittir. Baroda yazılı avukatlar, bunların dışında kalan resmî dairelerdeki bütün işleri de takip edebilir (Av.K. m. 35/2).

Baro levhasında yazılı olmayan kişiler avukatlık unvanını da taşıyamaz. Başkasına ait dava evrakını düzenleyen, icra işlemlerini takip eden veya avukatlara ait diğer yetkileri kullanan kişilere Cumhuriyet savcısı tarafından beş yüz Türk lirasından iki bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir (Av.K. m. 63/1-2). Avukatlık yetkisi olmayan bir kişiye verilen işin hukuki sonuçlarından, örneğin kaçırılan sürelerden, iş sahibi de etkilenir.

Ceza yargılamasında müdafiin yetkileri

Avukatla temsil edilmenin ceza yargılamasında sağladığı güvenceler kanunda ayrıca düzenlenmiştir:

  • Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir (CMK m. 149/2).
  • Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir (CMK m. 154/1).
  • Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir; bu yetki kanunda sayılan suçlarda hâkim kararıyla kısıtlanabilir (CMK m. 153/1-2).
  • Müdafi, iddianamenin kabulünden itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir (CMK m. 153/4).

Bu yetkiler, müdafi bulunmayan şüpheli veya sanık bakımından kendiliğinden işlemez. Bu nedenle zorunlu müdafilik hâlleri dışında da müdafiden yararlanma hakkı (CMK m. 149/1) önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma veya alacak davası avukatsız açılabilir mi?
Açılabilir. Dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi açıp takip edebilir (HMK m. 71/1, Av.K. m. 35/3).

Bir yakına verilen vekâletnameyle dava takip ettirilebilir mi?
Vekil baroda yazılı bir avukat değilse mahkeme önünde dava takip edemez (Av.K. m. 35/1). Yargıtay 22. Hukuk Dairesi de avukat olmayan temsilcinin dava açıp takip edemeyeceği yönündeki gerekçeye dayanan hükmü onamıştır.

Bir şirket adına dava, şirketin muhasebecisi veya çalışanı tarafından açılabilir mi?
Açılamaz. Tüzel kişiler adına mahkeme önünde dava açmak ve takip etmek baroda yazılı avukatlara aittir (Av.K. m. 35/1). Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, şirket adına muhasebecisi tarafından açılan davada bu gerekçeye dayanan hükmü onamıştır. Tüzel kişi, kanuni temsilcisi aracılığıyla kendi davasını takip edebilir.

Ağır ceza davasında avukat yoksa ne olur?
Suç alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiriyorsa istem aranmaksızın baro tarafından müdafi görevlendirilir (CMK m. 150/3, 156).

Avukat bulamayan kişi ne yapabilir?
İşi iki avukat tarafından reddedilen kişi, baro başkanından kendisine avukat tayin edilmesini isteyebilir. Tayin edilen avukat, baro başkanınca belirlenen ücret karşılığında işi takip etmek zorundadır (Av.K. m. 37/2-3).

Sonuç

Türk hukukunda kural olarak avukat tutmak zorunlu değildir; herkes kendi davasını açıp takip edebilir. Ancak başkası adına dava takibi yalnızca baroda yazılı avukatlara aittir. Çocuklar, kendisini savunamayacak durumdakiler ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlardan yargılananlar için müdafi zorunludur. Belirli büyüklükteki anonim şirketler ve yapı kooperatifleri ise sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır. Somut bir uyuşmazlıkta avukatla temsilin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi için büromuzdan bilgi alınabilir.

İlgili yazılar: Zorunlu Müdafi (CMK Avukatı) Ne Zaman Atanır?, Ücretsiz Avukat Nasıl Alınır?, Davayı Kaybeden Karşı Tarafın Avukatlık Ücretini Öder mi?, Göçmen Kaçakçılığı Suçu (TCK 79): Unsurlar ve Ceza (2026)

Mevzuat: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.

Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.