Avukatlık ücretini veya dava masraflarını karşılayamayan kişilerin hak arama özgürlüğünü kullanabilmesi için kanunda iki ayrı adli yardım yolu öngörülmüştür. Birincisi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu (Av.K.) m. 176 vd. uyarınca baroların sağladığı avukatlık hizmetidir. İkincisi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 334 vd. uyarınca mahkemenin verdiği ve yargılama giderlerini de kapsayan adli yardım kararıdır. Bu yazıda iki yolun şartları, başvuru yerleri ve sonuçları açıklanmaktadır. Ceza yargılamasında şüpheli, sanık ve mağdura baro tarafından avukat görevlendirilmesi ayrı bir yazıda ele alınmıştır.
KISA CEVAP
- Avukatlık ücretini karşılayamayanlar baronun adli yardım bürosuna başvurabilir (Av.K. m. 176-178).
- Yargılama giderleri için davanın görüleceği mahkemeden adli yardım istenebilir (HMK m. 334, 336).
- Mahkeme adli yardımı giderlerden geçici muafiyet ve gerektiğinde avukat temini sağlar (HMK m. 335).
- Mali durumu gösteren belgelerin sunulması zorunludur (HMK m. 336/2).
- Haksız çıkılırsa ertelenen giderler tahsil edilir (HMK m. 339/1).
İki yolun karşılaştırması

| Baro adli yardımı | Mahkeme adli yardımı | |
|---|---|---|
| Dayanak | Av.K. m. 176-181 | HMK m. 334-340 |
| Başvuru yeri | Baronun adli yardım bürosu veya temsilcisi | Davanın görüleceği mahkeme; icra takiplerinde icra mahkemesi |
| Sağladığı imkân | Avukatlık hizmeti | Gider muafiyeti, teminattan muafiyet, giderlerin Devletçe avans olarak ödenmesi, gerekiyorsa avukat temini |
| Ret kararına karşı yol | Baro başkanına başvuru; karar kesin | Tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz |
Baro adli yardımı
Kapsam
Av.K. m. 176’ya göre adli yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır.
Adli yardım hizmeti, baro merkezlerinde baro yönetim kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan adli yardım bürosu tarafından yürütülür. Baro yönetim kurulu, baro merkezi dışında avukat sayısı beşten çok olan her yargı çevresinde bir avukatı adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir (Av.K. m. 177/1).
Başvuru ve ispat
Adli yardım istemi, adli yardım bürosuna veya temsilcilerine yapılır. İstek sahibi, isteminde haklı olduğunu delillerle kanıtlamak zorundadır (Av.K. m. 178/1). Başvuruda istenecek belgeler, Türkiye Barolar Birliğinin adli yardıma ilişkin yönetmeliği ve ilgili baronun uygulaması çerçevesinde belirlenir. Bu nedenle başvurudan önce ilgili baronun adli yardım bürosundan bilgi alınması gerekir.
Ret hâlinde
Yardım istemi reddedilirse ilgili, yazılı veya sözlü olarak baro başkanına başvurabilir. Baro başkanının vereceği karar kesindir (Av.K. m. 178/2).
Görevlendirilen avukatın yükümlülüğü
İstem kabul edilirse büro, gerekli işlemleri yapmak üzere bir veya birkaç avukatı görevlendirir. Görevlendirilen avukat, görev yazısının kendisine ulaşmasıyla avukatlık hizmetlerini yerine getirme yükümlülüğü altına girer (Av.K. m. 179/1). Bu yükümlülük, ilgilinin gerekli belge ve bilgileri isteğe rağmen vermemesi veya vekâletname vermekten kaçınması hâlinde sona erer (Av.K. m. 179/2). Büro, görevlendirilen avukatın işi yürütmesiyle ilgili aşamaları izler (Av.K. m. 179/4). Görevlendirilen avukat işi yapmaktan çekinmek isterse, görevin kendisine bildirildiği tarihten itibaren on beş gün içinde o işin tarifede belirlenen ücretini baroya ödemek zorundadır (Av.K. m. 179/3). Adli müzaharet bürosu tarafından tayin edilen avukat, kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özrü olmadıkça görevi yerine getirmekten çekinemez; bu sebebin takdiri avukatı tayin eden makama aittir (Av.K. m. 41/2).
Birden fazla baronun bulunduğu illerde her baro ayrı bir adli yardım bürosu oluşturur. Yargı mercilerinin talebi üzerine yapılacak görevlendirmeler, Türkiye Barolar Birliğinin elektronik bilişim sistemi üzerinden o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılır (Av.K. m. 177/2).
Adli yardım kapsamındaki görevlerin yerine getirilmemesi veya gereken dikkat ve özenin gösterilmemesi, 7571 sayılı Kanun’la değişik Av.K. m. 135/2-g uyarınca kınama cezası gerektiren bir disiplin eylemidir.
Davayı kazanan adli yardım alanın payı
Av.K. m. 180/1-e, adli yardım bürosunun gelirleri arasında, davadan haklı çıkan adli yardımdan yararlanan kişinin avukat ücretinden başka yararlandığı kısmın yüzde beşini sayar. Dolayısıyla baro adli yardımı, dava kazanıldığında yararlanılan değer üzerinden belirli bir payın büroya ödenmesini de içerir.
Mahkeme adli yardımı (HMK m. 334 vd.)
Şartlar
HMK m. 334/1’e göre kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, talepleri açıkça dayanaktan yoksun olmamak kaydıyla adli yardımdan yararlanabilir. Bu imkân iddia ve savunmalar, geçici hukuki korunma talepleri ve icra takipleri için geçerlidir. Yabancıların adli yardımdan yararlanması ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır (HMK m. 334/3).
Buna göre iki temel şart vardır:
- Ödeme gücünden yoksunluk: Giderlerin, kişinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zorlaştırmadan karşılanamaması.
- Talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması: Dava veya savunmanın ilk bakışta hukuki dayanaktan yoksun görünmemesi.
Kapsam
HMK m. 335/1’e göre adli yardım kararı ilgiliye şunları sağlar:
- Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet,
- Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet,
- Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi,
- Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini.
Mahkeme bu imkânlardan yalnızca bir kısmına da karar verebilir (HMK m. 335/2). Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder (HMK m. 335/3). Mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti, yargılama gideri olarak Hazineden ödenir (HMK m. 340).
Nereye ve nasıl başvurulur?
Adli yardım, asıl talebin veya işin karara bağlanacağı mahkemeden, icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir (HMK m. 336/1). Kanun yollarına başvuru sırasında talep, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır (HMK m. 336/3).
Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır (HMK m. 336/2). Adli yardım talebine ilişkin evrak her türlü harç ve vergiden muaftır (HMK m. 336/4).
İnceleme ve itiraz
Mahkeme talep hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir; talep hâlinde inceleme duruşmalı yapılır. Ret kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebi açıkça belirtilir (HMK m. 337/1). Ret kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek itiraz edilebilir (HMK m. 337/2).
Yargıtay uygulaması: belgelerin önemi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, temyiz aşamasında yapılan bir adli yardım talebini HMK m. 336/3 uyarınca kendisi incelemiştir. Daire, adli yardım talebinde bulunanın yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durum belgelerini ibraz etmesi gerektiğini belirtmiştir. Ödeme gücünden yoksunluğun bu belgeler incelenerek belirleneceğini vurgulamıştır. Dilekçe ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde ödeme gücünden yoksunluk yönünde kanaat oluşmadığından talep reddedilmiştir. Daire, ret kararının iki haftalık itiraz süresini gösteren şerhle tebliğ edilmesini ve itiraz edilmez veya itiraz reddedilirse temyiz harçlarının tamamlanması için bir haftalık kesin süre verilmesini istemiştir. Kesin süre içinde harçlar tamamlanmazsa temyiz başvurusu yapılmamış sayılır (Yargıtay 11. HD, E. 2025/3628, K. 2025/4632, T. 30.06.2025).
Karar, adli yardım talebinin soyut bir beyanla değil, mali durumu gösteren belgelerle desteklenmesi gerektiğini ve talebin reddi hâlinde harç yükümlülüğünün süreye bağlı olarak yeniden doğduğunu göstermektedir.
Adli yardım kararının kaldırılması
Adli yardımdan yararlanan kişinin mali durumu hakkında kasten veya ağır kusuru sonucu yanlış bilgi verdiği ortaya çıkarsa ya da sonradan mali durumunun yeteri derecede iyileştiği anlaşılırsa adli yardım kararı kaldırılır (HMK m. 338/1).
Adli yardım, davayı kaybetme riskini ortadan kaldırmaz
Mahkeme adli yardımı, giderlerden geçici muafiyet sağlar. HMK m. 339/1’e göre adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar, dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Adli yardımdan yararlanan kişi haksız çıkarsa mahkeme, uygun görürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitlerle ödenmesine karar verebilir.
Tahsil, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacaksa mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir (HMK m. 339/2).
Davayı kaybeden tarafın, yargılama gideri niteliğindeki karşı vekâlet ücretinden sorumlu olabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır (HMK m. 323/1-ğ, 326/1).
Sıkça Sorulan Sorular
Baro adli yardımı ile mahkeme adli yardımı birlikte istenebilir mi?
İki yol farklı kanunlarda düzenlenmiştir ve farklı mercilere başvurulur: Avukatlık hizmeti için baronun adli yardım bürosuna (Av.K. m. 178), gider muafiyeti için davanın görüleceği mahkemeye (HMK m. 336). Mahkeme adli yardımı da gerekiyorsa avukat teminini kapsar (HMK m. 335/1-ç).
Adli yardım talebi reddedilirse dava açılmamış mı sayılır?
Ret kararı tek başına bu sonucu doğurmaz. Ret kararına karşı iki hafta içinde itiraz edilebilir (HMK m. 337/2). Ret kesinleştikten sonra harç ve giderlerin süresi içinde yatırılmaması, ilgili usul hükümlerine göre sonuç doğurur.
Adli yardımla görevlendirilen avukata ücret ödenir mi?
Mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti, yargılama gideri olarak Hazineden ödenir (HMK m. 340). Bu gider, dava sonunda haksız çıkan taraftan tahsil olunur (HMK m. 339/1).
Mali durumu sonradan düzelen kişinin adli yardımı devam eder mi?
Devam etmez. Mali durumun yeteri derecede iyileştiği anlaşılırsa adli yardım kararı kaldırılır (HMK m. 338/1).
Sonuç
Avukatlık ücretini ve dava masraflarını karşılayamayan kişiler için baro adli yardımı avukatlık hizmetini, mahkeme adli yardımı ise giderlerden geçici muafiyeti ve gerektiğinde avukat teminini sağlar. Her iki yolda da ödeme gücünden yoksunluğun belgelerle ortaya konulması belirleyicidir. Adli yardım, dava kaybedildiğinde giderlerin tahsil edilmesi ihtimalini ortadan kaldırmaz. Somut bir dosyada adli yardım yollarına ilişkin değerlendirme için büromuzdan bilgi alınabilir.
İlgili yazılar: Zorunlu Müdafi (CMK Avukatı) Ne Zaman Atanır?, Davayı Kaybeden Karşı Tarafın Avukatlık Ücretini Öder mi?, Avukat Tutmak Zorunlu mu?, Göçmen Kaçakçılığı Suçu (TCK 79): Unsurlar ve Ceza (2026)
Mevzuat: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.
Bu yazı, 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki destek alınız.
